Erdoğan'dan Rusya-Ukrayna krizi açıklaması
Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan "Ne Ukrayna'dan ne de Rusya'dan vazgeçmeyeceğiz" dedi.
Rusya'nın Ukrayna'ya başlattığı askeri harekatın ele alındığı kabine toplantısının ardından konuşan Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan "Ne Ukrayna'dan ne de Rusya'dan vazgeçmeyeceğiz" dedi.
Rusya'nın Ukrayna'ya başlattığı askeri operasyon, 5'inci gününde de devam ediyor.
Kabine, Rusya-Ukrayna kriziyle bir araya geldi. Toplantının ardından açıklamalarda bulunan Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan, dünyanın bir süredir, köklü bir değişim sürecinden geçtiğini her fırsatta ifade ettiklerini kaydetti ve sözlerine şöyle devam etti:
"Asırlık geçmişe sahip küresel yönetim sistemi çökmektedir. Bu sistemin temelini oluşturan 1'inci ve 2'nci dünya savaşları, hak arama değil paylaşım mücadeleleriydi. Biz bu mücadelede, maalesef masada değil, menüde yer alan milletlerden biriydik. Cumhuriyetimizi kurarak ve sıkı sıkıya sahip çıkarak bu zor dönemi atlatırken çok ağır bedeller de ödedik. İkinci cihan harbi sonrasında galipler tarafından salt kendi çıkarlarını koruma esasına göre kurgulanan siyasal ve ekonomik işleyiş, yaşanan sorunların en önemli sebebidir. Zaten sancılı olan bu sistem soğuk savaşın sona ermesinin ardından iyice dengesizleşmiştir. Her platformda, 'Dünya beşten büyüktür' diyerek, 'Daha adil bir dünya mümkündür' diyerek ifade ettiğimiz, küresel yönetim sistemindeki çarpıklık, yaşanan her hadiseyle özellikle kendini yeniden gösteriyor. Suriye'de 11'inci yılına girmek üzere olan trajedinin de Afganistan'dan Irak'a, Bosna'dan Ruanda'ya Gazze'den Yemen'e, Arakan'dan Libya'ya dünyanın dört yanında dökülen kanlarının, yaşanan acıların da müsebbibi bir küresel yönetim ve güvenlik sistemidir. Kendi güvenlik ve refahları dışında hiçbir şeyi önemseyemeyen dünyadaki diğer tüm ülke ve toplumlara bu önceliklerinin birer aparatı muamelesi yapanların, süslü kavramlar arkasına gizledikleri kirli yüzleri artık tüm çıplaklığıyla ortadadır"
'5 BİN VATANDAŞIMIZ UKRAYNA'DAN AYRILDI'
Ukrayna'da yaşanan gelişmelerin bu gerçeği yine doğrulayan bir mahiyet arz ettiğini söyleyen Erdoğan, "Sorunun tarafı ve hatta sebebi olan ülkelerin aynı zamanda Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'ndeki hakemlik ve çözüm mevkilerinin de sahibi bulunmaları işleri içinden çıkılmaz bir hale getirmektedir. Öncelikle şu hususun altını kalın çizgilerle çizmek isterim, Türkiye bölgesinde, barışı, huzuru, esenliği isteyen bir ülkedir. Bu tavrımızı Irak ve Suriye'den, Kafkaslar ve Karadeniz'e, Akdeniz'den Balkanlar'a kadar her yerde her hadisede gösterdik. Karadeniz'in kuzeyindeki krizde de her ikisini de dost olarak gördüğümüz Ukrayna ve Rusya'ya aralarındaki sorunları diyalog yoluyla çözme çağrısında bulunduk. Bu telkini yaptık ve bu konuda arabuluculuk teklifi dahil gösterdiğimiz samimi gayretin şahidi bizzat Ukrayna ve Rusya liderleridir. Bu süreçte için çok yönlü diplomatik girişimlerimizi kesintisiz sürdürdük, sürdürüyoruz. Maalesef sonuçta korkulan oldu ve 24 Şubat'ta silahlar patladı. Böyle bir tablonun ortaya çıkmasından dolayı gerçekten üzüntülüyüz. NATO liderler Zirvesi başta olmak üzere her platformda ülkemizin bu meseleye bakışını ifade etmeye devam ediyoruz. Bölgedeki durumun yaygın fiili çatışmaya dönüşme ihtimali belirlediği 12 Şubat'tan itibaren Ukrayna'daki 20 bin vatandaşımıza diplomatik misyonlarımıza kayıtlı iletişim numaralarını arayarak ikazlarımızı yaptık. Bununla kalmadık, 22 Şubat'ta Ukrayna'nın doğusundaki vatandaşlarımıza süratle bölgelerinden ayrılmaları çağrısında bulunduk. THY geniş gövdeli ve sık uçuşlarıyla Ukrayna'dan ayrılmak isteyen vatandaşlarımıza ve diğer ülke vatandaşlarına kolaylık sağladık. Hava trafiğinin kapanması üzerine çatışmanın ertesi gününden itibaren de otobüslerle tahliye işlemini başlattık. Çeşitli şehirlerdeki vatandaşlarımızı trenlerle önce Romanya'ya götürecek ardından ülkemize getirecek bir çalışmanın da içindeyiz. Tahliye talebinde bulunan dost ve kardeş ülke vatandaşlarına da her türlü desteği veriyoruz. Halen Ukrayna limanlarında bulunan Türk Bayraklı gemilerimizle ülke topraklarındaki TIR'larımızın durumlarını da yakından takip ediyoruz" diye konuştu.
