HÜKÜMET YİNE BİLDİĞİNİ OKUDU, AZINLIK BİR KEZ DAHA YOK SAYILDI
Azınlık Eğitimi'yle ilgili yasa değişikliği azınlığın tepkilerine rağmen mecliste kabul edildi. Bu şekilde hükümet bildiğini okuyarak, azınlığın yok hükmünde ol
Azınlık Eğitimi'yle ilgili yasa değişikliği azınlığın tepkilerine rağmen mecliste kabul edildi. Bu şekilde hükümet bildiğini okuyarak, azınlığın yok hükmünde olduğunu gösterdi. Batı Trakya Müslüman Türk Azınığının ve Yunan Parlamentosundaki temsilcilerinin ısrarlı tepkilerine rağmen yasa değişikliği meclisten geçti.
YASAYA DESTEK VEREREK AZINLIĞI TAKMADIĞINI GÖSTEREN PARTİLER
Eğitim Bakanlığı tarafından hazırlanan ve azınlık eğitimine önemli değişiklikler getiren yasa değişikliği tasarısı Yeni Demokrasi Partisi, PASOK, Bağımsız Yunanlılar ve Altın Şafak Partisi'nin oylarıyla kabul edilerek yasalaştı.
Meclis genel kurulundaki görüşmeler sırasında Bağımsız Yunanlılar Partisi Milletvekili Terens Kuik, azınlık eğitimiyle ilgili yasa değişikliğini desteklediklerini ve bu düzenlemenin çok daha önce hayata geçirilmesi gerektiğini belirtti. Altın Şafak Partisi de azınlık eğitimiyle ilgili yasa değişikliğine destek verdi.
Azınlık eğitimindeki değişikliklerin de dahil olduğu tasarıyla ilgili görüşmeler 26 - 27 Kasım tarihlerinde yapıldı. görüşmeler sırasında Rodop PASOK Milletvekili Ahmet Hacıosman ile Eğitim Bakanı Andreas Loverdos arasında tartışma yaşandı.
Yapılan oylamada, Azınlık milletvekilleri; Ahmet Hacıosman, ana muhalefet SİRİZA partisi milletvekilleri Hüseyin Zeybek ve Ayhan Karayusuf yasaya Red oyu vererek tepkilerini koydular.
Yasanın meclis genel kurulunda görüşüldüğü esnada milletvekillerimiz söz alarak birer konuşma yaptılar ve bu yasanın be şekilde Kabul edilemez olduğunu ifade ettiler.
RODOP MİLLETVEKİLİ HACIOSMAN
Rodop Milletvekili Ahmet Hacıosman, Meclis Genel Kurulu’nda söz alarak, Eğitim ve Din İşleri Bakanlığı tarafından sunulan, “Araştırma, Teknolojik Kalkınma, Yenilikçilik ve Diğer Düzenlemeler” konulu yasa tasarısına dahil edilen, “Azınlık Eğitimi Konuları ile ilgili Düzenlemeler” başlıklı yasa değişikliğini konu alan bir konuşma yaptı.
Milletvekili Ahmet Hacıosman’ın konuşmasının ardından, Eğitim ve Din İşleri Bakanı Andreas Loverdos söz isteyerek, Milletvekili’nin söylediklerine cevap niteliğinde bir konuşma yaptı. Bakanın söylediklerine tepki gösteren Ahmet Hacıosman ile Bakan arasında söz dalaşı yaşandı.
Milletvekili Ahmet Hacıosman’ın yaptığı konuşma şöyle:
“Sayın Başkan,
Sayın Bakanlar,
Değerli Milletvekilleri,
Azınlık okulları ile ilgili düzenlemeleri konu alan yasa değişikliği önerisine değinmek istiyorum.
Bu değişiklik metnini onaylamam ve kabul etmem mümkün değildir. Önerilen bu yasa tasarısı değişikliği, Azınlık Eğitimi tarihi için kara bir sayfadır.
Sırtınıza aldığınız yükün çok büyük olduğunu belirtmek isterim. Konuyla ilgili kimseyle görüşmeden, Azınlık Kuruluşları, Dernekleri’nin ve seçilmiş temsilcilerinin fikrini sormadan, böyle bir yükü tek başınıza omuzlamayı tercih ettiniz.
