Batı Trakya Türk Öğretmenler Birliği’nden yıl sonu mesajı
Bir eğitim-öğretim yılının sona ermesi nedeniyle, Batı Trakya Türk Öğretmenler Birliği bir mesaj yayınladı
15 Haziran Salı günü BTTÖB Başkanı Aydın Ahmet imzalı basın açıklamasında, öğrenci, öğretmen ve öğrenci velilerine yönelik mesajlar verildi. Ana dili Türkçe’nin önemine değinilen açıklamada, öğrencilere yaz tatili boyunca dijital oyun ve cep telefonlarından uzak kalmaları ve bol bol kitap okumaları tavsiye edildi.

Azınlık eğitiminin ayakta kalması ve gelişmesinin kaliteli öğretmenlere de bağlı oluğu kaydedilen açıklamada, “Azınlık eğitiminin çağdaşlaşması, kültürümüzün zenginleşmesi, Türk Dili’nin gelişmesi ve azınlık çocuklarının ifade gücünün artması sizlerin elindedir. Amacınızın çocuklarımıza verilen eğitim seviyesini ve kalitesini yükseltmek, tarihimize, kültürümüze, milli ve manevi değerlerimize bağlı, bilgili çağdaş kuşaklar yetiştirmek olduğuna gönülden inanıyorum. Bu amaç doğrultusunda çok çalışarak geride bıraktığınız bir öğretim yılının sonunda sizlere, ailenizle birlikte sağlık içinde iyi bir tatil geçirmenizi diliyorum.” ifadelerine yer verildi.
Azınlık okullarının ayakta kalmasının tek çaresinin azınlık inasının kendi okullarına sahip çıkmasıyla mümkün olacağı belirtilen açıklamada, “Sizlerden en büyük isteğimiz Azınlık eğitiminin ve azınlığımızın bekası için çocuklarınızı muhakkak ama muhakkak azınlık okullarına göndermenizdir. Okullarımızın sahibi siz veliler olduğunuzu ve aranızdan seçeceğiniz encümenler vasıtasıyla okullarımızı ve okullarımızdaki eğitim kalitesini kontrol hakkına sahip olduğunuzu hiçbir zaman unutmamalısınız.” şekilnedeki ifadelere yer verildi.
Batı Trakya Türk Azınlığı’nın eğitim konusunda yaşadığı sıkıntılara da değinilen açıklamanın son bölümü ise şöyle: “Son yıllarda çocuk azlığı bahane edilerek, azınlığın antlaşmalardan doğan eğitim hakları dikkate alınmadan ve azınlık mensuplarına hiç danışılmadan okullarımız bir bir kapatıldı. Buna dur demek adına bilinçli hareket etmek mecburiyetindeyiz. Okullardaki eğitim kalitesini bahane ederek, çocuklarını azınlık okullarına göndermeyen veliler, çevrelerindeki gördükleri tüm tahsilli yetişmiş insanların azınlık okullarından mezun olduklarını unutmamalıdırlar. Ki bizler azınlık okullarına gittiğimiz yıllarda teknoloji bu kadar gelişmiş ve çeşitli eğitim imkânları bu kadar yaygın değildi. Buna rağmen azınlık okulları bizlere inanılmaz bir bilinç kattı ve azınlığa duyulan aidiyeti geliştirdi. Çocuğumuzun öğretim eksikliğinin her daim telafisi mümkün olmakla beraber kaybolan benliğini geri kazanmanın yolu çok meşakkatlidir. Birincil amacımız tarihimize, kültürümüze, milli ve manevi değerlerimize bağlı nesiller yetiştirmek olduğunu, bunun da ancak azınlık okullarıyla mümkün olacağının altını bir kez daha çizmek istiyorum. Bu hususta iyi düşünmek ve doğru kararlar vermek durumundayız. Çünkü bu vereceğimiz kararın çocuğumuzun tüm yaşamını etkileyeceğini hesap etmeliyiz. Bu duygu ve düşüncelerle siz velilere de çocuklarınızla birlikte güzel ve hoşça zamanlar geçirmenizi dilerim.”

