Kültür Sayfası - Sayı 325 - On Hiroşimaya Bedel ÇANAKKALE

Bir Anı - 10 Hiroşima’ya bedel Çanakkale Dönemin Başbakanı Sayın Turgut Özal zamanında gerçekleşmiş bir olay şöyle anlatılır. Japon eğitim uzmanları gelmiş ve

Tarih 29 Mart 2012
Kültür Sayfası - Sayı 325 - On Hiroşimaya Bedel ÇANAKKALE

Bir Anı - 10 Hiroşima’ya bedel Çanakkale

Dönemin Başbakanı Sayın Turgut Özal zamanında gerçekleşmiş bir olay şöyle anlatılır.

Japon eğitim uzmanları gelmiş ve Türkiye’nim eğitim sistemini incelemiş, Sayın Özal'ın bürokratlarının da hazır bulunduğu bir ortamda raporlarını sunmuş ve sonuç olarak şunu söylemişlerdi:

“Sizin eğitim sisteminizde milli ruh yok!” Turgut Özal'ın “Nasıl......?” sorusu üzerine şunu anlatmışlardı.

Biz Japonya'da okula başlayacak çocuklarımıza milli ruh şoklaması yaparız. Onları önce toplu halde hızlı trenlere bindirir, dev fabrikalarımızı, teknoloji merkezlerimizi gezdirir ülkemizin gücünü gösteririz.

Sonra da bu yavrularımızı alır Hiroşima ve Nagazagi'ye götürür, orada atom bombası atılan ve yıllardır ot dahi bitmeyen alanları gösterir deriz ki:

Eğer siz çalışmaz, bilinçlenmez ve az önce gördüğünüz teknolojiye sahip olmak için çalışmazsanız sonunuz böyle olur.

Bürokratlardan biri atılır: “Ama bizim Hiroşima'mız yok ki!”

Japon uzmanın cevabı tokat gibidir:

“Sizin Çanakkale'niz on Hiroşima eder!”

----------------------------

Bir bilseniz – İnsan olmak...

Bir insan acı duyabiliyorsa, canlıdır.
Bir insan başkasının acısını duyabiliyorsa, insandır.

----------------------------

Bir Bilgi - Bahar yorgunluğu

Bahar gelince seviniyoruz. Ancak bahar, beraberinde hayatımızı etkileyen  yorgunluk getirebiliyor.

Bahar bir yandan sevinç ve enerji veriyor. Diğer yandan adına bahar yorgunluğu denilen bir durum yaşanıyor. Sebebi bahar aylarında havada artan elektrik yükü. Bu yük bize iyonlarla ulaşıyor.

İç Hastalıkları uzmanları, "Pozitif iyonlar insanda canlılığı, zindeliği sağlarken, negatif iyonlar tam tersi bir bitkinlik, bir yorgunluk, bir hastalık halini ortaya koyar" diyor.

Uzmanlar, bahar yorgunluğunu bir hastalık olarak değil, birkaç hafta süren klinik bir tablo olarak tanımlıyor. O sebeple bu süreçte endişe etmeye gerek yok. Ama yapılması gerekenler var. Gerçek sağlığın temeli bu üç tanesinden geçer:

Dengeli ve doğru beslenmek, yeteri kadar egzersiz yapmak ve stresten uzak durmak.
Bol miktarda sebze ve meyve ile potasyumdan zengin gıdalar tüketmek, günde en az iki litre su içmek, alkol ve sigaradan uzak durmak, çay ve kahveyi dozunda içmek alınacak diğer önlemler...

Eğer şikayetleriniz birkaç hafta içinde geçmiyorsa mutlaka bir uzmana gidilmesi gerekiyor.

---------------------------------

Bir Mektup - Sevdanın parıltıları

Sen o gülüşünle kalbime umut tohumları serptikçe, ben ümitsiz aşkımla seni seviyor olacağım...

An gelip isyan ediyor, zaman-zaman bıktım yoruldum, diyor olsamda, bazen tavır alıyor sitemkârlaşabiliyorsam da, sitem bile sevgiden gelir, diye kendi kendimi avutabiliyorsa sonrasında yüreğim...
 
İsyan ve sitem bile bana seni anımsatıyor seni cağrıştırıyorsa ve içimi sen sen diye acıtıyor ve her şeyde sen varken ben her anımda seni yaşarken, yaşıyorken, yanımdaki tek eksik varlık yine sen oluyorsan...

