Batı Trakya ve dünyadaki ahval ve şeraitten son manzaralar

Bilindiği gibi, Greko-Helen kültürü tamamen mitolojiye dayalıdır. Batı dünyasının tanrı tasavvuru, dünya tasavvuru, din anlayışı, tarih bilinci, sanat ve edebiy

Köşe Yazıları 30 Mart 2018
Batı Trakya ve dünyadaki ahval ve şeraitten son manzaralar

Bilindiği gibi, Greko-Helen kültürü tamamen mitolojiye dayalıdır. Batı dünyasının tanrı tasavvuru, dünya tasavvuru, din anlayışı, tarih bilinci, sanat ve edebiyatı mitolojiye dayalı bu kültürün tamamen etkisindedir. Böyle bir kültür DNA’sına sahip Yunanistan, Batı Trakya Müslüman Türklerini de, mitolojiye dayalı bu Greko-Helen kültürünün etkisi altına alabileceği vehmine kapılmıştır. Ancak bugüne kadar hiçbir oyun ve tezgâhları tutmamıştır. Batı Trakya Müslüman Türkleri, bütün Bizans oyunlarını bozmuş, hepsini boşa çıkarmayı başarmıştır.

Son zamanlarda Yunanistan, Batı Trakya Müslüman Türk Azınlığının ana omurgasını çökertebilmek gayesiyle, toplumumuzu yeniden şekillendirme oyunlarına büyük hız vermiştir. Atina’da ve Batı Trakya’da, peş peşe düzenlenen, ciddiyetten ve bilimsellikten fersah-fersah uzak, "sözde" Şeriat panelleri ve konferanslarını, Batı Trakya Müslüman Türkleri ibretle izlemektedir.

Şeriatın "ş"sini duyduğu zaman sıtmaya tutulan, azılı İslâm ve şeriat düşmanları, şeriat konusunda cehaletleri paçalarından akan kifayetsiz konuşmacılara şahit oldukça, Helen Ortodoks Hıristiyan toplumu içerisinde, ne kadar ırkçı, fanatik İslâm düşmanları olduğunu, Ehl-i Sünnet itikadına bağlı Batı Trakya Müslüman Türklerine, kin ve nefret kusan bu tür müptezelleri daha yakından tanıma imkânı buluyoruz.

Batı Trakya Müslüman Türkleri bu tür tiyatro ve oyunları devamlı izlediği için bunlara çok aşinadır. Bize gayet komik ve eğlenceli geliyor. Bugüne kadar hiç birisini ciddiye almadık almıyoruz. Hepsine gülüp geçtik, bunlara da gülüp geçiyoruz. Mevlâna bir ünlü sözünde, suskunluğun asalet olduğunu ve herkese yanıt vermenin doğru olmadığını ifade etmek için, büyük bir isabetle buyurduğu gibi;

"Suskunluğum asaletimdendir. Her lâfa verilecek bir cevabım var. Lâkin bir lâfa bakarım lâf mı diye. Bir de adama bakarım adam mı diye?" Mevlâna’nın bu deyimiyle, bilinç düzeyleri dibe vurmuş, adamlıktan zerre nasibi olmayan böyle tiplere sadece acımak gerekmektedir.

Temennimiz, bu tür oyunlar daha sık tekrarlansın ki, Ehl-i Sünnet Şeriatını ve Batı Trakya Müslüman Türklerini dize getirmeyi ve çökertmeyi göze almış Müslim ve gayr-i Müslim "palikaryalar"ın sayılarını ve kalitelerini daha net görebilelim.

Bakalım ciddiye alınır tarafları var mı, yok mu? Ona göre bilelim. Zira bu güne kadar piyasaya sürülen "çakma malların" hiçbirinde zerre kadar ciddiye alınacak bir tarafları yoktur. Hepsi tanıdık bildik "şer(r)iat" tüccarı kiralık askerlerdir.

Oysa zerre kadar aklı ve insanlıktan nasibi olanlar -dünyaları verseler bile- bu kadar kirli, onursuz ve şereften yoksun oyunlara alet olmazlar. Hepsinin ortak paydaları, haset, fesat, kin, nefret ve düşmanlıktır. Kalplerindeki bütün manevi marazlar suratlarına yansımış vaziyettedir. Gittikleri her yerde itici ve negatif enerji saçıyorlar. Onurlu hiçbir insan yanlarından bile geçmek istemez.