Öncelikle, bu konuda izlenen prosedüre karşıyım. Söz konusu değişiklik taslağı, son gerçekleşen Eğitim Konuları Komisyonu’nda, Genel Sekreter tarafından okunmuş olmasına rağmen henüz iki gün önce Meclis’e resmi olarak sunuldu. Yasal prosedürün gerektirdiği gibi, ne konuyla ilgili kapsamlı bir müzakere yapıldı ne de, Kurum ve Kuruluşlar davet edilip görüşleri ve önerileri dinlendi.
Bu değişiklik taslağının metni, yasa tasarısının metninden bile büyük.
2007 yılından beri bu Meclis çatısı altında bulunuyorum ve ilk defa bu tür şeylerin olduğunu görüyorum.
Neden bu derece önemli bir metin bu şekilde sunuluyor Sayın Bakan?
Sayın Milletvekilleri,
Bir Azınlık mensubu olarak, bu yasa değişikliği karşısında rahat ve huzurlu olmam mümkün değildir. Uzun yıllar boyunca, çok kötü bir oluşum olan Selanik Özel Pedagoji Akademisi (SÖPA) vardı. Şimdi ise, SÖPA’nın yerini alacak ve SÖPA’ya benzer bir oluşumu Dedeağaç’ta (Aleksandrupoli) kuruyorsunuz. Sizce bu ciddi bir politik davranış mı?
Size göre, öğretmenlerin eğitimi, öğretmen okulunda bir yıl görecekleri eğitim ile, gerekli dil becerilerine sahip olduktan sonra, tamamlanacaktır. Böyle bir şey mümkün olabilir mi? Devlet okullarındaki öğretmenler dil becerisi kazanabilmek için kalitesi belirsiz bir yerde ek eğitim alıyorlar mı?
Daha önceleri, Türkçe Müfredatta yer alacak olan öğretmenler, SÖPA’da daha az yıl eğitim görerek öğretmen oluyorlardı. Şimdi ise, Eğitim Bölümlerinden mezun olup bir de öğretmen okuluna gitmek zorunda kalacaklar. Kısacası daha çok yıl eğitim aldıktan sonra öğretmen olabilecekler.
Sayın Bakan,
Dün yaptığınız konuşmada, Azınlık Eğitimi Bölümünün kurulması yönünde sunmuş olduğum önerinin anayasaya aykırı olduğunu belirttiniz. Bu bölümün kurulması anayasaya aykırı değildir Sayın Bakan. Lozan Anlaşması ve 1968 Eğitim Protokolü çerçevesinde, Azınlık çocuklarına tanınan bir ayrıcalıktır.
Öğretmenler Azınlık okullarının, A’dan Z’ye, herşeyi demektir. SÖPA kapandığı günden itibaren, Selanik Aristoteli Üniversitesinde Azınlık Eğitimi Bölümü’nün resmi olarak kurulması için, bir çok toplantı yaptık. Toplantılarımızdan bazılarına, Profesör Sayın Çiakalos ve Bölüm Başkanı Sayın Tressu da katıldı.
Azınlık Eğitimi Bölümü ile ilgili, 2011 yılından bu yana tüm Eğitim Bakanlarına yazılar göndererek konuyu dile getirdim. Dönemin Eğitim Bakanı Sayın Diamandopulu’ya 2 yazı,
Yine o dönemin Eğitim Bakan Yardımcısı Sayın Hristofilopulu’ya bir yazı, Bakan Sayın Arvanitopulos’a 2 yazı, Size Sayın Bakan yine iki yazı gönderdim.
Yine bu konu ile ilgili olarak, Meclis Genel Kurulu’nda 3 defa ve Komisyonlar’da yine 3 defa olmak üzere, toplam 6 defa söz aldım. Soru önergesi sunarak, girişimlerde bulundum. Meclis çerçevesinde bulunan tüm yetkileri kullandım. Bu bölümün kurulması için verdiğim büyük mücadeleyi çok iyi biliyorsunuz. Azınlık okullarında eğitim verecek olan öğretmenlerin en iyileri olmasını istiyorum çünkü. Öğretmenlerin aldığı eğitimin, Azınlık Eğitiminin tamamını etkilediğine inanıyorum.
Dün yaptığınız konuşmada, bazı Kurum ve Kuruluşlar ile bu konu hakkında konuştuğunuzu dile getirdiniz. Ben sizin kimlerle görüştüğünüzü biliyorum. Geçtiğimiz Ağustos ayında, Din Eğitimcilerini konu alan yasa değişikliği görüşmelerinde kimlerle konuştuğunuzu gördük. Trakya İslam Dini Eğitimcileri Derneğini davet etmiştiniz. Böyle insanlarla görüşmeye devam ettiğiniz sürece, bu tür hatalar yapmaya mahkumsunuz.
