Consulting & Rentacar
Consulting & Rentacar

Yunanistan'dan müftülük hamlesi!

Batı Trakya’daki müftülüklerle ilgili yasalarda yapılacak değişikleri ön gören yasa teklifinin Yunan Meclisine sunulduğu belirtildi. Zamanlama dikkat çekti.

Yunanistan 22 Temmuz 2022
Yunanistan'dan müftülük hamlesi!

Batı Trakya’daki müftülüklerle ilgili yasalarda yapılacak değişikleri ön gören yasa teklifi bugün (22 Temmuz Cuma) Meclis Genel Kuruluna sunulduğu belirtildi. Hükümetin bu hamlesi zamanlama açısından soru işaretlerine neden olurken Batı Trakya Türk Azınlık kamuoyundan "Hükümet azınlığı yok saymaya devam ediyor" ve "Aynı tas, aynı hamam" şeklinde tepkiler yükseldi.

Eğitim ve Dinişleri Bakanlığı tarafından hazırlanan yasa tasarısının bugün erken saatlerde meclis genel kuruluna sunulduğu kaydedildi. 

İsmini Haralambopoulou’nun Proto Thema için kaleme aldığı habere göre, yasa tasarısında müftülüklerin İslam dini, kamu hizmeti ve yargı yetkileriyle ilgili düzenlemelerin yer aldığı, ayrıca müftünün nasıl seçileceği ile ilgili düzenelemenin de değiştirileceği kaydedildi. 

Yasa tasarısı teklifinde müftünün seçim sistemiyle ilgili değişiklere de yer veriliyor. Yasa teklifine göre müftü adaylarını 33 kişilik bir heyet belirleyecek. 33 kişilik Danışma Heyeti’nin Müftü Naibi tarafından oluşturulacağı, ardından yapılacak resmi kura çekimi sonucu üyelerin belirleneceği kaydedildi. 

Söz konusu kurulun Selanik Üniversitesi’deki Din Eğitimi bölümü öğretim üyeleri, medreselerdeki öğretmenler, imamlar, vaizler ve İerodidaskaloslar “240 imam” üyeleri tarafından oluşacağı ifade edildi. 

Haberde, Eğitim ve Dinişleri Bakanlığı’nın bugün sabah saatlerinde Meclise sunduğu yeni mevzuat düzenlemesi ile yönetim yetkilerine ve prestije sahip bir müftü ile müftülüğün amaçlandığı ileri sürüldü. 

Bakanlıktan konuyla ilgili yapılan açıklamaya göre, söz konusu yeni düzenlemelerle “Trakya’daki Müslüman Azınlık” için dini kimliklerine saygı çerçevesinde müftülüklerin modernizasyonunun amaçlandığı ve bu konuda bugüne kadar olan ciddi boşlukların doldurulmasının hedeflendiği kaydedildi. 

Bakanlık açıklamasında, “Trakya’daki müftülüklerin modernizasyonu için atılan bu adım başta Lozan Antlaşması, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve Yunanistan’ın uluslararası normlara karşı yükümlülükleri ile anayasal zorunlulukları dikkate alındı. Yeni uygulama ile bugüne kadar yürürlükte olan ve bir çok soruna sebep olan koşullar ortadan kaldırılacak, müftülüklerin din ihtiyaçlarını karşıyalacak ve düzgün çalışacak bir kurum haline getirilmesi amaçlanmaktadır. Yasal düzenleme ile müftülerin yargı yetkilerini uygun bir şekilde kullanımı da öngörülmektedir.” denildi. 

YASAL DÜZENLEMEDE ÖN GÖRÜLEN DEĞİŞİKLİKLER

Proto Thema’da yayınalan haberde düzenlemeye ilişkin dikkat çeken hususlar özetle şöyle aktarıldı:

"-Müftülüklerin barınma, güvenlik, insan kaynakları, seyahat, basım yayın çalışmaları, web sitelerinin oluşturulması gibi faaliyet ve çalışmalarının masraflarının karşılanması ön görülmektedir. Bu değişikliklerle mali açıdan bağımsızlıkları teşvik edilirken, müftü ve müftülüklerin çalışmalarının kolaylaştırılması ve imajlarının güçlendirilmesi amaçlanmaktadır. 

-Şimdiye kadar geçerli olan müftü merkezli işleyiş tarzının müftülüğe dönüştürülmesi hedeflenmektedir.

-Müftüye üç farklı statü kazandırılması. Müftü hem din adamı-görevlisi, hem kamu hizmeti üst düzey sorumlusu-yetkilisi, hem de yargı yetkilerine sahip bir görevli olarak görev yapacak.

-Müftülerin prestijlerinin bireysel düzeyde de korunması, kendilerine yöneltilebilecek suçlama risklerini sınırlandırmak ve uyumsuzlukları ortadan kaldırabilecek düzenleme yapılacak.