Yunanistan, Ehl-i Sünnet çizgisinde olan Batı Trakya Müslüman Türklerinin %99,5’ine karşı %yarım bile olmayan genetiği bozuk, Türklükten nasibini yitirmiş, Helenizm’e hizmet etmeyi benimsemiş ”240” kişilik(siz) orduyla mı zafer kazanmayı umuyor? Heyhat! Aç kalma endişesi zaaflarını istismar ettiğiniz bu zavallılar ve bunların elebaşları “hafizanallah” kırıma uğrasalar, Yunanistan’ın azınlık politikası diye bir şey kalmayacak. Bütün dünyaya rezil rüsva olacaktır.

Ehl-i Sünnet çizgisinde olan Batı Trakya Müslüman Türkleri olarak, bir kısmı cahil, bir kısmı gafil ve bir kısmı hain olan bu zavallı kardeşlerimiz için çok üzülüyoruz ve onlara gerçekten acıyoruz. Lâkin hiçbiri silâh zoruyla yanınızda bulunmuyor. Gönüllü bir şekilde Helenleştirilmiş patrikhane “İslâmına” hizmet etmeye aday olmuş akıl ve baliğ kişilerdir. Bunun için bizim yardımcı olabilecek imkânımız yok.

Bilinçli bir şekilde hain olanlar belki pişman olup dönmezler. Ancak cahil ve gafil olan kardeşlerimize Müslümanlık ve insanlık görevimizi yerine getirmek için bir çağrıda bulunmak istiyoruz. Henüz daha yol yakınken, bataklığa daha fazla saplanmadan Sırat-ı Müstakîme dönün. Rızık için de tasalanmanıza hiç gerek yoktur. Zira bütün mahlûkat için rızkın garantisini Razzâk olan Allah (c.c.) vermiştir.

20-30 sene sonraki halinizi merak ediyorsanız, sizi kendilerine benzetmek isteyen şeytanlaşmış tiplere bakın! Ona göre ibret alın! Beğeniyorsanız devam edin, beğenmiyorsanız ibret alın ve bir an önce bu büyük felâketten dönün! Kendinizi ve soyunuzu daha fazla kirletmeyin!

Müslüman kisvesi olarak benimsenen sarık ve cübbeleri giyerek, 'Feto'cüler misali, dışı müftü içi "mitropolitler" Helenizm’e hizmet etmek gayesiyle, kendilerine ezberletilen yalan ve iftiraları, papağan yutmuş gibi tekrarlayan iki buçuk "karagöz", fanatik Yunanlıların bütün çirkinliklerini ve zulümlerini örtme yarışına girmişlerdir.

Bu düzeltme iddiasındaki bozguncular, "Yunanistan’ın ne kadar demokratik ve hoşgörülü" olduğunu "Helen Müslümanlarla, Helen Ortodoks Hıristiyanlar arasında hiçbir sorunun yaşanmadığını", "En ufak bir haksızlık veya adaletsizliğin söz konusu bile olmadığını", "Yunanistan'ın, din ve inanç özgürlüğü konusunda dünyada emsalsiz bir örnek teşkil ettiğini", "Batı Trakya’da zaman-zaman istenmeyen bazı sorunlar yaşanıyor, ancak bu sorunları Türkiye Cumhuriyeti Başkonsolosluğu ve kendilerini Türk olarak tanımlayan, Helenizm ile vaftiz olmak istemeyen işbirlikçiler yapıyor. Yunanistan’ı karalamak ve dünyaya kötü göstermek için bilinçli bir şekilde, devamlı sorunlar çıkarıyorlar" gibi yalan ve iftiralarla bütün dünyayı kandırma vazifesini üstlenmişlerdir.

Kendileri gibi, Helen hayranı ve Türk düşmanı Arap ülkelerini dolaşarak, bunun yanı sıra Arap dünyasından da Batı Trakya’ya gelen Helen hayranı ve Türk düşmanı Arapları kandırma çabası içindedirler. Atalarımızın dediği gibi "körler sağırlar birbirini ağırlar."