Azınlık Kurum - Kuruluşları, Dernekleri ve seçilmiş temsilcileri ile müzakerede bulunmadan, konuyla ilgili toplantılar yapmadan, gerçekleri hiç bir zaman göremeyecek, yanlışlar yapmaya devam edeceksiniz.
Trakya’daki Azınlık Eğitimi, bölgedeki başlıca eğitim alanlarından bir tanesidir. Azınlık Eğitimini yok olmaya mahkum edemezsiniz. Buna hakkınız yok. Hatta size bunu yasaklayan protokoller var.
Hiç bir kriter belirlemeden, şeffaflık ve haklılık esasları güdülmeden, Eğitim Danışmanları atıyorsunuz. Eğitim Danışmanı seçimi ile ilgili kriterler nelerdir?
Ülkemizin eğitim bölümlerinden mezun olmuş, Azınlık mensubu öğretmenlere Azınlık okullarının Yunanca Müfredatında eğitimci olarak yer almayı yasaklıyorsunuz. Öğretmen ve öğrenci aynı ana diline sahip oldukları için bu yöntem son derce başarılı olmuş, büyük talep görmüştür, bu konuda olumlu sonuçlar elde edilmiştir. Bunu da yasaklıyorsunuz.
Atama ve işe alınma konularına değinmek istiyorum. Yasa değişikliğindeki gerekçe raporunda, atamaların şeffaflık ve haklılık ilkeleri göz önünde bulundurularak, ASEP sınavı ile yapılmasının hedeflendiği belirtilmektedir. Yine de tüm bunlara rağmen, atamalar için, 40% oranında mevcut öğretmen listesi geçerliliği koruyor. Kısaca, SÖPA mezunlarına, diplomalarına denklik almış olsalar da olmasalar da, bu sınava girme hakkı verilmektedir.
Yurtdışındaki Eğitim Fakültelerinden mezun olup, ülkemizdeki Üniversite Denklik Kurumu (DOATAP) aracılığı ile diplomalarını tanıtmış olan kişlerden ise hiçbir yerde bahsedilmiyor. Bu kişileri neden bu konunun dışında bırakıyorsunuz?
Siz, bir yasa değişikliği çerçevesinde, ilkokuldan üniversiteye kadar tüm Azınlık eğitimini ele alıyor ve herşeyi altüst ediyorsunuz. Anaokullarını yine bu konunun dışında bırakıyorsunuz. Azınlık ilkokulları örnek alınarak, çiftdilli azınlık anaokullarının kurulması yönünde sunmuş olduğum yasa değişikliği teklifini neden kabul etmediniz?
Sayın Bakanlar,
Değerli Milletvekilleri,
Verdiği oy ile beni onurlandıran bu insanlar, kendilerini temsil etmem için bana güvendiler. Sorunlara bir çözüm bulmam, yapılan yanlışları düzeltmem, haksızlıklara karşı gelmem ve onların çıkarlarını gözetmem için beni görevlendirdiler. Bu tür, Azınlık Eğitimini baltalayıcı icraatlarınızda yer almam mümkün değildir. Bu ahlaklı ve dürüst bir davranış değildir. Azınlık böyle davranışları hak etmiyor.
Teşekkür ederim.”
HACISOMAN İLE BAKAN LOVERDOS ARASINDA TARTIŞMA YAŞANDI
Milletvekili Hacıosman konuşmasını bitirdikten sonra Eğitim Bakanı Loverdos söz alarak Hacıosman’a cevap verdi. İkili arasında yaşanan karşılıklı tartışmalar şöyle:
Andreas LOVERDOS: (Eğitim ve Din İşleri Bakanı): Sayın Başkan söz hakkı istiyorum.
Meclis Başkanı (Maria Kollia-Çaruha): Sayın Bakan söz sizde.
Andreas LOVERDOS:
İkinci defa söz aldığım için hepinizden özür dilerim ancak, konuşma yapmayacağım. Sayın Hacıosman’ın değindiği konulara karşı son derece duyarlıyım. Gerçekten öyle. Son üç gündür ve dünki konuşmamda Azınlık Eğitimi ile ilgili yasa değişikliği ile ilgilendim, özellikle de Sayın meslektaşım ile. Bügün yine söz alıyor olmamın sebebi budur. Kendisinin söylediği şeylere değinmek için.