-Müftülerin prestijleri yüksek, vatandaşlarla özel bağları olan ve mümkün mertebe halk tarafından geniş kabul görebilecek şekilde seçim konusunda yenilikler yapılacak. Seçim sürecinde en önemli değişiklik ise, seçim sürecini bugüne kadar olduğu gibi İdari Genel Sekreterlik değil, Müftü Naibi yönetecek. Yasa teklifine göre müftü adaylarını 33 kişilik bir heyet belirleyecek. 33 kişilik Danışma Heyeti’nin Müftü Naibi tarafından oluşturulacak, ardından yapılacak resmi kura çekimi sonucu üyeler belirlenecek. Söz konusu kurulun Selanik Üniversitesi’deki Din Eğitim  bölümü öğretim üyeleri, medreselerdeki öğretmenler, imamlar, vaizler ve İerodidaskalos “240 imam yasası” üyeleri tarafından oluşturulacak. Danışma Heyeti (Kurulu), adayları inceler ve her adayın Müftülük görevini üstlenmek için yeterli olup olmadığına karar verir. Daha sonra müftülüğe uygun olanların alfabetik listesini Eğitim ve Din İşleri Bakanı’na sunar ve bunlardan birini Milli Eğitim ve Din İşleri Bakanı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile Müftülüğe atar. Müftü seçme süreci de İslam esaslarına uygundur."

Yunan basında yer alan haberde, "Söz konusu yasal düzenleme teklifinin Eğitim ve Din İşleri Bakanlığı’nın kapsamlı araştırması, din adamlarıyla yaptıkları istişare, uzman bilim adamlarıyla yaptıkları işbirliği, mevcut anayasa, yasalar ve uluslararası düzenlemeler ve Trakya Kalkınma Komisyonu ile yapılan istişareler sonucu hazırlandığı" kaydedildi.

Yine habere göre, söz konusu yasal düzenleme ile yıllarca var olan müftülük sorununun çözülmesinin amaçlandığı açıklandı.

ZAMANLAMA DİKKAT ÇEKTİ

Batı Trakya'da Türk Azınlık tarafından insan haklarına göre seçilmiş İskeçe Müftüsü Ahmet Mete'nin amansız hastalığa yenik düşerek vefat etmesinden birkaç gün sonra böyle bir yasal düzenlemenin Meclis'e getirilmesi dikkat çekti. 

AYNI TAS AYNI HAMAM

Batı Trakya Türk Azınlığı, yönetimin her zaman olduğu gibi kendisini yok sayarak ve taleplerini dikkate almadan oldubittilerle ve keyfi uygulamarla karşı karşıya kaldığının farkında olduğunu tepkileriyle ortaya koymaya başladı. 

Hükümetin bu hamlesi zamanlama açısından soru işaretlerine neden olurken Batı Trakya Türk Azınlık kamuoyundan "Hükümet Türk Azınlığı yok saymaya devam ediyor" ve "Aynı tas, aynı hamam" şeklinde tepkiler gelmeye başladı. 

"BU YASA TEKLİFİ DİN ÖZGÜRLÜĞÜMÜZE SALDIRIDIR, MÜFTÜLÜKLERİ İTİBASIZLAŞTIRMAYI AMAÇLIYOR"

Çınar Derneği Başkanı ve Millet Medya Genel Sorumlusu Cengiz Ömer, hükümetin Türk Azınlık haklarını yok sayan, dinini ve müftülüklerini itibarsızlaştırmaya yönelik bir suikast olarak nitelediği yasal düzenleme hakkında şunları söyledi: 

"Türk Azınlık, ikili anlaşmalara ve Uluslararası Hukuka göre müftülerini kendisi seçme hakkını kullanmak isterken Yunanistan ısrarla keyfi ve hukuksuz uygulamalarını sürdürüyor. Bunun iddia edildiği gibi müftülük ve müftülere imaj kazandırmak ve itibarlarını yükseltmekle hiçbir ilgisi yoktur. Bu iddialarla bizimle adeta alay edilmektedir. Bir toplumun dini inancını yok sayarak, dini kurumlarına zalimce el koyarak ve keyfi uygulamalarla buralarda her türlü insan haklarına ve dine aykırı bir şekilde dayatmalarda bulunarak mı itibar kazandıracaklar? Böyle bir zulmün Avrupa'da eşi benzeri yok. Farklı şekillerde baskılar olabilir, ama Yunanistan'ın uyguladığı baskı şeklinin eşi benzeri yok. Bunu yaparken de "dünyaya örnek demokratik uygulamalar" şeklinde pazarlamaktadır. Bir topluma zulmettiği halde dünyaya bunu lütufmuş gibi pazarlama konusunda Yunanistan kadar başarılı devlet az bulunur. 

