TARİHTE BU AY BATI TRAKYA

25/29 Temmuz 1913: Batı Trakya’dan, Bulgar çetelerinin TÜRKLER’E ZULÜM VE TECAVÜZ yapmakta olduklarına ilişkin sınırdan raporlar alınınca, Edirne’de bulunan Edi

Tarih 18 Ağustos 2019
TARİHTE BU AY BATI TRAKYA

25/29 Temmuz 1913Batı Trakya’dan, Bulgar çetelerinin TÜRKLER’E ZULÜM VE TECAVÜZ yapmakta olduklarına ilişkin sınırdan raporlar alınınca, Edirne’de bulunan Edirne’nin kurtarılmasından sonra Bulgar topraklarına girmiş olan Hurşit Paşakolordusu emrindeki akıncı kuvvetlerinden 116 kişilik bir “müfreze”, kolordu kurmay başkanı Enver Bey’in emir ve talimatıyla, Edirne’den ORTAKÖY üzerine gönderildi. Eşref Kuşçubaşı komutasındaki “müfreze”HARMANLI ve HASKÖY’e kadar bir akın gerçekleştirdi.

10 Ağustos 1913: Bir yanda Sırbistan, Yunanistan ve Romanya, diğer yanda Bulgaristan arasında “Bükreş (Barış) Andlaşması” imzalandı. Batı Trakya, Bulgar egemenliğine teslim edildi. Bu andlaşmayla ayrıca, Makedonya, (çoğu Türk) Müslüman, Makedon ve diğer unsurlar nüfusuyla birlikte Yunanistan’a verildi ve böylece bu ülkenin sınırları Ege Makedonyası-Batı Trakya sınırını oluşturan Mesta-Karasunehrine dayanmış oldu. Hatırlatmak gerekirse, bundan kısa bir süre önce (1912), Ege Makedonyası’nda Sırplar tarafından yapılan sayıma göre Makedonlar’ın nüfusu 326.426, Yunanlılar’ın ise 240.019’dir. Bu andlaşmanın ardından, Ege Makedonyası’ndaki Bulgar Ordusu’nun çekilmesiyle birlikte, özellikle Kılkış (Kilkis), Gümenice (Ygoumenitsa), Demirhisar (Sidirokastro) ve Serez’den (Serres) çoğu Makedon olmak üzere binlerce kişi Bulgaristan’a göç etmek zorunda kalmıştır. Yunan kaynakları, göç edenlerin sayısını 15 bin olarak vermektedir. Bu göçün başlıca ve dehşetli nedenlerine önemli bir gösterge olarak, Ege Makedonları’nın günümüz insan hakları savunucularından ve önderlerinden, şahsen tanışma ve görüşme olanağı da bulduğumuz (1997) Hristos S. Sidiropulos’un anlattıklarıdır. Sidiropulos’un dedesi, 1913’te Ege Makedonyası’ndaki Yunan işgali sırasında, Makedon halka gözdağı vermek ve çocukların Makedon okullarına gitmelerini engellemek amacıyla, Yunanlılar tarafından dilinden asılmıştır. Bu arada Batı Trakya ile ilgili olarak hatırlatmak gerekirse, Osmanlı İmparatorluğu, zaten (17/30 Mayıs 1913 tarihli) “Londra Andlaşması”nın 2. maddesiyle bu toprakları, Müttefik devletlere terk etmeyi kabul etmişti. Onlar da şimdi aralarındaki bu (Bükreş) andlaşmayla Batı Trakya’yı Bulgaristan’a teslim ediyordu. Bu andlaşmanın önemi şuradadır : Batı Trakya’ya fiilen bu tarihe kadar sahip olmayan Yunanistan, bu toprakları, üzerindeki çoğunluk Türk nüfusla birlikte Bulgaristan’a teslim etmiştir. Demek ki “Batı Trakya’yı Bulgar esaretine teslim eden Yunanistan”dırPeki kurtarmaya çalışacak var mı ? Var. Ve hemen 5 gün sonra. Kim ? Eli-kolu bağlı olmasına rağmen, Osmanlının/Türkün elaltından desteğiyle Batı Trakya Türkleri. Demek ki, “Batı Trakya’yı Bulgar esaretinden kurtarmaya çalışan Türkler”dir.

15 Ağustos 1913Batı Trakya’da silahlı kurtuluş mücadelesi başladı. Başka çare kalmadığı gerçeğinden hareketle, Osmanlı makamlarının (10. Kolordu Kurmay Başkanı Enver Bey gibi) bilgisi, telkini ve desteği altında Eşref Kuşçubaşı komutasındaki, yukarıda (25/29 Temmuz 1913) sözü edilen 116 kişilik “müfreze” (Eşref’ten başka, 15 subay ve 100 seçme er), Batı Trakya’ya girdi. Müfrezede yeralan subaylar ve kapdanlar şunlardı: Eşref Kuşçubaşı’nın kardeşi Hacı Sami, Kafkasyalı İbrahim Cihangiroğlu, Yüzbaşı İlyas, Üsteğmen Ömer Lütfi (Lütfi Suman), Teğmen Besim, Beşiktaşlı Kemal, (Eşref Kuşçubaşı’nın küçük kardeşi) Ahmed KapdanÇakır EfeTatar Hasan, Giritli İsmail Kapdan ve Mamaka Mustafa Kapdan. Müfreze sırasıyla, ORTAKÖY ve PAPAZKÖY (15 Ağustos), KOŞUKAVAK (16 Ağustos), MESTANLI (18 Ağustos) ve KIRCAALİ’yi (19 Ağustos) kurtardı. Müfreze, Papazköy civarında 1200 kişilik Domuzciyef çetesi tarafından vahşice şehiy edilmiş 400 Türk’ün cesediyle karşılaştı. Müfreze, bu facianın faillerini bulup cezalandırmak üzere, kendiliğinden Koşukavak üzerine yürümeye karar verdi. Müfreze Koşukavak önünde karşılaştığı Bulgar çetesi ile çarpışmada, 83 er ve Domuzciyef’le birlikte 5 subay ve 6 kapdanı esir aldı, üst tarafını dağıttı ve yok etti. Müfreze, bu çeteden ele geçirdiği 1.200 tüfekle yerli halktan bir milli tabur kurdu ve Kamber Ağa’yı kurulan “KOŞUKAVAK HÜKÜMETİ”neReis atadı. Müfreze aynı şeyi diğer bölgelerde de yaptı. Kırcaali’de Talat Bey’in dayısı Emin Ağa ve Mustafa Bey’in yardımlarıyla 600 kişilik bir milli birlik daha oluşturdu ve Kırcaali (“KIRCAALİ HÜKÜMETİ”) ile Mestanlı’da (“MESTANLI HÜKÜMETİ”) da yerel hükümetler kurarak reislerini atadı.

