İSLÂM, TERÖR, BATI ve AZINLIK

İçinde İslâm kelimesi geçen, ama İslâm’la alâkası olmayan IŞİD eşkıya topluluğunun işlediği vahşetlerin dünya gündemini işgal ettiğini görüyoruz. IŞİD başta olm

Köşe Yazıları 24 Haziran 2014
İSLÂM, TERÖR, BATI ve AZINLIK

İçinde İslâm kelimesi geçen, ama İslâm’la alâkası olmayan IŞİD eşkıya topluluğunun işlediği vahşetlerin dünya gündemini işgal ettiğini görüyoruz. IŞİD başta olmak üzere bunlara benzer birçok eşkıya topluluğunun Suriye ve Irak’ta masum insanlara ve birbirlerine karşı işledikleri vahşet insan hafsalalarını zorlamaktadır.

Aklı başında vicdan sahibi insanlar Ortadoğuda olup bitenleri izledikçe, çok fazla düşünmeden, biz bu filmleri çok gördük, demektedirler.

Benzeri vahşetler, Ortadoğunun piyonları olarak hareket eden Esed veya Sisi gibi diktatörlerin rejimleri tarafından da işlenmektedir.

Afrika’da Müslümanların yaşadığı bölgelerde de aynı vahşet söz konusudur. Bunlara bakarak akla gelen ilk soru şu: Neden bu vahşetler hep İslâm coğrafyasında işlenmektedir? Bir soru daha: Neden petrolün ve yeraltı kaynaklarının bulunduğu coğrafyalarda döner hep kirli hesaplar ve işlenir bu vahşetler?

İslâm adına hareket ettiğini söyleyerek Allahüekber nidalarıyla insan kesme yetkisini kendisinde gören eşkiyaların İslam’la değil insanlıkla dahi alakası olamaz! Bunların cinayetlerini ancak kiralık katiller  işler. Çünkü İslam açıkça der ki: Haksız yere bir insanı öldüren, bütün insanlığı öldürmüş sayılır.

Adı barış olan İslâm dininin hiçbir yerinde masum sivil veya esirleri oldubittiyle haksız yere katletmek, diye bir hüküm yoktur. Bugün televizyonlarda sözüm ona İslâm adına işlenen vahşetin aslında bir projenin ürünü olduğunu anlamak zor olmasa gerek. Çünkü biz bu filmleri çok gördük.

Artık çocuklar bile Irak’ta bugün İslam adına sahnelenen vahşetin, bir kirli senaryonun sahnelenmesi olduğunu anlıyorlar. Neden mi? Çok basit...

Batı ve lideri ABD, işine geldiğinde hemen ordularını harekete geçirip Ortadoğu’ya müdahale etmiyorlar mı? Ediyorlar, ettiler ve zamanı/işlerine geldiğinde yine edecekler...

Peki, bunca zamandır yüzbinlerce masum insan katledildiği halde Batı neden müdahale etmiyor? Cevabı basit: Menfaatleri için henüz daha uygun zaman ve ortam oluşmadığı için. Onlar ne zaman uygun görürse o zaman müdahale edecekler.

Düşünsenize, NATO ve ABD gerektiğinde Irak’a girip Saddam Hüseyin diktatörünün ordusunu perişan edecek, ülkeyi bomba manyağına çevirecek ve sözüm ona demokrasi ve özgürlük getirecek, ama şimdi daha büyük bir vahşet ve insanî dram yaşanırken, ABD ve BATI seyredecek öyle mi! Biz de yedik!

IŞİD denen kiralık eşkiya topluluğu sadece elde bir kalaşnikof ve 4x4 arazi arabalarıyla girip neredeyse elini kolunu sallayarak Irak’ın yarısını ele geçirecek ve üstelik bunu ABD ve küresel güçlere rağmen yapacak öyle mi!

Bunu, ancak böyle bir şeye inanmak isteyenlere ve inandıracaklarını sandıklarına yutturabilirler, ama vicdan sahibi insanlara asla.

Ne yani, NATO, ABD veya küresel güçler yıllardan beri onca harcamayı boşuna mı yaptılar? IŞİD oralara konsun diye mi harekete geçmiyorlar? Yoksa IŞİD onlar adına “temizlik” mi yapıyor?

