Milletvekili Zeybek: Azınlık eğitiminin sorunları karşılıklı diyalogla çözülür
İskeçe Milletvekili Hüseyin Zeybek 18.9.2019 tarihinde Gümülcine’de düzenlenen "Müslüman Çocukların Eğitimi" PEM etkinliğine katılarak azınlık okullarındaki eği
İskeçe Milletvekili Hüseyin Zeybek 18.9.2019 tarihinde Gümülcine’de düzenlenen "Müslüman Çocukların Eğitimi" PEM etkinliğine katılarak azınlık okullarındaki eğitimi desteklemek üzere uygulamaya geçen program (PEM) ile ilgili fikir ve eleştirilerini dile getirdi.
Milletvekili Zeybek etkinlikte yaptığı konuşmada şu hususlara değindi:
(Pem) programı azınlık okullarında 22 yıl önce uygulanmaya başlandı. Programın amacı Yunancayı yabancı dil olarak öğretmekti. Evet o yıllarda Yunancayı öğrenme zorlukları vardı fakat azınlık bu süreçte ileriye dönük hamleler atsa da bu program gerekli hamleleri atamadı. Eğitim müfredatının değişmemesi ve azınlık okullarının Yunanca seviyesinin devlet okullarının seviyesine gelebilmesinin hedeflenmemesi programın en büyük eksikliklerindendi.
Günümüzde çocuklarımızın büyük çoğunluğu yuvalara ve anaokullarına (okul öncesi eğitim) gitmektedir ve Yunancaya karşı tamamen yabancı değildirler.
Herhangi bir çocuk azınlık eğitimini tercih ettiğinde PEM programının kitapları ile eğitim görmekte, aynı çoçuk devlet okulunu tercih ettiğinde devlet kurumunun kitapları ile eğitim görmekte, yani okul tercihi çoçuğun hangi kitaplarla eğitim göreceğini belirlemektedir. Oysa eğitimsel kriterlerle belirlenmesi daha doğru olurdu. Bu süreçte söz konusu programın kitapları belki yardımcı kitap olarak dil sorunu olan okullarda tercih edilebilir.
Bence yetkili kurumlara ve azınlık eğitimini düzenleyenlere sorulması gerek sorular şunlardır:
- Azınlık eğitimini istiyor musunuz?
- Azınlık okulları iyi eğitim veren okullar olabilir mi?
- İlkokulu bitiren bir çoçuk her iki dili de çok iyi derecede konuşabilirmi?
Unutulmaması gereken en önemli nokta şudur; Azınlık eğitimi çift dilli bir eğitimdir ve yapılacak olan düzenlemeler her iki dilde de paralel olarak yürütülmelidir. Türkçe müfredatında da sorunlar vardır. SÖPA mezunlarının bir kısmının Türkçe yetersizliği de azınlık eğitimine darbe vurmuştur. Sonuç olarak okul müfredatının dışında eğitimcinin de rölü büyüktür.
Azınlık eğitiminin sorunlarının ancak karşılıklı diyalogla çözülebileceğine inanmaktayım. Diyalogtan kaçarak çözüm üretmek mümkün değildir.