Yangroup logo Yangroup logo
Hisarturizm Hisarturizm

Milletvekillerimizden Gündeme Dair Dobra Açıklamalar

Rodop Milletvekili Ahmet Hacıosman ve İskeçe Milletvekili Çetin Mandacı, 2 Nisan Pazartesi günü Gümülcine’de basın mensuplarının karşısına geçtiler. Gündeme dai

Batı Trakya 4 Nisan 2012
Milletvekillerimizden Gündeme Dair Dobra Açıklamalar

Rodop Milletvekili Ahmet Hacıosman ve İskeçe Milletvekili Çetin Mandacı, 2 Nisan Pazartesi günü Gümülcine’de basın mensuplarının karşısına geçtiler. Gündeme dair gelişmeleri değerlendiren milletvekilleri, basın mensuplarının bütün sorularına açık ve samimi bir şekilde cevap verdiler. Rodop Milletvekili Ahmet Hacıosman ve İskeçe Milletvekili Çetin Mandacı’nın ortak basın toplantısı yaklaşık iki buçuk saat sürdü ve toplantı hem Çınar FM’den hem de Radyo City’den halka canlı olarak aktarıldı.

Basın toplantısında ilk olarak Rodop Milletvekili Ahmet Hacıosman, ardından İskeçe Milletvekili Çetin Mandacı söz aldı ve son günlerde azınlık açısından yaşanan olumlu gelişmeleri değerlendirdiler ve basın mensuplarının sorularını yanıtladılar.

Ahmet Hacıosman, konuşmasına kaçak yapılarla ilgili yasa tasarısı içerisinde azınlık lehine yapılan ve mecliste onaylanan değişiklikle ilgili bu güne kadar yapılan çalışmaları özetleyerek başladı.

Hacıosman, “Dört buçuk yıldan beri milletvekili olarak Yunan parlamentosunda yer aldık ve bu zaman zarfında gerek azınlık toplumuna gerekse Yunan devletine sorunların çözümü konusunda faydalı olmaya çalıştık” diyerek sözlerine başladı. Bu dönemde bazen stresli bazen de mutluluk duydukları anlar olduğunu belirten Hacıosman,  bugüne kadar yaklaşık 400 soru önergesi sunduğunu, 50 dolayında komisyon ve genel kurul konuşması yaptığını ve ilk defa bir azınlık milletvekili olarak Avrupa Parlamentosu’nda söz alarak bölgenin tarım konusundaki sıkıntılarını dile getirdiğini ifade etti. Basın toplantısını düzenlemelerinin nedeni olarak gerek kaçak yapılarla gerekse vakıf mülkiyetleri ile ilgili yasa tasarılarında yapılan değişiklikler ve bugüne gelinen süreci değerlendirmek olduğunu belirten Hacıosman, özellikle kaçak yapılarla ilgili yapmış olduğu çalışmaları detaylı bir şekilde aktardı. Kaçak yapılar konusundaki yasa tasarısının ilk olarak 2 Ağustos 2011 tarihinde alt komisyona geldiğini söyledi. Komisyonda yaptığı konuşmada azınlığın 1960’tan 1990’lı yıllara kadar ne inşaat yapma ne de taşınmaz mal satın alma hakkının olmadığını, geçmişte yapılan hataların bu kanun tasarısıyla düzeltilmesini talep ettiğini belirtti. Talebi aynı gün bakana yazılı olarak da sunduğunu belirten Hacıosman, daha sonra 6 Eylül 2011 tarihinde genel kurula geldiğinde orada da söz aldığını ve azınlığa geçmişte yapılan yanlışları tekrarladığını belirtti. Hacıosman, zaman zaman düzeltmeler olduysa da bu düzeltmelerin yeterli olmadığını, aynı konuyla ilgili 2 Ocak 2012 tarihinde kanun tasarısı görüşülürken, bakana düzenleme olmadığını ve sıkıntıların giderilmesi gerektiğini tekrar dile getirmesine rağmen bu tarihe kadar arzulanan olumlu adımın atılmadığını ifade etti. 21 Mart 2012 tarihinde meclis başkanından kaçak yapılarla ilgili azınlık insanına da indirim hakkının tanınmasını talep eden Hacıosman, 22 Mart’ta da komisyon toplantısında yine söz alarak aynı teklifi komisyonda da sunarak bölgede daha önceden yapılan hatalar yüzünden sıkıntıların çekildiğini dile getirerek indirimin azınlık insanına da uygulanması talebini yinelediğini dile getirdi. Aynı komisyonda İskeçe Milletvekili Çetin Mandacı da söz alarak teklifi desteklediğini dile getiren bir konuşma yaptı. Toplantı sonunda bakanın komisyonda “Hacıosma’nın sunmuş olduğu teklif iyi yönde değerlendirilecektir” cevabını verdiğini belirten Hacıosman yasa tasarısının son olarak 29 Mart 2012 tarihinde Meclis Kuruluna geldiğini ve oylandığını belirtti.

