Birlikte başaracağız
Anavatanımız Türkiye’nin beş yıl önce gerçekleşen PKK terör saldırısında 12 şehit verdiği Dağlıca′daki bir karakolu Salı günü yine baskına uğradı ve 8 askeri da
Anavatanımız Türkiye’nin beş yıl önce gerçekleşen PKK terör saldırısında 12 şehit verdiği Dağlıca′daki bir karakolu Salı günü yine baskına uğradı ve 8 askeri daha şehit düştü. Anavatanımızın bağrını yakan bu menfur olay, Türk Dünyası’nın ayrılmaz bir parçası olan Batı Trakya Türklerinin de bağrını dağladı.
Dünyanın en tehlikeli terör örgütü olan PKK’nın işlemiş olduğu hain katliamı lanetliyor, şehit ailelerimize ve Anavatanımıza Allah’tan sabır ve kolaylıklar diliyoruz.
İnsanlar ne yapsın yönetimler suçlu, dünyayı yöneten küresel güçler böyle istiyor, onlar ne derse o olur, diyenleri duyar gibiyim.
Evet, dünyayı yönetmek isteyen büyük çıkar grupları böyle istiyor olabilir, ama bizler de az değiliz. Bu dünyada kötüler varsa, iyiler de var ve varlıkları bile kötülerin uykularını kaçırıyor. İyiler olmasa ve kötülüğün azalması için çaba göstermeselerdi, bugün yeryüzünde Türklerin yurdu olur muydu? Dünyadaki mazlumların sığınağı Türkiye diye bir devlet varlık gösterebilir miydi?
Kötüler gece-gündüz dünya barışının sigortası ve gönüllü muhafızı Türk yurdunun aleyhine çalıştığı içindir ki bugün Türkiye’nin başına PKK gibi bir belâyı musallat etmişlerdir. Türkiye gücünü buraya akıtsın, bu belâyla oyalansın ki, toparlanıp dünyayı sadece kendi menfaatlerine göre tanzim etmek ve yönetmek isteyen PKK destekçilerinin kötülüklerine engel olamasın diye...
Yazdıklarım komplo teorisi değil, gerçeklerdir. Gelişmeleri doğru okumaya çalıştığınızda bu gerçekleri hemen farkedersiniz. Yeter ki niyetiniz samimi olsun.
En basitiyle şu kadarı bile yeterlidir bu gerçekleri anlamaya. Dünyanın en büyük terör örgütü nerdeyse, orası dünyanın en önemli yeridir. Bize göre dünyanın kurtuluşunun kaynağı olduğu yerdir orası. İşte o yerde, kötüler PKK’yı besleyerek büyütüyorlar ki, sıra kendilerine gelmesin diye.
Ancak ne yapsalar nafiledir. Er veya geç Allah nurunu tamamlayacaktır. Bu, Kur’an’la sabittir. Allah’ın nuru yeryüzüne hakim olacaktır ve insanlık gerçek barışa ve selamete kavuşacaktır. Bu nur gökyüzünden zembille inmeyecektir. Artık peygamber de gelmeyeceğine göre bu nur, dünyanın en büyük barış düşmanının insanlığa musallat olduğu yerden çıkacaktır. Bu yer de, Türkiye’dir.
Türkiye İslâm’ın kalesidir. Yani insanlığın ve gerçek barışın kalesidir. Geçmişte Osmanlı olarak öyleydi, bir potansiyel olarak günümüzde ve özellikle de yakın gelecekte Türkiye olarak da öyle olacaktır. Türkiye’de birileri istemese bile bu öyle olacaktır. Kader böyle gelişti ve gelişiyor. Kader Türkiye’ye böyle bir rol biçmiş veya onlarca Türk yurdu gibi Türkiye’yi de kuran millet kaderini bu şekilde seçmiş.
Bakın İslâm Dünyası’na, Türkiye gibi bir lider ülke daha var mı? Yok! Öyleyse İslâm Dünyası’nın elinden tutup toparlayacak, ağabeylik görevini üstlenerek yol gösterecek Türkiye’den başka bir İslâm ülkesi yok. Bu yüzden zaten hepsi Türkiye’ye bakıyor, Türkiye’den medet umuyor. Eskilerin “Türk, İslâm’ın kılıcıdır” demeleri bu yüzdendir.
Buraya kadarı anlaşıldıysa, bundan sonrasını da anlamaya hazırız.
Dünyanın muhtaç olduğu insanlık, yani gerçek ahlâk ve özgürlük anlayışını sadece İslâm vadediyor. Bu İslâm, İslâm Dünyası’nda ise ve İslâm’ı temsil ve tebliğ edecek olan bu dünya ise, o zaman bu dünyanın lideri olan Türkiye bu işin baş sorumlusudur, öncüsüdür, lideridir. Yani Türkiye, dünya barışının lideridir. Bu yüzden Türkiye’den korkmamalı. Aksine Türkiye ile dost olmalı ve dünya barışına katkıda bulunmak için ona yardımcı olunmalıdır. Vatanımız Yunanistan’ın saniye kaybetmeden bu yolu izlemesi gerektiği kanısındayız.
Dünya barışı için hepimizin gece-gündüz dur durak bilmeden çalışmamız gerekiyor. Bunun için de nerede bir kötülük görsek, oraya koşmalı ve onu ortadan kaldırmak için gerekeni yapmalıyız. En azından bu konuda elimizden geleni yapmak için gayret etmeliyiz.
Bu hafta seçimleri değerlendirmeyi düşünmüştüm, ama Dağlıca’daki hain saldırıda şehitlerin haberi yüreklerimizi dağlayınca böyle bir yazı çıktı ortaya. İçimden gelenleri paylaştım. Siz kardeşlerimle acımı paylaştım. Ne de olsa acılarımız ve sevinçlerimiz birdir bizim.
Acılarımız ve sevinçlerimiz birdir bizim. İşte bu yüzden geçmişimiz de geleceğimiz de birdir bizim.
Biz önce millet ve İslam Dünyası olarak bir olmayı başardıkça, ardından bütün dünya bizleri örnek alarak bir olmayı başaracaktır.
Son söz: Her şeyin başı bir’liktir. Allah bir, biz bir, dünya bir.