12 büyük yangın, ormanlık alanlardaki tahribatın yüzde 80'ine yol açtı
2026 yazında 40 bin hektardan fazla alan kül oldu: 11 kişi hayatını kaybetti, rapor büyük yangınlarla mücadeledeki eksikliklere dikkat çekti.
Ülke genelinde 2026 yılında meydana gelen orman yangınlarında 40 bin hektardan fazla alan zarar gördü. Ancak yayımlanan yeni bir rapora göre, yıl boyunca yaşanan yangınların büyük bölümünden yalnızca 12 büyük yangın toplam tahribatın yaklaşık yüzde 80'ini oluşturdu.
WWF Yunanistan, Atina Ulusal Gözlemevi bünyesindeki FLAME Yangın Meteorolojisi Araştırma Grubu ve Firewatch Orman Yangınları Gözlemevi tarafından hazırlanan ortak rapor, yangınlarla mücadelede önemli bir soruna işaret etti: Küçük çaplı yangınların çoğuna zamanında müdahale edilmesi, büyük ve kontrol edilmesi güç yangınların yol açtığı yıkımı önlemeye yetmiyor.
Bu yaz yaşanan yangınlarda itfaiye görevlileri ve siviller dahil 11 kişi hayatını kaybederken, çok sayıda ev ve iş yeri kullanılamaz hale geldi.
Yanan alanların toplamı son 20 yılın yıllık ortalamasının altında kalmasına rağmen 2026 yangın sezonu, tahrip olan alan ve yangın sayısı bakımından son 20 yılın en ağır sekizinci sezonu olarak kayıtlara geçti.
Raporda, "2026 yılının temel dersi, yangınların çoğuna etkili müdahale edilmesinin yeterli olmadığıdır. Çünkü az sayıdaki büyük yangın, toplam zararın büyük bölümüne neden olmaya devam ediyor" değerlendirmesine yer verildi.
Büyük yangınlar müdahale kapasitesindeki sorunları ortaya çıkardı
Raporda, Yunanistan'ın büyük bölümünde 2026 yılındaki yangınlara elverişli meteorolojik koşulların genel olarak olağan seviyelerde seyrettiği belirtildi.
Bu durum, yangınların yol açtığı büyük çaplı tahribatın yalnızca hava koşullarıyla açıklanamayacağını ortaya koydu. Önleyici tedbirlerin etkinliği, hazırlık düzeyi ve itfaiye ekiplerinin büyük çaplı olayları yönetme kapasitesi de belirleyici faktörler arasında gösterildi.
Öte yandan, bazı büyük yangınlarda etkili olan şiddetli rüzgarların söndürme çalışmalarını önemli ölçüde zorlaştırdığı kaydedildi.
Raporda ayrıca elektrik dağıtım şebekelerinin özellikle yıkıcı sonuçlara yol açan bazı yangınların çıkışında rol oynadığına dikkat çekilerek, bu alanda hedefe yönelik önleyici tedbirlerin alınması gerektiği vurgulandı.
Yaklaşık 6 bin hektar ikinci kez yandı
Raporda öne çıkan bir diğer endişe verici gelişme ise daha önce yangın geçirmiş ormanlık alanların yeniden alevlere teslim olması oldu.
Buna göre, yaklaşık 6 bin hektarlık alan 20 yıldan kısa süre içerisinde ikinci kez yandı. Uzmanlar, tekrarlanan yangınların ormanların doğal yollarla kendini yenileme kapasitesini azalttığını ve uzun vadeli ekolojik bozulma riskini artırdığını belirtti.
Yeniden yanan bölgeler arasında Girit'in Resmo (Rethymno) çevresi, Attika, Viotia bölgesindeki Porto Germeno ve Kithaironas Dağı, Eğriboz Adası'nın güneyindeki Karistos çevresi ile Skyros ve Paros adaları bulunuyor.
Attika ve komşu Viotia bölgesinde ise son 20 yılda toplam yaklaşık 110 bin hektarlık alan yangınlarda zarar gördü. Bu alanların yaklaşık yüzde 20'sinin 2006 yılından bu yana en az iki kez yandığı bildirildi.
Porto Germeno'da çıkan yangında tek başına yaklaşık 11 bin 300 hektarlık alan kül oldu. Bu bölgenin dörtte birinden fazlasının da son 20 yıl içerisinde daha önce yangınlardan etkilendiği belirtildi.
Konitsa'da bin yıllık ağaçların bulunduğu ormanlar zarar gördü
Raporda, Kuzey Yunanistan'daki Konitsa yakınlarında meydana gelen büyük yangına da özel olarak dikkat çekildi.
Yıldırım düşmesi sonucu başlayan yangının yaklaşık bir ay boyunca kontrol altına alınamadan devam ettiği ve yüksek rakımlarda bulunan Bosna çamı ormanlarını büyük ölçüde tahrip ettiği kaydedildi.
Olimpos Dağı'nda da yetişen Bosna çamlarının bin yılı aşan ömürlere sahip olabildiği belirtildi.
Araştırmacılar, yangının ardından ormanın doğal yollarla yeniden oluşmasına katkı sağlayabilecek sağlam ve olgun ağaçların yeterli sayıda kalmamış olabileceği uyarısında bulundu.
Ortak açıklamada, "Ormanın yeniden oluşmasına katkıda bulunabilecek, zarar görmemiş olgun ağaçların yeterli sayıda kalmadığı görülüyor" ifadeleri kullanıldı.
Bu durumun, bölgedeki değerli dağ ekosistemlerinin geleceği açısından uzun vadeli risk oluşturduğu vurgulandı.
Yangınla mücadelede önleyici tedbirler öne çıkıyor
Raporda, 2026 yangın sezonunun olumlu yönlerinden biri olarak yangınların büyük bölümüne başlangıç aşamasında etkili müdahale edilmesi gösterildi.
Ancak toplam zararın büyük bölümünün yalnızca 12 yangından kaynaklanması, mevcut müdahale kapasitesinin özellikle büyük çaplı yangınlar karşısında yeniden değerlendirilmesi gerektiğini ortaya koydu.
Uzmanlar, orman yangınlarıyla mücadelede yalnızca ilk müdahalenin değil, yangınların büyümesini önleyecek hazırlık çalışmalarının, risk yönetiminin ve koordinasyonun da güçlendirilmesi gerektiğine dikkat çekti.
Raporda, elektrik altyapısından kaynaklanabilecek yangın risklerinin azaltılması, acil müdahale kapasitesinin artırılması ve büyük yangınların daha etkin yönetilmesi temel öncelikler arasında sıralandı.
Değerlendirmeye göre, Yunanistan'ın yangınla mücadele stratejisinde asıl hedef yalnızca yangınların başlamasını önlemek değil, büyük çaplı felaketlere dönüşme potansiyeli taşıyan yangınları henüz erken aşamadayken kontrol altına alabilecek bir sistem oluşturmak olmalı.