Türk Azınlığın Bakoyanni’ye tepkisi dinmiyor
Batı Trakya Türk köylerinde seçim öncesi tehditler savuran YDP’nin önde gelen isimlerinden Dora Bakoyanni’ye Batı Trakya Türklerinin tepkisi sürüyor.
Batı Trakya Türk köylerini ziyaret ederek seçim öncesi tehditler savuran YDP’nin önde gelen isimlerinden Dora Bakoyanni’ye Batı Trakya Türkleri’nin tepkisi sürüyor.
Batı Trakya Türklerini siyasi tercihlerinden dolayı kameralar önünde açıkça tehdit eden Dora Bakoyanni’ye azınlık kurum ve kuruluşları sert tepki gösterirken, soydaşlar da özellikle sosyal medya aracılığıyla tepkilerini dile getirmeye devam ediyor.
Sosyal medya hesabından 26 yaşında olduğunu dile getiren Esma isimli Batı Trakya Müslüman Türk kızı ibretlik tepkisiyle adeta Batı Trakya Türklerinin yaşadığı zorlukları ve çektiği çileleri Bakoyanni’nin yüzüne haykırıyor.
Esma isimli soydaşımız yaşanan ekonomik zorluklardan tutun da, eğitim, din, dil ve diğer sıkıntıları kendine has üslubuyla ortaya koyarken, Bakoyanni’ye bölgede yaşanan gerçekleri ortaya koyarak tepkisini dile getiriyor.
Esma’nın sosyal medya paylaşımı şöyle:
“Bu fotoğrafa bakınca oradaki kız çocuklarını düşünüyorum, tütün zamanı ve belki de tarladan dönmüşlerdir yorgun argın öğlen vakti sırf güzel bir görüntü vermek adına oraya oturtulmuşlardır. Azınlık için birçok şey yaptığını iddia eden bu insanlara sormak lazım Yunanistan'ın herhangi başka bir bölgesinde ailesi geçinemediği için küçük yaştan itibaren çalışmak zorunda kalan çocuklar var mıdır? Ben 26 yaşındayım, 8 yaşımdan beri çalışıyorum, hiç yaz tatilim olmadı. Bunun için ne yapmışlar mesela? Yıllar geçtikçe geçim şartları zorlaşan tütün, pamuk ve hayvancılıkla uğraşanlara karşı gereken ilgi gösterilmiş olsaydı çocuklar ailelerine "mecburen” yardım etmek zorunda kalırlar mıydı? Bunca aile yurtdışına göçmek zorunda kalır mıydı? Okullarımız bir bir kapatılır mıydı? En büyük hayal kırıklıklarını toplum olarak yıllardır bizler yaşarken, konuştuğu dille, taktığı başörtüsüyle hedef gösterilenler, kullanmış olduğu oy nedeniyle hakarete uğrayanlar bizlerken bir bakan veya bir vekil hangi hayal kırıklığından söz edebilir ki? Gençlere moral vermeleri, umut vaat etmeleri gerekirken onlara sevilmediklerini ve onları iyi bir geleceğin beklemediğini söylediler. 'Atina'da herkes benim gibi azınlığı sevmiyor” diyerek bizleri sevdiğini iddia eden birinin seçtiği üslup ve cümleler böyle mi olmalıydı?”