Ağlanacal Halimize Gülelim mi? Gülünecek Halimize Ağlayalım mı?

Bir zamanlar Osmanlı Devleti’ni hasta adam olarak nitelendiren, akbabalar gibi üstünde dolanan gayr-i müslim devletler (ki bu günün Avrupa’sı), ne oldu da bu ha

Köşe Yazıları 8 Şubat 2012
Ağlanacal Halimize Gülelim mi? Gülünecek Halimize Ağlayalım mı?

Bir zamanlar Osmanlı Devleti’ni hasta adam olarak nitelendiren, akbabalar gibi üstünde dolanan gayr-i müslim devletler (ki bu günün Avrupa’sı), ne oldu da bu hale geldiler?

Hani Batılılar gelişmiş modern toplumlardı? Hani onlar her şeyi en iyi bilenlerdi? Demek ki; her şeyi iyi bilmek, teknolojide üstün olmanın da işe yaramadığı günlerin gelebileceği günleri yaşamaktayız.

Bana göre bunun başlıca sebebi makine üretmede başarılı olan insanın, zamanla hemcinsini (insanı) makine olarak görmeye başlamasıdır.

Duygular yok olmuştur. İnsan değerinden düşmüştür.
Çünkü değerler para ile ölçülmeye başlanmıştır. İlk baştan ötekini ezmeye çalışanlar, çıkarları zayıflayıp kendileri yok olma tehlikesi ile karşılaşınca yanındakinin gözyaşına bakmadan ezmekten de geri kalmazlar.

Meseleye biraz açıklık getirelim. Köydeki Hasan amca da bundan nasibini alsın, ne demek istediğimi beni gördüğünde bana tekrar sormasın.

Hani Avrupa ülkemize kalkınalım diye borç vermişti ya, şimdi geri veremiyoruz ya, hani o paralar memleketimize girerken bir çokları yeni iş kurdular… Bizim soydaşlardan bazıları da büfe, bazıları seyyar(!) bakkal-kahvehane açıyorlardı… Hani primini alayım iki yıl sonra kapatır hanım yan tarafta yine açar, ondan sonra oğlum on sekizine girmiş olacak, o da açacak, diye programları çıkartan bazı büroların komisyonu ile bu oyunlar oynanırken, zaman geldi her şey dondu ya… Ne kadar güzeldi bu rüya keşke hiç bitmeseydi!

Tabi bunlar işin kırıntıları. Bizim bölge kalkınsın diye kaç defa karşılıksız paralar ortak pazardan (AB’den) alındı. Hepsi bizim bölge haricinde kullanıldı. Bizim insanlar hep öteki olarak görüldü (her zamanki gibi). Alma mazlumun ahını çıkar aheste aheste.

Bunlar işin özeti.

Diğer taraftan Avrupa şimdi denetim yapmaya karar vermiş. Bataklığa saplanmış olan Yunanistan’ın boğazına elini koyarak “ya dediklerimi yaparsın ya da bataklıkta boğulursun” diyor. Diğer taraftan da verdiği paralarla silah da satarak onları ödemesini istiyor. On yıl önce satın alınan tankların mermilerinin hâlâ gelmediğini de gazeteler iç sayfalarında yazıyor. Bunlar böyle iken Avrupalı’nın ne kadar insancıl davrandığını da hepimiz anlıyoruz umarım.

Ne kadar yer tutar bilmem amma bir fıkra ile bu meseleye renk katalım:

Nasreddin hoca bir gece yatağında uyuyamıyormuş.

Hanımı soruyor: Hayırdır bey neden bir o tarafa bir bu tarafa dönüp durursun uyumaya niyetin yok mu?

Hoca: Uyuyamıyorum hanım. Komşu Hasan efendiden aldığım borcun vadesi yarın doluyor. Fakat para yok, ödeyemeyeceğimi ona nasıl söyleyeceğim diye düşünür dururum.

Hanım yataktan fırlar camı açar ve “Hasan efendi Hasan effendi” diye komşusuna seslenir.

Komşu Hasan efendi camı açar ve hararetle: Hayırdır Huriye bacı hocaya bir şey mi oldu.

Hanım: Hayır, hayır. Hani onun sana borcu varmış ve yarın verecekmiş ya… Ha işte yarın vermeyecek, demiş ve camı kapatmış. Sonra da Hocaya dönerek; artık senin düşünmene gerek yok sen rahat rahat uyu, bundan sonra Hasan efendi düşünsün, demiş.

Maalesef durum böyle. Şimdi ağlayalım mı? Gülelim mi?

Kaçan fırsatlar için keşke mi diyeceğiz, yoksa liderlerimize iş ortamı oluştursunlar, adaleti daha iyi dağıtsınlar diye gereken cevabı gerektiğinde verecek miyiz?

Millet gazetesi logo
© 2021 Millet
KÜNYE
MİLLET MEDİA O.E.
BİLAL BUDUR & CENGİZ ÖMER KOLLEKTİF ŞİRKETİ
Genel Yayın Yönetmeni: Cengiz ÖMER
Yayın Koordinatörü: Bilal BUDUR
Adres: Miaouli 7-9, Xanthi 67100, GREECE
Tel: +30 25410 77968
E-posta: info@milletgazetesi.gr
ΤΑΥΤΟΤΗΤΑ
MİLLET MEDİA O.E.
ΜΠΟΥΝΤΟΥΡ ΜΠΙΛΑΛ & ΟΜΕΡ ΖΕΝΓΚΙΣ Ο.Ε.
Υπεύθυνος - Διευθυντής: ΟΜΕΡ ΖΕΝΓΚΙΣ
Συντονιστής: ΜΠΟΥΝΤΟΥΡ ΜΠΙΛΑΛ
Διεύθυνση: ΜΙΑΟΥΛΗ 7-9, ΞΑΝΘΗ 67100
Τηλ: +30 25410 77968
Ηλ. Διεύθυνση: info@milletgazetesi.gr