Hayat sonsuz zorluklarla mücadeleden ibarettir

İnsan, hayata gözlerini açtığı andan itibaren son nefesine kadar, bir takım şahsi, ailevi, toplumsal, bölgesel ve evrensel sorunlarla karşı karşıya kalmaktadır.

Köşe Yazıları 25 Ocak 2012
Hayat sonsuz zorluklarla mücadeleden ibarettir

İnsan, hayata gözlerini açtığı andan itibaren son nefesine kadar, bir takım şahsi, ailevi, toplumsal, bölgesel ve evrensel sorunlarla karşı karşıya kalmaktadır. Bu problemlerin yanısıra beklenmeyen ve hesap edilmeyen ekonomik ve siyasi krizler de eklenince hayat daha fazla zorlaşıyor.

Her şeyden önce, insana bütün zorluklarla mücadele etme gücünün kendisine peşinen verildiğini unutmamak gerekir. Hayat zaten sonsuz zorluklarla mücadeleden ibaret değil midir? Mücadeleden yıldığımız an hayatımız da son bulmuş demektir.

İnsanın kendisini yersiz kaygı ve kuşkuların esiri olmaktan kurtarması, hayatta başarı için ön şarttır. Hayallerimiz ve beklentilerimiz karşılanmıyor diye hayata küsmek, stres ve sıkıntıya girmek, hayatımızın temel sermayesi olan sağlığımızı tehlikeye sokmaktan başka bir işe yaramaz. Sağlığımızı kaybettikten sonra, bütün dünya bizim olsa ne fayda?

Hayat bir oyun ve eğlenceden ibaret, her türlü zıtlığın bir arada yaşandığı tiyatro sahnesi gibidir. Bu sahnede oyun kimi zaman geçmişte olduğu gibi bolluk, kolaylık, genişlik ve sevinç içinde, kimi zaman da günümüzde olduğu gibi kıtlık, zorluk, hüzün ve darlık içinde oynanır. Bu hayat sahnesinde oyuncular genelde, hep kolay olanı oynamak ister. Fakat hayat sahnesi buna her zaman müsaade etmez. Çünkü bu oyunun ayrılmaz bir parçası da zorluklardır.

Zorlukları yenmede ve engelleri aşmada asıl güç, kişinin kendi yüreğinde ve aklında saklı olduğunu bilmelidir. Bu gücün farkına varamayanların hayatta başarılı olmaları mümkün değildir. Kendi gücünün farkına varamayanlar, kendinden dahi korkan cesaretsiz kişilerdir.

Her devirde, bütün zorluklara karşı mücadele etmede en etkili silah şüphesiz sağlam bilgidir. Bilgi, insanın hayat mücadelesinde en büyük, en sağlam sermayesidir. Bu koruyucu silah terk edildiğinde, çok geçmeden gücümüzü kaybeder, cesaretimiz kırılr, yenilir ve yok oluruz. Bunun için dinimiz, varlığımızı onurlu bir şekilde sürdürebilmemiz için kültürümüzü, imanımızı, neslimizi, kısaca insanı insan kılan her şeyi muhafaza edebilmemiz için bilgiyi en başta, erkek ve kadınlara ilk emir olarak farz kılmıştır.

Zorluklarla mücadelede en iyi zırh ise şüphesiz sabırdır. Sabır meziyetine sahip insanlar, zorluklara dayanmasını, mücadeleden yılmamasını, kendisine karşı oluşan baskılara dayanabilmesini ve her şeye rağmen ilerlemeyi sürdürebilmesini sağlayan büyük bir nimettir. Bu zırhı kuşanmış insanların aşamayacakları engel yoktur. Başarıyla zirveye ulaşmış bütün insanların ve toplumların, görünmez zırhlarının sabır olduğunu unutmamak lazımdır.

Hepimiz, özellikle günümüzde hayatın yıpratıcı yollarında yürürken zırh ve silahımızı yanımızdan eksik etmemeliyiz. Öğrenme arzusu ve yılmamak, en iyi zırh ve silahları kuşanarak, üstesinden gelinmeyecek zorluk, elde edilmeyecek başarı yoktur.

Nitekim işini sağlam yapan, geleceğini firaset ve basiretle kuranlar her zaman başarılı olmuşlardır. Özellikle kriz dönemlerinde sarsılmadan başarılarını sürdürenler, sıkıntılar gelmeden önce, her türlü sıkıntıyı öngören ve aşmak için hazırlık yapmayı başaranlardır.

Hayat bizim için bir er meydanı ise, bir şeylerin karşısında mücadele etmek yerine, bir şeylerin yanında ve yine bir şeyler için mücadele vememiz, bizleri daha mücadeleci ve  mücadelemizi daha anlamlı kılacaktır.

Hayat, sadece bir ev ve birkaç dönüm topraktan ibaret değildir. Hayata, yaşadığımız sürece savunacağımız bir dava olarak bakmalıyız. Bu davayı kazanmamız, zorluklarla mücadelede ne kadar başarılı olacağımıza bağlı olduğunu unutmamak gerekir.

Hayatta karşılaşılan bütün sıkıntıları doğru anlayan ve onlardan ders çıkaran kimseler, aynı zorlukları ve benzer sıkıntıları bir daha yaşamazlar. Yerinde ve zamanında karar veremeyenler, karşılaştıkları fırsatların bekledikleri fırsatlar olduğunun farkına bile varmazlar. Hayatlarında bir daha belki de hiç karşılaşamayacakları önemli fırsatları kaçırmış olurlar.

Son olarak, kâinattaki şu gerçeği hiçbir zaman göz ardı etmemek gerekir. Kışın ardından yaz, gecenin ardından gündüz nasıl doğuyorsa, unutulmamalıdır ki, her bolluktan sonra darlık ve her zorluğun ardından pek çok güzellikler ve kolaylıklar vardır. Günümüzde karşı karşıya kaldğımız bu zorluklar ve krizler de sonsuza kadar sürmeyecektir. Er veya geç son bulacaktır.

Her hal ve durumda ümit içinde olmayı Üstad Necip Fazıl ne güzel dile getirmiştir:

Mehmed’im sevinin, başlar yüksekte
Ölsek de sevinin, eve dönsek de
Sanma bu tekerlek kalır tümsekte
Yarın elbet bizim, elbet bizimdir
Gün doğmuş, gün batmış, ebed bizimdir!

Millet gazetesi logo
© 2021 Millet
KÜNYE
MİLLET MEDİA O.E.
BİLAL BUDUR & CENGİZ ÖMER KOLLEKTİF ŞİRKETİ
Genel Yayın Yönetmeni: Cengiz ÖMER
Yayın Koordinatörü: Bilal BUDUR
Adres: Miaouli 7-9, Xanthi 67100, GREECE
Tel: +30 25410 77968
E-posta: info@milletgazetesi.gr
ΤΑΥΤΟΤΗΤΑ
MİLLET MEDİA O.E.
ΜΠΟΥΝΤΟΥΡ ΜΠΙΛΑΛ & ΟΜΕΡ ΖΕΝΓΚΙΣ Ο.Ε.
Υπεύθυνος - Διευθυντής: ΟΜΕΡ ΖΕΝΓΚΙΣ
Συντονιστής: ΜΠΟΥΝΤΟΥΡ ΜΠΙΛΑΛ
Διεύθυνση: ΜΙΑΟΥΛΗ 7-9, ΞΑΝΘΗ 67100
Τηλ: +30 25410 77968
Ηλ. Διεύθυνση: info@milletgazetesi.gr