ARŞI TİTRETEN BİR VAHŞET - HOCALI KATLİAMI

26 Şubat 1992 yılında, Azerbaycan'ın Yukarı Karabağ bölgesindeki Hocalı ilinde yaşayan Azeri Türkleri, Ermenistan ordusu tarafından sivil, kadın, çocuk, yaşlı a

Tarih 1 Mart 2012
ARŞI TİTRETEN BİR VAHŞET - HOCALI KATLİAMI

26 Şubat 1992 yılında, Azerbaycan'ın Yukarı Karabağ bölgesindeki Hocalı ilinde yaşayan Azeri Türkleri, Ermenistan ordusu tarafından sivil, kadın, çocuk, yaşlı ayırımı yapılmadan 613 kişi ağır işkenceler sonucunda soykırıma tabi tutulmuşlardır. Uygar Batı'nın (!) sessiz kaldığı bu soykırımda katledilenlerin 83'ü çocuk, 106'sı kadın, 70'i yaşlı ihtiyardır. 8'den fazla aile de tamamen yok edilmiştir. Türk İnsanını soykırımla suçlayan Batı ve Ermeniler bu katliamda 487 kişiyi de ağır yaralı olarak bırakmışlardır. 1275 kişinin esir alındığı soykırımda 150 kişinin hala akıbeti belli değildir. Yapılan çalışmalarda akıbeti belli olmayanların organ ticaretine konu oldukları yazılmaktadır.

Osmanlı'nın son döneminde yaptıkları isyanlarda uyguladıkları metotları uygulayan Ermeniler, o dönemi aratmamışlardır. Cesetler üzerinde yapılan incelemelerde görülmüştür ki, yakılan, kafa derileri soyulan, gözleri oyulan, kulak ve burunları ile değişik uzuvları kesilen Türk insanı olmuştur. Bu vahşetten, Van isyanında yaptıkları gibi hamile kadınlar ile çocuklar da nasibini almıştır.

İçimizdeki Ermeni sevenler ile parlamentolarında Sözde Soykırım tasarılarını onaylayan ülkeler, Ermenilerin Hocalı'da yaptıkları toplu katliamın uluslar arası hukuki boyutunu “Cenevre sözleşmesini”, ” İnsan Hakları Evrensel Beyannamesini”, ” Vatandaşlık ve Siyasi Haklar Sözleşmesini”, “Ateşkes Zamanı ve Askeri Çatışmalarda Kadın ve Çocukların Korunması Sözleşmesini” ve “ Birleşmiş Milletlerin Soykırım Suçununun Önlenmesine ve Cezalandırılmasına İlişkin Sözleşmesi”ne uygun olduğunu görmezden gelebilmişlerdir. Ermenistan ordusunun gerçekleştirdiği katliam Birleşmiş Milletler Soykırım Antlaşmasının 2. maddesi a bendinde ”Bir gurubun üyelerinin katledilmesi”, aynı maddenin b bendinde “Gurup üyelerine bedeni ve akli biçimde zarar verilmesi” koşulları yerine geldiği halde hiçbir işlem yapılamamıştır.

Aradan 18 yıl geçmesine rağmen katliamı gerçekleştirenler hakkında bir işlem yapılamaması ve Ermeni yetkililerin pişkin davranışlarının devam etmesi, işgal altındaki bölgelerin boşaltılmaması, Batı'nın ikiyüzlülüğünü açıkça ortaya koymaktadır. Her vesile ile Türk insanına Soykırım atfeden Batı'nın kendine gelince nasıl ikiyüzlü davrandığını artık Türk insanını da bu vesile ile bilmelidir. Ermeniler tarafından katledilen tüm şahitlerimiz için Yüce Allah'tan af ve bağışlanma dilerken onlara bir Fatiha göndermek de bir borçtur.

ERMENİLERİN YAPTIKLARI KATLİAMA ERMENİ VE BATILI GAZETE VE GAZETECİLERİN HABER VE YORUMLARI:

Ermeni gazeteci Daud Kheyriyan:
Hocalı katliamına tanık olan ve daha sonra Beyrut'a yerleşen Ermeni gazeteci Daud Kheyriyan, “For the Sake of Cross - Haçın Hatırı İçin” isimli kitabında (Sayfa: 62-63) vahşeti şöyle anlatıyor: "...Gaflan denen ve ölülerin yakılmasıyla görevli Ermeni grup, Hocalı'nın 1 kilometre batısında bir yere 2 Mart günü 100 Azeri ölüsünü getirip yığdı. Son kamyonda 10 yaşında bir kız çocuğu gördüm. Başından ve elinden yaralıydı. Yüzü morarmıştı. Soğuğa, açlığa ve yaralarına rağmen hâlâ yaşıyordu. Çok az nefes alabiliyordu. Gözlerini ölüm korkusu sarmıştı. O sırada Tigranyan isimli bir asker onu tuttuğu gibi öteki cesetlerin üstüne fırlattı. Sonra tüm cesetleri yaktılar. Bana sanki yanmakta olan ölü bedenler arasından bir çığlık işittim gibi geldi. Yapabileceğim bir şey yoktu…"

Krua l'Eveneman Dergisi (Paris):
“Ermeniler Hocali'ya saldırmıştır. Bütün dünya, vahşice öldürülmüş cesetlere şahit oldu.”

