“Batı Trakya Türk Azınlığı” demek yasak...

Mevcut hükümetin zihniyet yapısı tam bir araştırma konusu. Böyle yazıyorum diye çarpık zihniyetli bazıları bana kızıyorlar, ama yazmak zorundayım. Çünkü benim i

Köşe Yazıları 16 Mayıs 2013
“Batı Trakya Türk Azınlığı” demek yasak...

Mevcut hükümetin zihniyet yapısı tam bir araştırma konusu. Böyle yazıyorum diye çarpık zihniyetli bazıları bana kızıyorlar, ama yazmak zorundayım. Çünkü benim işim bu. Ben  yanlış yapanları ve yanlışlıklarını yazarım. Hem onları yanlıştan dönme hususunda ve hem de onlardan zarar görecek olanları uyarmak için yazarım.

Son dönemde Azınlık olarak gerçekten  ayırımcı ve baskıcı uygulamalarla karşı karşıyayız. Azınlık basınına yönelik davalar zaten 2007 yılından beri devam ediyor.  Yüz binlerce Euro’luk tazminat cezaları kesinleşti ve yenileri de yolda. Ancak 29 Ocak’ta Batı Trakya’da yepyeni bir süreç başladı. Bu sürece ben, mevcut hükümetin postmodern sıkıyönetim süreci diyorum.

Evet, bizce yeni bir sıkıyönetim süreci başlamıştır artık Batı Trakya’da. Burada Batı Trakya Türk Azınlığı yaşadığı için, aşırı sağ eğilimli hükümetten sudur eden yönetim anlayışı ile ortaya konan Azınlık politikası çok sert esmeye başladı ve yumuşayacak gibi de görünmüyor.

Düşünün ki, artık bir yerel ve haftalık Türk Azınlık gazetesinin sahibi savcı emriyle devlet güvenlik birimleri tarafından “millî tehlike” sayılacak konulara ilişkin sorguya tabi tutuluyor. Akıl tutulması mı yaşıyor bu yönetim?

9 Mayıs’tan itibaren  İskeçe Emniyet Teşkilâtı’na ifade vermek üzere girip çıkıyorum. Teşkilât bünyesindeki Devlet Güvenlik Birimi’nde savcı emriyle sorgulandım. Düşünün ki, 21. yüzyılın AB üyesi Yunanistan’ında savcı emriyle devlet güvenlik memurları bana “Sen Lozan Antlaşması’nda Batı Trakya’daki Azınlığın Müslüman Azınlık olduğunu bilmiyor musun ki, gazetendeki yazılarında ısrarla Türk Azınlık diyorsun!” diye soru soruyor.

Bana göre sorgulamanın en can alıcı sorusu, “Azınlığa ve özellikle Pomaklar’a neden Türk diyorsun?”  sorusuydu. İlgili birimdeki sorgu memuru bana bunun kanunlara aykırı olduğunu, bu şekilde insanları birbirine düşürdüğümü, ülkesini seven insanların öfkesini üzerime çekmeye zorladığımı söyledi. 

“Sen Yunanistan’da yaşıyorsun, Azınlığın Türk olduğunu yazmaya hakkın yok. Bu, kargaşaya neden olabilir” telkininden sonra,  Yunanistan’da yaşayan bütün Yunan vatandaşlarının, Yunan olduklarını söylemek zorunda olduklarını öğrenmiş oldum.

Emniyete sorgu için değil de telkin için çağrılmış gibi hissettim. Emniyet  memuru bana, “Batı Trakya Türk Azınlığı Danışma Kurulu diye bir kurul yoktur, olamaz, yasaktır. Öyle deme...” dedi.

Komik, ama gerçek... Ve buna benzer daha birçok komik, ama gerçek soru ve “telkinlerle” karşılaştım. Sanki devlet beni oraya hizaya getirmek için çekmişti. Bana Yunanistan’da nasıl Yunan olunması gerektiği hususunda ders veriliyormuş gibi hissettim.

“Türkiye güçlü ve bölge barışı için önemli bir ülkedir, demekle askeri açıdan güçlü olduğunu mu kastediyorsun?” sorusu yöneltilince şaşırdım. Sanki bana çok sevdiğim, askerliğini yapıp vergisini ödediğim ülkemde, bana hain muamelesi yapılmaya çalışılıyordu. Türk demenin, Türkiye büyük bir ülkedir, demenin neresi yanlış veya ihanet, anlamakta zorluk çekiyorum. 

Osmanlı Balkanlar’dan gideli barış da gitti, derken Batı Trakya’da barışın olmadığını mi kastediyorsun, şeklinde soru yöneltenler, Balkanlar’da yaşanan Bosna trajedisini bir suçluluk psikolojisiyle örtbas etmek istiyormuş gibiydi.

