Kutsumpas’tan Gümülcine’de sert mesajlar: 2030’un Yunanistan’ı yoksulluk ve savaşların ülkesi olacak
Koutsoumpas, Türkiye-Yunanistan ilişkileri, Batı Trakya Türk Azınlığı ve bölgedeki askeri gelişmelere ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu.
Yunanistan Komünist Partisi (KKE) Genel Sekreteri Dimitris Kutsumpas, Gümülcine’de yaptığı konuşmada hükümeti, NATO politikalarını ve Batı Trakya’daki askeri yatırımları sert sözlerle hedef aldı. Kutsumpas, Türkiye-Yunanistan ilişkileri, Batı Trakya Türk Azınlığı ve bölgedeki askeri gelişmelere ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu.
Gümülcine'de düzenlenen KKE Doğu Makedonya-Trakya Bölge Örgütü siyasi toplantısında konuşan KKE Genel Sekreteri Dimitris Kutsumpas, Yeni Demokrasi hükümetinin çizdiği “2030 Yunanistanı” vizyonunu sert ifadelerle eleştirdi.
Kutsumpas, “Yeni Demokrasi’nin planladığı 2030 Yunanistanı; maaşların ay ortasında tükendiği, enerji yoksulluğunun arttığı, evlerin icralarla kaybedildiği, barınmanın lüks haline geldiği bir ülke olacaktır.” dedi.
Konuşmasında hükümetin ekonomi politikalarının yalnızca büyük sermaye gruplarına hizmet ettiğini savunan Kutsumpas, bankaların ve enerji şirketlerinin milyarlarca euro kâr ettiğini, buna karşın halkın giderek daha fazla yoksullaştığını söyledi.
“Batı Trakya NATO üssüne dönüştürülüyor”
Kutsumpas, Batı Trakya’nın son yıllarda ABD ve NATO planlarının merkezlerinden biri haline getirildiğini öne sürerek özellikle Dedeağaç’taki askeri faaliyetleri eleştirdi.
Bölgenin “Kuzeyin Suda Üssü” haline getirildiğini ifade eden Kutsumpas, “Trakya halkına yıllarca NATO varlığının güvenlik sağlayacağı söylendi. Bugün ise bölge açık şekilde savaş planlarının hedeflerinden biri haline gelmiştir.” ifadelerini kullandı.
ABD ve NATO askeri sevkiyatlarının Batı Trakya’yı risk altına soktuğunu belirten Kutsumpas, Yunanistan’ın Ukrayna ve Orta Doğu’daki gelişmeler nedeniyle büyük tehlikelerle karşı karşıya bırakıldığını savundu.
Türkiye mesajı: “Sorun Türk halkı değil”
Konuşmasında Türkiye-Yunanistan ilişkilerine de değinen Kutsumpas, Türk halkıyla Yunan halkının karşı karşıya getirilmemesi gerektiğini söyledi.
“Türkiye’den gelen tehditlerin kaynağı Türk halkı değildir.” diyen Kutsumpas, “Sorunun kaynağı Türkiye’nin egemen sınıfı ve halk karşıtı hükümet politikalarıdır.” ifadelerini kullandı.
Yunan hükümetinin İsrail, ABD ve NATO ile kurduğu ittifakların Türkiye karşısında ülkeye güvenlik sağlamadığını savunan Kutsumpas, Ankara’nın Ege ve Doğu Akdeniz’deki taleplerinin devam ettiğini belirtti.
Kutsumpas, “Hükümet bize bu stratejik ittifakların Türkiye’ye karşı koruma sağladığını söylüyor. Ancak aynı dönemde Erdoğan hükümeti, Ege ve Doğu Akdeniz’deki taleplerini yasalaştırmaya hazırlanıyor.” dedi.
“AB Türkiye’nin savunma sanayisini destekliyor”
KKE lideri, Avrupa Birliği’ni de Türkiye konusunda eleştirdi.
Avrupa Birliği ülkelerinin Türkiye’nin savunma sanayisinin Avrupa ortak savunma projelerine dahil edilmesini desteklediğini söyleyen Kutsumpas, bunun Yunan hükümetinin söylemleriyle çeliştiğini savundu.
Kutsumpas, “Avrupa Birliği liderleri birbiri ardına Türkiye savunma sanayisinin ortak Avrupa silahlanma programlarına katılması gerektiğini söylüyor.” ifadelerini kullandı.
"Müslüman Azınlığa" dikkat çekti
Kutsumpas konuşmasının dikkat çeken bölümlerinden birinde Batı Trakya’daki "Müslüman Azınlığa" da değindi.
Irkçılığa ve her türlü ayrımcılığa karşı halkların kardeşliğini savunduğunu iddia eden Kutsumpas'ın konuşmasında Türk Azınlık demekten kaçınarak özellikle asimilasyoncu Yunan devlet politikasının bir söylemi olan "Müslüman Azınlık" ifadesini kullanması dikkat çekti.
"Müslüman Azınlık" mensuplarının ekonomik ve sosyal sorunlardan daha ağır şekilde etkilendiğini ifade eden Kutsumpas, “Bölgedeki halkın yaşadığı sorunlar din, dil veya köken ayrımı yapmıyor. Ancak Müslüman azınlık mensupları çoğu zaman daha ağır problemlerle karşı karşıya kalıyor.” dedi.
KKE lideri, azınlık ile çoğunluk halkının ortak mücadele yürütmesi gerektiğini savunarak, milliyetçi söylemlerin toplumları birbirinden uzaklaştırdığını söyledi.
“Azınlıklar halklar arasında dostluk köprüsü olmalıdır.” diyen Kutsumpas, emekçilerin din ve etnik kimlik üzerinden değil, sınıfsal temelde birleşmesi gerektiğini ifade etti.
“Dedeağaç ve Trakya enerji ve savaş koridoruna çevriliyor”
Konuşmasında enerji yatırımlarına da geniş yer veren Kutsumpas, Batı Trakya’nın enerji merkezi haline getirilmesinin halkın yararına olmadığını savundu.
Enerji projeleriyle büyük şirketlerin kazandığını belirten Kutsumpas, buna rağmen Doğu Makedonya-Trakya bölgesinin Avrupa’nın en yüksek enerji yoksulluğu yaşayan bölgeleri arasında bulunduğunu söyledi.
Kutsumpas ayrıca bölgede planlanan karbon depolama tesisleri ve olası nükleer enerji yatırımlarına karşı da uyarılarda bulundu.
Hükümete ve muhalefete ortak eleştiri
KKE Genel Sekreteri, sadece hükümeti değil muhalefet partilerini de hedef aldı. PASOK, SYRIZA ve diğer partilerin Avrupa Birliği ve NATO politikalarında hükümetle aynı çizgide olduğunu öne süren Koutsoumpas, “Halk gerçek bir muhalefeti ancak güçlü bir KKE ile görebilir.” ifadelerini kullandı.
Konuşmasının sonunda halkı daha güçlü bir toplumsal mücadeleye çağıran Kutsumpas, “Ülkenin ihtiyacı olan şey yeni kurtarıcılar değil, örgütlü halk mücadelesidir.” dedi.