Batı Trakya: Gerçekleri hazmedemeyen PASOK Türk Azınlık gazetesine saldırdı
Millet Gazetesi’nin çifte standartları ifşa eden haberi, PASOK ve Yunan medyasını adeta ayağa kaldırdı.
Bozcaada’da restore edilen Kimisis Theotoku Kilisesi’nin 26 Temmuz 2025’teki açılışında, PASOK–KINAL Başkanı Nikos Andrulakis’in “Helenizm” ve Lozan Antlaşması vurgulu konuşması, Türkiye’de ve Batı Trakya Türk Azınlığı çevrelerinde sert tepki topladı.
Türkiye’de Andrulakis’in sözleri “aşırı milliyetçi” ve Helenizm propagandası olarak nitelendirilirken, Millet Gazetesi bu söylemleri çifte standart, iki yüzlülük ve siyasi şov olarak değerlendirdi.
Gazetenin 1 Ağustos 2025 tarihli MİLLET'in Görüşü köşesindeki eleştirisinde, Batı Trakya’da Müslüman Türk Azınlığın seçilmiş müftülerinin tanınmadığı, camilerin devlet atamalarıyla yönetildiği ve dini haklarının sistematik olarak kısıtlandığı hatırlatıldı. Ayrıca Andrulakis’in geçmişte FETÖ firarilerini kabul etmesi ve Batı Trakya Türk kimliğini reddeden tutumları da gündeme getirildi.
Millet Gazetesi, bu şekilde Andrulakis’in Türkiye’de azınlık hakları üzerinden nutuk atarken, kendi ülkesinde Batı Trakya Türk Azınlığına hak tanımayan politikalarındaki siyasi etikten yoksun politikalarına dikkat çekti. Bu gerçeklerin ifşa edilmesini hazmedemeyen Andrulakis ve partisi, çareyi Türk Azınlığın sesi olan Millet Gazetesi’ni siyasi ahlaktan yoksun açıklamalarla hedef göstermek ve saldırmakta buldu.
PASOK Sözcüsü Kostas Tsukalas, gazetemizi “provokatif ve ahlaka aykırı söylemler” kullanmakla suçladı. Parti Sözcüsü, Andrulakis’in konuşmasının Lozan Antlaşması’na dayalı olduğunu savundu.
Kostas Tsukalas’ın Millet'i hedef alan açıklaması:
“Basında çıkan haberler, PASOK Genel Başkanının, Ekümenik Patrik’in yönettiği Bozcaada’daki Panagia Kilisesi’nin açılış törenine katılımıyla ilgili olarak, Trakya’daki bir azınlık gazetesinde yer alan provokatif ve ahlaka aykırı ifadeleri öne çıkarıyor.
Söz konusu gazete (Millet), Nikos Androulakis’in konuşmasında Lozan Antlaşması ile güvence altına alınan adadaki Helen varlığına değinmesi ve İmroz’da (Gökçeada) olduğu gibi yakında bir okulun açılması temennisinde bulunması nedeniyle “Hitlerci” saplantılardan söz edecek kadar ileri gidiyor.
Nikos Androulakis’in kamuoyu önündeki varlığının ve yıllardır sürdürdüğü tutumlarının, “Mavi Vatan” adlı tarih dışı söylemin ilham verenlerini çok rahatsız ettiği son derece açıktır. PASOK Genel Başkanına yönelik ağır ve yakışıksız sıfatlarla yapılan bu saldırı, nihayetinde Demokratik Hareketin Trakya bölgesinde uzun yıllardır dile getirdiği ve uyguladığı politikalara yöneliktir.
Dayatılan veya dikte edilenlerin aksine, Trakya’daki Yunan Müslümanları çok iyi bilir ki PASOK hükümetleri yalnızca azınlığın dini haklarını güvence altına almakla kalmamış, aynı zamanda tüm Yunan vatandaşlarının yükseköğretime ve ülkenin sosyal, ekonomik ve siyasi yaşamına ayrım yapılmaksızın eşit katılımını da sağlamıştır. Bu reformlar ve kamu politikaları, Lozan Antlaşması’na mutlak saygı çerçevesinde uygulanmıştır. Lozan’ın, her iki tarafça da bütünüyle saygı görmesi gerekir.
Tarihî hafızanın korunması ve dünyanın her yerindeki Helen varlığının haklarının, uluslararası hukuka her zaman saygı çerçevesinde güvence altına alınması yalnızca PASOK’un pusulası değil, aynı zamanda değişmez bir ulusal çizgidir. Türk revizyonizminin savunucuları ne kadar uğraşırsa uğraşsın, tarih yeniden yazılamaz.”
PASOK milletvekillerinden Panagiotis Dudonis: Seviyesiz ve pervasız
PASOK kontenjan milletvekillerinden Panagiotis Dudonis de yaptığı açıklamada:
“PASOK Başkanı Nikos Andrulakis’e, Millet gazetesi ve yayıncısı Cengiz Ömer tarafından yapılan saldırı, seviyesiz ve pervasızdır. Ne söylerlerse söylesinler, biz Yunanların miras haklarına yönelik Türk hükümetinin engellerini, Bozcaada’da okul bulunmamasını ve deniz ulaşımının yokluğunu dile getirmekten vazgeçmeyeceğiz. Bu, apaçık vatanseverlik görevimizdir; adaletin, mantığın ve sorumluluğun bir gereğidir.” iddiasında bulundu.
PASOK Parlamento Sözcüsü Hristidis: Andrulakis, ulusal tezleri dile getirdi
PASOK Partisinin Parlamento Sözcüsü Pavlos Hristidis ise “Nikos Andrulakis, Helenizm’in ve Ortodoksluğun yüzyıllardır yaşadığı Bozcaada’da (Tenedos) ulusal tezleri dile getirdi. Türkiye’de bazıları gerçeğin hatırlatılmasından rahatsız oluyorsa, yanıt Lozan Antlaşması’nın ve Uluslararası Hukukun uygulanmasında yatmaktadır.” dedi.