KİLİSENİN İÇİŞLERİNE KARIŞMAYAN DEVLET, MÜFTÜLÜKLERE KARIŞIYOR

Yunanistan'ın, Batı Trakya Türklerinin dini kurumlarına yönelik bu hukuksuz uygulamalarını kendi Ortodoks Kilisesi başta olmak üzere ülkedeki hiçbir dini topluluğa dayatmaması dikkat çekmektedir. Bunun sebebi, Türk Azınlığı ve kurumlarının "milli sorun" olarak görülmesi ve mutlaka devlet tarafından kontrol edilmesi gerektiği şeklindeki gerekçelere dayandırılmaktadır.

İNSAN HAKLARINA, İSLAM'A VE TÜRK AZINLIĞIN İRADESİNE AYKIRI 

Bakanlığın yasal düzenlemeyle müftülük sorununun çözümünün amaçlandığı ile ilgili açıklamaları, yönetimin Türk Azınlığa yönelik çarpık bakışın düzelmeyeceğinin açık bir göstergesidir. Çünkü çözüm olarak ileri sürülen hususların insan haklarına, İslam'a, Türk Azınlığın talep ve iradesine aykırıdır. 

Yunanistan, Yunan Kilisesinin hiyerarşik olarak Müftülerle kıyaslanabilecek bir konumda olan Metropolitleri atamıyor. Aynı şekilde konum olarak Başmüftülerin karşılığı olan Başmetropolit/Başpiskoposlar da Yunan hükümeti tarafından belirlenmiyor ve atanmıyor. Yunan devleti hiçbir şekilde Yunanistan Ortodoks Kilisesi'inin iç işleyişi ve hiyerarşik yapısına müdahale edememektedir. Kilise buna şiddetle karşı çıkmaktadır. Geçmişte buna yeltenen hükümetler Kilisenin hışmına uğramış, iktidardan düşürülmüştür. 

TÜRKİYE'DE METROPOLİTLERİ DEVLET DEĞİL PATRİKHANE ATIYOR

Aynı şekilde anayasaya göre Yunanistan'ın en yüksen dini otoritesi olan Doğu Ortodoks Rum Kilisesi'nin merkezi İstanbul Patrikhanesi de Lozan Antlaşması'na göre kendi içişlerinde serbesttir. Türk devleti Patrikhanenin din işleri ve hiyerarşik yapısına müdahale etmemektedir. Lozan Antlaşmasına göre Batı Trakya'daki Müftülerin karşılığı olan Metropolitleri Türkiye'nin dinişlerinden sorumlu bakanlığı atamıyor. Türkiye, Yunanistan'da Meclise sunulan ve Batı Trakya Türklerinin dinine saygısız bir müdahale ve itibarına saldırı olarak nitelenebilecek benzer bir yasal düzenleme getirse, başta Yunanistan ve tüm "medeni" dünya ayağa kalkar. Ancak ne yazık ki Batı Trakya Türkleri söz konusu olduğunda sembolik tepkiler dışında pek bir itiraz olmuyor. 

İTİBARIMIZA YÖNELİK BİR SUİKATLE KAŞI KAŞIYAYIZ

Yunan medyasındaki "Söz konusu yasal düzenleme teklifinin Eğitim ve Din İşleri Bakanlığı’nın kapsamlı araştırması, din adamlarıyla yaptıkları istişare, uzman bilim adamlarıyla yaptıkları işbirliği, mevcut anayasa, yasalar ve uluslararası düzenlemeler ve Trakya Kalkınma Komisyonu ile yapılan istişareler sonucu hazırlandığı" ile iligili bilgiler asılsızdır. Bunların gerçekle hiçbir alakası yoktur. Aksine itibarımıza yönelik bir suikastle karşı karşıyayız. Türk Azınlığın dini iradesini yok sayarak kurumlarını kontrol etmek için haksız ve zalimce uygulamaları manipüle etmeye yönelik propangandayla karşı karşıyayız.

YUNANİSTAN DİNİ İRADEMİZE MÜDAHALE ETMEKTEDİR

Bir kez daha belirtmeliyim ki, Yunanistan Türk Azınlığın dinine açıkça müdahale etmektedir. İnancımızı ve dini kurumlarımızı kontrol etmek için bu haksız ve zalimce yasaları yapmaktadır. Son düzenleme de diğerleri gibi, Anayasa, Lozan, Uluslararası Hukuk, İslam ve geleneklerimize tamamen aykırı ve kötü niyetli olarak hazılanmıştır. Azınlıkla, Azınlığın gerçek temsilcileri olan milletvekilleri, şu an camilerde görev yapan ve azınlığın seçtiği imam ve müftüler, vakıf heyeti temsilcileri, belediye ve eyalet meclis üyeleri bu yasaya ve yönetimin keyfi düzenlemelerine şiddetle karşıdır.