Oylamada PASOK ile YDP evet, SİRİZA, DİMAR, KKE ve LAOS hayır dedi

Ahmet Hacıosman’ın kaçak yapılar konusunda azınlık insanına da indirimin uygulanması teklifi mecliste oylanırken, hükümet ortakları PASOK ve YDP evet oyu, küçük partiler SİRİZA, DİMAR, KKE ve LAOS ise hayır oyu kullandılar.

Hacıosman, sunmuş olduğu teklifin kabul edilmesiyle ilgili olarak “teklifimin mecliste kabul edilmesi ve Yunanlı milletvekillerinin hatta Grup Başkanvekili Hristos Protopapas’ın geçmişte yapılan yanlışların düzeltilmesi gerektiğini söyleyerek teklifime destek vermeleri beni son derece mutlu etti” dedi.

Kanun teklifinin geçmesi ülkemiz için büyük bir kazançtır

Kaçak yapılar konusunda sunmuş olduğu teklifin kabul edilmesinin Yunanistan için büyük kazanç olduğunu belirten Hacıosman, “teklifimin mecliste kabul edilmesi Yunanistan için büyük bir aşamadır ve bazı tabuların yıkıldığı anlamına gelir. Ben gelecek için umutluyum. Tabuların yıkılması için mecliste oy veren PASOK ve YDP’yi tebrik ediyorum. Ülkem adına bir kazançtır. Azınlığın diğer konularının da çözülmesi için yararlı bir adımdır. Bu konuda büyük desteği olan İskeçe Milletvekili Çetin Mandacı’ya da teşekkür ediyorum. Büyük çalışmalar neticesinde mutlu bir sona ulaştık ve büyük bir mutluluk duyuyoruz” dedi.

Yunan devleti ilk defa geçmişte yapılan yanlışları kabul etti

Ahmet Hacıosman’dan sonra söz alan İskeçe Milletvekili Çetin Mandacı konuyla ilgili olarak “Yunan devleti ilk defa geçmişte yaptığı yanlışı kabul etti” dedi. Çetin Mandacı şunları belirtti. “Perşembe günü azınlığımız açısından Yunan Parlamentosu’nda azınlık için önem taşıyan iki teklifin kabul edilmesi çok önemli bir şeydi. Kaçak yapılarla ilgili ’lik bu indirim iki açıdan çok önemlidir. Birincisi, içinde bulunduğumuz ekonomik şartlar dolayısıyla insanımızın kaçak yapısını resmileştirme konusunda onları teşvik etmesidir. İkincisi ise, ilk defa Yunan devleti geçmişte yapmış olduğu, yanışları, hataları kabul etmek üzere bu uygulamaya gitmesi bence ülkedeki demokrasinin gelişmişliğini gösterir. Çünkü yasa tasarısı meclisten geçerken, alınan bütün sözlerde üstüne basılan nokta biz bu insanlara geçmişte yanlış yaptık bugün de bu yanlışı bu şekilde düzeltiyoruz. Tabi azınlığın çok daha fazla sorunları var ama bu bir başlangıçtır. İki buçuk yıldır sayın Ahmet Hacıosman’la verdiğimiz mücadeleyi bir Allah bir de biz biliyoruz. Ertesi gün ne yapacağız diye her akşam masaya oturur saatlerce konuşurduk. Ben burada özellikle Rodop Milletvekili Ahmet Hacıosman’a teşekkür ediyorum ve şükranlarımı sunuyorum. Bu yasanın bu hale gelmesinde baş mimar Ahmet Hacıosman’dır. Bakanlık düzeyinde, komisyon içerisinde gerek genel meclis içerisinde vermiş olduğu savaşa ben yakından tanık oldum. Aramızda çok konuşmalar geçti onlara değinmeyeceğim ama ben ilk defa Ahmet Hacıosman’ı kararlı, ne yaptığını gayet iyi bilen bir milletvekili olarak gördüm ve ben İskeçe Milletvekili olarak buna şahidim. Geçen bu yasa Ahmet Hacıosman’ın büyük bir başarısıdır.”

