Bazı Şeyler Artık Değişmeli

Türkiye son yıllarda Gayrımüslim (Rum, Ermeni, Süryani vs) Azınlıklara yönelik bir çok adım attı. Özellikle Rum ve Ermeni Azınlıklarının neredeyse bütün taleple

Köşe Yazıları 5 Eylül 2015
Bazı Şeyler Artık Değişmeli

Türkiye son yıllarda Gayrımüslim (Rum, Ermeni, Süryani vs) Azınlıklara yönelik bir çok adım attı. Özellikle Rum ve Ermeni Azınlıklarının neredeyse bütün taleplerini yerine getiren uygulama ve düzenlemelerde bulundu. Vakıflarının, okul ve yurt gibi taleplerinin karşılandığını gördük ve görüyoruz. 

Türkiye’nin azınlık basınına destek konusunda attığı adımları da takdire şayandı. Basın İlan Kurumu Genel Müdürü Mehmet Atalay’ın önce Rum azınlığın azınlık gazetelerine destek vereceklerini açıklaması, ardından da bu desteği Türkiye’de yayınlanmakta olan tüm azınlık gazete ve dergilerini de kapsayacak biçimde genişletmesi olduğunu gördük.

Atalay, tiraj kaybı yaşayan Azınlık gazetelerine maddi destek sağlanacağını, ileride de Basın İlan Kurumun ilanlarından Rum gazetesinin faydalanması için bir düzenleme yapılacağını söylemişti. Bir söylem olarak bile bu, iyi niyeti göstermesi açısından güzel bir adımdı.

Atalay, dünyadaki Türk azınlıkların basınının durumuyla ilgili bir soru üzerine,  “Genelde pek destek yok Türk azınlığın basın organlarına. Batı Trakya’da mesela hiç destek yok. Umarız Türkiye’nin yaptığı onlara da örnek olur. Kimse azınlıklarını dışlamamalı. Rum’uyla, Ermeni’siyle, Musevi’siyle biz bir aileyiz” yanıtını veriyor.

Bu gelişmeler, bir kez daha bir gerçeği açık bir şekilde gözler önüne sermiştir. Türkiye’nin bugün azınlıklarına yönelik attığı insanî haklar anlamındaki adımlar görmemezlikten gelinemez. Tabii ki yapılacak daha çok şey var, ancak Türkiye yaptığı düzenlemelerle, demokratikleşmede kat ettiği mesafeyle, birçok Avrupa ülkesini geride bırakmış durumdadır. Hatta diyebiliriz ki, Türkiye birçok konuda Avrupa’nın Almanya gibi öncü ülkelerinden çok daha ileridedir. Türkiye bugün dünyanın ender özgürlükçü ülkelerinden biri olma yolunda hızla ilerlemektedir.

Gönül ister ki, bizim ülkemiz Yunanistan da tarihten gelen “demokrasinin beşiği” unvanına lâyık, namına uygun bir şekilde davransın. Bu konuda sıkıntısı varsa, hiç olmazsa Türkiye’nin bu konudaki birikiminden faydalansın, örnek alsın. Çünkü Türkiye, hakikaten bu konuda -en azından Yunanistan için- örnek alınacak bir seviyeye ulaşmıştır.

Birçok kesim tarafından antidemokratik ve hatta barbar bir ülke olarak adlandırılan Türkiye’nin Basın İlan Kurumu Genel Müdürünün dediği gibi: Kimse azınlıklarını dışlamamalı.

Kim diyor bunu? Türkiye Basın İlân Kurumu Müdürü. Peki, Yunanistan veya Avrupa’nın diğer ülkelerinin benzer kurumları böyle diyor mu? Hayır. En azından demokrasinin beşiği olarak anılan Yunanistan’ın Basın İlân Kurumu böyle demiyor, diyemiyor. Neden? Çünkü devletin azınlık politikasında böyle bir anlayış ve amaç yok.

Türkiye Rum Azınlığın okullarını tamir ederek 2 veya 3 öğrencinin eğitim almasına kolaylık sağlarken, Yunanistan öğrenciler azaldı bahanesiyle okullarımızı kapatıyor. Türkiye Azınlık basınını yaşatmanın derdine düşerken, ülkemiz Yunanistan yönetimi Batı Trakya’daki Türk Azınlık basınını ortadan kaldırmanın peşinde. Aynı şekilde Türkiye vakıfları Rum Azınlığı’na iade ederken, Yunanistan bizim vakıflarımızı talan etmeye devam ediyor.

Yunan’ıyla, Rum’uyla, Türk’üyle, Ulah’ıyla, Ermeni’siyle, Musevi’siyle, Arab’ıyla, Arnavut’uyla biz bir aileyiz. Yunan devleti, bu ülkedeki farklı kültür ve unsurların bir aile olduğu bilincine ve olgunluğuna eriştiğinde, hep birlikte daha güzel yarınlara adım atabiliriz.

Ekonomik kriz bahanesiyle politikacılar Azınlık ve İnsan Hakları meselelerine girmekten kaçmak için bahane uydursalar da, biz her şeyin farkında olarak tabii ki ekonomik krizle ve ülke sorunları ile boğuşacağız, ama kazanılmış ve vazgeçilmez haklarımızdan da vazgeçmeyeceğiz. Bunları Azınlık basın mensupları olarak burada yazmamızın sebebi budur. Yazdık, yazıyoruz ve yazmaya devam edeceğiz. Bütün engellemelere rağmen, yüzbinlerce euroluk para ve hapis cezalarına rağmen insan hakları mücadelemizden asla geri adım atmayacağız.

Bu anlamda toplumumuzu oluşturan her birey ve örgüt bu işin sorumluluğunda olmalı ve payına düşeni yapmalıdır. Ben halkım için mücadele ediyorum, iddiasında olan seçilmiş veya seçilmemiş herkes önce toplumunun sonra da ülkesinin meseleleriyle ilgili çalışmalarda bulunmalıdır. Elini taşın altına koyacak cesareti olmayıp çeşitli bahanelerle halkı uyutmaya ve ağlanmaya çalışanların artık bu toplumu temsil hakkı olmamalıdır. Toplum olarak artık bunlara prim verilmemelidir. Bu noktada topluma çok büyük görev düşmektedir. Eğer toplum başındakileri iyi seçemiyorsa, başına geleceklerden dolayı da şikayet etmesinin faydası olmaz.

Kur’an’ın dediği gibi: Bir toplum kendini değiştirmedikçe, Allah da o toplumu asla değiştirmez.

Millet gazetesi logo
© 2026 Millet Media
KÜNYE
MİLLET MEDİA Kollektif Şirketi
Genel Yayın Yönetmeni: Cengiz ÖMER
Yayın Koordinatörü: Bilal BUDUR
Adres: Miaouli 7-9, Xanthi 67100, GREECE
Tel: +30 25410 77968
E-posta: info@milletgazetesi.gr
ΤΑΥΤΟΤΗΤΑ
MİLLET MEDİA O.E.
Υπεύθυνος - Διευθυντής: ΟΜΕΡ ΖΕΝΓΚΙΣ
Συντονιστής: ΜΠΟΥΝΤΟΥΡ ΜΠΙΛΑΛ
Διεύθυνση: ΜΙΑΟΥΛΗ 7-9, ΞΑΝΘΗ 67100
Τηλ: +30 25410 77968
Ηλ. Διεύθυνση: info@milletgazetesi.gr