Batı Trakya’nın ilk müzik albümü “Tükeniş” üzerine bir kaç söz...
Batı Trakya’da azınlık toplumunda hem İskeçe hem de Gümülcine’de bir çok genç müzikle ve sanatla uğraşmaktadır. Gümülcine’de müzikle uğraşan gençlerden biri de
Batı Trakya’da azınlık toplumunda hem İskeçe hem de Gümülcine’de bir çok genç müzikle ve sanatla uğraşmaktadır. Gümülcine’de müzikle uğraşan gençlerden biri de BarışTükeniş’tir . Asıl adı Barış Hasan Çavuş olan ancak sahnede Barış Tükeniş ismini kullanan genç müzisyeni diğer amatör müzisyenlerden ayıran bir özellik var. Bu da, Batı Trakya’da ilk resmi müzik albümünü çıkaran kişi olmasıdır.
Batı Trakya’da bir ilk gerçekleştiren ender insanlardan biri olan Barış Tükeniş ile söyleşi gerçekleştirdik. Söyleşide kendisine ne zamandan beri müzikle uğraştığını, albüm fikrinin nasıl çıktığını, Batı Trakya’da sanat yapmak için imkan ve olanaklar kısıtlı olmasına rağmen, hayalini nasıl gerçeğe dönüştürdüğünü, azınlık toplumunun sanata ve sanatçıya ne kadar değer verdiğini sorduk.
“Tükeniş”isimli albümü ile müziğe tutku ile bağlı olduğunu gösteren genç sanatçı Barış, sorularımıza içtenlikle cevap verdi ve şunları belirtti;
Barış Tükeniş kimdir? Kendinizden biraz bahseder misiniz?
İsmim Barış Hasan Çavuş ve 2007 yılında yapmış olduğum “Tükeniş” isimli ilk demo albümümden bu yana sahne ismi olarak Barış Tükeniş’i kullanıyorum. Niye bu ismi kullandığımı “Tükeniş” isimli şarkımı bilenler bilirler. Bilmeyenler internetten şarkıyı dinleyebilirler. Onun ötesinde bugün Batı Trakya’da yaşayan ortalama 140.000 kişiden biriyim ve bu coğrafyada bildiğim en iyi şeyi (müzik!) yapmaya çalışıyorum. Ürettiğim eserleri daha çok kişiye ulaştırmak için çabalıyorum. Bir nevi akıntıya kürek çekiyorum ve bu beni mutlu ediyor.
Ne zamandan beri müzikle uğraşıyorsunuz? Sizi müzikle uğraşmaya iten etkenler nelerdir?
1987’de babam bir gün eve geldiğinde elinde bir müzik aleti vardı. Baba bu ne? diye sorduğumda bana “Mandolin” dedi. Kutusundan çıkardığımda bir kardeş gelmiş gibi hissettim. Ve o günden sonra aklım sokakta oynayan çocuklarda, elimde mandolin, müzikle içiçe büyüdüm. O yıllarda beni müziğe iten başka bir etken yoktu. Bugün ise şöyle bir ihtiyaç hissediyorum: Ben konuşmaktan ziyade beste yaparak kendini ifade eden bir insanım. Hepimizin içinde bir çocuk vardır. Ben o “büyümemiş” çocuğun düşüncelerini ve hayallerini bu yolla ifade ediyorum. Sözümün bittiği yerde müziğim başlıyor.
Müzik tarzınız nedir?
Bu soruyu bana 10 yıl önce sorsanız hiç düşünmeden “Rock” derdim. Ama bugün yaptığım şarkıları kendimi en iyi şekilde ifade ettiğim saundları kullanarak yapıyorum. Kısacası ne tarz müzik yaptığım pek de ilgilendirmiyor beni. Neticede yaptığınız müzikle birlikte hayat tarzınızın da önemli olduğunu düşünüyorum. Ve sonuçta “kendimizden” bir şeyler bulduğumuz şarkıları daha çok seviyoruz. Ben pop-rock vesaire demeden şarkılarımda “bizden” bir şeyler yansıtmaya bakıyorum.
Kısa süre önce albüm çıkararak Batı Trakya'da bir ilki gerçekleştirdiniz. Albümünüzle ilgi düşüncelerin nelerdir?
Sizin de söylediğiniz gibi, Batı Trakya için bir ilk olan bu albümün düşüncesi dört yıl önce ortaya çıktı. Ama bu hayalin gerçekleşmesi uzun sürdü. Bu süreçte bir sürü serüven yaşadım. Çünkü bu memlekette bir şeyi üretmek kolay, ancak onu tanıtıp kabul ettirmek zor. “Bende Kalanlar” isimli albümü elinize aldığınızda, “Temmuz 2014, Gümülcine-Yunanistan” notunu görüyorsunuz. Ki bu bizi yurtdışında temsil eden tek albüm olduğunu gösterir. Bu Batı Trakya tarihine geçmiş ve sonsuza kadar böyle kalacaktır. Şimdi burada toplum olarak, bu albüme ne kadar sahip çıktığımızı kendimize sormamız lazım.
Albüm yapma fikri nasıl oluştu? Sizleri tetikleyen faktörler neler oldu?