Vakıf mülkiyetleri için düzenleme yapılması için Bakanlıkta 8 saat oturdum

Çetin Mandacı kaçak yapılarla ilgili düşüncelerini aktardıktan sonra azınlığımız açısından ikinci adım olarak görülen vakıf mülkiyeti yasasında yapılan düzenleme konusuna değindi ve “düzenlemenin yapılası için Bakanlıkta 8 saat oturdum ve sonunda Bakan değişiklik yapılması konusunda harekete geçti” dedi. Mandacı konuyla ilgili şunları belirtti. “İki buçuk yıldan beri bakanlarla görüştüğümüz, çok sayıda soru önergeleri verdiğimiz bir yasaydı. Hatta bundan 15 gün önce baktım ki bu konuda bir ilerleme yok hiç bir şey yapılmıyor, ben de bakanlığa gittim ve bu yasa belirli bir hal alıncaya kadar 8 saat boyunca bekledim. Bakana eğer ki siz bu yasayı hazırlamazsanız bende buradan kaçmıyorum dedim. Son anda bakan müdahale etti olaya ve yasanın ilk halini aldı. Ondan sonra da 29’cu maddeye bağlandı. Tabi bu 29’cu madde bağlandıktan sonra İskeçe’deki avukat arkadaşlarımla irtibata geçtim ve nerede değişiklik yapılması konusunda görüşleri aldıktan sonra Genel Meclise gelen yasanın uygun hal alabilmesi için bakanla ve onun hukuk danışmanı ile irtibata geçtik. Yasa meclise geldi ve üzerinde bazı değişiklikler oldu. Vakıflar mülkiyeti konusuyla ilgili yasadaki değişiklikte başrol oynadım. Ancak, basında çıkan bazı yazılarla bunu sahiplenmek isteyenlerin olduğunu görüyorum ancak bu başarıyı benden kimse alamaz. Özellikle bazıları dediler ki bu başarı Yunan milletvekillerinindir. Onların isimlerini zikretmek istemiyorum.  Bu bence azınlık siyaseti açısından talihsiz bir olaydır. Tabi ki Yunanlı milletvekillerinin desteğine ihtiyacımız var. Onların destekleri çok önemlidir. Mecliste biz onlarla arkadaşız. Ama bunun bu şekilde gösterilmesi azınlık açısından talihsizliktir. Nasıl biz yaptıysak bizden öncekiler uğraştılar bizden sonrakiler de uğraşacaklar. Biz azınlık toplumu olarak kendi insanımıza güvenmek zorundayız. Burada önemli olan azınlık insanının kazanmasıdır.

Son üç aydan beri partilere meydan okudum. Özellikle de iki büyük partiye. Ama bugün bu iki konuda olumlu adımların atılmasından sonra ben şunu söyleyeceğim. YDP’nin Başkanı Samaras’ı gayet iyi biliyoruz. Bu adamın partisine evet oyu kullanılması konusunda direktif vermesi ve yasaları onaylaması bence Yunanistan’daki siyasi sistem açısından büyük bir kazanımdır. Yunanistan’daki siyasi sistemin değiştiğinin ufacık bir göstergesidir. Ben inanın ki Samaras’ın bu iki konu için evet oyu kullanacağını beklemiyordum. Hakikaten hayretler içerisinde kaldım. Zaten o akşam oylamada eğer YDP evet demeseydi PASOK milletvekillerinin evet oyu yeterli olmayacaktı. Yasada da değişiklik yaşanmayacaktı. Herkesin hakkını vermemiz lâzım. Açıkçası ben buradan iki büyük partiye ve onların başında olanlara teşekkür ediyorum. Burada azınlık kazandı, Ahmet Hacıosman’la biz kazandık ama en önemlisi Yunanistan’daki demokrasi kazandı. Bu olumlu adımlarla birlikte tünelin ucunda ışık görüyorum. Bundan sonra neler olup biter bilemiyorum ama Yunanistan’daki demokrasi açısından, insan hakları açısından, azınlık açısından iyi bir başlangıçtır”.

Müftülük yasasının ön taslağı elimizde var

Çetin Mandacı konuşmasında müftülük konusuna da değindi ve şunları belirtti. “Müftülük meselesinde önemli olan elimizde bir taslak var.  Bu taslağın içeriğini tartışmıyoruz. Bu konuda bizim de tekliflerimiz olacak. Bu konuda çalışmalarımız devam ediyor. Ama bu konu öyle basit bir konu değil. 10 gün önce yetkililer tarafından hazırlanmış bir ön taslak elimizde var. Elimizden gelen her türlü çalışmaları yapıyoruz ama bunun fazla dışarı taşmasının anlamı yok. Çünkü, devam eden bir süreç. Bekleyelim ve görelim. Müftülük açısından azınlığın sıkıntısı büyük ama bu konuyu Yunan devletinin düşünmesi gerekiyor. Müftülük meselesinin çözülmesi bence Yunan devletinin hayrınadır. Her şeyin olgunlaşması için bu konu zaman alacak. Ama bu noktaya dahi gelmiş olmamız bazı şeylerin değiştiğinin işaretidir. Bu konuda daha fazla konuşmak istemiyorum.”

Benzer görüşleri savunan Ahmet Hacıosman da “Müftülük meselesi ciddi çalışma gerektiren bir konu. Şu anda baktığımızda bizim isteklerimiz farklı, ülke yöneticilerinin kanun tasarısı farklıdır. Bu nedenle de önümüzdeki günlerde konuyla ilgili yaşanacak gelişmeler sonucunda kesin konuşabiliriz” dedi.

