Önder Meçoğlu da Yunan-Pomak propagandasına tepki gösterdi
Yeni Nesil Hareketi Başkanı Önder Meçoğlu Başbakan Miçotakis'in azınlığa kimlik tayin eden Yunan-Pomak nitelendirmelerine karşı tepki gösterdi.
Mustafçova Belediyesi muhalefet liste başkanlarından Yeni Nesil Hareketi Başkanı Önder Meçoğlu, Başbakan Miçotakis'in azınlığa kimlik tayin eden Yunan-Pomak nitelendirmelerine karşı tepki göstererek bu ifadelerin toplumumuzu ciddi manada rencide ettiğini ve vicdanlarımızı derinden yaraladığını vurguladı.
Meçoğlu açıklamasında bu tür sıfatlandırmaların planlı bir devlet politikası olduğunu belirterek, azınlığımızın bu noktada topyekün mücadele etmesi gerektiğini vurguladı.
Önder Meçoğlu'nun yaptığı açıklama şöyle:
"Saygıdeğer Mustafçova belediyesi sakinleri,
18 mayıs 2021 tarihinde başbakan sayın Miçotakis, belediye başkanı sayın Rıdvan Deli Hüseyin, devlet anaokulu öğretmen ve öğrencileri ve eğitim bakanlığı yetkilileri ile bir telekonferans görüşmesi gerçekleştirmiştir. Paşevik köyünün devlet anaokulunda eğitim gören çocuklarımız bu görüşmenin ana temasını oluşturmuştur.
Sayın başbakan görüşme esnasında Türk azınlığına yönelik hoş olmayan söylemlerde bulunmuştur. Bu söylemler arasında Türk soydaşlarımızın yaşadığı köyleri (Pomak köyleri), o köylerde eğitim gören yavrularımızı da (elinopoula) Helen çocukları olarak sıfatlandırmıştır. Başbakanın bu ifadesi toplumumuzu ciddi manada rencide ederek vicdanlarımızı derinden yaralamıştır.
Sayın Miçotakis'in söylemiş olduğu bu sıfatlandırmalar planlı bir devlet politikasıdır. Onların yegâne amacı, azınlık Türk toplumu arasına nifak tohumları sokarak milletimizi bölüştürmektir. Batı Trakya Türk azınlığı birlik ve beraberlik içerisinde olup, bu ayrıştırıcı söylemlere karşı göğüs germelidir. Nitekim büyüklerimizin dediği gibi "birlik ve beraberlikte kuvvet, ayrılıkta ise felâket ve sıkıntı vardır."
Üzülerek belirtmek istiyorum ki, son birkaç gün içerisinde birçok siyasetçimiz devletin uyguladığı bu tuzağa düşerek kendi aralarında siyasi münakaşaya girmiştir.
Kanaatimce, biz siyasetçiler kısır çatışmaları bir tarafa bırakıp özellikle azınlığımızı ilgilendiren konularda birlik ve beraberliği sağlayarak, dayanışma içerisinde topyekün mücadele etmeliyiz. Bu hususta başta siyasetçilerimiz olmak üzere, sivil toplum örgütlerimize, derneklerimize ve vatandaşlarımıza görev düşmektedir.
Saygı ve muhabbetle..."