PASOK Milletvekili İlhan Ahmet: Temelsiz ve siyasi açıdan ahlaksız saldırı
Ben hiçbir zaman Türk Azınlık demedim, açıklamasıyla hafızalara kazınan Batı Trakya kökenli PASOK Milletvekili İlhan Ahmet ise Vima gazetesine şöyle konuştu: "Trakya’daki yerel Türkçe gazete Millet’in, Genel Başkanımız Nikos Andrulakis’e, yakın zamanda Bozcaada’ya yaptığı ziyaret sırasında sarf ettiği sözler nedeniyle yönelttiği gazetecilik açısından temelsiz ve siyasi açıdan ahlaksız saldırının, hem kendisinin hem de PASOK’un Müslüman Azınlık içindeki imajını çarpıtma girişimidir. Ancak PASOK’un, Azınlık ile sarsılmaz tarihî ve siyasi bağları ve karşılıklı güvene dayalı ilişkileri vardır; bunlar, Andreas Papandreou’dan Kostas Simitis’e ve Yorgos Papandreou’ya kadar hükümetlerimizin çok yönlü çalışmalarıyla şekillenmiştir."
Yunan basını da PASOK’un söylemlerini manşetlerine taşıdı. Millet Gazetesi, “PASOK liderine provokatif ve ahlaksız saldırı” yapmakla suçlandı. Ana akım medyanın haberlerinde Batı Trakya Türk Azınlığının eleştirileri ve yaşadığı hak ihlalleri sistematik şekilde görmezden gelindi. Haksız da olsa 'ulusal tezler' olarak dayatılan propagandanın tetikçiliğini yapmak zorunda olanların başka alternatifi de yok zaten. Türk Azınlık gazetesinin haberi, 'ulusal politika' doğrultusunda yayınlanmadığında, medya üzerinde ciddi baskılarla karşılaşması da olası.
Millet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni ise tepkilere karşı net konuştu:
"Millet Gazetesi, PASOK-KİNAL Başkanı Nikos Andrulakis’in Türkiye’deki azınlık soydaşları söz konusu olduğunda farklı, ancak kendi ülkesinde, Yunanistan’daki Batı Trakya Türk Azınlığı söz konusu olduğunda bambaşka konuştuğunu ve siyasi tavır sergilediğini ortaya koydu. Bu çifte standart ve iki yüzlü yaklaşımı, asıl tepki çeken konu oldu.
Andrulakis’in Bozcaada’daki törende yaptığı “Helenizm” ve Rum Azınlığı vurgulu söylemler, Türkiye’de yerel basın ve siyasi çevrelerden sert eleştiriler aldı. Millet, eleştirel yazısının bu kısımlarını buna dayandırarak aktardı. Ayrıca yazıda, Andrulakis’in hem Türkiye’de hem de Yunanistan’da sergilediği çifte standartlar, iki yüzlü siyasi tavır ve tarihî gerçeklerden kopuk yorumlar eleştirildi.
Millet’in haberine tepki gösterenler, gazeteyi “ahlaksız” ve “provokatör” olarak suçladı. Oysa dikkatle bakıldığında gerçek siyasi ahlaksızlığın ve provokasyonun, gerçekleri çarpıtmaya çalışan siyasilerin ve destekçilerinin iki yüzlü ve asılsız açıklamalarında olduğu görülecektir. Bu manipülatör zihniyetin inkar ettiği Batı Trakya’daki Türk Azınlık, uluslararası hukuka göre meşrudur ve AİHM’in sayısız kararlarıyla tasdik edilmiştir. Bu gerçekleri ve hukuku yok sayan politikalarla bir toplumun varlığını inkar etmek ve asimile etmeye çalışmak, Hitlervari cuntacı zihniyetin bir uzantısı değilse nedir? Bu zihniyete sorsanız, onlara göre Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin Yunanistan'ı Batı Trakya Türk Azınlığının kimliğini tanımaya, Türk derneklerinin resmiyetini iade etmeye çağıran kararları da "tahrik edici ve ahlaksız"dır. İşine gelmeyen her şeyi "tahrik edici ve seviyesiz" niteleyerek gerçekleri çarpıtmaya ve politika yapmaya çalışan bir zihniyetle karşı karşıyayız.
İşte Millet'in dikkat çekmeye çalıştığı ve ifşa olduğu için bundan rahatsız olan sözde solcu ve demokratların çırpınışı bundandır.
Millet’in vurguladığı eleştiri şudur: Eğer azınlık hakları savunulacaksa, önce kendi ülkenizdeki azınlığa eşit haklar tanınmalıdır. Türkiye’deki Rumların ve Yunanistan’daki Batı Trakya Türklerinin haklarını çifte standartlarla tartışmaya açmak, uluslararası hukuk ve etik açısından kabul edilemez.
Millet-PASOK tartışması, yalnızca Bozcaada’daki törenle sınırlı kalmadı. İki ülke arasındaki azınlık hakları gerginliği, PASOK’un söylemleriyle yeni bir cephe kazandı. Batı Trakya Türkleri, Andrulakis’in tavrını “güven zedeleyici” olarak nitelendiriyor.
Bu bağlamda, Türk Azınlık, geçtiğimiz genel seçimlerde kendisine parmak sallayarak tehdit eden partilere sandıkta verdiği cevabı unutmadı. Önümüzdeki seçimlerde de aynı şekilde demokratik iradesini göstereceğinden kimsenin şüphesi olmasın."