Ne yazık ki Yunanistan, Batı Trakya Müslüman Türk Azınlığı siyasetinde sürekli ölü doğuruyor. Hangi entrikaya başvursa, çürük sap gibi elinde kalıyor. İlerici-gerici ayrışmalarını, Alevî-Sünnî çatışmalarını, Pomak-Türk-Çingene bölücülüğünü, Türkçü-Helenci fitnelerini, seçilmiş müftü-tayinli müftü fesatlarını körükleyerek Batı Trakya Müslüman Türk Azınlığını bölme, parçalama propagandaları yürütmüştür. Fakat Batı Trakya Müslüman Türkleri feraset ve basiretleriyle bütün plânları ve oyunları ıskartaya çıkartmayı başarmıştır.

Batı Trakya’da demografik dengeleri bozmak için Pontus’tan Gürcü taşıdılar, kilise aynı şekilde Helen Hıristiyan ailelere teşvikler verdi, polis okullarını, üniversiteleri, öğrencileri Batı Trakya’ya taşıdılar. Ancak yine de Batı Trakya Müslüman Türklerinin aleyhine kuluçkaya yatırdıkları bütün fitne ve fesatlar yumurtalarından ölü civcivler doğdu.

Yunan yatırımcılara Batı Trakya’da yatırım yapsınlar, yunanlılar bölgede kalsınlar diye karşılıksız teşvikler ve krediler verdiler. Hepsi, devleti dolandırıp, üstüne oturdukları teşvik ve kredilerle Makedonya ve Bulgaristan’a yatırım yaptılar. Batı Trakya adeta bir fabrika mezarlığına dönmüş vaziyettedir. Hiçbir Yunanlı genç Batı Trakya’da kalmak istemiyor.

Batı Trakya’da genç Yunan nüfus yok denecek kadar az kalmış vaziyettedir. Yaşlılar da, emekli olduktan sonra pırtılarını toplayıp çocuklarının yanına dönüyorlar. Batı Trakya’da “palikarya”lık yapanlar ve "Elinaras"lık taslayanların hiçbirisinin çocukları ve torunları Batı Trakya’da yaşamak istemiyor.

İçişleri, Dışişleri her şeyi denedi, olmuyor. Eğitim ve ekonomiyle hiçbir şey başaramadılar. Kala kala kilise ve ordu kaldı. Bunların da kendi nesilleri ve çocukları olmadığı için nesilleri tükeniyor. Eğitim ve içişlerinin başaramadığını, 4.üncü Kolordu asli görevini bir kenara bırakıp, askerî gücünü kötüye kullanarak, Pomakça kitaplar ve sözlükler üreterek, Batı Trakya Müslüman Türklerini Helenleştirebileceklerini zannettiler. Bu tezgâh da bir türlü tutmadı. Şimdi en son Patrikhanenin emri doğrultusunda Kilise ve mitropolitler, Batı Trakya Müslüman Türklerine karşı son Haçlı Seferini yürütüyorlar. Bakalım patrikhanenin askerleri ne kadar başarabilecekler. Bütün Batı Trakya Türkleri çok merak ediyor.

Öteden beri, şu patrikhanenin ve Batı Trakya’daki mitropolitlerinin din ve Hıristiyanlık anlayışlarına bir türlü akıl erdiremedim. Hıristiyanlığa hizmet, gelecek nesilleri kiliseye ve Hıristiyanlığa çekebilmek için faaliyet göstermek, gelecek nesillerin helâkine sebep olan, alkol, fuhuş, uyuşturucu, nesillerin devamı ve muhafazası, fıtratın korunması, eşcinsel evliliklerine, cinsiyet değiştirme teşviklerine karşı ne patrikhane ne Yunan kilisesi etkili faaliyet yürütemiyorlar. Dillerini yutmuş gibi gıklarını çıkartamıyorlar.

Diğer yandan "sözde" patrik ve Batı Trakya’daki emir kulları, bütün asli görevlerini bir kenara bırakarak, Hıristiyanlık dinini de kendi manevî hastalıklarına alet ederek, Müslüman ve Türk avına çıkmışlar. "Sözde" patrik efendi, bütün dünyayı dolaşarak Türkleri ve Ehl-i Sünnet İslâm’ının ne kadar tehlikeli olduğunu anlatıyor. İslâm dünyasındaki bütün harici marjinal gruplara büyük destek veriyor. Batı Trakya’daki emir kulları mitropolitler de, efendilerinin yolundan giderek Batı Trakya’da %yarım bile olmayan marjinal harici bir gruba her türlü desteği vererek, toplumun %99,5’ni teşkil eden Ehl-i Sünnet İslâm’ına karşı amansız mücadele veriyorlar.

