Azınlığın şerefi ve geleceği için...

Danışma Kurulu geçen hafta bir karar aldı: Mini bir eylem kararı gereği Azınlık Haklarının bekçilerinin gerçekleştireceği sembolik bir hak ve adalete çağrı yürü

Azınlığın şerefi ve geleceği için...

Danışma Kurulu geçen hafta bir karar aldı: Mini bir eylem kararı gereği Azınlık Haklarının bekçilerinin gerçekleştireceği sembolik bir hak ve adalete çağrı yürüyüşü... Azınlık Eğitimi ve özellikle de Azınlık anaokulu talebi ile ilgili sorunlarımızın dile getirildiği ve acil çözüm taleplerini içeren bir mektup yetkili devlet birimine mini bir eylemle teslim edilecekti. Aradan iki haftalık bir süre geçmesine rağmen bu konuda henüz bir gelişme olmadığını görüyoruz. Azınlık olarak Danışma Kurulu üyelerinin oy birliğiyle aldıkları kendi kararlarını bir an önce yerine getirmelerini bekliyoruz...

Ne ilginç ve acıdır ki, DK üyeleri Azınlık Anaokulları (Türkçe- Yunanca) Sorunu ve Şahin İlkokulu kayıt meselesinde gerekenin yapılması konusunda çok ağır ve sorumsuzca davranırken, Azınlık Anaokullarına karşı olan devlet okulları dayatan yönetim harıl harıl çalışıyor ve meydan boşluğundan istifade ederek kuyumuzu kazmaya devam ediyor. Bu anlamda her türlü entrikaya başvurmaktan da geri kalmıyor. Mekanizma, kendi dayatmalarını makul ve meşru göstermek için akla hayale gelmeyecek düzen ve dümenlerle kamuoyunu aldatmaya ve yanlış yönlendirmeye çalışıyor. Basınsa basın, eğitimci ise eğitimci, uzmansa uzman, yöneticiyse yönetici, bu konuda her türlü imkân ve enstrümanını faaliyete koymuş, Azınlık haricî ve dahilî bütün askerlerini seferber etmiştir. Aşağıdaki haber bu anlamda ibretlik ve ufuk açıcıdır.

Xanthipress.gr haber sitesinin 2 Eylül 2012 tarihli bir haberi şöyle:

“Θέλουν ελληνόφωνο νηπιαγωγείο και μειονοτικό γυμνάσιο στον Κένταυρο !
Το γεγονός ότι οι εκπαιδευτικές ανάγκες αλλά και οι πολιτικές εκτιμήσεις των κατοίκων της ορεινής περιοχής δεν συμβαδίζουν πάντα με κάποια συγκεκριμένη γραμμή, μαρτυρούν οι κινήσεις του τελευταίου διαστήματος στον Κένταυρο, αναδεικνύοντας μια μεγάλη αντίφαση.”

Ben haberin özet mahiyetinde olan giriş kısmını verdim. Devamını ilgili adresten okuyabilirsiniz.

Tam da Azınlık (Türkçe-Yunanca) Anaokulları talebimiz gündemdeyken ve buna bağlı sorunlar devam ederken, ne ilginçtir ki, yerel Yunan basını tarafından –zamanlamaya dikkat- Ketenlik'te soydaşlarımızın sözde Yunanca anaokulu talep ettiği ile ilgili bir haber gündeme getiriliyor. Güya Ketenlik Türkleri Şahinli kardeşlerimizin aksine Azınlık anaokulu değil, Yunanca devlet anaokulu istiyorlarmış. Haber öyle bir şekilde sunulmuş ki, olayları tamamen Azınlığın gerçek talepleri örtbas edilerek sunulmuştur.

Ketenliklilerin Ketenlik için istedikleri, zaten var olan/dayatılan devlet Yunanca anaokullarının yetersizliği/eksikliği ile ilgili sorunların ortadan kaldırılmasıdır. Ketenliklinin dediği şu: Madem ki, sen devlet olarak bana Yunanca devlet anaokulunu dayatıyorsun ve aksi durumda beni çocuğumla tehdit ediyorsun... Madem ki beni bu okula gitmeye mecbur bırakıyorsun, o zaman dayattığın okulların durumunu ayarla, düzelt ve işini doğru yap... 

