Haksızlıklara karşı topyekûn mücadele

Yeni umutlarla seçilen Miçotakis hükümetinin de iç ve dış politikada uzun vadede ülkenin menfaatlerine ve coğrafyamızda barışa hizmet etmeyen yanlış politikalar

Köşe Yazıları 28 Ağustos 2019
Haksızlıklara karşı topyekûn mücadele

Yeni umutlarla seçilen Miçotakis hükümetinin de iç ve dış politikada uzun vadede ülkenin menfaatlerine ve coğrafyamızda barışa hizmet etmeyen yanlış politikalar izlemeye devam edeceği anlaşılıyor.

Sözde sosyalist Çipras döneminde gerek içte izlenen azınlık (Türk, Makedon Ulah, Arnavut vs.) aleyhtarı siyaset, gerekse dışta “nasyonel sosyalist” Dışişleri Bakanı Kocas ve aşırı sağcı Savunma Bakanı Kammenos ile izlenen Türkiye karşıtı söylem ve eylemlerin Nea Dimokratia hükümetinde de aynen devam ettirildiğine şahit oluyoruz. Yeni Dışişleri Bakanı Nikos Dendias göreve gelir gelmez iyi komşulukla bağdaşmayan açıklamalarıyla dikkat çekti. Yunanistan’ın İsrail, ABD, Kıbrıs Rum Yönetimi ve halkını katleden diktatör Sisi’nin Mısır’ı ile yer aldığı ortaklık çerçevesinde Doğu Akdeniz’de Türkiye’yi dışlayıcı politikanın gereği bu gerilimi devam ettireceği anlaşılıyor.

Tabi bu gerilimin her zaman olduğu gibi en çok Batı Trakya Türk Azınlığı’nı etkileyeceği de kesin. Yunanistan Lozan ve ikili anlaşmalar gereği kâğıt üzerinde tanısa da, tam olarak uygulamadığı ve her geçen gün farklı bahanelerle fırsat kollayarak ortadan kaldırdığı Azınlık Hakları ve statüsünü tamamen ortadan kaldırmak için iyice hızlanacaktır. Nitekim bunun ilk işaretlerini vermeye başladı.

Yeni eğitim döneminde bir önceki dönemin devamı olan Azınlık Okulları’nın Lozan Antlaşması’na aykırı bir biçimde kapatılmasına devam edildi. 5 okulumuz daha ”ben yaptım oldu” anlayışıyla kapatıldı. Böylece son yılarda bu şekilde kapatılan Azınlık Okulu sayısı 65 oldu. Batı Trakya Türk Azınlığı’na danışılmadan tamamen keyfi olarak atılan bu adımlar azınlığın eğitim dernekleri ve Danışma Kurulu tarafından tepkiyle karşılandı.

Toplumun huzurunu bozan yanlış politikalara yönelik tepkilerin önümüzdeki günlerde yükselerek devam edeceği anlaşılıyor. Doğru olan da budur zaten. Haksızlıklar nerden gelirse gelsin, sağduyulu toplum, dengeleyici bir unsur olarak bunlara dur demelidir. Yoksa bu haksızlıkların sonu gelmez.

Batı Trakya Türk Azınlık toplumu da her zaman olduğu gibi anayasanın ve kanunların tanıdığı haklar çerçevesinde hukuka uygun en medeni ve dinamik bir şekilde maruz kaldığı haksızlıklara dur dedi ve demeye de devam edecektir.

Bilinmelidir ki, dünyadaki hiçbir birey veya toplum yüzde yüz eksiksiz olmaz, olmamıştır. Eksikleri, farklı yönden gedikleri olmuştur ve olacaktır. Ancak toplumu toplum yapan ve onu yaşatan değerler o toplumda bir şekilde yaşatılıyorsa, bu o toplumun henüz bitmediğinin bir göstergesidir.

Toplumun sağlık sorunlarıyla baş etmesi için toplumdaki herkesin doktor olması gerekmez. Bir salgın olduğunda toplumda yetişen doktorlar imdada yetişir. Doktorlar teşhisi koyar, toplum da tedaviye uyarak sağlıklı bir şekilde yaşamaya devam eder.

