Dolaphan Ortaokulu’nda “Kalanda” tepkisi: Müslüman Türk çocuklarına Hristiyan ritüeli
Dolaphan köyünde bulunan devlet ortaokulunda düzenlenen “Kalanda” etkinliği, Batı Trakya Türk Azınlığı içerisinde sert tepkilere yol açtı.
İskeçe’nin Mustafçova Belediyesi’ne bağlı Dolaphan köyünde bulunan devlet ortaokulunda düzenlenen Hristiyan ritüeli olan “Kalanda” etkinliği, Batı Trakya Türk Azınlığı içerisinde ciddi tepkilere yol açtı.
Tamamı Müslüman Türk öğrencilerden oluşan okulda, Ortodoks Hristiyan inancına ait bir geleneğin uygulanması, “asimilasyon” ve “provokasyon” eleştirilerini beraberinde getirdi.
ORTODOKS HRİSTİYAN İNANCINA AİT BİR GELENEK
Edinilen bilgilere göre, Dolaphan Ortaokulu’nda gerçekleştirilen etkinlik kapsamında öğrenciler, öğretmenlerin rehberliğinde ve müzik aletleri eşliğinde “Kalanda” ilahilerini seslendirdi.
Kalanda, Ortodoks Hristiyan geleneğinde Noel (Hz. İsa’nın doğumu), yılbaşı ve Epifani (Fota/Teofani) bayramları döneminde icra edilen, dini ve kültürel yönü ağır basan bir ritüel olarak biliniyor. Ortodoks inanç dünyasında önemli bir yere sahip olan bu gelenek, doğrudan Hristiyanlıkla özdeşleşmiş durumda.
TÜM ÖĞRENCİLER MÜSLÜMAN TÜRK
Dolaphan’daki devlet ortaokulunda eğitim gören öğrencilerin tamamının Müslüman Türk çocuklarından oluşması, tepkilerin ana odak noktasını oluşturdu.
Batı Trakya Müslüman Türk Azınlık çevrelerinden gelen eleştirilerde, öğrencilerin dini ve kültürel kimlikleri dikkate alınmaksızın böyle bir etkinliğin düzenlenmiş olmasının kabul edilemez olduğu vurgulandı. Müslüman Türk çocuklarına, Hristiyanlıkla özdeşleşmiş bir ritüelin uygulatılmasının, “Hristiyanlaştırma faaliyeti” ve “asimilasyon çalışması” olarak değerlendirildiği ifade edildi.
TÜRK AZINLIK OKULLARININ ÖNEMİ BİR KEZ DAHA GÜNDEMDE
Yaşanan gelişme, Batı Trakya Müslüman Türk Toplumu açısından çocukların Türk azınlık okullarına gönderilmesinin önemini bir kez daha gündeme taşıdı.
Azınlık içerisinde yapılan değerlendirmelerde, Türk azınlık öğrencilerinin bulunduğu okullarda düzenlenen kültürel ve sanatsal faaliyetlerde, öğrenci profilinin inanç ve kültürel özelliklerinin mutlaka gözetilmesi gerektiği vurgulandı. Aksi halde bu tür uygulamaların toplumsal hassasiyetleri zedelediği ve güvensizlik ortamı oluşturduğu dile getirildi.
EĞİTİM BAKANLIĞI’NIN SESSİZLİĞİ ELEŞTİRİLİYOR
Öte yandan, Yunanistan Eğitim Bakanlığı’nın bugüne kadar konuya ilişkin herhangi bir açıklama yapmamış olması da tepkilere neden oldu. Bu sessizliğin, yaşanan provokasyonun “onaylandığı ve tasvip edildiği” şeklinde yorumlandığı ifade ediliyor.
Batı Trakya Türk Toplumu, Eğitim Bakanlığı Din İşleri Genel Sekreteri ve bu alanda uzmanlığıyla bilinen Kalancis’in konuya ilişkin görüşlerini merak ediyor.
ETKİNLİK SİKİNOS ORTAOKULU İLE ORTAK YAPILDI
Dolaphan Ortaokulu’nun sosyal medya hesabından etkinlikle ilgili yapılan paylaşımda şu ifadelere yer verildi:
“İnternet uçları birleştirdiğinde… Dolaphan Ortaokulu öğrencileri, Sikinos Ortaokulu ile çevrim içi olarak buluşmanın, tanışmanın ve birlikte yılbaşı şarkıları (kalandalar) söylemenin mutluluğunu yaşadı!! Ne kadar duygulandırıcı!!! Seneye de çocuklar!!! Hepimiz çok keyif aldık!”
Paylaşımda da görüldüğü üzere, söz konusu Kalanda etkinliği Kiklad Adaları’nda bulunan Sikinos Adası’ndaki ortaokul ile çevrim içi bağlantı kurularak ortak şekilde gerçekleştirildi.