Olay bundan ibaret. Ketenlik’teki soydaşımın derdi başka, mekanizma ve yandaş medyasının derdi ve yansıttığı başkadır. Sanki, devlet Ketenlik’te Azınlık anaokulu kurulmasına izin vermiş de soydaşlarımız göndermemiş, aksine Yunanca devlet anaokullarını tercih etmiş...

Kesin olarak söyleyebilirim ki, Ketenlikli kardeşlerimin Azınlık anaokulu karşıtı bir talebi olmamıştır. Bu büyük bir yalandır. Ketenlikli kardeşlerimizin Azınlık meselelerindeki talebi aynen Şahinli kardeşlerimizin talebi gibidir. Bu konuda bütün Azınlığın talebi neyse, onların talebi de odur.

Sadece Azınlık ortaokulu ile ilgili talebe gelince... Bazı gafiller, Ketenlik'teki soydaşlarımızı, kelime oyunlarıyla süslenmiş bir dilekçe metninin altına imza attırma girişiminde bulunmuş ve fakat bu oyun farkedilerek bozulmuştur...

Bu oyunla hedeflenen de bence, aslında Azınlığımızın Azınlık anaokulları talebinin olmadığı, var olan sıkıntının da "başkaları" tarafından yapay olarak ortaya atıldığıdır.

Bu noktada akla şu soru geliyor: Bu ortamda böyle bir anlayışın hakim olmasını en çok kim ister ve bu en çok kimin işine yarar? Bunun, Azınlığın talepleriyle örtüşmediği ortada. Öyleyse, mesele gayet açıktır. Bu işi yine Azınlık karşıtı mekanizma planlamıştır. Azınlıktan bölgemizde hangi kurum veya kurumlar sorumlu ise işte onlar plânlamıştır. Peki, bunlara bilinçli ve bilinçsiz alet olan azınlık mensuplarına ne demek lazım! Hadi şimdilik kendimi tutayım... Şimdilik bu kadarıyla iktifa edeyim...

Hal böyleyken, Danışma Kurulu’nu bir an önce gereken irade ve sorumluluğu ortaya koymaya çağırıyoruz. Danışma Kurulunu sadece sözde değil, özde ve fiilen inisiyatif almaya davet ediyoruz. En azından kendi eylem kararını yerine getirmeye davet ediyoruz. DK eğer aldığı kendi kararını yerine getirmezse, artık bundan sonra alacağı kararların hiçbir manası ve geçerliliği kalmayacaktır. En kötüsü, halk nezdindeki saygınlığını yitirmiş olacaktır. Kendi kararlarını uygulamayan karar organı bir kurulun, bundan sonra Batı Trakya Türk Azınlığı’ndan da kararlarına uymasını beklemesi anlamsız olmaz mı?

Saygınlığını, dolayısıyla da Batı Trakya Türk Azınlığı’nın saygınlığının ve haklı mücadelesinin zaafa uğratılmaması için kurulun, aldığı sembolik mini yürüyüş kararını gerçekleştirmesini bekliyoruz.

Millet gazetesi logo
© 2021 Millet
KÜNYE
MİLLET MEDİA O.E.
BİLAL BUDUR & CENGİZ ÖMER KOLLEKTİF ŞİRKETİ
Genel Yayın Yönetmeni: Cengiz ÖMER
Yayın Koordinatörü: Bilal BUDUR
Adres: Miaouli 7-9, Xanthi 67100, GREECE
Tel: +30 25410 77968
E-posta: info@milletgazetesi.gr
ΤΑΥΤΟΤΗΤΑ
MİLLET MEDİA O.E.
ΜΠΟΥΝΤΟΥΡ ΜΠΙΛΑΛ & ΟΜΕΡ ΖΕΝΓΚΙΣ Ο.Ε.
Υπεύθυνος - Διευθυντής: ΟΜΕΡ ΖΕΝΓΚΙΣ
Συντονιστής: ΜΠΟΥΝΤΟΥΡ ΜΠΙΛΑΛ
Διεύθυνση: ΜΙΑΟΥΛΗ 7-9, ΞΑΝΘΗ 67100
Τηλ: +30 25410 77968
Ηλ. Διεύθυνση: info@milletgazetesi.gr