Ahmet Hacıosman Gümülcineliler için büyük bir şans ve kazançtır

İskeçe Bağımsız Milletvekili Çetin Mandacı, Ahmet Hacıosman ile ilgili olarak, “Benim Gümülcine Türklerinden isteğim şu olacak. Seçimlerin tarihi belli değil. İnsanlar ekonomik kriterlere göre oy kullanacak.  Ama şunu söyleyeceğim Ahmet Hacıosman için, tütün için, kiraz için, toplumun ekonomik kalkınması ve diğer konuları için uğraşmadı, yapmadı demek bir Müslümana yakışmaz. Ben İskeçe Milletvekili Çetin Mandacı olarak bunun en büyük şahidiyim. Belki radyolara çıktım partileri yerden yere vurdum ama şunu söylemem gerekiyor ki parti ayrı bir nokta Ahmet Hacıosman ayrı bir noktadır. Onun hakkını kesinlikle vermemiz gerekiyor. Kim ne isterse söylesin üç beş kişinin lafına bakılmaz bence Gümülcine için Ahmet Hacıosman büyük bir kazanç, büyük bir şanstır. Ahmet Hacıosman çıkarlığı, kalfalığı çoktan geçti. Azınlığın sorunlarının çözümü konusunda mücadelesiyle, çabasıyla, uğraşıyla usta bir siyasetçi oldu. Ben Gümülcinelilerden Ahmet Hacıosman’a büyük bir destek istiyorum. Bütün bu olanlardan sonra ben açıkçası Ahmet Hacıosman’ı Yunan parlamentosuna 20bin oyla girdiğini görmek istiyorum çünkü bu onun hakkıdır.”

Bizim davamız ortak, ve bir arayış içerisindeyiz

Çetin Mandacı, mecliste yapılan bazı oylamalar konusunda Ahmet Hacıosman’la farklı oylar kullanmaları konusuna da değindi. Mandacı “Çoğu zaman insanlarda farkı fikirler oluştu. İki azınlık milletvekili olmalarına rağmen neden aynı telden değil de farklı telden çalıyorlar diye çok düşünenler oldu. Hayır, biz onunla toplumumuzun sorunları, problemleri çözülmesi için her akşam beraberdik. Otel odalarında akşamları saatlerce azınlığımızın hangi sıkıntısını nasıl dile getirelim ve çözüm yolunu bulalım diye konuşuyorduk.  Biz her zaman beraberdik ve beraber olmak zorundaydık. Hedefimiz, davamız ortak ve bir arayış içerisindeyiz. Elimizden geldiğince birbirimize destek olduk.

PASOK Partisi Genel Başkanı Evangelos Venizelos’u çok iyi tanımıyoruz. Ben şahsen ilk defa geçen hafta kendisiyle ilk defa görüştüm ama kendisinin ne kadar kararlı olduğuna şahit oldum. Eğer bu iki mesele hükümet teklifi olarak gelmemiş olsaydı meclisten geçmezdi. Bu teklifler hükümet teklifi olarak meclise geldiler. LAOS Partisi’nin haricinde hiç kimse bu yasalar kötü de demedi ama oylamada evet oyu kullanmadılar. Bence bu partilerden aday olacak arkadaşlarım bu partilerin tavrını dikkate almaları gerekiyor.

Çetin Mandacı’yı gelecek dönemde de yanımda görmek isterim

Çetin Mandacı’nın ardından aynı konuyla ilgili değerlendirme yapan Ahmet Hacıosman, şu anda bağımsız milletvekili olan Çetin Mandacı ile gelecek dönemde de parlamentoda birlikte olmayı temenni ettiğini belirtti. Hacıosman konuyla ilgili açıklamasında “Gelecek seçimlerde ben Çetin Mandacı kardeşimi yanımda görmek istiyorum. Azınlık sorunlarının çözümü konusunda her zaman destekçim oldu. İki yıl muhalefet olarak çıraklık dönemimizi, ardından iktidar olarak kafalık dönemimizi geçirdik. Eğer halkımız bizleri yeniden milletvekilliğe lâyık görürse bundan sonraki mücadelemizde de ustalık dönemini geçireceğiz. Kendisinin de söylediği gibi bazen her ne kadar bazı kanun tasarılarına hayır demesine rağmen biz azınlık politikasını her zaman onunla birlikte yürüttük ve birlik beraberliği sergiledik. Ben gelecek dönemde de mecliste onunla birlikte olmayı temenni ediyorum. Onunla birlikte mücadelemize devam etmekten mutluluk duyacağım” dedi.

Kaçak yapılar konusu azınlığa bir ayrıcalık değil, en doğal haktır

Kaçak yapılar konusunda yapılan düzenlemenin ve azınlık insanına da % 80 indirim yapılmasının ayrıcalık olup olmadığı konusuyla ilgili soruya Milletvekili Ahmet Hacıosman verdiği cevapta kaçak yapılar konusunda yapılanların azınlık için bir ayrıcalık değil azınlığın en doğal hakkı olduğunu belirterek şunları dile getirdi. “Kaçak yapılar konusunda azınlık toplumunun da indirimden faydalanması bir ayrıcalık değil, azınlığın en tabii hakkıdır. Azınlık açısından bu yapılanlar önemli bir ilk adımdır. Bu adımın yıllar önce atılması gerekiyordu. Bizim yalvarmamamız gerekiyordu.  Bizler, bu adımın atılması için önceki yıllarda yapılan yanlışların düzeltilmesi için çok çektik. Milletvekilleri olarak zaman zaman bazı görüşmeler yapıyoruz ve bunların gizli yapılması gerektiği için de sizlere yansıtmıyoruz. Zaten her şeyi de açık bir şekilde anlatmak bir milletvekiline yakışmaz. Burada önemli olan sonuçtur. Alınan sonuç da bizleri mutlu eden türdendir. Büyük partilerden “evet zamanında azınlığa yanlışlar yaptık” gibi sözleri duymak iyi bir ortamın oluştuğunun göstergesidir.