Sunday Times gazetesi ( Londra):
“Ermeni askerleri binlerce aileyi yok etmiştir.”

Times gazetesi (Londra):
“Birçok insan çirkin hale getirilmiş, masum birçok kızın sadece kafası kalmış.”

Izvestiya ( Moskova):
“Kamera kulakları kesilmiş çocukları gösterdi. Bir kadının yüzünün yarısı kesilmişti. Erkeklerin arasında kafa derisi soyulmuşlar vardı…”
Le Mond gazetesi (Paris):
“Ağdam'da bulunan basın mensupları, Hocalı'da öldürülmüş kadın ve çocuklar arasında kafa derisi soyulmuş, tırnakları çıkarılmışları görmüşler. Bu, Azerilerin propagandası değil, bir gerçektir.”
Izvestiya gazetesi (Moskova):
Binbasi Leonid Kravets: “Ben kendim sadece bir tepede yüze yakın ceset gördüm. Bir erkek çocuğunun kafası yoktu. Her tarafta işkenceyle öldürülmüş bayan, çocuk ve yaşlılar vardı.”
Valer Actuel dergisi (Paris):
“Bu bölgede Ermeni silahlı birlikleri helikoptere sahiptiler. ASALA'nın Suriye ve Lübnan'da askeri kamp ve silah depoları vardı. Ermeniler yüzden fazla Müslüman köylerine saldırı düzenledi ve Karabağ'daki Azerbaycanlıları öldürdüler.”
R. Patrik, İngiliz Muhabir (olay yerinde bulunmuş):
"Hocalı'daki vahşiliklere dünya kamuoyunda hiçbir şekilde hak kazandırılamaz.”
Golos Ukraini (Ukrayna):
V Stacko: “Savaşın yüzü olmuyor. Yalnız çokça maske, kanlı gözyaşları, ölüm, bedbahtlık, yıkımlar. Hocalı'da bebekleri ne için katlettiler?, Ya anneleri? Allah insanı cezalandırmak isteyince, onun aklını alıyor demek.”

Nie Gazetesi (Bulgaristan):
Violetta Parvanova: "Hocalı insanlığın faciasıdır."

Newsweek:
Pascal Privat ve Steve Le Vine tarafından hazırlanan haberde ise şöyle yazıyordu: “Azerbaycan yine bir morgun mahzeni gibiydi; bir caminin arkasına geçici olarak kurulmuş morga sürüklenerek getirilmiş düzinelerce ceset ve yas tutan mülteciler... Bunlar 25 ve 26 Şubat tarihinde Ermeni kuvvetleri tarafından istila edilen Yukarı Karabağ bölgesindeki Hocalı köyünün Azeri sakinleriydi. Cesetlerin çoğu kaçmaya çalışırken yakın mesafeden vurulmuştu, bazılarının yüzleri paramparça idi, kafa derileri yüzülmüştü…"

Human Rights Watch:
“Hocalı katliamını Karabağ'ın işgalinden bu yana cereyan eden en kapsamlı sivil kırımı olarak nitelendirilmeli.”

Amerikali gazeteci Thomas Goltz:
“Fotografçı arkadaşım öyle etkilenmişti ki fotoğraf çekebilmesi için kendisini objelerin üzerine doğru itmem gerekiyordu. Cesetler, mezarlar, evet hepsi mide gerektiriyordu. Ama olanları anlatmak, dünyaya duyurmak gerekliydi. Hayatta kalanları bularak hemen orada neler dediklerini kaydettik. Bazı cesetleri tanımaya çalıştım ama yüzlerinden vurulanlar, tanınmayacak halde olanlar vardı. Bazılarının kafa derileri yüzülmüştü.”

Millet gazetesi logo
© 2026 Millet Media
KÜNYE
MİLLET MEDİA Kollektif Şirketi
Genel Yayın Yönetmeni: Cengiz ÖMER
Yayın Koordinatörü: Bilal BUDUR
Adres: Miaouli 7-9, Xanthi 67100, GREECE
Tel: +30 25410 77968
E-posta: info@milletgazetesi.gr
ΤΑΥΤΟΤΗΤΑ
MİLLET MEDİA O.E.
Υπεύθυνος - Διευθυντής: ΟΜΕΡ ΖΕΝΓΚΙΣ
Συντονιστής: ΜΠΟΥΝΤΟΥΡ ΜΠΙΛΑΛ
Διεύθυνση: ΜΙΑΟΥΛΗ 7-9, ΞΑΝΘΗ 67100
Τηλ: +30 25410 77968
Ηλ. Διεύθυνση: info@milletgazetesi.gr