Size saygı duyuyorum, bunu da gayet iyi biliyorsunuz. Hem şahsi olarak, hem de siyasi düzeyde bizler yoldaşız. Ben bunu böyle algılıyorum. Ancak sürekli, bu yasa değişikliği hakkında konuşmadığımızı, ve benim keyfi davrandığımı söylemenizi daha fazla duymak istemiyorum. Yasa değişikliğini son anda getirdiğimi, sizi hayrete düşürdüğümü, konu ile ilgili diyaloğa girmediğimi, müzakere yapılmadığını, çoğunluğun oyuna güvenerek, konuyu keyfi bir şekilde getirerek, size baskı yaptığımı söyleyemezsiniz.
Gerçekleri söylemiyorsunuz. Dün de söylediğim gibi, bu konuda harekete geçtiniz. Hatta hiç kimsenin geçmediği kadar.
Ahmet HACIOSMAN: Sayın Bakan, bu konuyu bizimle görüştünüz mü?
Andreas LOVERDOS: Tabbi ki.
Ahmet HACIOSMAN: Kimlerle görüştünüz?
Andreas LOVERDOS: Siz Milletvekili değilmisiniz? Bu konuyu konuşmadık mı?
Ahmet HACIOSMAN: Hayır, bu konuyu konuşmadık.
Andreas LOVERDOS: Konuşmadık mı? Sayın Başkan gerçekler şahidimdir ki, kendisi, en yüksek mercideki PASOK mensubu 4- 5 kişiyle görüştü.
Ahmet HACIOSMAN: Hayır kesinlikle yalan. Çok rica ederim Sayın Bakan.
Başkan: Lütfen sözü kesmeyin. Cevap vermeniz için size de söz hakkı vereceğim. Ancak bırakın Sayın Bakan sözünü bitirsin.
Andreas LOVERDOS: Temsil ettiğiniz makamın seviyesini koruyun lütfen. Ben gerçekleri konuşuyorum. Yalan söylemiyorum. Size isimleri saymamı istermisiniz?
Ahmet HACIOSMAN: Evet isimleri saymanızı istiyorum.
Andreas LOVERDOS: Sayın Kukulopulos ile görüşmediniz mi? Burada sadece bir kişiden bahsediyorum.
Ahmet HACIOSMAN: Sayın Kukulopulos’a giderek, vermek....
Başkan: Lütfen Sayın milletvekili, size tekrar söz hakkı vereceğim. Konunun hassas olduğunu anlıyorum.
Andreas LOVERDOS: Şuan burada, aramızda bulunan arkadaşlar ile de bu konuyu konuştunuz. Hem de ne zaman? Epey zaman önce. Peki neden epey zaman önce? Yasal bir düzenlemeden haberdar oldunuz ve haklı olarak harekete geçtiniz. Haberdar olduğunuz bir yasal düzenleme için harekete geçiyorsanız, nasıl hayretler içinde kalıyorsunuz? Bilmiyor olsaydınız, harekete geçmezdiniz. Harekete geçtiniz, demek ki biliyordunuz ve hayrete düşmüş sayılmazsınız. İkinci şıkkı atıyoruz. Hayretler içinde kalmadınız.
İkinci olarak, bu konuda bir çok görüşme yaptınız, hatta bu görüşmelerden bir tanesinde, parti grubu toplantısında, ben de vardım. Bu öyle yarım saatlik bir toplantı değildi. Çok saatlik bir toplantıydı ve bilmediğiniz konular hakkında da size açıklamalar yapıldı.
Üçüncü olarak, görüşlerinizi savunmak adına mücadele ediyorsunuz kabul ediyorum, bu da sizi onurlandırmalı. Bu bir milletvekili için çok büyük bir rol oynamaktadır. Hem kendi saygınlığı açısından, hem de kendisine oy veren kişilerin onuru açısından. Parlamento böyle birşeydir. Bu sizi onurlandırıyor. Karşı olduğunuzu biliyoruz. Yazdan beri karşı olduğunuzu dile getiriyorsunuz.
SÖPA’nın yerini neyin alacağı konusuna bir şeyler eklemek istiyorum. Konuşmamda da söyledim Sayın Başkan. Sayın milletvekili arkadaş, Aristoteli Üniversitesinden bir profesör ile geldi. Yunanlı, hristiyan sanırım, müslaman değildi dimi?
Ahmet HACIOSMAN: Sayın Tressu idi.
