Batı Trakya’da Fiili Bir Sıkıyönetime Doğru

Hükümetin Batı Trakya Müslüman Türk Azınlığı ile ilgili özellikle son aylarda izlemiş olduğu politika, çok düşündürücü ve endişe vericidir.Anlaşılan SİRİZ(A)NEL

Köşe Yazıları 10 Mart 2016
Batı Trakya’da Fiili Bir Sıkıyönetime Doğru

Hükümetin Batı Trakya Müslüman Türk Azınlığı ile ilgili özellikle son aylarda izlemiş olduğu politika, çok düşündürücü ve endişe vericidir.

Anlaşılan SİRİZ(A)NEL hükümetinin başbakanı, devlet politikası gereği Batı Trakya’yı tamamen ANEL’e teslim etmiş ve derin devletin gönüllü memurluğunu yapan aşırı sağcı siyasetçi ve bürokratlar Azınlığımızın kazanılmış haklarının çivisini çıkarmak için gece gündüz var güçleriyle çalışmaktadırlar.

Bu gidişatın gidişat olmadığını hemen söyleyelim. Çünkü olan bitenlere baktığımızda durumun Azınlığımız açısından gerçekten vahim olduğunu görüyoruz.

“240 İslam Öğreticisi” kanununa o kadar tepki göstermemize rağmen, hükümet oralı bile olmadı. Eğitim Bakanı Filis son açıklamalarında, bu kanunu bize rağmen “bizim iyiliğimiz için” uygulamaya devam edeceklerini büyük bir pişkinlik ve gaddarlıkla açıkladı. Filis’in açıklamasından anlaşılıyor ki, o, bu kanunun bir devlet projesi olduğunun gayet farkında ve onu savunurken “milli” bir görevi ifa etme bilinci ve gururuyla savunuyordu. O, potansiyel “milli bir tehlike” olarak algılanan Azınlığa karşı “milli görevini” ifa etmenin mutluluğunu her haliyle yansıtıyordu.

Netice olarak  Kilise’ye en ufak bir müdahalede bulanamayan hükümet, bu şekilde Batı Trakya Müslüman Türk Azınlığı’nın din işlerine müdahale ederek kendi istediği resmi devlet dini anlayışıyla gençlerimizi asimile etmek için zalimce dayatmalarda bulunmaya devam edecek. Geçtiğimiz günlerde 240 İslam Öğreticisi’ni yetiştirecek kurumun da artık hazır olduğunu öğrendik. Aristotelio Üniversitesi bünyesinde bir İslam Bilimleri Bölümü (Bir nevi ilahiyat) kuruldu ve buradan Azınlığa resmi devlet İslam’ını empoze edecek “misyonerler” mezun edilecek. Diğer ifadeyle 240 İslam Öğreticisi kadrosu yetiştirilecek...

Anlayacağınız, Selânik’te bu milletin başına anayasal olmayan Selanik Özel Pedagoji Akademisi’nin (SÖPA) yerine bu İslam Bilimleri Bölümü getirilmiş oldu. Kendisine yıllardır “alternatif” öğretmen üreten devlet, artık yıllarca idare edecek istihdam fazlasından sonra misyonunu tamamlamış olan SÖPA’yı kapatarak yerine onların benzeri, ama bu sefer tamamen din eğitimi verecek ve imamlık yapacak eğiticiler üreten bir “Din Bölümü” açtı. SÖPA ile Azınlık Eğitimi sıfırlandıktan sonra, şimdi de sıra Azınlığın dini eğitiminin ve dini hayatımızın sıfırlanmasına geldi. Yani SÖPA gitti, “Bölüm” geldi...

Burada hemen söyleyeyim... SÖPA’lı arkadaşlar alınmasın, hem zaten artık birçoğunun da itiraf ettiği gerçek budur. O yüzden onların Azınlığa rağmen iş yapılamıyacağını idrak etmeye başlayan vicdan sahibi olanları, bugün artık ikili anlaşmaların ve uluslararası hukukun gerektirdiği gerçek anlamda Türkçe-Yunanca bir Azınlık Eğitimi için mücadele vermektedirler. SÖPA’nın kapatılmasını ve yerine gerçek bir Azınlık Eğitimi’ne uygun ve bunun için duyulan ihtiyaçlara cevap verebilecek 4 yıllık bir fakülte talebini onlarca defa sözlü ve yazılı olarak dillendirenler de kendileridir.

Devlet bu isteği karşılar gibi göründü, ancak bir zaman sonra yine kendi bildiğini okuyarak Selanik’te SÖPA’dan beter bir İslam Bilimleri Bölümü açtı. Artık yeni SÖPA vakası ile karşı karşıyayız. Azınlığın başına yeni bir “musibet” musallat edilmiş durumda... Yeni mücadele “kulvarımız” hayırlı olsun! Bundan böyle bu Musibet/Bölümü “istenmeyen” ilan ederek şerrinden korunmaya gayret edeceğiz.

Bütün uyarılarımıza rağmen, devletin, Azınlığın feyatlarını/taleplerini/sıkıntılarını duymayan ve görmeyen diktatörvari tavrını sürdürmesi ve keyfi uygulamalarını dayatması, Batı Trakya’da adeta ilan edilmemiş bir olağanüstü hali çağrıştırmaktadır. Çünkü demokratik bir yönetim böyle bir zulmü vatandaşlarına asla reva görmez. Buna ilaveten son dönemde Sadık Ahmet’in arabasının çalınması, DEB’e yapılan saldırılar ve Sadık Ahmet’in hatırasının itibarsızlaştırılması, İskeçe Seçilmiş Müftülük mensubunun kaçırılarak saldırıya uğraması ve müftünün ölümle tehdit edilmesi, Müslüman Türklerin Hıristiyan Yunanları silahla tehdit ettiği haberleriyle yürütülen algı operasyonları bu işin vahametini gösteren önemli gelişmelerdir ve Azınlık üzerindeki baskıların arttığını ve onu saran çemberin giderek daraldığının açık bir göstergesidir.

