Yangroup logo Yangroup logo
Hisarturizm Hisarturizm

Yine spor kompleksi, yine bir Müslüman Türk Mezarlığı

Batı Trakya sınırları içinde aynı gerekçe ile talan edilen bir Batı Trakya Müslüman Türk’ü mezarlığı daha..

Batı Trakya 20 Mart 2022
Yine spor kompleksi, yine bir Müslüman Türk Mezarlığı

İskeçe (Ksanthi) İli, Bulustra (Avdira) Belediyesi, Horozlu (Petinos) Köyü Mezarlığı. 

Zihinlerde yeni yer edecek başka deyişle: Halil Ağa Zâde Yakup Ağa Mezarlığı. 

Gerekçe hep aynı. Spor kompleksi! 

Selânik’teki de aynı gerekçe ile talan edilmişti.

Medeni yobazlığın kutsalında spor kompleksi, insanların inandığı değerlerden daha öncelikli bir inanç değeri oluşturuyor.

Herkeste değil tabi...

Duyarlı insanlar da var. Onlar bu duruma tepki gösteriyor.

Ne var ki Atina Yönetimi ve onun buradaki idarecileri Hristiyanlık dışında başka inanca sahip insanların inanç değerlerini yok etmeye kendilerini adamış gibi görünüyorlar.

En göze batanların ilki, Müslümanların kurban kesme ibadetinin mahkemece iptal edilmesi idi. Kurban kesme ibadetinin günümüz şartlarında canavarca bir eylem olduğu gerekçesi kaydı düştü karar kayıtlarına. Hristiyanların kurbanlarından bahsetmediler tabi. Muhtemelen onlar medenice oluyor!

İkinci göze batan en saygısızca uygulama ise: Batı Trakya Müslüman Türk çocuklarının cuma günü okuldan yaz-kış saati uygulamasına göre, kırk dakika veya yirmi dakika önce çıkarak derslerde gördüğü din dersi eğitiminin inançları doğrultusunda tatbikatı sayılan ve aynı zamanda dininin temeli olan cuma ibadetini camide eda etmesinin yolunu “derslerinden geri kalıyorlar, eğitim müfredatı eksik kalarak tamamlanamıyor. Bu da eğitimde geri kalmalarına neden oluyor” gerekçesi ile engellemiş olması idi. 

Özerk eğitim statüsüne sahip olan azınlık okullarında Hristiyanlığın azizlerini kutlama günlerinin mecburi tatil edilmesi hiçbir kanunda yok iken azınlık okullarında da kutlatılıyor. Ama buradaki kutlamalar Hristiyanlık öğeleri içerdiği için derslere engel değil! Geri bırakmıyor!...

Mesele Batı Trakya Müslüman Türk Azınlığını dininden ve tarihinden soyutlamak olunca, herhangi bir geri kalmışlık mevzu bahis olmuyor.

Bulustra (Avdira) Belediye Başkanı ilgili mezarlık için, “Burası belediyeye ait” diye beyanatta bulunmuş. 

Nereden ona ait olduğunu da söyleseydi ya! Söyleyemezdi. Çünkü öyle bir mülkiyet belediyeye devredilmedi. Belediye yetkilileri ve onun başkanı mesele Batı Trakya Müslüman Türk ahalisinin vakıf mülkiyeti meselesi olunca, kanuna gerek duymuyorlar. 

Kendilerini her türlü kanunun üzerinde mutlak yetkili görüyorlar. Bir de gerekçeleri var. Kamusal toplum menfaati ve ihtiyacı. Aynı idareciler kendi kilise mülkiyetine ait herhangi bir tescilli mülkiyeti bir tarafa bırakın, dağbaşındaki bir manastır rahibinin iddiasına dahi karşılık veremiyorlar.

Belediyenin spor sahası diye talan ettiği mezarlık alanında çıkan mezar taşları, orasının ne alanı olduğunu hiçbir şübheye mahal bırakmayacak şekilde tarihi senet olarak herkese gösteriyor. Belediye başkanı gördüğünü inkar edebilir. Biz ona gözlük (tarihi vesika okuma ve belge kabul etme gözlüğü) takamayız. Çünkü onun gibiler gözlerini, düşüncelerini, hayat felsefelerini, yaşadığı toplumun farklı inanç ve kültür yapısına sahip olduğunu yaşayarak görmesine rağmen inkar etmeleri, kendi zihin yapılarının hangi medeniyet ile süslendiğini apaçık göstermektedir.