RIDVAN DELİHÜSEYİN’DEN TEPKİ
Mustafçova Belediyesi ana muhalefet listesi başkanı ve eski belediye başkanı Rıdvan Delihüseyin, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda Mustafçova Belediye Başkanı Ahmet Kurt’u eleştirdi. Delihüseyin, belediye sınırları içerisindeki okullarda Noel etkinlikleri düzenlenmesi amacıyla belediye bütçesinden ödenek ayrıldığını iddia ederek tepki gösterdi.
BAŞKAN KURT: “HERHANGİ BİR ÖDEME YAPILMAMIŞTIR”
İddialar üzerine Mustafçova Belediye Başkanı Ahmet Kurt, Dolaphan Ortaokulu’nda düzenlenen “Kalanda” etkinliği ve yılbaşı süslemeleriyle ilgili yazılı bir açıklama yayımladı.
Kurt, söz konusu etkinlik kapsamında belediye tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını belirterek, kamuoyuna yansıyan iddiaların gerçeği yansıtmadığını savundu. Yaşanan sürecin bilinçli bir çarpıtma ve iftira niteliği taşıdığını ifade etti.
Başkan Kurt, Dolaphan Ortaokulu’nda yapılan yılbaşı süslemelerine ait bir faturanın ödenmesi için kendisinden ödeme talimatı istendiğini, ancak talebin içeriğini uygun bulmadığı için açık şekilde reddettiğini belirtti. Bu faturaya ilişkin herhangi bir ödeme yapılmadığını vurguladı.
Söz konusu işlemin Yunanca “ΑΝΤΙΛΟΓΙΣΜΟΥ ΠΟΣΟΥ”, Türkçe karşılığıyla “tutarın mahsup edilmesi” anlamına geldiğini ifade eden Kurt, ilgili resmi belgelerde bunun açıkça görüldüğünü söyledi. Belgeler ortadayken “ödeme yapıldı” iddialarının siyasi eleştiri değil, bilinçli bir iftira olduğunu dile getirdi.
“KALANDALAR” NEDİR?
Noel, Yılbaşı ve Epifani (Teofani/Fota) bayramlarını kapsayan on iki günlük dönemin ayrılmaz bir parçası olan Kalandalar, halkbilimcilere göre Hristiyanlığın üç büyük bayramı öncesinde çocuklar ve yetişkin erkekler tarafından söylenen geleneksel halk şarkılarıdır.
Kalandalar genellikle bir selamlamayla başlar, yaklaşan büyük Hristiyan bayramını müjdeler ve iyi dileklerle sona erer. Kalandacı gruplar; evleri, dükkânları ve kamusal alanları dolaşarak sağlık, mutluluk, bolluk ve bereket dileklerinde bulunur. Bu gezintilere geleneksel metal üçgen başta olmak üzere çeşitli müzik aletleri eşlik eder.
Yorum ve değerlendirme
“Kalanda sadece masum bir kültürel etkinliktir” diyenlerin veya ‘zararsız bir kültürel faaliyet’ olarak göstermeye çaşılanların gözden kaçırdığı temel gerçek şudur: Kalanda, Ortodoks Hristiyan inancına doğrudan bağlı, dini içeriği olan bir ritüeldir. Bu ritüelin, tamamı Müslüman Türk çocuklarından oluşan bir devlet okulunda, üstelik öğretmenlerin rehberliğinde icra ettirilmesi, kültürel bir paylaşımdan ziyade kimlik ve inanç hassasiyetlerinin hiçe sayılması anlamına gelir. Kalanda’nın ‘masum bir kültürel etkinlik’ gibi sunulması, olayın dini ve kimlik boyutunu görünmez kılmaktadır.
Türk Azınlık kamuoyu şu soruyu sormakta haklıdır: Bu gerçekten masum mu, yoksa bize masum gibi mi sunuluyor? Eğer Türkiye’de, tamamen Rum Ortodoks öğrencilerin okuduğu bir okulda, Allah’ı ve Hz. Muhammed’i öven bir ilahi okutulsaydı, Patrikhane, Yunan medyası ve Yunan devleti bunu “ne var canım, kültürel bir etkinlik” diyerek karşılar mıydı? Bugüne kadar yaşananlar ve geçmişteki tepkiler, böyle bir durumda sert diplomatik ve siyasi tepkilerin gecikmeyeceğini açıkça göstermektedir.
Sorun Kalanda’nın varlığı değil; kimin, kime, hangi ortamda ve hangi inanç çerçevesinde bunu yaptırdığıdır. Müslüman Türk çocuklarının dini ve kültürel kimliği yok sayılarak, Hristiyanlığa ait bir ritüelin okul eliyle sahneye konulması, iyi niyetle açıklanamayacak kadar hassas bir çizgiyi aşmaktadır. Bu nedenle tepkiler “abartı” değil, meşru bir tepki, kimlik ve adalet talebinin ifadesidir.