Bunlar bana sözlü olarak başlıca sorulan sorulardı. Emniyette biraz tartıştıktan sonra sohbetin tatsızlaştığını farkettim. Bu yüzden zaten daha nahoş diyaloglara mahal vermemek için en baştan ifademi yazılı olarak vermek istediğimi belirtmiştim.

Aslında beni şikâyet eden Av. Yalaoğlu’nun iddianamesinde yukarıdaki soruları sorduracak ve beni “millî tehlike” olarak gösterecek yığınla “işaret” ve “ipuçları” sunuluyor, ama iddianamenin asıl suçlamaları benim son parlamento seçimlerinde Azınlığın hassasiyeti olan milletvekilsiz kalınmaması için A. HACIOSMAN ve H. ZEYBEK’e destek olunması gerektiğini belirten 329 sayılı Millet’teki  yazımda ve T.C. Başbakan Yrd. B. Bozdağ’ın ziyaretini konu alan 345 sayılı gazetedeki yazımda yer alan bazı ifadelerime dayandırılıyor. Yalaoğlu, birinci yazıda beni seçim kanununa aykırı davranarak Hıristiyan adayların aleyhine ayrımcılık yapmak, ikinci yazıda ise Azınlığın iki dilli azınlık anaokulu talebini vurguladığım ve “devlet anaokulları dayatmasına” karşı geldiğim için beni devlete karşı gelmek,  toplumu isyana teşvik etmek, ayrıca toplumu kargaşaya teşvik etmek, huzur  ve barışı bozmakla suçluyor ve 5 yıla kadar hapsimi istiyor. İddianamede, Mustafçova Belediyesini iki dilli (Türkçe-Yunanca) Azınlık anaokulları talebiyle açıklama yapmaya zorlamakla da suçlanıyorum.

Batı Trakya Türk Azınlığı’nda Türk Azınlık mensuplarına karşı dava açmakla nam salmış Av. Yalaoğlu, hakkımda 5 yıla kadar hapis cezası öngören bir suçlama dosyası hazırlayarak beni savcıya şikâyet etmiştir. Bu şahıs, daha önce de Azınlığımızın önde gelenlerine, seçilmişlerine ve başkonsolosa da dava açmış biridir.

Görüldüğü gibi Yunanistan’da Azınlığa Türk demeyi, kendini Türk olarak ifade etmeyi, basın ve ifade özgürlüğünü engellemeye çalışan yasakçı bir zihniyetle karşı karşıyayız.

Batı Trakya Türk Azınlığı, Batı Trakya Türk Azınlığı Danışma Kurulu, Pomak Türkleri ve Türkçe-Yunanca Azınlık anaokulları istiyoruz, demenin yasaklanacağı ve bu yüzden devlet güvenlik birimlerince sorguya çekileceğimiz bir dönem mi başlıyor? Eğer oyleyse, bendeniz bunun ilk örneğini teşkil ediyorum.

Geçen hafta ovada gazete dağıttığım esnada olayı öğrenen bir Azınlık mensubu kardeşimin bu meseleye verdiği manidar tepkiyle yazımı noktalamak istiyorum. Dünyanın bütün baskıcı ve ayırımcı zihniyetlerine ders olacak bu kardeşimin cevabı şöyle:

Ben siyahım, kapkara bir tenim var, ama bana sorduklarında ben Türk’üm diyorum, çünkü ailem beni öyle büyüttü ve ben de öyle hissediyorum. Ne yani? Bu devlet bana sen beyazsın, deyince ben beyaz tenli mi olacağım? Allah aşkına, bu nasıl bir zihniyettir!

Millet gazetesi logo
© 2026 Millet Media
KÜNYE
MİLLET MEDİA Kollektif Şirketi
Genel Yayın Yönetmeni: Cengiz ÖMER
Yayın Koordinatörü: Bilal BUDUR
Adres: Miaouli 7-9, Xanthi 67100, GREECE
Tel: +30 25410 77968
E-posta: info@milletgazetesi.gr
ΤΑΥΤΟΤΗΤΑ
MİLLET MEDİA O.E.
Υπεύθυνος - Διευθυντής: ΟΜΕΡ ΖΕΝΓΚΙΣ
Συντονιστής: ΜΠΟΥΝΤΟΥΡ ΜΠΙΛΑΛ
Διεύθυνση: ΜΙΑΟΥΛΗ 7-9, ΞΑΝΘΗ 67100
Τηλ: +30 25410 77968
Ηλ. Διεύθυνση: info@milletgazetesi.gr