Bundan sonra bazı istek ve önerilerimiz olurken, tepkilerin olumlu yönde geleceğine inanıyoruz. Bu atılan adımın seçim öncesi iki büyük partinin bir yatırımı değil bu iki azınlık milletvekilinin kararlılığının neticesidir. Bir milletvekili olarak geçmekte olduğumuz bu zor dönemde ülkem batmasın ve siyasi bir bunalıma girmemesi için evet oyu kullandım ve her türlü yükümlülüğü aldım ve destek verdim. Artık onların bizlere karşılık vermesi gerekiyordu ve sıra onlara gelmişti” dedi.

Kanun tasarısı onaylanmasaydı milletvekili adayı olmayacaktık

Ahmet Hacıosman, “kanun tasarısının meclisten geçmemiş olsaydı gelecek seçimlerde aday olamayacaktık” dedi ve şu açıklamayı yaptı. “İskeçe Milletvekili Çetin Mandacı ile kanun tasarısının görüşülmesine bir gün kalan Çarşamba akşamı görüştük ve bir karar aldık. Eğer bu kanun tasarısı meclisten geçmemiş olsaydı hem vallahi hem billahi biz milletvekili adayı olmayacaktık. Perşembe günü tepkimizi görecektiniz. Bizler ülkemize karşı her türlü sorumluluğumuzu yerine getiriyoruz. Sizlerden ayrıcalık değil sizlerden en doğal hakkımızı istiyoruz ve eğer böyle bir yasa geçiyorsa azınlık insanı da bundan yararlansın diyoruz. Yarın milletvekili olacak arkadaşlarımızın önü açılmıştır. Yarınlarda da ülkeyi bu iki büyük parti yönetecektir. İki partinin bu anlayışta olması, azınlık konularına bu şekilde yaklaşması gelecekte azınlık konularının mecliste rahatla tartışılmasına olanak sağlamıştır. Bu nedenle iki büyük partinin temsilcilerine teşekkür ediyorum. Ülkemiz rahatlamıştır, bölgemiz rahatlamıştır insanlarımız kazanmıştır.”

Evangelos Venizelos kararlı bir lider

“PASOK Partisi’nde yeni bir süreç başladı. Partinin başına Evangelos Venizelos geldi. Bir önceki başkan Papandreu azınlık toplumuna yakın görünen bir liderdi. Azınlığı ilgilendiren konularda İki önemli adım atıldı. Bundan sonraki süreçte gerek Venizelos’tan gerekse de PASOK Partisi kurmaylarından beklentiler nelerdir?” sorusuna Ahmet Hacıosman  “Önümüzdeki süreçte adaylığımız ne olur, aday olup olmayacağımız tabi bizim elimizde değil. Halkımız bize bu desteği verir mi? Verdiği andan itibaren önümüzdeki dönemin daha olumlu geçeceğini düşünüyoruz. Son bir haftadır onun parti başkanlığı sürecini yaşıyoruz. Onun ekibine bakıyorum ve daha iş bitirici bir arkadaş çevresi gördük. Bir kararlılık gördük Venizelos’ta. Kendisiyle yakinen konuştuğumuz konular oldu. Perşembe günü meclisten gecen yasalar daha önceden hiç geçmedi. Bunlar bizlere gelecek vaat eden bir ortam yaratmıştır. Ben Evangelos Venizelos’tan azınlığımızın geleceği açısından umutluyum” dedi.

“Çetin Mandacı, şu anda bir bağımsız milletvekili ve bir arayış içerisindedir. Şu bir gerçek ki, bir önceki seçimlerde 17 binin üzerinde oyla milletvekili seçildi. Çetin Mandacı’ya oy veren seçmenler bir anlamda siyasi lidersiz kaldı. Çetin Mandacı, PASOK’tan yeniden aday olabilir mi? Bağımsız mı kalacak? Ya da aday olmazsa seçmenine önerisi ne olacak?” sorusuna Çetin Mandacı şu cevabı verdi.

