Çınar Derneği: İskeçe Türk Birliği’nin her daim yanındayız
Çınar Derneği: "Batı Trakya Türklerinin kimlik ve hak arama mücadelesinin sembolü olan İskeçe Türk Birliği’nin her daim yanında olduğumuzu belirtmek isteriz."
Çınar Derneği, hakkında soruşturma açılan İskeçe Türk Birliği'nin yanında olduğunu açıkladı.
Merkezi İskeçe'de bulunan Çınar Derneği, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin (AİHM) hükümlerini uygulamayan ve bu konudaki çağrılarına kulak tıkayan Yunanistan’ın hukuk tanımazlığına dikkat çekmek için İskeçe Türk Birliği'nin (İTB) 7 ay önce gerçekleştirdiği barışçıl yürüyüş hakkında soruşturma açılmasına tepki gösterdi. Dernek yayımladığı açıklamayla İTB'ye desteğini belirtti.
Açılan soruşturmayı "hakkını arama konusunda pes etmeyen bir toplumun azim ve kararlılığını baltalamaya yönelik girişim" olarak değerlendirilen Çınar Derneği açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
"Batı Trakya Türk Azınlığı, Lozan Antlaşması’nın kazandırdığı özel bireysel ve toplumsal hakları ile Yunanistan’da varlığı garanti edilmiş resmi bir Azınlıktır.
Bir devlette genel çoğunluktan farklı olarak mevcudiyetini sürdüren toplumların bireysel ve toplumsal hakları doğal olarak uluslararası hukukla da mahfuzdur. Dolayısıyla devletin resmi dini ve ideolojisinden farklı olarak insanlar kendi dini ve milli kimlikleriyle var olma hakkına doğuştan sahiptirler. Devletlerin farklı din ve kimliğe sahip vatandaşlarını bireysel veya toplu olarak bu haklarından mahrum etmeye veya kendilerini kendi kimlikleri ile tanımlamalarına engel olmaya hakkı yoktur. Ancak Yunanistan ne yazık ki uluslararası hukuku yok sayarak Batı Trakya Türk Azınlık toplumunun varlığını inkâr ederek büyük bir hukuksuzluk örneği sergilemiş ve bundan vaz geçmemiştir.
Bu sebepledir ki İskeçe Türk Birliği’nin (İTB) tabelası ismindeki “Türk” sözcüğünden dolayı yasadışı ilan edilmiş ve yerinden sökülmüştür. Birliğimiz, Batı Trakya Türklerinin kimliğini temsil eden kuruluşlardan biri olarak görüldüğü için hedef alınmıştır. Dolayısıyla İTB’ye yapılan haksızlıklar aslında Türk Azınlığına yapılmıştır. Bundan dolayıdır ki İTB, Türk Azınlık haklarının iadesi için yıllardır sürdürülen insani mücadelenin sembolü haline gelmiştir.
İskeçe Türk Birliği 1983’ten beri maruz kaldığı haksızlıkların ortadan kaldırılması ve Türk kimliğinin tanınması için yürüttüğü mücadeleyi Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) 2008’de verdiği kararla kazanmıştır.
Yunanistan, AİHM’in İTB hakkındaki kararlarını uygulamayarak Batı Trakya Türklerinin kimliğini tanımama konusundaki haksızlığını ısrarla sürdürmektedir. AİHM’nin bu konudaki çağrılarına da kulak tıkayan Yunanistan’ın bu hukuk tanımazlığına dikkat çekmek için 10 Temmuz 2021’de barışçıl bir protesto yürüyüşü gerçekleştirmiştir. Tüm hukuki prosedürler gözetilerek yapılan bu demokratik eyleme çok sayıda Batı Trakya Türkü destek vermiştir.
Türk Azınlığın haklılığını haykırmak ve adaletin yerine getirilmesi için yapılan barışçıl ve demokratik yürüyüşten 7 ay sonra çeşitli iddialar ileri sürülerek İTB Başkanı ve yürüyüşe katılan bazı soydaşlar hakkında soruşturma başlatılmıştır. Kimliğimizi hedef alan bu girişim toplumumuzu derinden üzmüş ve bir kez daha hayal kırıklığına uğratmıştır. Hakkını arama konusunda pes etmeyen bir toplumun azim ve kararlılığını baltalamaya yönelik girişimlerin karşısında Batı Trakya Türklerinin kimlik ve hak arama mücadelesinin sembolü olan İskeçe Türk Birliği’nin her daim yanında olduğumuzu belirtmek isteriz.
Batı Trakya Türk Azınlığı, var olma ve insan hakları mücadelesinde hiçbir baskı karşısında yılmamış ve bundan sonra da yılmayacaktır."