Bugüne kadar 5 bin Türk vatandaşının Ukrayna topraklarından Türkiye'ye ve diğer ülkelere geçiş yaptığını belirten Erdoğan, "Bugüne kadar 5 bin vatandaşımız Ukrayna topraklarından ayrılarak ülkemize ve diğer ülkelere geçmiştir, gelişmelere ve taleplere göre çeşitli kanallardan tahliye işlemlerini sürdüreceğiz. Montrö Sözleşmesi'nin boğazlardaki gemi trafiği konusunda ülkemize verdiği yetkiyi krizin tırmanmasının önüne geçecek şekilde kullanma kararındayız. Biz Ukrayna'nın egemenliğine, siyasi birliğine ve toprak bütünlüğüne saygı gösterilmesinden yanayız. Rusya'nın Ukrayna topraklarına yönelik saldırısını kabul edilemez görüyor, Ukrayna yönetiminin ve halkının verdiği mücadeleyi takdir ediyoruz. İki ülke arasındaki krizin başından beri Avrupa'nın ve Amerika'nın sergilediği kararsız tutumu bilhassa 24 Şubat sabahından itibaren takınılan dirayetsiz tavrı ibretlik bir vaka olarak kayıtlarımıza aldık. Gerçi bunlar bizim geçmişte kendi sınırlarımız tehdit altındayken zaten tecrübe ettiğimiz hususlardı. Ukrayna krizinde tekrar teyit etmiş olduk" dedi.
'NE UKRAYNA'DAN NE RUSYA'DAN VAZGEÇMEYECEĞİZ'
Bu süreçte kendileri için önemli olanın kendi duruşları olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye, Birleşmiş Milletler, NATO ve Avrupa Birliği başta olmak üzere içinde yer aldığı kurumlar ve ittifaklar çerçevesindeki sorumluluklarını bugüne kadar harfiyen yerine getirmiştir, bundan sonra da yerine getirecektir. Kendi milli çıkarlarımızdan elbette ödün vermeyeceğiz ama bölgesel ve küresel dengeleri de ihmal etmeyeceğiz. Bunun için ne Ukrayna'dan ne Rusya'dan vazgeçmeyeceğimizi söylüyoruz. Bunun için uğradığımız onca haksızlığa, maruz kaldığımız onca çifte standarda rağmen siyasi, ekonomik ve askeri haklarımızdan vazgeçmiyoruz. Bunun için insani hassasiyetlerimizi diğer mülahazaların üzerinde tutuyor, Suriye başta olmak üzere bölgemizin her köşesinden gelen onca sığınmacıyı tüm sıkıntılarına rağmen barındırmaya devam ediyoruz" ifadelerini kullandı.
'HİÇBİR İTTİFAKIN SAĞLADIĞI AVANTAJDAN VAZGEÇMEYECEĞİZ'
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin dış politika vizyonunun anlamını ve etkisini görmek için Türkiye'ye dışarıdan bakabilme ferasetine sahip olmak gerektiğini belirterek, "Yalanla, iftira ile çarpıtma ile cehaletle belki günlük siyaset yürütülebilir ama Türkiye'nin ve Türk milletinin yüksek çıkarları anlaşılamaz, savunulamaz, geliştirilemez. Bölgesinin ve dünyanın yükselen gücü Türkiye'nin 2023'e 2053'e uzanan yolculuğuna en küçük bir katkısı olmayanlardan en azından milli meselelerde serinkanlı bir yaklaşım takılabilmelerini bekliyoruz. Milletimizin ihtiyacı ülkemizin istikametini 1990'lara döndürecek değil 2053'e çevirecek liderlerdir, yönetimlerdir, programlardır. Ülkemizin son dönemdeki tüm sınamaları gibi Karadeniz'in kuzeyindeki krizi de selametle atlatacağımızda kimsenin şüphesi olmasın. Türkiye artık, ekonomik, siyasi, teknolojik, askeri ve istihbarı alt yapısıyla kendi politikalarını üretecek ve uygulayacak bir ülke haline gelmiştir. Hiçbir ittifakın, hiçbir işbirliğinin sağladığı avantajlardan vazgeçmeden kendi göbeğimizi kendimizin keseceği ihtiyacımız olan tüm araç gereci üretebileceğimiz bir yapı kurana kadar durup dinlenmeden çalışacağız" diye konuştu.