“Yeni hükümet kurulduğunda red oyunu kullandık o zaman paçayı kurtarmıştık. Memorandum geldiğinde yine red oyu kullandık ancak bu sefer paçayı kurtaramadık. Bu ikinci red oyumdan sonra bağımsız milletvekili sıfatını aldım. Tabi bu arada sürekli bakanlıklara gittik ve sorun ne ise onu çözmeye çalıştık. Benim açımdan bakanlıklar düzeyinde değişen bir şey olmadı. Bu arada Fotis Kuvelis’in Demokratik Sol Partisi’yle 5 milletvekili olarak bir görüşmemiz oldu. Bu görüşmede bu partiye gitme olasılığı ortaya çıkmışken, son anda dört Yunanlı milletvekili arkadaşlarımın üyelikleri kabul edildi benim üyeliğim ise kabul edilmedi. Kısacası Kuvelis’in partisi beni almadı. Nedeni ise aldığım bilgiler doğrultusunda ben Türkçülük yapıyormuşum v.b. Daha sonra Kaçeli’nin partisi geldi benimle görüştü. Bana ‘seni partimizde görmek istiyoruz’ dediler ama ben kabul etmedim. Bu arada PASOK Partisi’nde birçok milletvekili arkadaşım bana geldi ve beni yeniden PASOK Partisi’nde görmek istediklerini belirttiler. Bundan bir hafta önce Çarşamba günü Genel Başkan Evangelos Venizelos’la bir görüşmem oldu. Kendisiyle oturduk ve bana ‘hem seni hem de Hacıosman’ı seviyoruz ve ikinizle birlikte devam etmek istiyoruz’ dedi. Ben de kendisine ‘sayın başkan 2007 seçimlerinde ben size oy atmadım hatta bir hafta önce de genel başkanlık seçimlerinde dahi oy atmadım’ dedim. Bana verdiği cevapta ‘onlar geçmişte kaldı biz ileriye bakacağız’ dedi. Kendisine bizim bir isteğimiz var dedim. Hem benim hem de Ahmet Hacıosman’ın getirmiş olduğu teklifler var. Siz bunları kabul eder, destek verirseniz ben partiye geri dönmeye hazırım dedim. Başkan bana verdiği cevapta ‘sizlerin sunmuş olduğunuz teklifleri meclise hükümet teklifi olarak getireceğimize söz veriyorum ve onları geçireceğiz’ dedi. Bunlar bizim için çok önemliydi. İki buçuk yıldan beri bir şey yapamadım bunlar geçerse ben de seçmenlerime bir şeyler yaptık diyebileceğim diyerek partiden adaylık kararını kendisine bıraktım. Uygun gördüğün durumda PASOK’tan aday gösterirsin görmezsen göstermezsin dedim. Eğer bu iki teklifimiz mecliste kabul edilirse ben PASOK içinde olsam da olmasam da sizinle beraber olacağım dedim. Biz iki yıldan beri Papandreu’dan çok şey bekledik ama hiçbir şey göremedik. Ben Venizelos’ta bir kararlılık gördüm. Her şeyden önce olaylara hakim bir insan. Bu nedenle de aday olmam kararını ona bıraktım.”

Benim için iki seçenek var, ya PASOK’tan aday olurum ya da hiç olmam

Çetin Mandacı adaylığı konusunda basın toplantısında tavrını kesin olarak belirledi. Mandacı adaylığıyla ilgili olarak “Benim için iki seçenek var. Birincisi Venizelos gel birlikte çalışalım dediği andan itibaren beraber devam edeceğiz. İkincisi ise, sana teşekkür ediyorum senin yardımını dışarıdan istiyorum derse o zaman dışarıda kalıp partiye dışarıdan yardım edeceğim. Bu kesin ve nettir. Bundan sonra başka bir parti ile görüşmenin anlamı yok. Eğer ben Kuvelis İle görüşmüşsem onu da oraya gidip aday olmak için yapmadım. Sadece PASOK Partisi’ne bir mesaj vermek için yaptım.

Bundan sonra üçüncü defa milletvekili olmak konusunda yanıp tutuşmuyorum. Bu nedenle de birçok riski göze aldım. PASOK Patisi’nde milletvekili olduğum dönemde konuşulmaması gerekenleri konuştum. Partiyi yerden yere vurdum. Ama buna rağmen yine partideyim. Bunları yapmanın tek amacı az da olsa azınlığa bir şeyler yapılsın ve azıcık umut ışığı olsun, devletle azınlık arasında güven ortamı oluşsun. İkimizden birisi bunu yapması gerekiyordu. Bunu da ben yaptım. Biz hayatımızı bugüne politikayla getirmedik. Yarın ne olacağını bilmiyorum ya partime gideceğim yada evime. Başka bir partiye gitmenin anlamı yok çünkü toplum bunu kabul etmez. Ben PASOK Partisi’ni keyfim için eleştirmedim. Azınlığa bir şey yapmadığı için eleştirdim. Ama bugün yaşanan iki olumlu gelişme her ne kadar küçük adımlar olarak görünse de benim için ve insanımız için büyük meseledir.  Şunu da söylemek istiyorum ben siyasete girdiğimde 2007 yılında kendi isteğimle girdim, siyaseti de kendi isteğimle bırakırım.”