Son olarak Yenice’deki mütevelli heyeti skandalı ise fiili bir sıkıyönetim rejimiyle karşı karşıya olduğumuzu gösterdi. Binlerce oyla seçilmiş İskeçe Azınlık Milletvekili, doğal olarak Yenice’de seçilen bir vakıf heyetinden yana tavır alıp bunun göreve başlamasını savunurken, SİRİZA’lı din işlerinden sorumlu bakan ve bürokratlar Azınlığın tasvip etmeyeceği karşı bir tavır sergileyerek diktatörvari bir şekilde resmi ideolojiye uygun gördüğü kişileri vakıf heyeti olarak başa getirdi. Bakan, Milletvekilinin temsil ettiği binlerce Azınlık oyunu ve dolayısıyla halkımızın iradesini yok saydı. Bu nasıl bir solcu bakandır, diye sormadan edemiyoruz.

Devlete yakın bazı kuruluşların temsilcilerinin ulusal basında yayımlanan açıklamaları da manidardır. Devletin ilgili birimlerince iyi gazlandığı anlaşılan bu temsilciler, zaman zaman basına İslam’ı ve Müslüman Türk Azınlığı’nın değerlerini hedef alan açıklamaları ile hakarete varan ve toplumumuzu son derece rencide eden söylemler kullanmaktadırlar. Özellikle İslam dinini hedef alan bu açıklamalarda ve ondan mülhem haberlerde dinimize ve din görevlilerimize haksız yakıştırmalar yapılarak “fundamentalist islam” söylemi ile bir kara propagandanın yapıldığına şahit olmaktayız. Ne ilginçtir ki, devletin resmi çizgisinde seyreden ulusal ve yerel Yunanca ve bir kısım da Türkçe basında Azınlığımız, terör örgütü IŞİD ile ilişki içerisindeymiş gibi gösterilmek istenmiştir.

Bakan Filis’in açıklamalarında da bu konudaki atıflar dikkat çekicidir. Buradan da anlaşılıyor ki, Azınlığı terörle bağlantılı göstermeye çalışan “Fundamentalist İslam” propagandası bir devlet projesidir. Bir taraftan kendisine bağlı organlara “Seçilmiş müftüler, Türkiye’nin desteğiyle Batı Trakya’da IŞİD benzeri bir radikal İslam yayıyorlar” propagandası yaptırılırken, diğer taraftan Yunan devleti bizleri bundan kurtarmak için “Ilımlı İslâm”ı öğretecek bir İslam Bilimleri Bölümü hazırlıyor. Rejim bu şekilde Azınlığa yönelik çıkardığı ve uyguladığı bütün haksız kanun ve uygulamaları da kamufle edebilme imkanına sahip oluyor. Filis’in dediği gibi: Rejim, bu “240 Din Öğreticisi” kanununu ve İslam Bilimleri Bölümü’nü Azınlığın aşırı mecralara kaymasını önlemek ve bölgenin selameti için uygulayacaktır. Biz de yedik...

Nasıl proje ama? Bugün uluslararası ölçekte yürütülen bir Ilımlı İslam Projesi’nin yerel ölçekteki iz düşümü... Böyle olunca bunu dünyaya satmak da kolaylaşıyor. “IŞİT’ci”, “radikal İslamcı”, “Müslüman terörist” etiketini yapıştır, dünya kamuoyunun gözünü boya, sonra da bununla mücadele adı altında Azınlığı kontrol altına almak için çevirdiğin onca oyun, yaptığın onca zulüm yanında kâr kalsın...

Durum bundan ibaret... İşimiz zor gibi görünüyor, ama bizler de oynanan oyunların farkındayız ve pes etmeyeceğiz. Toplum olarak demokratik yollardan bu çirkin oyunları püskürtmek için elimizden gelen her türlü gayreti ve çalışmayı ortaya koymaya devam edeceğiz. Azınlık 90’ı aşkın yıldan beri nice oynunlara rağmen bitirilemedi, bundan sonra da inşallah asla bitirilemeyecektir.

Son söz: Edvar-ı hayat perde perde, Allah bilir ne var ilerde...

Millet gazetesi logo
© 2021 Millet
KÜNYE
MİLLET MEDİA O.E.
BİLAL BUDUR & CENGİZ ÖMER KOLLEKTİF ŞİRKETİ
Genel Yayın Yönetmeni: Cengiz ÖMER
Yayın Koordinatörü: Bilal BUDUR
Adres: Miaouli 7-9, Xanthi 67100, GREECE
Tel: +30 25410 77968
E-posta: info@milletgazetesi.gr
ΤΑΥΤΟΤΗΤΑ
MİLLET MEDİA O.E.
ΜΠΟΥΝΤΟΥΡ ΜΠΙΛΑΛ & ΟΜΕΡ ΖΕΝΓΚΙΣ Ο.Ε.
Υπεύθυνος - Διευθυντής: ΟΜΕΡ ΖΕΝΓΚΙΣ
Συντονιστής: ΜΠΟΥΝΤΟΥΡ ΜΠΙΛΑΛ
Διεύθυνση: ΜΑΟΥΛΗ 7-9, ΞΑΝΘΗ 67100
Τηλ: +30 25410 77968
Ηλ. Διεύθυνση: info@milletgazetesi.gr