Batı Trakya’da müftü atamalarına tepki: “Azınlığın iradesi yok sayılıyor”
Habip Oğlu, Gümülcine ve İskeçe’ye yapılan atamaları eleştirdi; seçilmiş müftüler İbrahim Şerif ve Mustafa Trampa’nın resmen tanınmasını istedi.
ABTTF Başkanı Halit Habip Oğlu, Gümülcine ve İskeçe’ye yapılan atamaları eleştirdi; seçilmiş müftüler İbrahim Şerif ve Mustafa Trampa’nın resmen tanınmasını istedi.
Yunanistan'ın Batı Trakya’daki Gümülcine ve İskeçe müftülüklerine yaptığı yeni atamalar, Batı Trakya Türk Azınlığı temsilcilerinin tepkisine neden oldu. Avrupa Batı Trakya Türk Federasyonu (ABTTF) Başkanı Halit Habip Oğlu, devlet tarafından gerçekleştirilen atamaların azınlığın kendi dini liderlerini belirleme hakkıyla bağdaşmadığını savunarak Yunanistan’a uygulamayı değiştirme çağrısında bulundu.
21 Ekim 2026 tarihli Yunanistan Resmi Gazetesi’nde yayımlanan Cumhurbaşkanlığı kararnameleriyle Bilal Kara Halil Gümülcine Müftülüğüne, Şükrü Şerif Damatoğlu ise İskeçe Müftülüğüne atandı.
Söz konusu atamalarla birlikte, daha önce ocak ayında Dimetoka Müftülüğüne Emin Şerif’in atanmasının ardından ülkedeki üç müftülüğün tamamına devlet tarafından müftü atanmış oldu.
“Açık bir çifte standart ve ayrımcılık”
ABTTF Başkanı Halit Habip Oğlu, yaptığı açıklamada, Yunanistan’ın diğer dini topluluklara kendi dini liderlerini belirleme imkanı tanırken Batı Trakya Türk Azınlığına aynı hakkı vermediğini söyledi.
Müftülüklerin 2022 yılında kabul edilen 4964 sayılı yasa kapsamında Eğitim, Din İşleri ve Spor Bakanlığına bağlı kamu kurumlarına dönüştürüldüğünü hatırlatan Habip Oğlu, azınlığın kendi dini liderlerini seçme hakkının 1991 yılından bu yana engellendiğini savundu.
Habip Oğlu, açıklamasında, “Devlet, 1991 yılından beri kendi dini liderlerimizi seçme hakkını gasp ediyor, 2022 yılında kabul edilen yasa ile müftülüklerimizi resmen devlet dairelerine dönüştürdü” ifadelerini kullandı.
Diğer dini toplulukların kendi liderlerini belirleyebildiğini belirten Habip Oğlu, Batı Trakya Türk Azınlığına yönelik uygulamanın ayrımcılık oluşturduğunu öne sürdü.
Lozan ve Atina Antlaşması vurgusu
Batı Trakya Türk Azınlığının dini özerkliğinin 1913 Atina Antlaşması ve 1923 Lozan Barış Antlaşması ile güvence altına alındığını savunan Habip Oğlu, devlet tarafından yapılan müftü atamalarının bu haklarla bağdaşmadığını ifade etti.
Yunanistan’a çağrıda bulunan ABTTF Başkanı, azınlığın dini özerkliğine saygı gösterilmesini ve mevcut uygulamaya son verilmesini istedi.
Habip Oğlu, açıklamasını, “Dini özerkliğimizin ihlal edilmesini kabul etmiyoruz” sözleriyle tamamladı.
Seçilmiş müftülerin tanınması çağrısı
ABTTF Başkanı Halit Habip Oğlu, Yunanistan yönetiminden Batı Trakya Türk Azınlığının seçtiği müftülerin resmen tanınmasını talep etti.
Habip Oğlu, Gümülcine Müftüsü İbrahim Şerif ile İskeçe Müftüsü Mustafa Trampa’nın resmen tanınması çağrısını yineleyerek, azınlığın dini liderlerini belirleme hakkının iade edilmesini istedi.
Müftü atamaları konusundaki tartışma, Batı Trakya Türk Azınlığının dini özerkliği, uluslararası antlaşmaların uygulanması ve Yunanistan’daki dini kurumların yönetimi başlıklarını yeniden gündeme taşıdı.