Memorandumda farklı oy kullanmaları konusunda kimin doğru hareket ettiği yönünde milletvekillerine bir soru soruldu. Konu hakkındaki soruyu İskeçe Milletvekili Çetin Mandacı cevapladı. Mandacı şunları belirtti.

“İkimiz de doğru yaptık ve sonuçta halk kazandı. Şu anda partiler arasında iki görüş var. Bunlardan birincisi memorandum geçerse Yunanistan kurtulacak ki bu görüşü PASOK ve YDP destekliyor, diğeri ise küçük partiler LAOS, SİRİZA, DİMAR ve KKE’nin savunduğu memorandum geçerse Yunanistan batacak. Bana soracak olursanız her ikisinde de halk zor durumda kalacak. Aradaki tek fark eğer Evro Para Birliği içerisinde devam edersek iç devalüasyon gerçekleşecek, milletin gelirleri ve alım gücü @ azalacak. Diğer küçük ve programı olmayan, şikâyetten başka hiç bir şeyi yapmayan küçük partilerin doğrultusunda hareket ettiğimiz zaman halk o zaman @’ı değil  % 99’nu kaybedecektir. Aradaki fark budur.”

Küçük partilerin ülkeyi yönetecek kapasiteleri yok

Çetin Mandacı, küçük partilerin sadece şikâyet ettiklerini, ülkeyi kurtarmaya yönelik ciddi programlardan yoksun olduklarını belirti. Mandacı, Fotis Kuvalis’in partisinden aday olma noktasının kendisine çok büyük bir ders olduğunu vurguladı ve “küçük partilerin belirli bir programı var ve saygı duyarız. Ama bu partilerin maalesef ne ülkeyi yönetecek insanları var ne de kapasiteleri var. Eğer günün birinde bu ülke küçük partilere kalırsa vay ki milletin haline. Allah yardım etsin. Çünkü, küçük partilerin belirli bir kurumsal programları yok. Bizim amacımız bağcıyı dövmek değil, üzümünü yemektir. Valla bu adamlar üzüm yemezler ne kadar bağ ve bağcı varsa hepsini yok ederler. Dolayısıyla büyük ve küçük partiler arasındaki fark bu” dedi.

İktidar ortakları iki büyük partinin teklifi neticesinde olumlu gelişmeleri azınlık takdirle karşılıyor. Geçmişte yapılan hatalar açısından madem ki bu iki büyük parti azınlık konularında olumlu kararlar alabiliyorlar, o zaman bu iki parti arasındaki fark nerede?

Soruyu cevaplayan İskeçe Milletvekili Çetin Mandacı, öncelikle azınlıkla ilgili politikanın ne PASOK ne de YDP politikası olmadığını bir devlet politikası olduğunu belirtti. Mandacı devamında “bugün Venizelos ikimizin götürmüş olduğu tekliflere sahip çıktı ve bunu destekledi. YDP de onayladı. Eğer önümüzdeki hafta YDP Genel Başkanı Andonis Samaras veya partisinden herhangi bir milletvekili öncülük yapıp azınlıkla ilgili ufak bir yasa tasarısı önerisi gelirse PASOK Partisi de destek verecek. Bunu yaptığı andan itibaren iki parti arasında fark kalmıyor. İki azınlık milletvekili Çetin Mandacı ve Ahmet Hacıosman olarak getirmiş olduğumuz teklifleri Venizelos savundu ve hükümet teklifi olarak getirdi. Benim gördüğüm o ki meclis önümüzdeki hafta da çalışmalarına devam edecek. YDP’nin azınlık adayları toplansınlar, Samaras’la görüşsünler ve desinler ki sayın Samaras bak sen 1990 yılında Dışişleri Bakanı iken bazı olaylar oldu ve azınlık bunları senin yatığın düşüncesinde. Böyle bir söylem var. Bizim azınlık için gel sen de bir konuda mecliste teklif sun. Eğer Samaras azınlıkla ilgili herhangi bir konuda olumlu bir teklif sunarsa o zaman YDP ile PASOK başkanları arasında fark kalmaz” dedi.

Azınlık lehinde yaşanan bu iki gelişme iki partinin seçim öncesi yatırımı mıdır? Sorusuna da cevap veren Çetin Mandacı “Bugüne kadar her zaman sorunların çözüleceği yönde sözler aldık ama hiçbir söz tutulmadı. Ancak bugün ilk defa verilen sözler yerine getirildi. İki uygulama yapılmış olsa bile bizim için büyük kazançtır ve eski dönemlerle şimdiki dönem arasındaki fark budur” dedi.

