Asimilasyoncu mihraklar harekete geçti: Sahte hesaplardan Müftü Trampa’ya çirkin saldırı
“Kalanda” kılıfıyla asimilasyon çabaları sosyal medyada nefret söylemine dönüştü
Batı Trakya Türk Azınlığı Danışma Kurulu Başkanı ve İskeçe Müftüsü Mustafa Trampa’ya yönelik sosyal medyada yayılan ağır hakaret ve nefret söylemi içeren bir paylaşım, azınlık kamuoyunda büyük tepkiye yol açtı. “Pomakların Sesi” adlı bir sosyal medya hesabı üzerinden yapılan saldırı, eleştiri sınırlarını aşarak açık bir linç ve hedef gösterme kampanyasına dönüştü.
Söz konusu paylaşımda, Müftü Trampa’nın Dolaphan Devlet Ortaokulunda düzenlenen “Kalanda” etkinliğine ilişkin yaptığı açıklamalar hedef alınırken, şahsına ve temsil ettiği kuruma yönelik aşağılayıcı, küçük düşürücü ve insan onurunu zedeleyen ifadeler kullanıldığı görüldü. Kullanılan dilin, demokratik eleştiriyle hiçbir ilgisinin olmadığı; doğrudan hakaret ve nefret söylemi içerdiği değerlendirmeleri yapıldı.
Paylaşımda ayrıca sözde "Pomak" kimliği üzerinden ayrıştırıcı ve kışkırtıcı bir üslubun tercih edilmesi dikkat çekti. Bu yaklaşımın, Batı Trakya’daki Müslüman Türk toplumunu parçalamaya ve azınlık içi fay hatları oluşturmaya yönelik bilindik politikaların bir yansıması olduğu vurgulanıyor.
Öte yandan, söz konusu paylaşımda Yunanistan’da yılbaşı ve Epifani (Fota Yortusu) öncesinde uygulanan, çocukların evleri dolaşarak şarkılar söyledikleri “Kalanda” geleneğine yer verilerek, “çocukların evleri dolaşıp küçük enstrümanlar eşliğinde şiirler ve şarkılar söylemesini sonuna kadar destekliyoruz” ifadeleri kullanıldı. Ancak kamuoyunun tepki gösterdiği hususun, bu geleneğin Müslüman Türk çocuklarına okul ortamında yaptırılması olduğu açıkça göz ardı edildi.
Bu ifadelerle, Dolaphan Ortaokulunda gerçekleştirilen etkinliğin bilinçli şekilde çarpıtılmaya çalışıldığı, masum ve sıradan bir kültürel faaliyet gibi sunulduğu görülüyor. Ayrıca bölgede yaşayan çocukların yılbaşında bu tür etkinlikleri doğal olarak icra ettiği yönünde gerçek dışı bir algı oluşturulmak istendiği de dikkat çekiyor.
Dolaphan Ortaokulundaki “Kalanda” etkinliği sonrasında Batı Trakya Türk Azınlığının ortaya koyduğu haklı ve meşru tepkiler, bazı çevreleri rahatsız etmiş görünüyor. Bu rahatsızlığın sonucunda, gerçek kimlikleriyle ortaya çıkmaya cesaret edemeyen odakların sahte sosyal medya hesapları üzerinden harekete geçtiği değerlendiriliyor. Bir yandan söz konusu etkinliği masumlaştırmaya çalışan bu çevreler, diğer yandan Batı Trakya Türk Azınlığının lideri konumundaki Danışma Kurulu Başkanı ve İskeçe Müftüsü Mustafa Trampa’ya çirkefçe saldırmaktan geri durmuyor.
Yapılan bu seviyesiz saldırılar, Batı Trakya Türk Azınlığının asimilasyon uygulamalarına karşı verdiği mücadelenin ne kadar haklı olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor. Müftü Trampa’ya yönelik bu organize nefret dili, yalnızca bir şahsı değil, azınlığın iradesini, inancını ve kimliğini hedef alıyor.
Batı Trakya Türk Azınlığı ve temsilcilerinin yaşananlar karşısındaki sağduyulu, demokratik, insancıl ve hukuki tepkileri, geçmişte olduğu gibi bugün de bu tür baskı, karalama ve sindirme girişimlerine boyun eğmeyeceği; inancına, kimliğine ve eğitim alanındaki haklarına kararlılıkla sahip çıkmaya devam edeceği gerçeğini bir kez daha ortaya koyuyor.