Konuyla alakalı yazılacak çok şey var. Benim şimdilik dikkat çekmek istediğim husus, bu işin bir proje olduğudur. IŞİD, sadece İslâm dünyasının bir ürünü değildir. İslâm dünyasının perişanlığının da büyük bir payı var tabii, ama bu vahşetin dinle alâkası yoktur. Bu caniler topluluğu, İslâm’ı dünya kamuoyunun gözünde bir vahşet dini olarak lanse etmeye çalışan küresel güçlerin, yani Batı mafyasının bir ürünüdür. Bu mafya, bunları işine geldiği gibi kullanmaktadır. Dün “Komünizm tehlikesi” bahanesiyle “Doğu Bloku”na karşı kullandı, bugün ise İslâmî cihat bahanesiyle Ortadoğuda kullanmaktadır. Hem eskiden yerleştirdikleri, ancak zaman zaman laf geçiremedikleri diktatörlerin başını ezmek, hem de birbirleriyle savaştırarak fazlalıklarından kurtuluyorlar. En büyük zaiyatı ise İslâm dünyasına verdiriyorlar. Yüzbinlerce masum sivil Müslümanın hayatına mal olan savaşlarla İslâm nüfüsunu azaltıyorlar. Hem Müslümanları azaltıyorlar, hem de İslam’ın imajına zarar vermeye çalışıyorlar. Bu şekilde İsrail Gazze’ye bomba yağdırmak için ortam buluyor ve Filistin’i rahatça işgal etmeye devam ediyor.

Peki, biz seyreden pasif Müslümanlar ne yapıyoruz? Ne zamana kadar bu perişanlık içerisinde yok oluşumuzu izlemeye devam edeceğiz? Artık uyanmanın zamanı gelmedi mi? Adı barış olan İslâm’ın güzel yüzüyle tanışmak ve dünyayı tanıştırmak için ne yapıyoruz?

Yunan basınını takip ediyorum ve bazı yazarların Ortadoğu’daki gelişmeleri bahane ederek Yunan kamuoyunu “İslam tehlikesi”ne karşı uyardıklarını görüyorum. “Eğer önlem almazsak, ülke olarak içimizde barındırdığımız Müslüman nüfus bizleri IŞİD gibi tehdit etmeye başlayacak!” türünden uyarılar çoğalacaktır. Sonunda “Batı Trakya’daki Müslümanlara azınlık hakları tanırsak ülke olarak İslâm terörünü kendi elimizle güçlendirmiş oluruz!” önermeleri gelecektir. Bu şekilde, Batı Trakya’daki Azınlık liste başı olarak “potansiyel terörist” ilân edilecek ve hayatımız hepten karartılacaktır. Umut edelim ki böyle olmasın, ama gidişat hiç de iyi değil.

Diğer yandan işin kolayı da var tabii. Müslümanlık neme lâzım, diyerek günümüzü gün etmek de bir seçenektir! Zamanla çoğunluğa karışarak bütünleşir rahatça yaşamımızı sürdürmeye devam ederiz(!).

Allah sonumuzu hayır etsin!

Millet gazetesi logo
© 2026 Millet Media
KÜNYE
MİLLET MEDİA Kollektif Şirketi
Genel Yayın Yönetmeni: Cengiz ÖMER
Yayın Koordinatörü: Bilal BUDUR
Adres: Miaouli 7-9, Xanthi 67100, GREECE
Tel: +30 25410 77968
E-posta: info@milletgazetesi.gr
ΤΑΥΤΟΤΗΤΑ
MİLLET MEDİA O.E.
Υπεύθυνος - Διευθυντής: ΟΜΕΡ ΖΕΝΓΚΙΣ
Συντονιστής: ΜΠΟΥΝΤΟΥΡ ΜΠΙΛΑΛ
Διεύθυνση: ΜΙΑΟΥΛΗ 7-9, ΞΑΝΘΗ 67100
Τηλ: +30 25410 77968
Ηλ. Διεύθυνση: info@milletgazetesi.gr