Bu toplum Allah’a şükürler olsun ki doktorunu yetiştirdiği gibi, hukukçusunu, öğretmenini, din görevlisini, gazetecisini, muhasebecisini ve işadamını da yetiştirdi. Her alanda insan yetiştirdiği gibi aynı zamanda parlamentoya da 3 veya 4 temsilcisini göndermektedir. Eksiğiyle fazlasıyla kurumlarımız, derneklerimiz, basınımız, akademisyenlerimiz, vekillerimiz ve her sektörde yetişen insan kaynağımız var. Dolayısıyla hangi alanda bir rahatsızlık olsa, yetişmiş insanlarımız onunla baş etmemiz konusunda bizlere yol, yordam gösterecek durumdadır.

Belki küresel sistemin ve “vahşi” kapitalizmin etkisiyle bizler de toplum olarak farklı açılardan etkileniyor olabiliriz, ama zamanla bunu da aşacağımıza inanıyorum. Ben her şeye rağmen ümitliyim. Dedelerimizin neler yaşadığını hatırlayın. Ne katliamlar, ne açlıklar ve fakirlikler gördüler. Bizler de onların acılı evlatları olarak devletin haksızlıklarıyla mücadele ederek mücadelenin ne olduğunu öğrendik. Bunları bilerek kim olduğumuzu, nerden geldiğimizi unutmuyoruz. Mücadeleye devam diyoruz.

Biz aslında en kötü günleri geride bıraktık. Bundan sonra ne görsek baş etmesini biliriz. Biz toplum olarak ne tür haksızlığa maruz kalsak da, değerlerimizle bir şekilde var olmaya, mücadelemize devam ederek gelecek nesillerimize de sağlam bir miras bırakmaya devam edeceğiz inşallah.

Toplumumuzun milli ve dini reflekslerinin kimilerine göre kısmen zayıfladığı ve köreldiği söylense de, bizce sağduyusu ve mücadele azmi her şeye rağmen yaşıyor ve yaşa(t)maya devam edecektir. Azınlığımızın bu azmi sadece kendisinin değil, birlikte yaşadığı çoğunluk toplumunun da hukukunun ve dolayısıyla ülkesinin hukuk ve demokrasisinin de yaşatılmasına vesile olmaktadır.     

Haksızlık kimden gelirse gelsin, kime yapılırsa yapılsın, azınlık ve çoğunluk olarak herkes birlikte karşı çıkmalıdır. Haksızlığa yönelik mücadeleler topyekûn verilmelidir ki, herkese hukuk olsun ve herkes huzur bulsun... Böyle olmadığı sürece hiçbir yerde tam bir adalet, huzur ve barıştan söz edilemez.

Bu hakikati göremeyen ve görmek istemeyenlere ülkeyi yönetme yetkisi verildikçe, ne yazık ki ülkemizde gerçek demokrasi, adalet ve huzurun; bölgemize de barış ve dostluğun gelmesi bilerek veya bilmeyerek engellenmektedir. En azından geciktirilmektedir.

Dünyamızın gerek çevre felaketleri, gerekse acımasızca süren çıkar savaşları ve zorunlu göçler yüzünden engellenemez bir yok oluşa doğru sürüklendiği ortadayken, aklı başında herkes vakit kaybetmeden barış ve huzur için elinden geleni yapmalıdır.

Son söz: Ya hep birlikte var olacağız, ya da topluca yok olacağız.
Millet gazetesi logo
© 2026 Millet Media
KÜNYE
MİLLET MEDİA Kollektif Şirketi
Genel Yayın Yönetmeni: Cengiz ÖMER
Yayın Koordinatörü: Bilal BUDUR
Adres: Miaouli 7-9, Xanthi 67100, GREECE
Tel: +30 25410 77968
E-posta: info@milletgazetesi.gr
ΤΑΥΤΟΤΗΤΑ
MİLLET MEDİA O.E.
Υπεύθυνος - Διευθυντής: ΟΜΕΡ ΖΕΝΓΚΙΣ
Συντονιστής: ΜΠΟΥΝΤΟΥΡ ΜΠΙΛΑΛ
Διεύθυνση: ΜΙΑΟΥΛΗ 7-9, ΞΑΝΘΗ 67100
Τηλ: +30 25410 77968
Ηλ. Διεύθυνση: info@milletgazetesi.gr