Andreas LOVERDOS: Evet. Burada söylediklerimi size o zaman da söyledim. Özel bir grup çocuk için, özel bir grup derken adlandırmak istemiyorum. Siz düşünün, sizin durumunuzda dini açıdan özel sayılacak bir grup için özel bir bölüm açıyorum ve bu bölüme giriş sınavına sadece bu gruba mensup çocukların girebilecek olması Anayasanın 16. maddesine aykırıdır. Böyle birşeyin olması mümkün değildir. Böyle birşey Anayasanın 16. maddesi , 4. Maddesi ve 5. maddesine aykırıdır. Ne yapabiliriz? İnsan haklarıyla ilgili tüm anlaşmaları göz önüne alarak, böyle bir şeyi nasıl yaparım?
Bunu anlaması için kişinin hukuk profesörü olmasına gerek yok, hukuk diploması olsun yeter. Demek ki, konu hem Meclis gündemine gelmezden önce, hem yasa tasarısı olarak Meclis’e sunulduktan sonra, yasa değişikliği de zamanında sunulmuştur. Burada bir çok yasa değişikliğinde olduğu gibi, son anda sunulmamıştır. Görüşlerinizi savunmak adına mücadele verdiğinizi söyleyerek sizi onurlandırıyorsam, siz de yasa değişikliği son anda geldi ve konu hiç konuşulmadı demeyin lütfen. Herkes ne istiyorsa onu söyleyebilir ama gerçeklik tektir.
Ahmet HACIOSMAN: Söz hakkı istiyorum Sayın Başkan.
Başkan: Size de, cevap vermeniz için iki dakika söz hakkı veriyorum. Konunun hassasiyetini anlıyorum. Söz sizde.
Theano FOTIOU: Yine şov yapılıyor Sayın Başkan
Başkan: Sayın Fotiou siz ne istiyorsunuz? Neden bu şekilde konuşuyorsunuz?
Theano FOTIOU: Milletvekilini kastetmiyorum. Bakanı kastediyorum.
Başkan: Sizin milletvekillerinizden biri söz hakkı talep ettiğinde, onlara bu hakkı vermiyor muyuz? “Şov” kelimesi çok doğru bir kelime değil bence. Sayın milletvekili söz hakkı sizde.
Ahmet HACIOSMAN: Sayın Bakan gerçekleri söylemiyorsunuz. Grup Sekreterimiz burada, milletvekili arkadaşlar Sayın Kuçukos ve Sayın Mihalis Kassis burdalar, bu konu hakkında görüştüğümüzü kalkıp söylesinler o zaman.
Evet ben Sayın Kukulopulos’a gittim. Sizin de bildiğiniz gibi, Ağustos ayından Sayın Tressu ve danışmanım ile birlikte gelmiş idik ve bu sorunun çözüme ulaşmasını istedik. Sayın Tressu da bu sorunun çözülmesini istedi çünkü o bölümde 54 tane çocuk öğrenim görmekte ve bölüm resmiyet kazanmış değil. Üniversite de resmi olmayan bir bölümde çocukların öğrenim görmesi, ülkemiz için büyük bir skandaldır.
Sayın Terssu ile yapılan o toplantıdan sonra, onlar konuyla ilgili bir karar çıkarıp bize gönderdiler. Ben bu kararı Sayın Kukulopulos’a götürdüm ve sorunun çözülmesi için, girişimini ve yardımını istedim. Kendisine bunun için gittim. Kukulopulos’a yaptığım ziyaretin sebebi budur. Söylesinler bize, -Sayın Rigas gitmiş-, bölüm ile ilgili toplantı ne zaman yapılmış? Çok defa, bunu yaptığım konuşmada da dile getirdim, bunu çok defa Bakanlara, Size de Sayın Bakan, Sayın Arvanitopulos’a da, gönderdiğim yazılar ile de talep ettim.
Hatta Sayın Çiakalos da geldi. Ben bu konunun çözüme ulaşması için çabalıyorum. Daha sonra, geçtiğimiz hafta hiç habersiz, Komisyon’a geldiğini öğreniyorum. Azınlık Kurum-Kuruluşları ile bir toplantı yapmanızı istiyorum. Bu konuda benim fikrimi almadınız. Sayın Kuçukos ve Sayın Mihalis Kassis söylesinler bize, bu toplantı ne zaman yapılmış? Gerçekleri konuşmuyorsunuz Sayın Bakan. Ben sizden doğruları söylemenizi, evet bu konu gerçekten görüşülmedi, yasa değişikliği Komisyon’a ya da Genel Kurul’a gelmeden önce sizin fikrinizi sormadık demenizi beklerdim.
