İşimiz zor… Allah sonumuzu hayır eylesin…

Mart ayında 14,5 milyar Euro’luk tahvil itfasını gerçekleştiremezse temerrüde düşecek olan ülkemizde, yeni kredi anlaşması için şart koşulan yeni ekonomik önlem

Köşe Yazıları 8 Şubat 2012
İşimiz zor… Allah sonumuzu hayır eylesin…

Mart ayında 14,5 milyar Euro’luk tahvil itfasını gerçekleştiremezse temerrüde düşecek olan ülkemizde, yeni kredi anlaşması için şart koşulan yeni ekonomik önlemlerin kabul edilmesi bir mesele, ettikten sonra uygulanabilirliği ayrı bir mesele.

Yunanistan halkı bu dayatılan uygulamaları kabul etmiyor. Ancak etse bile nasıl hayata geçirecek. Öngürülen ağır vergilendirme sistemine nasıl dayanabilecek ki? Olmayan parayı bu halk nasıl ödeyebilir?

Mevcut durumda tek bir şey söylenebilir: Memleketin işi gerçekten çok zor.

TROYKA NE İSTİYOR?

Troyka'nın talepleri doğrultusunda yapılması istenenler:

Rekabeti geliştirmek için maaşlarda kesintiler yapılması ve bankaların ulusallaştırmadan sermayelerinin yeniden yapılandırılması.

AB ve IMF bunların yanı sıra savunma, sağlık ve sosyal güvenlik harcamalarının azaltması ve kamu sektöründe çalışanların işten çıkarılmasını da istiyor. Mali yardım karşılığında 2015'e kadar 750 bin kamu çalışanının 150 bininin 2015 yılına kadar işten çıkarılmasını istiyor.

2012'de kamu harcamalarını GSYİH'nın yüzde 1,5'i oranında (3,3 milyar Euro) kesilmesi. 2012 için talep edilen 3,3 milyar Euro tutarındaki yeni ek önlemler paketinde ağırlığı işgücü maliyetlerinin düşürülmesi oluşturuyor. Troyka özel sektörde asgari ücretin yüzde 22 oranında azaltılmasını, ek emeklilik maaşları ve ödeneklerde kesinti yapılmasını talep ediyor.

Yunanistan, alacağı yeni tasarruf önlemlerinin yanı sıra ülkenin bankalar ve diğer özel sektör kreditörleri ile 100 milyar avro borcunun silinmesine yönelik görüşmeleri süren tahvil takası planında (PSI) anlaşılması gerekiyor.

Tahvil takası planı çerçevesinde kreditörler ellerindeki Yunan tahvillerini nominal değerleri üzerinden yüzde 50 kayıpla daha uzun vadeli ve daha düşük faizli yenileri ile değiştirecek.

HALK ÇARESİZ

Ekonomik kriz karşısındaki halkın çaresizliğine şahit oldukça üzülüyoruz. Ancak bundan başkası da elden gelmiyor. Hepimiz çaresizce bir ekonomik felâketin ülkemizi nasıl yıkıma uğrattığını izliyor, ama ne yazık ki çaresizlik içerisinde olmanın dayanılmaz acısıyla kahroluyoruz.

Ekonomik darboğazdaki Yunanistan'da halka geçtiğimiz günlerde bedava sebze ve meyve dağıtıldı. Başkent  Atina'da Viotia bölgesinden gelen çiftçilerin dağıttığı ürünlerden almak isteyenler uzun kuyruklar oluşturdu. 20 ton sebze ve meyve, sadece 2 saatte tükendi.

AB ülkesi Yunanistan’ın hali bu mu olacaktı? Yunan halkının bu hallere düşeceğine kim inanırdı?

Eskilerin dediği gibi, “ne olduğumuz değil, ne olacağımız” önemliymiş.

Yunanistan'da Troyka, ülkeyi iflastan kurtarma karşılığında beklentilerini yönetime sundu. Şimdi Atina'nın önünde iki seçenek var: Halkı kızdırmak pahasına yeni önlem paketini kabul etmek ya da reddedip iflas etmek. Kabine üyeleri kulislerde hararetli tartışmalar yaparken sokaklardaki öfke de artıyor.

Yunanistan, Troyka'nın "2015'e kadar 150 bin kamu çalışanı işten çıkarılsın" talebini kabul etti. Sendikalar kızgın... Salı günü 24 saatlik grev ülkeyi felç etti. Önümüzdeki günlerde grev dalgalarının ardı arkası kesilmeyecektir. Bu da Yunanistan’ın geleceğiyle ilgili endişelerin artmasına sebep olmaktadır.

Allah sonumuzu hayır etsin.  Azınlık olarak ülkemizin bir an önce bu krizden en az zarar ve sıkıntıyla kurtulmasını diliyoruz. Allah hiçbir ülkenin başına böyle bir felaket vermesin.

AZINLIK HALKI DAHA DA ÇARESİZ

Tabii ki ailenin bir ferdi olarak ben de önce Azınlığın bu krizi nasıl atlatacağını düşünüyor ve endişeleniyorum. Sonra da kendi kendime demeden edemiyorum:

Bol maaşa alıştırılmış ehli keyif çoğunluğun günahlarını Azınlık olarak bizim de birkaç misliyle ödememiz varmış kaderde.

Bizler Azınlık olarak bu memlekette acı çekmeye alışkınız. Bu memleketin kurtulması için üzerimize düşeni yapmaya her zaman olduğu gibi şimdi de varız. Tamamen tembel çoğunluk halkının ve beceriksiz yöneticilerinin bir neticesi olan bu krizi birlikte göğüslemeye de varız.

Son olarak da şunları soramadan edemiyorum:

Kendilerini bu memleketin efendileri gibi gören çoğunluk ve yöneticileri de acaba bir gün bizim sorunlarımızı görecekler mi?

Bizleri de bu memleketin evlâtları gibi kabullenip acılarımıza ortak olacaklar mı?

Bu acıları dindirmemenin ve hatta müsebbibi olmanın vicdan azabıyla kahrolup harekete geçecekler mi?

Gerçekten, memleketimizde böyle günleri görebilecek miyiz?

Mevlâm sonumuzu hayır eylesin…

Millet gazetesi logo
© 2026 Millet Media
KÜNYE
MİLLET MEDİA Kollektif Şirketi
Genel Yayın Yönetmeni: Cengiz ÖMER
Yayın Koordinatörü: Bilal BUDUR
Adres: Miaouli 7-9, Xanthi 67100, GREECE
Tel: +30 25410 77968
E-posta: info@milletgazetesi.gr
ΤΑΥΤΟΤΗΤΑ
MİLLET MEDİA O.E.
Υπεύθυνος - Διευθυντής: ΟΜΕΡ ΖΕΝΓΚΙΣ
Συντονιστής: ΜΠΟΥΝΤΟΥΡ ΜΠΙΛΑΛ
Διεύθυνση: ΜΙΑΟΥΛΗ 7-9, ΞΑΝΘΗ 67100
Τηλ: +30 25410 77968
Ηλ. Διεύθυνση: info@milletgazetesi.gr