Avramopulos soruşturması hükümetin başını ağrıtıyor
Eski AB Komiseri hakkındaki Belçika kaynaklı süreç siyasi tartışmaya dönüştü.
Eski Avrupa Birliği Komiseri Dimitris Avramopulos hakkında Belçika makamlarının talebiyle başlatılan süreç, Yunanistan’da hükümet üzerinde yeni bir siyasi baskı unsuru haline geldi.
Dosya, eski komiserin İçişleri ve Kamu Düzeni Bakanı Mihalis Hrisohoidis’e yönelik eleştirilerinin ardından iktidar partisi içinde de tartışmalara yol açtı.
Avramopulos: “Bu iş tamamen saçmalık”
SKAI televizyonuna konuşan Avramopulos, hakkında çıkarılan kararın Belçika yargısı veya Avrupa makamları tarafından değil, Belçika polisi tarafından hazırlandığını savundu.
Belgenin Adalet Bakanlığı yerine Vatandaşı Koruma Bakanlığı’na gönderildiğini belirten Avramopulos, “Hrisohoidis’in bu belgeyi üç gün boyunca neden beklettiğini bilmiyorum. Bu olay tamamen saçmalık” ifadelerini kullandı.
Kendisine yöneltilen iddiaları reddeden Avramopulos, aldığı tüm ödemelerin resmi olarak beyan edildiğini ve söz konusu sivil toplum kuruluşundaki görevine dönemin Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen’in onayıyla katıldığını söyledi.
Eski komiser, dokunulmazlığının kaldırılmasını istediğini belirterek Yunan yargısına güvendiğini ifade etti.
Hükümet: “Ne suçlu ilan ediyoruz ne de aklıyoruz”
OPEN televizyonuna konuşan Hükümet Sözcüsü Pavlos Marinakis, konuyu siyasi bir mesele olarak değerlendirmemeye çalıştı.
Marinakis, Avramopulos’un açıklamalarının “ikna edici göründüğünü” belirtirken, hükümetin tutumunu “Ne kendisini suçlu ilan ediyoruz ne de aklıyoruz” sözleriyle özetledi.
Ancak Marinakis, “Yetkili makamlar tarafından çağrıldığımızda gitmek zorundayız” diyerek dolaylı bir mesaj verdi.
Polis ve hükümetten yanıt
Yunan Polisi kaynakları, Avramopulos’un eleştirilerine yanıt vererek Avrupa yakalama emrinin 24 saat içinde Atina İstinaf Savcılığı’na iletildiğini ve prosedürün diğer tüm benzer dosyalarda olduğu gibi uygulandığını açıkladı.
Kaynaklar, “Hiçbir vatandaş ayrıcalıklı muamele görmez” ifadelerini kullandı.
Hükümet Sözcüsü Marinakis de sürecin tamamen yasal prosedürler çerçevesinde yürütüldüğünü belirterek, “Bu tür Avrupa yakalama emri işlemlerine herhangi bir bakanın müdahil olması mümkün değildir. Başbakanın da bu süreçte herhangi bir yetkisi bulunmamaktadır” dedi.