İslâm Hukuku Açısından Hukuk ve İnsan Hakları Kitabım

İnsan, diğer varlıklar arasında akıl ve irade sahibi olması bakımından müstesna bir yere sahiptir. İnsanın iradeye dayanan her türlü hareket ve davranışı İslam'

Köşe Yazıları 22 Nisan 2016
İslâm Hukuku Açısından Hukuk ve İnsan Hakları Kitabım

İnsan, diğer varlıklar arasında akıl ve irade sahibi olması bakımından müstesna bir yere sahiptir. İnsanın iradeye dayanan her türlü hareket ve davranışı İslam'da hukuk içerisinde mütalaa edilir. Bu bakımdan İmam Azam Ebu Hanife hukuku iman, amel ve ahlak konularını içine alacak bir şekilde, "Hukuk, kişinin hak ve vazifelerini bilmesidir." diye tarif etmiştir.

Ruh ve beden, sahibi olan insan, bu iki özelliğinin bir gereği olarak, hayatını din ile bilimin kesiştiği kavşakta sürdürme durumundadır. Yani insanın dünyasında din kadar bilime, bilim kadar dine ihtiyaç vardır. Çünkü hayat, iradeli ve iradesiz hareket ve davranışların başka bir ifadeyle din ile bilimin bileşkesinden ibarettir.

Geçmişte normal tarım toplumlarında din-bilim dengesinin yeteri kadar sağlanmış olduğunu söyleyebiliriz. Orada insan ile eşya arasındaki diyalog, her ikisinin de kendileri için konulmuş olan kanunlara uymak suretiyle gerçekleşebiliyordu. Ancak fizik dünyasının kanunları keşfedilip insan hayatına sanayi girince iş değişti. Din ile bilim ve insan ile eşya arasındaki denge bozuldu. Başka bir ifade ile insanın iradeli ve iradesiz davranışları birbirine karıştı.

Neticede sanayi toplumu eşya merkezli olduğu için insan iradesi, serbestliğini kaybetti. Artık madde hakimiyeti başladı. Tabir caiz ise bilim dini; eşya insanı; iradesi olmayan kanun ve hukuk, iradeye dayalı kanun ve hukuku kendi hakimiyeti altına aldı. Tek kelimeyle bilim ve teknoloji, hukuku aştı; insan hareket ve davranış kurallarının ötesine geçti. Bu ise insanın bilime yenilmesi anlamına geliyordu Böylece bugün hukuk çok gerilerde kaldığı için insanın dertlerine çare bulamaz hale geldi. Hatta bu yüzden birey ve toplum, fert ve devletler özel ve kamu hukuku alanlarında bir takım hukuk dışı davranışlara tevessül etmektedirler. İşte bu sebepten dolayı biz, hukuk ve insan haklarının yeniden düzenlenmesinin zaruri olduğu kanaatindeyiz.

Bizce bugün insanlığın sıkıntılardan kurtulmasının tek çözüm yolu din ile bilimin birleştirilmesidir. Solunum sistemi ile kan dolaşımı nasıl birlikte çalışıyor ve biri diğeri için bir fonksiyon icra ediyorsa, din ile bilim de aynı şekilde insan beyninde birleşerek düşünce ve hayat kanun ve kurallarının ortaya konmasında birlikte çalışacaklardır. Allah izin verirse ileride yayınlamayı tasarladığımız "İnsan Din-Madde Bilim" adlı araştırma bu düşüncenin bir ürünü olacaktır.

İşte bu yüzden hukuk ve insan haklarına İslam hukuku açısından bakarak bazı nirengi noktalarını tespit etmek istedik.

Araştırmamızın birinci bölümde hukukun tanımı, sebebi, şartı, amacı, faydası ve sınıflanması üzerinde durduk. Hukukun ancak bu özellikleri ile birlikte değerlendirildiği takdirde temellendirilebileceğini ifade ettik ve bunlardan bazılarının batı hukukunda farklı ve hatta bizce yanlış olarak tespit edildiğini dile getirmeye çalıştık.

İkinci bölümde ise insan haklarını Batı ve İslam açısından incelemeye çalıştık. Batı'da insan haklarının başlangıç ve gelişimini sağlayan Magna Karta Fermanı, Fransız İnsan ve Yurttaş Hakları Beyannamesi ve Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi üzerinde durduk. Bunları bazı yönlerden İslam ve hukuku ile mukayese etmeye gayret ettik.

Diğer taraftan İslam’daki insan haklarının başlangıç, gelişme ve kemale ermesini sağlayan, Allah’tan vahiy alarak ilahi vazife ile görevlendirilen Hz. Muhammed'in bu konuda hem teorik ve hem de pratik olarak yaptığı etkinlikler; Ensar ve Muhacir Kardeşliği, Medine-Site Devletinin Ana Sözleşmesi ve Veda Haccı Hitabesi üzerinde durduk. Bu arada İslam hukuku açısından bakıldığı zaman görülebilecek hukuk ve insan haklarındaki bazı eksik ve aksaklıklara işaret ederek bunları hukukçuların bilgisine sunmaya çalıştık.

Hukukun insan hayatında en önemli kurumlardan biri olduğu inkâr edilemez. Onun için hukuka hizmet insana hizmet demektir. Bu bakımdan hukuk ve insan haklan konusunda bir katkıda bulunabildiysek kendimizi bahtiyar sayacağız. Kutsal bir varlık olan insanın hak ve hukukuna riayet eden ve hukuk kurallarının ortaya çıkarılıp hakim kılınması için çalışanlara başarılar dilerim.
Millet gazetesi logo
© 2023 Millet
KÜNYE
MİLLET MEDİA Kollektif Şirketi
Genel Yayın Yönetmeni: Cengiz ÖMER
Yayın Koordinatörü: Bilal BUDUR
Adres: Miaouli 7-9, Xanthi 67100, GREECE
Tel: +30 25410 77968
E-posta: info@milletgazetesi.gr
ΤΑΥΤΟΤΗΤΑ
MİLLET MEDİA O.E.
Υπεύθυνος - Διευθυντής: ΟΜΕΡ ΖΕΝΓΚΙΣ
Συντονιστής: ΜΠΟΥΝΤΟΥΡ ΜΠΙΛΑΛ
Διεύθυνση: ΜΙΑΟΥΛΗ 7-9, ΞΑΝΘΗ 67100
Τηλ: +30 25410 77968
Ηλ. Διεύθυνση: info@milletgazetesi.gr