İşte, biz buyuz...

Geçen haftaki gezete manşetimiz, Batı Trakya’da haftanın konusu oldu. Manşet yazısı, Millet gazetesi okurlarınca çok büyük bir ilgi ve takdirle karşılandı. Doğr

Köşe Yazıları 11 Ocak 2012
İşte, biz buyuz...

Geçen haftaki gezete manşetimiz, Batı Trakya’da haftanın konusu oldu. Manşet yazısı, Millet gazetesi okurlarınca çok büyük bir ilgi ve takdirle karşılandı. Doğrusunu söylemek gerekirse, Batı Trakya’nın her bölgesinden gelen tepkiler bizleri de şaşırttı. İnsanlarımızın bu konudaki hassasiyetini biliyorduk, ama bu kadarını beklemiyorduk.

Halkımız, bu sayımıza olağanüstü bir ilgi göstermiştir. Aynı şekilde bu konuda doyurucu ve bilimsel çalışmalarla “Pomaklık” meselesinin Azınlık düşmanlarınca istismar edilmesine karşı mücadele eden tek basın organı Millet gazetesinin çabalarını takdir ettiğini gördük ve bu da bizlere doğru yolda olduğumuzu bir kez daha göstermiştir.

Bu gelişme, bu yolda yapacağımız çalışmalar için bizleri daha da cesaretlendirmektedir.
Pomakların Türk olmadığını iddia edenlerin çabalarını boşa çıkaran ve morallerini bozan yazı, Trakya Üniversitesi’nin genç bilim adamı Yrd. Doç. Dr. Hasan Demiroğlu’ndan kaleme alındı. Hocanın bu konuda yazıları devam edecektir. İki haftada bir yayımlanacak olan değerli hocamızın yazılarını bundan böyle kaçırmamanızı öneririm. Emin olun, ufkunuz açılacaktır.
Hasan Demiroğlu hocanın umanlık alanı Rusya-Slavlar, Türkistan ve Türklerin menşei ile ilgilidir. Yani Pomakların ne olduğunu en iyi bilen akademisyenlerin başında gelir. Benim hocamdır ve kendisinden bu yüzden bu meseleyi Batı Trakya Türkleri için ayrıca yazmasını istedim. O da tereddüt etmeden kabul etti. Hocam aynen şöyle cevap verdi: “Batı Trakyalı kardeşlerimiz için elimizden ne geliyorsa yaparız, onlar bizim gözbebeğimizdir ve gönlümüzdeki yerleri başkadır.”

Hocanın kaleme aldığı tarihi ve bilimsel gerçekler, gerçekleri kabul etmek istemeyenlerce tabii ki inkâr edilecektir. Onlar, işlerine gelmediği için böyle yapmak zorundadırlar. Ancak akl-ı selîm insanların bu gerçekleri mutlaka gerektiği gibi değerlendireceklerinden şüphemiz yoktur. Öyle de oluyor nitekim.

İnsanlar tabi ki istedikleri gibi ve hissettikleri gibi olma ve yaşama hakkına sahiptirler. Hocamızın bu yazısını yayımlamakla, kimseye zorla kimlik dayatmak niyetinde olmadığımızı geçen sayımızda belirtmiştik. Amacımız sadece tarihi gerçekleri ortaya koymak ve birilerinin uydurma “Yunan-Slav-Pomak” kimliği adı altında yaptıkları asimilâsyon oyunlarını deşifre etmektir. Bu şekilde insanlık onurunu hiçe sayan halk düşmanlarına karşı önce insan sonra da basın olarak vazifemizi yerine getirdiğimize inanıyoruz.  

Biz ne yapıyorsak, insanlık için yapıyoruz. En azından bu niyetle hareket etmeye çalışıyoruz. Bu, Batı Trakya Türklerinin temel özelliklerinin başında gelir. Onlar toplum olarak ne yapıyorsa, insanlık için yapıyorlar. Bu iyi niyetlerinin özünde ise Allah rızası vardır. Kültürümüzü en iyi şekilde özetleyen ifadelerden biri olan, “İyiliği yap, denize at; balık görmezse, Hâlik görür.” sözü de burdan gelir.

Bizler Azınlık olarak iyi niyetli çabalarımızdan vazgeçmeyeceğiz, çünkü vazgeçemeyiz. Bizlere inancımız böyle emrediyor. Bir İnsan Hakları mücâdelesi olan Azınlık mücâdelemiz, işte bu yüzdendir ki asra yakın bir zamandır aynı azim ve gayretle devam ediyor. Bu azmin altında, bizlere asla pes etmemeyi ve her halükârda mücadeleye devam etmeyi öğütleyen inancımız yatıyor. Bu inancın altında da, Allah rızası vardır. Bu rızanın temeli de insan sevgisidir... Yaratılanı, Yaradan’dan ötürü hoş görmek...