16 Ağustos 1913: Osmanlı hükümeti, bölgedeki gelişmelerin duyulması üzerine, “Londra (Barış) Andlaşması”nın 2. maddesindeki hükme uyduğunu, Midye-Enez(Meriç) hattının batısındaki yeri almadıklarını ve almayacaklarını” bildirdi. Hükümet açıkça, oralarda birşeyler oluyorsa, içinde ben yokum demeye getirerek, üzerinde baskı uygulanmasını engellemeye çalıştı. Aksi takdirde bu, sözkonusu Andlaşma’nın ihlali demekti ki, bunun bedeli kendisine oldukça ağır ödetilirdi. Bu arada Müfreze, aynı gün KOŞUKAVAK’ı kurtarıyor ve yukarıda belirttiğimiz gibi hükümetini kuruyor ve reisini atıyordu.

18 Ağustos 1913: Batı Trakya’ya giren müfreze, MESTANLI’yı kurtardı.

19 Ağustos 1913: Müfrezenin komutanı Eşref Kuşçubaşı, Sol Cenah Erkan-ı Harbiye Reisi Kaymakam Enver Bey (Enver Paşa)’den üzücü bir telgraf aldı. Enver BeyKoşukavak’tan daha ileri gitmesine muvafakat edilmediğini, geri çekilmek zorunda kalabileceğini bildiriyordu. Eşref Bey bunun üzerine Enver Bey’le yüzyüze görüşmek için Ortaköy’e gitti ve ona tüm Batı Trakya’yı kurtarması gerektiğini (24 Ağustos 1913) kabul ettirdi. Bu arada Babıali (Bab-ı Ali), aynı gün, Batı Trakya’da Bulgar zulüm ve tecavüzüne uğramakta olan halkı korumak için bu bölgeye bazı ufak birlikler gönderilirse, bunun Meriç’i batıya geçme anlamına alınmamasını, Avrupa merkezlerindeki elçilerine bildirdi.

24 Ağustos 1913Eşref KuşçubaşıBATI TRAKYA sınırının kapatılmasını emretti.

31 Ağustos 1913: Müfreze, Gümülcine’yi kurtardı. Gümülcine’yi, harekatın “siyasi” merkezi kabul edilen müfreze, “GARBI TRAKYA HÜKÜMET-İ MUVAKKATESİ”nin kurulduğunu ve reisliğine Dersiam Hafız Salih Efendi (ve/veya Hoca Salih Efendi)’nin getirildiğini duyurdu. Hükümet reisi, görünürde Dersiam Hafız Salih Efendi olmakla birlikte, esasen tüm yetkiler İcra Hükümeti ve Erkan-ı Harbiye-i Umumiye Reisi Süleyman Askeri Bey’de toplanmıştı. Yetki dağılımı bakımından daha sonra Eşref Kuşçubaşı ile Hacı Sami Bey geliyordu. Eşref Bey; Umum Milli Kumandanı, Umum Çeteler Kumandanı ve Kuva-yı Milliye Umum Müfettişi gibi ünvanlara, kardeşi Hacı Sami ise Milli Müfettiş sıfatına sahipti.

Millet gazetesi logo
© 2021 Millet
KÜNYE
MİLLET MEDİA O.E.
BİLAL BUDUR & CENGİZ ÖMER KOLLEKTİF ŞİRKETİ
Genel Yayın Yönetmeni: Cengiz ÖMER
Yayın Koordinatörü: Bilal BUDUR
Adres: Miaouli 7-9, Xanthi 67100, GREECE
Tel: +30 25410 77968
E-posta: info@milletgazetesi.gr
ΤΑΥΤΟΤΗΤΑ
MİLLET MEDİA O.E.
ΜΠΟΥΝΤΟΥΡ ΜΠΙΛΑΛ & ΟΜΕΡ ΖΕΝΓΚΙΣ Ο.Ε.
Υπεύθυνος - Διευθυντής: ΟΜΕΡ ΖΕΝΓΚΙΣ
Συντονιστής: ΜΠΟΥΝΤΟΥΡ ΜΠΙΛΑΛ
Διεύθυνση: ΜΑΟΥΛΗ 7-9, ΞΑΝΘΗ 67100
Τηλ: +30 25410 77968
Ηλ. Διεύθυνση: info@milletgazetesi.gr