Teşekkürler Sayın Başkan.
Başkan: Ben teşekkür ederim, Sayın meslektaşım.
ZEYBEK VE KARAYUSUF DA KONUŞMALARINDA YASA DEĞİŞİKLİĞİNE TEPKİ GÖSTERDİLER
Hüseyin Zeybek:
Yasa değişikliği ile ilgili yapılan görüşmeler çerçevesinde parlamentoda söz alan İskeçe SİRİZA Milletvekili Hüseyin Zeybek “söz konusu yasa değişikliğinin azınlık eğitiminin yıllardır süregelen çok sayıdaki sorununu parça parça çözme girişimini teşkil ettiğini” dile getirdi.
Sorunları komisyonda dile getirmelerine rağmen Eğitim Bakanlığı’nın konu hakkında hiçbir uyarılarını dikkate almadığını ifade eden Zeybek, yasa değişikliği önerisinde yer alan Dedeağaç’ta (Alexandroupoli) açılacak yeni bölümle, azınlık okullarına yerleştirilecek öğretmenlerin katılacağı kamuya personel alımı için yapılan ASEP sınavıyla ilgili sorunları
dile getirdi ve gördüğü eksiklikleri sıraladı. Zeybek konuşmasında ayrıca, çift dilli azınlık anaokulu talebini bir kez daha dile getirdi.
Milletvekili Zeybek konuşmasını “Azınlık eğitiminin kalitesinin yükseltilmesi için azınlığın bizzat kendisiyle, azınlık kurumlarıyla ve diğer eğitim kurumlarıyla yapılacak müzakere sonrası ve tabiî ki yasa değişikliği şeklinde değil, fakat parlamentoda yapılacak tartışmalar sonrası ortaya çıkacak sistematik bir şekilde işlenmiş, total bir düzenlemeye ihtiyacı vardır. Bu yüzden yasa değişikliğinin geri çekilmesi gerektiğine inanıyorum” ifadeleriyle tamamladı.
Ayhan Karayusuf:
Karayusuf konuşmasına “Özellikle de eğitim konularında yapılan her yasanının eğitim kalitesinin arttırılması için yapıldığını düşünüyorum. Hakkında görüşlerimi paylaşacağım yasa değişikliğinin de bunu amaçladığını düşünüyorum” ifadeleriyle başlayan Rodop SİRİZA Milletvekili Ayhan Karayusuf “Cesur ve nihai karar almamız gereken ilk konu bölgemize çift dilli anaokullarının açılmasıdır” dedi.
Anadilde eğitimin önemine dikkat çeken ve gerek ilköğretim gerekse de ortaöğretimde müfredatın yeniden şekillendirilmesi ve güncelleştirilmesi gerektiğini dile getiren Karayusuf “Trakya Dimokritios Üniversitesi çatısı altında Türkçe Dili Pedagoji Bölümü kurulmasının masrafsız, acil ve kalıcı bir çözüm olabileceğini” dile getirdi.
Yasa değişikliğinin olumlu yanlarının da olduğunu kaydeden Milletvekili Karayusuf bunlardan birinin “Azınlık Eğitimi Koordinatörlük Bürosu’nun kapatılması” olduğunu, diğerinin ise “azınlık müfredatındaki eğitimcilerin ilgili komisyonlarda Yunanca müfredattaki öğretmenlerle eşit şekilde temsil edilecek olması” olarak sıraladı. Karayusuf yasa değişikliğinin azınlık üyelerini Yunanca müfredatta görev yapmaktan men eden 2. maddenin 1. paragrafının ise anayasaya aykırı olduğunu söyledi.
Rodop SİRİZA Milletvekili Dedeağaç’a açılacak olan Azınlık Eğitimi Bölümü ile ilgili
“bölümün kaç yıl olacağı, DOATAP - DİKAÇA sınavlarına katılanlara ise hiç atıfta bululmaması gibi sorunlara değindi.
Karayusuf sözlerini “Bizler azınlık eğitiminin ve tabii aynı zamanda ülkedeki eğitim kalitesinin yükseltilmesinin parça parça yapılan yasa değişiklikleriyle olmayacağına, bunun için total bir değişiklik projesi hazırlanması gerektiğine inanıyoruz” ifadeleriyle noktaladı.