Meclise getirilen ve Türk Azınlığının varlığını hedef alan bu düzenleme dinimize ve din özgürlüğümüze yönelik bir saldırıdır ve müftülükleri tamamen itibarsızlaştırmayı amaçlamaktadır. Şiddetle karşıyız ve itibarımızla oynayanlara karşı var gücümüzle mücadele edeceğiz. 

MÜFTÜLÜKLER DEVLET DAİRESİ DEĞİLDİR 

Dini otorite ve kurumlar inananlarına aittir. İslam dini Allah'a aittir ve Müslümanları ilgilendirir. Ama Yunanistan adeta "İslam bana aittir" der gibi davranıyor ve Müslümanları Allah'ın değil, devletin uygun gördüğü dine tabi kılmak istiyor. Çünkü bizi kontrol etmek istiyor. Bunu da Müftülükleri devlet dairesine indirgeyerek yapıyor. Batı Trakya'daki Müftülükler, devlet dairesi değildir. Uluslararası statüye sahip özel kurumlardır. Tamamen Azınlık tarafından yönetilir ve devlet de ancak hakkı olduğu kadar denetler ve gerekirse destekler. Biz müftülüklerimizin bir devlet müdürlüğüne çevrilmesine müsaade etmeyiz. Müftülükler ciddi kurumlardır. Devlete bağlı itfaiye, vergi dairesi veya su işleri dairesi değildir. Müftüler de itfaiye müdürü gibi bir statüye indirgenerek dini konularda Hristiyan amirlerinden emir alacak devlet memurları değildir. 

TÜRKİYE'DE MÜFTÜLER ATANIYOR, AMA..

Yunanistan diyor ki, Türkiye'de de müftüler atanıyor. Evet, ama Türkiye bir İslam ülkesi ve atayan da Müslümanlar. Yunanistan'da ise atayan veya bunun nasıl olmasını kararlaştırmak isteyen Hristiyan devlet. İslam'la alakası olmayanın Müslümanların işlerine karışmaya hakkı yok. Bir de kasıtlı olarak yanlış kıyaslama yapılıyor. Batı Trakya'daki müftülerin statüsü Lozan'a göre belirlenir, Türkiye kanunlarına göre değil. Batı Trakya'daki müftülerin karşılığı İstanbul'daki Rum Patrkhanesine bağlı Metropolitlerdir. Orada Metropolitleri Türkiye devleti atamıyor. Doğrudan Patrikhane atıyor. Gerçekleri saptırmaya çalışıyorlar ama bu azınlık bunları yemez. Basına sızdırılan yaldızlı haberlerle algı operasyonları ve propagandalar bize işlemedi, işlemeyecektir. Türkiye'de Metropolitleri Patrikhane nasıl kendisi belirliyorsa, Batı Trakya'da da Müftüleri Türk Azınlık belirleyecektir. Türk Azınlık zaten dayatmalara rağmen kendi bildiği gibi uluslararası anlaşma ve hukuka uygun müftülerini seçmektedir. Yunanistan da maaşa bağladığı birkaç memurla kendini ve dünyayı kandırmaya devam etsin. 

YASALAR HUKUKİ TEMELLERE UYGUN OLMALIDIR

Biz anayasaya, uluslarası hukuka saygılı, devleti için can vermiş Türk asıllı resmi azınlık statüsü taşıyan toplumun torunlarıyız. Vatandaşlar tabii ki yasalara saygı göstermeli ve bunlara uymalı. Ancak Lozan Antlaşması'na, uluslararası hukuka aykırı ve bir toplumu yok etmeyi amaçlayan yasalar geçersizdir ve uygulanmaz. Biz bunlara karşıyız. Her vatandaş hukuki temellere dayanmayan, anayasaya aykırı sözde yasalara karşı mücadele etmeli ve ülkede gerçek hukuk ve adaletin tesisi için çalışmalıdır."

Millet gazetesi logo
© 2026 Millet Media
KÜNYE
MİLLET MEDİA Kollektif Şirketi
Genel Yayın Yönetmeni: Cengiz ÖMER
Yayın Koordinatörü: Bilal BUDUR
Adres: Miaouli 7-9, Xanthi 67100, GREECE
Tel: +30 25410 77968
E-posta: info@milletgazetesi.gr
ΤΑΥΤΟΤΗΤΑ
MİLLET MEDİA O.E.
Υπεύθυνος - Διευθυντής: ΟΜΕΡ ΖΕΝΓΚΙΣ
Συντονιστής: ΜΠΟΥΝΤΟΥΡ ΜΠΙΛΑΛ
Διεύθυνση: ΜΙΑΟΥΛΗ 7-9, ΞΑΝΘΗ 67100
Τηλ: +30 25410 77968
Ηλ. Διεύθυνση: info@milletgazetesi.gr