Böylesi umutsuz acımasız yokluğunun acılı sancısında ben hala seni yaşıyorsam, vazgeçmek o derece kolay bir olgu iken karşısında güç buluyor, direniyor vazgeçilmez oluyorsa bendeki duygularının sebebi korku... Temeli, mantığımın alışkanlık olmuş mağlûbiyetinin bezginliği içerisinde anlamsız, çaresiz çığlığı, çırpınışı fayda vermiyor olsa da...

Her ne kadar onun doğruluğunu beynim onaylıyor ve ben bunu bilmeme rağmen hâlâ seni düşünüyor ve bu düşünce bile yüzümde bir tebbessüm oluşturmaya yetebiliyorsa ve sonrasında ah çeken yüreğim bana seni soruyor, sensiz aşkına seni istiyor ve her defasında katlanan mahcubiyetime tükenmez gerekçeler bularak seni kendime, kendi gönlüme bile savunuyorken...

Bir an geliyor duraklıyor ve bu defasında sorguya ben başlıyorum ve bitecek mi bu bekleyiş? Tükenecek mi bu hasret? Duyacak mı şu haykırışı...

Ey, artık gel, artık yeter, yeter yolunu beklediğim, hayalini özlemime katıp içimde buyüttüğüm, kıymetlim, değerlim, canım cananım gönlümün tahtının olumsuz sahibi, sana bu sesleniş, bu davet, bu hürmet yeter... Yolunu gözlediğim, gel, gel de bitsin gayrı şu içimi tüketen zalim hasret, diyor ve sonrasında duraksıyor ve başlıyorum yine nedenler üretmeye, kim bilir belki, diye... Kim bilir belki sende gelmek istiyor, ama gelemiyorsan... Kim bilir belki dilinin ucunda seviyor, ama söyleyemiyorsa...

Bahanen, mazeretin, nedenin her ne olursa olsun, bende seven kalbimde af bulacak, kabul görecek... Unutma, sana karşı nihaî kararı hep gönlüm verecek...

Aklım ne kadar karşı çıkıyor olsa da, mantığım tüm gücü ile direnişini sürdürse de, düşüncem, fikrim, kalbim, yüreğim, benliğim seni inkâr edene dek; yeter artık vazgeç, diyene dek, ben hep ümit dolu, aşk dolu kocaman yüreğimle ve sen o tatlı gülüşünle gönlüme umut tohumları serpmeye devam ettikçe, ben hep seni seviyor, bekliyor olacağım...

Sevda Dikellalı

--------------------------------

Bir Şiir – ÇINAR FM

O büyük bir Çınar,
Fener gibi yanar.
Saati gelince,
Herkes onu anar.

Doğdu sabah güneşi,
Dünyada bulunmaz eşi.
Dinleyicilerin neşesi,
Trakya’da tektir sesi.

Kimsenin esiri olmaz,
Her duyduğuna kanmaz.
Yananla yanmaz,
Yanlış haberi dünyaya salmaz.

Çiçek solmadan,
ÇINAR FM’siz kalmadan.
Gören gözler kör olmadan,
Program bitiyor hiç ona doymadan.

Ramadan EDİRNELİ
BÜYÜK MÜSELLİM KÖYÜ

Millet gazetesi logo
© 2021 Millet
KÜNYE
MİLLET MEDİA O.E.
BİLAL BUDUR & CENGİZ ÖMER KOLLEKTİF ŞİRKETİ
Genel Yayın Yönetmeni: Cengiz ÖMER
Yayın Koordinatörü: Bilal BUDUR
Adres: Miaouli 7-9, Xanthi 67100, GREECE
Tel: +30 25410 77968
E-posta: info@milletgazetesi.gr
ΤΑΥΤΟΤΗΤΑ
MİLLET MEDİA O.E.
ΜΠΟΥΝΤΟΥΡ ΜΠΙΛΑΛ & ΟΜΕΡ ΖΕΝΓΚΙΣ Ο.Ε.
Υπεύθυνος - Διευθυντής: ΟΜΕΡ ΖΕΝΓΚΙΣ
Συντονιστής: ΜΠΟΥΝΤΟΥΡ ΜΠΙΛΑΛ
Διεύθυνση: ΜΙΑΟΥΛΗ 7-9, ΞΑΝΘΗ 67100
Τηλ: +30 25410 77968
Ηλ. Διεύθυνση: info@milletgazetesi.gr