Müslümanlar aşırıkları terk etmelidir
Fert ve devlet denilince bunun aynı zamanda farzı ayın ve farzı kifaye demek olduğunu burada çok anlattık. İnsanın birey ve toplum olarak resmi ve sivil olmak ü
Fert ve devlet denilince bunun aynı zamanda farzı ayın ve farzı kifaye demek olduğunu burada çok anlattık. İnsanın birey ve toplum olarak resmi ve sivil olmak üzere 2 türlü hareketi vardır. Biz, bunların resmi olanlarına fert ve devlet diyoruz; sivil olanlarına da birey ve toplum diyoruz.
İnsan, birey ve fert, resmi ve sivil tüm davranışlarında hep içtihat ile hareket eder, yaptıkları işlerin Kuran ve Sünnete uygun olup olmadığına dikkat eder. Aynı şekilde toplum ve devlet de bütün işlerinde şura ile karar verip ona göre hareket eder.
İşte İslam’da siyasi görüş derken, ortak alan dediğimiz bu, yol, su, elektrik, güvenlik ve adalet işleri gibi meselelerde bu vazifeleri yürütecek olanlara Müslüman bireylerin vekâlet vermesi-seçmesi ve biat etmesidir. Böylece devlete ve topluma ait olan işler yani tüm vatandaşların ortak olduğu alan hakkında bu işleri yürütecek kişilere vekâlet vermeye siyasi görüş diyoruz.
Bugün ülkemizde demokrasi diye particiliğe dayalı İslam’a ters tarafları olan bir sitem vardır. Mesela bu sitemin İslam’a zıt düşen sadece birkaç özelliğini söyleyeyim, burada Allah’ın iradesi değil, insanın istek ve arzuları esastır, ne vekil müvekkilini ve ne de müvekkil vekilini tanır ve böylece de bu vekâlet gayri meşrudur, kanun yapmasını bilen ve bilmeyen herkes meclise doluşmuştur, kuvvetler ayrılığı teranesi tamamen yalan bir husustur, yasama, yürütme ve yargı tamamen çoğunluk partisinin elindedir. Muhalefet ve muhalefetin görüşü her konuda yok sayılmaktadır. Hâlbuki İslam’ın yönetim anlayışında bir tek kişi bile yok sayılamaz. Çünkü İslam’da yerinden yönetim ve yönetimde nispi sistem esası uygulanır. Mesela şura üyelerinden 5 kişi lise 10 kişi de İHO açılsın diyorsa 5 tane lise ve 10 tane de İmam Hatip Okulu açılır.
Bir defa İslam demek, şartlara göre davranma kültürü demektir. Bir Müslüman şartları ne ve nasıl ise ona göre hareket eder. Zaruret durumunda her şey ve tüm emirler ve nehiyler yürürlükten düşer. Onun için ayete göre kalbi imanla dopdolu olduğu halde diliyle inkâr eden bir Müslüman’a günahı yoktur. (Nahil 16/ 106) O sebeple İslam’da şartlar önemlidir; oy kullanmak haramdır, meclise girmek Tağut olmaktır, demokrasi küfürdür, gibi sözlerde aşırılıklar vardır. İslam’ı esas kabul eden bir kimse asla ve kesinlikler bu aşırılıklara kapılmaz. Bundan dolayı Kuran’da Allah’ın hiçbir kimseyi gücünün dışında olan bir şeyle sorumlu tutmayacağı söylenmiştir. (Bakara 2/ 286)
Bugün maalesef Müslümanlar arasında aşırı particilik, mezhep-meşrep-tarikat ve cemaat taassubu vardır.
Ben buradan tüm şunculara ve bunculara sesleniyorum. Tr ve tüm dünya ekonomik, sosyal ve siyasal bakımdan çok önemli belki 5-10-20-40 yıl sürecek bir vetireye girmiştir. Particilik, şunculuk bunculuk yapma zamanı değildir.
-----
Her zaman söylediğim gibi bir defa daha tekrar etmek istiyorum. Bu günümüz sosyal bilimlerin terim tarif ve tasniflerinin yıprandığı, aşındığı, yiv ve setlerini kaybettiği bir çağ veya dönemdir.
Biz, fiziğe ve mesela benden gibi fiziksel alana ait olan obje ve olaylara bilim (isterseniz ilim deyin fark etmez) diyoruz, beynimize ve ruhumuza bağlı olan ve irademizle yaptığımız hareket ve davranışlara da yani dış organlarımızın meydana getirdiği olaylara da dinsel diyoruz.
Bedenin merkezi kalp organlarımızın merkezi ruh-beyin birde dışarıda sosyal bünye vardır onun merkezi de devlettir. Bu aynı çizgi, aynı doğrultu ve aynı evsafta olan kalp-ruhruhbeyin ve devlet bir an dahi burmadan 3 parçadan meydana gelmiş bir makine gibi birlikte çalışırlar. Onun için biz insanı din ile bilimin kesiştiği noktadan geçen düzlemde yaşayan bir varlıktır diye tarif ediyoruz.
İşte bu gün zaten prematüre doğmuş bu sosyal bilimlerin ve din dışı yapılanmaları sebebiyle epey bir zaman da geçmesiyle aynı dinlerde olduğu gibi, terim tarif ve tasnifleri, artık insanlara fayda vermez ve veremez hale gelmiştir, diyebiliriz. O sebeple Türkiye’de bu din+bilim bileşkesine oturan bir medeniyetin ilham kaynağı olacak bilgi-hüküm-ahkâm üretecek bir çekirdek ekibe acil ve hem de zorunlu bir şekilde ihtiyaç, hatta zaruret vardır.
Bugün buna dünyada tek kaynaklık yapacak yerin Türkiye olduğu kanaatindeyim…
----
Türkiye Cumhuriyeti devletinin İslam âleminde odak olmaya doğru gittiği bir zamanda Suriye’den bomba yüklü bir araç giriyor ve infilak ediyor, neticede 13-15 vatandaşımız ölüyor 30-40 kadar da yaralı…Yakınları ölen ailelerimize başsağlığı diliyorum sabr-ı cemiller temenni ediyorum. Allah beterinden korusun diyorum. Çünkü Türkiye’yi savaşa sokmak için önümüzdeki günlerde daha büyük provokasyonlar yapılacağa benziyor. Dış güçlerin, daha açık söyleyelim, Siyonist ve teslisçi ittifakının amacı Türk devletini küçültmek, parçalamak ve bölmektir. Onun için bu kışkırtmalara ve oyunlara asla gelmemeliyiz. Terkiye Allah korusun savaşa sürüklenirse bugünkü pozisyonunu yitirdiği gibi, 100 yıl geriye gider.