İşte, biz buyuz. Yaradan’dan ötürü, yaradılanı hoş gören, seven ve saygı gösteren bir medeniyetin evlâtlarıyız. Bize dokunmayanlara asla dokunmayız. Hatta dokunsalar bile dokunmayız. 

Bizim, bu memlekette bir asra yakın bir süredir hiçbir zararımız olmamıştır. Yararlarımız, katkılarımız sonsuzdur. En azından bu ülke için her türlü fedakârlığı ortaya koyduk. Gerektiğinde canlarımızla cephede savaştık, şehit olduk. Ama ne yazık ki, bu fedakârlıklar hiçbir zaman gerektiği gibi karşılık bulamamıştır.

Kıyametin koptuğunu görseniz, elinizdeki fidanı ekin, diyen bir Peygamberin ümmeti olarak bu ülkede eşit vatandaş olmak için sürdürdüğümüz çabayı asla elden bırakmayacağız. Ümitsizliğe asla kapılmayacağız. Çünkü inancımızda ümitsizlik, küfürle eşdeğerdir. Bütün olumsuz gelişmelere rağmen, bizleri hayata bağlayacak ve mücâdelemizi sürdürmemizde ihtiyaç duyduğumuz gücü verecek olan işte bu inançtır. Allah’tan alacağımız güçle, önce kendimizi, sonra da çaresiz insanları güçlendirerek insanlığa katkıda bulunacağız. Birbirimize sahip çıkacağız ki, insanlık huzur bulsun. Ülkemizi ve dünyayı sallayan ekonomik buhranın temelinde, bu erdem ve faziletlerin günümüz insanlık anlayışında yerinin olmamasından kaynaklanmaktadır.

Bugün, farklı din ve kültüre ait bir toplum olarak, ülkemizde her zamankinden çok bir sorumlulukla karşı karşıyayız. İnsanlığın buhrandan kurtulması için gerekli değerleri muhafaza eden tek din ve onunla şekillenen medeniyetin temsilcileri olarak kendimize gelmeli ve bu medeniyetin değerlerini komşularımıza duyurmalı ve yansıtmalıyız. Bunun tek yolu ise yaşantımızla örnek olabilmektir. Hal ve tavırlarımızla, örnek ve takdir edilecek çalışmalarla insanlığın üzerine çöken karanlığı aydınlatmaktır.

Yazımı çok idealist veya ütopik olarak değerlendirenler olabilir. Yazdıklarım, günümüz şartlarına göre hayal olarak değerlendirilebilir. Ancak ben, hiçbir zaman hayal etmekten ve hayallerimi gerçekleştirmekten vazgeçmedim. Hayatım, hayallerimi gerçekleştirmekle geçti ve Mevlâ’nın yardımıyla hayallerimin çoğu gerçek oldu. İnsanlık için, yani Allah rızası için ne hayal ettiysem gerçek olmuştur. Gazete bunlar biridir. Azınlığımıza hizmet etmek için hep bir gazete hayal ettim ve Rabbim bana Millet gazetesini nasip etti.

İnsanlar, hayal ettikleri kadar yaşarlar ve hayal ettikleri kadar vardırlar. Bu yüzden hayal etmekten hiçbir zaman vazgeçmemek lâzım. Yater ki hayal etmesini bilelim. Bunun yolu da, küçük işler peşinde değil, insanları ve insanlığı yücelten, onlara değer kazandıran şeyler peşinden gitmekle olur.

Son söz: Hayalimizi yitirmemeliyiz. Hayalsiz insanlar, amaçsız insanlardır. Hayallerini yitirenler yok olur, bulanlar yeniden doğar, muhafaza edenler de var olmaya devam ederler.

Millet gazetesi logo
© 2021 Millet
KÜNYE
MİLLET MEDİA O.E.
BİLAL BUDUR & CENGİZ ÖMER KOLLEKTİF ŞİRKETİ
Genel Yayın Yönetmeni: Cengiz ÖMER
Yayın Koordinatörü: Bilal BUDUR
Adres: Miaouli 7-9, Xanthi 67100, GREECE
Tel: +30 25410 77968
E-posta: info@milletgazetesi.gr
ΤΑΥΤΟΤΗΤΑ
MİLLET MEDİA O.E.
ΜΠΟΥΝΤΟΥΡ ΜΠΙΛΑΛ & ΟΜΕΡ ΖΕΝΓΚΙΣ Ο.Ε.
Υπεύθυνος - Διευθυντής: ΟΜΕΡ ΖΕΝΓΚΙΣ
Συντονιστής: ΜΠΟΥΝΤΟΥΡ ΜΠΙΛΑΛ
Διεύθυνση: ΜΙΑΟΥΛΗ 7-9, ΞΑΝΘΗ 67100
Τηλ: +30 25410 77968
Ηλ. Διεύθυνση: info@milletgazetesi.gr