Yönetici konumunda ve mason olmayan papazların hakkını da yememek gerekiyor. Hıristiyanlık için, kilise için samimi faaliyet gösteren, her türlü yozlaşmaya karşı ve küresel güçlerin dayatmalarına karşı çıkan Hıristiyan Ortodoksların sayısı da az değildir. Ne yazık ki, seslerinin duyulmasına engel olunuyor.

Küresel güçlere hizmet eden, sözde modernist yöneticiler ve mason kilise idarecileri, küresel efendilerini gücendirmemek için samimi Hıristiyanların seslerini kısmaya çalışıyorlar. Gerçek Hıristiyanlığı yozlaştıran Ekümenikliği lânetleyen samimi Hıristiyanlar, koca mason patriğin ve emrinde çalışan kilise baronlarının hedefi haline getiriliyorlar.

Hıristiyanlığı dar bir milliyetçilik hegemonyası altına sokmaya çalışan “sözde ekümen” patriğe karşı tepkiler sürekli artıyor. Patrikhanenin yönetimi altında faaliyet gösteren, özellikle Amerika mitropolitlerinin ekonomik ve idarî skandalları patrikhanenin kutsal meclisini uzun zamandan beri meşgul ediyor. Gerek Yunan kilisesinde, gerek patrikhanede skandallar günden güne artıyor. Fuhşa ve yolsuzluğa karışan mitropolitler, lüks ve eğlenceli hayat yaşayan, biznes yapan mason mitropolitler, sürekli “iera sinodos” kilise meclislerini meşgul ediyorlar. Suskun Hıristiyan Ortodoks çoğunluk, samimi Hıristiyanlıkla bağdaşmayan yolsuzluk ve skandallara daha ne kadar dayanabilecek orası meçhul. Fakat kilise içten içe kaynıyor.

Ahval ve şerait öyle gösteriyor ki, sömürüye dayalı Helenizm ve Siyonizm destekli küresel emperyalist sistem kanser olmuş vaziyettedir. Ancak onlar için kötü olan bu sonucu bir türlü kabullenmek istemiyorlar. Böyle günlerin de gelebileceğini hiç hesap etmemişlerdi. Bu kötü gidişatı dışarıya da fazla belli etmemeye çalışıyorlar.

Ne yazık ki, her şeyin bir sonu olduğu gibi, bu vahşi ve barbar sistemin de elbette bir gün sonu gelecekti. Bu vahşi sistemi taşıyan gemi sürekli su almaya devam ediyor. Bu ölümcül tehlikeyi erken fark edip büyük felâkete sürüklenen bu gemiyi terk edebilenler belki kurtulmayı başarırlar. Aksi takdirde hepsi beraber firavun ve ordusu gibi denizin dibini boylamaya mahkûmdurlar.

Artık zalimler için kış fırtınaları başlamıştır. Bu Allah’ın kâinata koymuş olduğu değişmez kanunlardandır. Hiçbir güç kış mevsimini yaz mevsimine döndüremez. Mazlumlar için de bahar kokuları gelmeye başlamıştır. İlâhi adalet er veya geç tecelli edecektir. Biraz aklını ve vicdanını kullanan, bu köklü değişimin emarelerini açık ve net bir şekilde anlayacaktır. Hz. İsa’nın tebliğ ettiği dinden zerre nasibi olanlar zaten bütün tehlikelerin farkındadırlar. Sabredip şükredenlere selâm olsun!
Millet gazetesi logo
© 2026 Millet Media
KÜNYE
MİLLET MEDİA Kollektif Şirketi
Genel Yayın Yönetmeni: Cengiz ÖMER
Yayın Koordinatörü: Bilal BUDUR
Adres: Miaouli 7-9, Xanthi 67100, GREECE
Tel: +30 25410 77968
E-posta: info@milletgazetesi.gr
ΤΑΥΤΟΤΗΤΑ
MİLLET MEDİA O.E.
Υπεύθυνος - Διευθυντής: ΟΜΕΡ ΖΕΝΓΚΙΣ
Συντονιστής: ΜΠΟΥΝΤΟΥΡ ΜΠΙΛΑΛ
Διεύθυνση: ΜΙΑΟΥΛΗ 7-9, ΞΑΝΘΗ 67100
Τηλ: +30 25410 77968
Ηλ. Διεύθυνση: info@milletgazetesi.gr