Ahmet Hacıosman ise farklı oy kullanmaları konusundaki soruya şu cevabı verdi.  “Benim bir hedefim vardı. Gerek Başbakan Papadimos gerekse iki parti başkanından ülkenin batmaması konusundaki sözleri kaale aldım ve evet oyu kullandım. Yunanistan iflas ederse emekliler maaşlarını alamayacak, tütün, pamuk üreticileri, hayvan besicileri Avrupa Birliği primlerini alamayacak. Ben şahsen eğer ikimiz de hayır oyu kullanmış olsaydık “Azınlık Yunanistan’ın batmasını istiyor” denilecekti.  Ben bunu algıladım ve evet oyumu kullandım. Parti yöneticilerimle son kez konuşurken, onlara ben bugüne kadar sizlere her konuda destek verdim artık ben de şimdi sizin desteğinizi istiyorum deme hakkına sahip oldum.” 

Eğitim Fakültesi’yle çocuklarımız artık SÖPA gibi özel bir okulda eğitim almıyor

SÖPA konusunda sorulan soruyu Ahmet Hacıosman yanıtladı. Hacıosman verdiği cevapta “Azınlık okullarında görev yapacak öğretmenler artık özel bir okulda eğitim almıyor” dedi ve şunları belirtti.

“SÖPA meselesine gelince Selânik Aristotelios Üniversitesi’nde açılan Eğitim Fakültesi bölümünde Çanakkale Üniversitesi’nden bir profesör ders veriyor. İlk defa Türkiye’den bir profesör azınlık okullarına öğretmen yetiştirecek bir fakültede eğitim veriyor. Önümüzdeki günlerde ya biz fakülteye gidip profesörü ziyaret edeceğiz ya da onu buraya davet edeceğiz. Profesör bir buçuk aydan beri fakültede ders veriyor. Bu da kanayan bir yaramızdı ve atılan bu adım da çok önemlidir. Çocuklarımız artık özel bir okula gidip eğitim almıyor. SÖPA kapandı ve üniversite seviyesine geldi.”

Türk derneklerinin isminin iadesi konusunda milletvekillerinin tıpkı kaçak yapılar konusundaki girişimleri gibi bir girişim olup olamadığı, olmadıysa neden olmadığı ve neyi bekliyorsunuz? sorusuna ilk cevabı Ahmet Hacıosman verdi. Hacıosman cevabında “zamanı geldiğinde her konuda fikir beyan edilir. Tabi bu konu azınlığın en ciddi konulardan biridir. Bildiğimiz gibi Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin İskeçe Türk Birliği ile ilgili bir kararı var. Bu konuda Çetin Mandacı arkadaşımın girişimleri var. Bu girişimlerin neler olduğunu onun sizlere anlatması daha doğru olur” dedi.

İskeçe Milletvekili Çetin Mandacı  konuyla ilgili yaptığı açıklamada şunları belirtti. “Yunanistan Yargı Sisteminde 2008 yılında İskeçe Türk Birliği davasında Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin kararı olmasına rağmen, ikinci kez Yargıtay’ın dördüncü bölümünde derneğin yapmış olduğu dilekçenin reddi bence yargı sistemi açısından büyük bir ayıptır. 2012 yılında isinde Türk kelimesinin olduğu bir derneğin kapatılması ayıptır ve yanlıştır. Bu ülkede yargı sisteminin yeniden gözden geçirilmesi gerekiyor. Bu konuda ne yapılması lâzım? Ben bu konuda iki soru örgesi sundum. Konuyu oturup tartıştık. Bana soracak olursanız bu derneğin bileceği bir iş. Ben bu konuda bir şey demiştim onu tekrarlamak istiyorum. Dernek yönetimi oturup karar alırsa, toplumumuzun önde gelenleri karar alırsa toplanır Allahın izniyle bende başını çekerim gidip o tabelayı asarız. Sorun yok.  Üç ay önce ne konuştuysam bugün de geçerlidir. Ama ben tek başıma gidip de tabelayı asıp şov yapmaya hiç niyetim yok. Bundan sonraki süreçte bu konuda birlikte hareket edip bir yasa tasarısı da hazırlanabilir. Ama bazı olaylar da bizi aşıyor bunu da açıkça söylememiz gerekiyor. Bu konuda istediğimiz zemin henüz oluşmuş değil. Biz de bu zeminin oluşmasını bekliyoruz.”

 

Hisarturizm
Millet gazetesi logo
© 2023 Millet
KÜNYE
BİLAL BUDUR & CENGİZ ÖMER KOLLEKTİF ŞİRKETİ
Genel Yayın Yönetmeni: Cengiz ÖMER
Yayın Koordinatörü: Bilal BUDUR
Adres: Miaouli 7-9, Xanthi 67100, GREECE
Tel: +30 25410 77968
E-posta: info@milletgazetesi.gr
ΤΑΥΤΟΤΗΤΑ
MİLLET MEDİA O.E.
Υπεύθυνος - Διευθυντής: ΟΜΕΡ ΖΕΝΓΚΙΣ
Συντονιστής: ΜΠΟΥΝΤΟΥΡ ΜΠΙΛΑΛ
Διεύθυνση: ΜΙΑΟΥΛΗ 7-9, ΞΑΝΘΗ 67100
Τηλ: +30 25410 77968
Ηλ. Διεύθυνση: info@milletgazetesi.gr