Yine spor kompleksi, yine bir Müslüman Türk Mezarlığı

Kin ve nefretin intikam duygusu...

Bu intikam duygusu onları nasıl tatmin ediyorsa, bu günün dünyasında hangi yöntemle tedavi edilirler bilemiyoruz.

Bu düşünce yapısına sahip şahıslar, tarihi yok etmek için beyin cimnastiği yapmaktan başka bir bilgi ile ne kadar alâkadarlar bilmiyoruz. Ancak biz ata sözümüzden şunu biliyoruz: “Ayinesi iştir kişinin, lafa bakılmaz.” 

Bundan yıllar önce, yaklaşık 2015’li yıllar, İskeçe Belediyesi de şehrin su ihtiyacına cevap verecek su deposu yapımı için talan ettiği İskeçe Şehri’nin kuruluş simgesi olan ve “Eski Mezarlık” diye bilinen mezarlığın tarihini bilfiil yok etmişti. 

Gümülcine de, iki-üç yüz yıllık vakıf senetleri Vakıflar Sicilinde kayıtlı olan, Han Tarlaları diye bilinen, ortalama otuz dönümlük araziyi bir derneğin mülkiyetine geçirerek Vakıf Senetlerini ve Sicil Kayıtlarını dönemin idarecileri yok sayarak talan etmiştir.

Gerekçe: Mahkeme kararı. 

Gasp et, talan et, benim mülküm diye mahkemeye gerekçe üret, sonra da mahkeme kararı ile kendini savun. 

Peki üç yüz yıla yakın resmi Tapu kayıtları ne işe yarıyor?!

Yine Gümülcine Belediyesi’nin altyapı çalışmaları esnasında Gümülcine şehrinin kayıtlarında, “Orta Mezarlık” diye kaydı olan mezarlığın ve içinde bulunan günümüz Celal Bayar Azınlık Orta ve Lise Okulu’nun cümle giriş kapısı önü ana yolda mevta kemikleri çıkınca, devreye arkeologlar, tarihi eserler yetkilileri girdi, inceleme yaptılar. Neticede toplumu bilgilendirecek bir zerre açıklama dahi yapmadılar. Yaptılar da biz mi göremedik. Aynı mezarlığın okulun bahçesi gerekçesi ile 2017 yılında etrafına temel duvarı kazı esnasında çıkan mevta kemikleri de ne edildi? O zaman da topluma hiçbir bilgi aktarılmadı. 

Onun gibi şehir merkezinde Kızlar Hamamı olarak bilinen yapının kalıntıları üzerine yapılan çok katlı binanın yapımında da ilgili yetkililer inceleme yapmışlardı. Resmi açıklamalarını görememiştik ama, yerel Yunan basınından Bizans kalıntısı olduğu yönünde yazılar paylaşılmıştı.

Ne hikmetse, azınlık insanına ait her tarihi senet Bizans kalıntısı oluveriyor. Aradaki altı yüz yıllık bir dönem “ke’en lem yekün - sanki yokmuş” oluyor. Nasıl bir bilim bu! Anlayan beri gelsin. 

Orta Mezarlık mevta kemikleri de acaba Bizans’tan kalma diye bir gerekçe ile mi hiçbir açıklama yapılmadı!!!

Burada dikkat çeken bir başka husus ise, azınlık toplumundan da hiçbir tepkinin gelmemesi, kınama çıkmaması, soru-sual sorulup yazılıp çizilmemesi idi.

Nedendir bu suskunluk? 

Orta Mezarlığın hangi tarihlerde kurulduğu şehrin inşası devri kayıtlarında zikredilmektedir. Bunun bir Batı Trakya Müslüman Türk Mezarlığı olduğu apaçık bilinmektedir. 

Neden hiçbir Batı Trakyalı Müslüman Din Adamı oraya en azından gözlemci olarak davet edilmedi?

Namazgâh Mezarlığı'nın (günümüz Gümülcine Şehir parkı -Parko) doğu cephesi yolu altyapı çalışmalarında da aynı durum yaşanmıştı. Sonraki mezarlık içi (park-parko) düzenlemesinde ise kazı çalışmaları esnasında nelerin çıktığına halk şahit olamasın diye mezarlığın etrafı yeşil filelerle çevrelenip kapatılmıştı. 

Horozlu (Petinos) Köyü Mezarlığı sonuncu vaka, ama son olmayacak. Bu zihniyet idare hayatı bulduğu müddetçe benzer uygulamalarına Batı Trakya tarihi için aynı yok edici faaliyetlerini devam ettirecekler. 