Anlık bir karar değildi elbette. 1995’ten günümüze bestelediğim şarkılardan oluşan bir albümden bahsediyoruz. Haliyle hayatımın bir dönemini özetliyor ki bu yüzden adı da “Bende Kalanlar”. Tetikleyen faktör, yıllarca bu memlekette müzik yapılmasına rağmen, bu alanda müzik adına somut bir şeyin yapılmamasıydı. Böyle bir şey için geç bile kalındığını düşünüyordum ve yapmaya koyuldum. Kaldı ki sanat toplumun aynasıdır. Ve biz bu alanda çok daha fazlasını hak ediyoruz.
Albüm tanıtımı kapsamında bugüne kadar ne tür çalışmalarınız oldu?
İtiraf etmem gerekir ki, albüm çıktığında her şey daha kolay olacak sanıyordum. Oysa kayıtlar ve baskı işin en “keyifli” tarafıymış. Tanıtımını yapmak albümü yapmaktan çok daha zormuş. Öğrendim ki, her sektörde olduğu gibi müzik sektöründe de oyun adil oynanmıyor. Eserinizin kalitesinden çok ne kadar paranız olduğuna bakılıyor. Ve ben param yettiğince şarkılarımın ve elbette Batı Trakya’nın da tanıtımını yapmaya çalıştım.
Çıkardığınız albüme ve verdiğiniz konserlere insanların ilgisi ne oldu?
Beklentilerim zaten çok büyük değildi. Zaten öyle olsaydı, albüme birkaç oyun havası falan koyardım ve üzülerek söylüyorum daha çok da ilgi görürdü. Müzik karşılık beklemeden yapılan birşey olmalı ve yaptığınız şeyin bir bedeli olmamalı. Ben albüme ve konserlerime olan ilgiden memnunum ve “En uzun yolun bile bile başlangıcı ayağımızın ucundan başlar” düsturundan uzaklaşmamaya gayret gösteriyorum.
Batı Trakya'da sanat yapmanı avantajları ve dezavantajları nelerdir?
Avantajı belki de “tarihe kazık çakmak”. İnsanları, bilhassa da genç insanları bu yöne yöneltmek, toplumun güncel sorunlarını dile getirerek onların sesi olmak. Dezavantajlara gelince, Batı Trakya’da sanat yapmak başlı başına bir dezavantaj!
Azınlığın sanata ve sanatçıya bakış açısını ve ilgisini nasıl değerlendiriyorsunuz?
Bizim insanımız sanata aç. Ama memlekette sanat adına iyi şeyler de yapılmıyor açıkçası. Ve doğal olarak insanımız “basit” şeylere bir süre ilgi gösterdikten sonra, bir süre sonra sırt çeviriyor.
Bir albümü çıkarmak zor bir iş olsa gerek. Albümünüz hakkında biraz bilgi verebilir misiniz? Nerede çıkardınız?
Resmi bir albüm yapıyorsanız evet çok zor. Bende Kalanlar’ın kayıtları Gümülcine’de Sighrono Musiko Sholio Thrakis’te yapıldı. Düzenlemeler bir yılımızı aldı. Baskı ve dağıtım Asrın Müzik şirketi tarafından İstanbul’da yapıldı. Lisansı ve telif hakları Türkiye Müzik Eserleri Sahipleri Meslek Birliği (MESAM) tarafından korunmakta ki, bu kurumun üyesi iki Batı Trakyalı var. Orhan Osman ve ben...
Albüm kaç şarkıdan oluşuyor ve şarkıların tamamı size mi ait? Albümde kimin emeği geçti?
Albüm 10 şarkıdan oluşuyor. 3 eserin sözleri İlker Mehmet’e, diğer hepsinin söz ve müzikleri şahsıma ait. Düzenlemeler Thomas Arabatzis, Babis Karanikas ve Marinos Tokas tarafından yapıldı. Şu an Türkiye’de müzik marketlerde satılıyor olmakla birlikte, TTNETMÜZİK’ten ve facebook’taki “Barış Tükeniş” sayfasından şarkıları dinleyebilirsiniz. Ayrıca verdiğimiz konserlerde şu isimler sahne alıyor: 1. Gitar: Thomas Arabatzis, 2. Gitar: Babis Karanikas, Bas Gitar: Selçuk Mustafa, Klavye: Marinos Tokas, Davul: Yorgos Stamoglou, Keman: Şirin Karayusuf.
Yeni albüm çalışmalarınız var mı? Ya da olacak mı?
Henüz öyle bir şey düşünmüyorum. Benim bugün tek derdim, yapmış olduğum bu albümün ardında durabilmek. Yani elimden geldiğince çok konserler verebilmek. Yeni albüm çalışmam yok, yalnızca yaptığım bazı şarkıları deneme amaçlı kaydediyorum. Elimden geldiğince aktif olmaya ve üretmeye gayret gösteriyorum. Yeni albümün de zamanı elbet gelecektir ama ne zaman şimdilik bilmiyorum.
Son olarak sanata, sanatçıya ve sanatsevere dair söylemek istedikleriniz nelerdir?
Bu coğrafyada hepimizin, yalnız ben yaptığım için değil, her kim olursa olsun, basılan her notaya, yazılan her dizeye sahip çıkmamız gerektiğini düşünüyorum. Benim yaptığım “Tükeniş” isimli demo albüm de, “Bende Kalanlar” da, manevi olarak hak ettiği yeri gün gelip bulacaktır. Ve son olarak, bu albümün çıkmasını en az benim kadar isteyen ve elinden gelen desteği benden esirgemeyen dostlarıma da sonsuz teşekkürlerimi bir borç biliyorum.