Doğu Makedonya ve Trakya Bölgesi kuraklıktan en fazla etkilenen bölgeler arasında yer alıyor
Kuraklık endeksi, toprağın 28 ile 100 santimetre derinliğindeki nem oranına dayanıyor. Bu derinlik, tarımsal verimlilik açısından kritik önem taşıyor.
Yunanistan genelinde kuraklık tehlikesi giderek artıyor. Atina Ulusal Gözlemevi’ne bağlı METEO biriminin son verilerine göre, ülkenin büyük bölümü — özellikle Girit, Mora Yarımadası, Doğu Makedonya, Trakya ve Midilli — şiddetli veya aşırı kuraklık seviyelerinde bulunuyor.
Kuraklık endeksi değerlendirmesine göre bu bölgeler 4. ve 5. seviyeler arasında sınıflandırılırken, Makedonya, Tesalya ve Orta Yunanistan’ın sadece sınırlı bölümleri kuraklıktan etkilenmedi. Ilımlı ile belirgin kuraklık (2. ve 3. seviyeler) ise Attika, Eğriboz, Batı Orta Yunanistan, Epir ve bazı Ege adalarında gözlemleniyor.
Kuraklık endeksi, toprağın 28 ile 100 santimetre derinliğindeki nem oranına dayanıyor. Bu derinlik, tarımsal verimlilik açısından kritik önem taşıyor. Verilerin, Avrupa Birliği’nin Copernicus hizmetinden elde edildiği, 1991-2020 dönemine ait iklim kayıtlarıyla karşılaştırılarak mevsim normallerinden sapmalar ölçüldüğü kaydedildi.
Temmuz ayında yaşanan olağanüstü yüksek sıcaklıklar ve düşük yağış miktarları, ülkenin neredeyse tamamında ortalamanın altında toprak nemine yol açtı.
Standartlaştırılmış Toprak Nemi Endeksi (SSMI) kuraklığı beş seviyede sınıflandırıyor:
Hafif kuraklık
Orta kuraklık
Belirgin kuraklık
Şiddetli kuraklık
Aşırı kuraklık
Toprak yüzeyde kuru görünmese bile, mevsim ortalamasının çok altındaki nem seviyeleri tarım ürünleri ve ekosistemler üzerinde ciddi olumsuz etkiler yaratabiliyor.
Yetkililer, toprak nemi değerlerinin sahada yapılan ölçümler yerine ERA5-Land modeli ile hesaplandığını, bu nedenle yerel farklılıklar olsa da genel eğilimin güvenilir bir şekilde yansıdığını belirtiyor.