Atina yetkililerinin bazıları da kınama yayınlamış, üzüldüklerini beyan etmişler. “Kurtla kuzuyu yiyen, çoban ile ağlayıp yas tutan” misali. Yapmacık. Göz boyası türünden bir davranış.

Ferman senin elinde. Gönder fermanını, iptal edilsin vandalizm uygulaması ve mezarlık ait olduğu inancın değerine iade edilsin. 

Yapmıyorsun. Çünkü onlar senin idarecilerin.

Batı Trakya’da vakıf mülkiyeti eritiliyor. Yönetim mekanizmaları yıllardır hep aynı taktiği uyguluyorlar. Kâh siyasi entrika, kâh kurumsal baskı, kâh yargı yollu engel. 

Mevcut vakıf arazileri kimi zaman “kadastro yoluyla” beyannameler kabul edilmiyor. Kimi zaman “orman arazisi” denilerek ilgili köyün vakıf konumundaki mülkü, aynı köyün vakıf mülkü siciline kaydedilmiyor. Kimi zaman da “belediyeler cüz'i hizmet karşılığı” güya belediyenin mülkü imiş gibi karar defterlerine yazıyorlar. Sonra da efendim bunu kayıtlarda göremiyoruz veya biz oraya “ödenek tahsis etmişiz” gerekçesi ile kamusal mülk alanı kapsamına ilhak ediliyor.

Bir çok köy bu durumun müşkülü ile iç içe yaşıyor, uğraşıyor.

Şu günlerin bahse konu belediyesi bu konuda tek değil. Bundan birkaç yıl önce İskeçe İli’ne bağlı İnhanlı (Topiros) Belediyesi de Azınlık Okul Encümen Heyeti’nden okul ile alakalı senetleri talep etmişti. Tepkiler sonucu talebin SEHVEN yapıldığı açıklaması gelmişti ama, bize göre SEHVEN diye bir şey yok, bir planın parçası idi. Bulustra Belediyesi bugün bunu kanıtlıyor.

Bir belediyenin sınırları içinde olması kaydı, onu belediyeye mülk yapmayı haklı kılmaz. Belediye sınırları içinde hangi mülklerin var olduğu tabi ki kayıt altına alınacak. Sınırları içinde kaydı olması belediyeye mülk edinme hakkını veriyorsa, o zaman, belediye sınırları içinde bulunan bütün eşyanın varlığı belediyenin mülkü olmuş olur. Bu hangi düşünce kuralının doğru mantık terazisi!?

Horozlu (Petinos) Köyü Mezarlığı mevcut mezar taşları ile senedi Batı Trakya Müslüman Türk Azınlığı’na ait olduğunu tescil ediyor. Ve bundan sonra mevcut mezarlığın bilinen ve anılan adı: “HALİL AĞA ZÂDE YAKUP AĞA MEZARLIĞI” olarak zihinlerde yer edecek.

İlgili yöneticilerin inanç farklılıklarını bi tarafa bırakalım, insanlık adına ölmüş insanlarımızın kemiklerini sızlatmalarını, ruhlarına işkence yapmalarından vazgeçmelerini genelde Müslümanlık, özelde de Batı Trakya adına bekliyoruz.

Medeniyet anlayışını bıraktık.

O, “sarı saçlı, mavi gözlü” anlayışta kaldı. 

Var idiyse tabi!

Biraz vicdan!

Heyhât!

Hisarturizm
Millet gazetesi logo
© 2023 Millet
KÜNYE
BİLAL BUDUR & CENGİZ ÖMER KOLLEKTİF ŞİRKETİ
Genel Yayın Yönetmeni: Cengiz ÖMER
Yayın Koordinatörü: Bilal BUDUR
Adres: Miaouli 7-9, Xanthi 67100, GREECE
Tel: +30 25410 77968
E-posta: info@milletgazetesi.gr
ΤΑΥΤΟΤΗΤΑ
MİLLET MEDİA O.E.
Υπεύθυνος - Διευθυντής: ΟΜΕΡ ΖΕΝΓΚΙΣ
Συντονιστής: ΜΠΟΥΝΤΟΥΡ ΜΠΙΛΑΛ
Διεύθυνση: ΜΙΑΟΥΛΗ 7-9, ΞΑΝΘΗ 67100
Τηλ: +30 25410 77968
Ηλ. Διεύθυνση: info@milletgazetesi.gr