Günün Ayet ve Hadisi | 17.08.2022
Sizler için seçtiğimiz günün ayet ve hadisini istifadelerinize sunuyoruz..
بِسْمِ اللهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ
وَاَمَّا الَّذٖينَ فَسَقُوا فَمَأْوٰيهُمُ النَّارُؕ كُلَّمَٓا اَرَادُٓوا اَنْ يَخْرُجُوا مِنْهَٓا اُعٖيدُوا فٖيهَا وَقٖيلَ لَهُمْ ذُوقُوا عَذَابَ النَّارِ الَّذٖي كُنْتُمْ بِهٖ تُكَذِّبُونَ
RAHMAN VE RAHİM OLAN ALLAH'IN ADIYLA
"Günaha batanların varacakları yer ise ateştir.
Oradan her çıkmak istediklerinde oraya geri çevrilirler ve kendilerine şöyle denir:
'Asılsız saydığınız cehennem azabını tadın!'"
(Secde Suresi - 20) (Meâl Kaynak: Diyanet İşleri Başkanlığı)
TEFSİRİ:
İlk cümlede geçen ve sözlükte “günah işlemek” anlamına gelen feseka fiilinin buradaki bağlamında başka bazı âyetlerde de olduğu gibi günahların en büyüğü olan “inkârcılıkta diretme” mânasında kullanıldığı anlaşılmaktadır.
Bu sebeple, 20. âyette sözü edilen kişiler meâlinde “günaha batanlar” şeklinde ifade edilmiştir.
Tefsirlerde genellikle, 21. âyette geçen “büyük azap”tan maksadın âhiret azabı olduğu belirtilir; “yakın azap” ise daha çok dünya hayatındaki belâ ve sıkıntılar şeklinde açıklanır.
Bazı müfessirler bunu kabir azabı olarak yorumlamışlar; İbn Mes‘ûd’dan da burada müşriklerin Bedir Savaşı’nda mağlûp olacaklarına işaret bulunduğu yorumu nakledilmiştir (bk. Taberî, XXI, 108-111; İbn Ebû Hâtim, IX, 3110).
İnkârcılık günahına saplananlara yakın azabın mutlaka tattırılacağı ve bunun tuttukları yanlış yoldan dönmelerine fırsat verme amacı taşıdığı belirtildiğine göre, bu ifadeyle söz konusu kişilerin dünya hayatında vicdan muhasebesi yapmalarına imkân sağlayan özellikle maddî-mânevî sıkıntılara ve bunalımlara mâruz bırakılmasının kastedildiği söylenebilir.
Müteakip âyette kendisine bu tür fırsatlar sağlandığı halde bağnaz tutumunda direnen kişinin haksızlığın zirvesine tırmanmış ve artık cezayı kesin olarak hak etmiş olduğunun belirtilmesi de bu mânayı desteklemektedir.
Kaynak: Kur'an Yolu Tefsiri
ALLAH RASULÜ'NDEN ﷺ (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)
"Beş şey gelmeden evvel beş şeyi fırsat bil:
Ölüm gelmeden önce hayatının,
Hastalık gelmeden önce sağlığının,
- Meşguliyet gelip çatmadan önce boş vaktinin,
- İhtiyarlık gelmeden önce gençliğinin,
- Fakirlik gelmeden önce zenginliğinin."
(Münavî, Feyzu’l-Kadîr, 2/16)
GÜNÜN SÖZÜ:
"İnsan amel defterini kendi tercihleriyle doldurur."