Kimlik, bir bilinç meselesidir
En başta söyleyeyim: Ateist ve solcuların tümü ahlâksızdır, gibi bir yanlış anlamaya mahal vermek istemem. Benim birçok solcu ve ateist tanıdıklarım var. Bunlar
En başta söyleyeyim: Ateist ve solcuların tümü ahlâksızdır, gibi bir yanlış anlamaya mahal vermek istemem. Benim birçok solcu ve ateist tanıdıklarım var. Bunlar, çok iyi sohbet ettiğim kişilerdir. Sadece inanmadığı için, aklı yatmadığı için veya canı öyle istediği için ateist ve solcu olan, ancak inananlara da saygı duyan ateist ve solculara saygım sonsuzdur. Lâkin bunlara özenenler, ateist ve solcu bozuntusu olanlar da yok mu? Bunların ağzı, terbiyesi, tıyneti ne kadar bozuk? Bunlar, ateistliği sadece Allah’a, dinlere ve insanların millî ve manevî değerlerine saldırmak/küfretmek gibi algıladıkları için, kendileri gibi olmayan “düzgün” ateistlerin de yanlış anlaşılmalarına sebep olmaktadırlar.
Sözde solculuk, devrimcilik ve halkların kurtuluşu söylemiyle ortaya çıkan birileri, bizlere Türk ve Müslüman olmadığımızı öğretmeye koyulmuşlar. İnternet ortamında Pomaklara özgürlük adı altında sayfalar, bloglar açmakta, Slav-Pomak bayrakları uydurmakta ve Pomak devleti kurmak için insanları isyana teşvik etmektedirler. Bunu da devrimci karakterleri ve örgütçülük metoduyla yapmaya çalışmaktadırlar. Biraz eşelediğinizde, Batı Trakya’daki benzerleriyle bu işi nasıl yürütmeye çalıştıklarını görürsünüz. (İskeçe’de bu işi yapanlardan biri zamanında bir TV programında “Bizim hareketimiz, Türkiye’deki Bağımsız Kürt Hareketi’ne benziyor” demişti.) Hepsinin ortak noktaları belli: PKK sempatizanlığı, sözde devrimcilik ve ateistlik adı altında ukalâlık ve insanların manevi değerlerine saldırma, küfürbazlık ve genel anlamıyla ahlâksızlık. Gerçek solcuların bunlarla, bunların da gerçek solculukla bir ilgisi olmadığı aşikârdır.
Sözde solcular, Pomakların Türk menşeli olduklarını söylediğim için beni “faşist” olmakla, yazılarımda dine atıfta bulunduğum için de “gericilik”le suçluyorlar. Türk olduklarını söyleyen Pomakları alay konusu yaparken kendilerinin ne kadar faşist olduklarını göremiyorlar veya görmek istemiyorlar. Öyle bir durumla karşı karşıyayız ki; Türk olduğu söylemek “faşistlik”, bunu inkâr etmek ise “solculuk” ve “hümanizm” gibi lanse ediliyor. Ben ırkçı veya bazı ukalâ ateistlerin dediği gibi “faşo” değilim. Bunu kabul etmiyorum. Olsam, açıkça söylerim. Ben öyle bir ideolojiye sahip olsam, söylerim.
Ben Türklüğü kültürel anlamda anlıyorum. Türk kanı taşımak ve sadece Türk olduğunu söylemekle Türk olunmuyor. Nasıl ki, sadece sözde Müslümanlıkla Müslüman olunmuyorsa... Müslümanlık olsun, Türklük olsun, bunların bir de gereklerini yerine getirmek gerek.
Türk kanına sahip olmak ve Türk soyundan gelmekle Türk olunmuyor. Bu şekilde Türk olup da Türklüğe ve Türklere ihanet eden nice Türk gördük. Binlercesi hergün hainlikle iştigal etmektedir. Türklük bilincine sahip olmadığı için kendisini ve milletini birkaç kuruşa veya siyasi gelecek için satanlar her tarafta cirit atıyor.
Biz kimseye kimlik dayatma derdinde değiliz. Ama ucuz hümanst laflarla oyuna getirilmek istenen insanlarımızın kandırılmasına da sessiz kalacak değiliz.
Millet aç, ekonomi yazıları yaz, boş işlerle uğraşma. Bırak bu Türklük Müslümanlık meselelerini, diyenlere biz de deriz ki, bırakın ben boş işlerle uğraşayım. Hem zaten kim okuyor ki boş yazıları? Kim takar bu modası geçmiş faşist ve gerici yazıları? Ben boş işlerle uğraşıyorum, onu anladık da, siz benim yazdıklarımla neden bu kadar uğraşırsınız? Ben Pomaklar Türk’tür dedikçe, siz değildir diyorsunuz. Benimki faşoluk ise sizinki nedir? Kızıl faşoluk mu?
Gelelim işin özüne: Kimlik, bir soy-sop meselesi değil, bir bilinç meselesidir. Kişi, ne hissediyorsa ve kendini nasıl tanımlıyorsa, odur.