KUR’AN’I TANIMAK VE KUR’AN İLE DÜŞÜNMEK

Kur’an ile düşünebilmemiz için önce onu tanımamız gerekir. Onu tarif edip tanıtmamız gerekir. Kur’an denilince ilk akla gelen şey, onun ilahi kelam oluşudur. Ku

Köşe Yazıları 14 Mart 2015
KUR’AN’I TANIMAK VE KUR’AN İLE DÜŞÜNMEK

Kur’an ile düşünebilmemiz için önce onu tanımamız gerekir. Onu tarif edip tanıtmamız gerekir. Kur’an denilince ilk akla gelen şey, onun ilahi kelam oluşudur.

Kur’an, Allah'ın kâinatının sözlü bir ifadesi, kâinat da yine Allah'ın Kur’an'ının madde ve varlıklar haline gelmiş ve serpilmiş bir şeklidir.

Biz Kur’an’ın her bir kelimesine ayrı bir renk, apayrı bir kişiliği, şahsiyeti ve anlamı olan ve müstakil bir manası olan bir değer olarak bakıyoruz.

Tarifte ifade ettiğimiz üzere Kur’an, kâinat demek olduğuna göre, kâinattaki insan, hayvan, bitki ve cansızlar gibi dört çeşit varlığın birbiriyle olan ilişki ve irtibatını, karşılıklı alış ve verişlerini bu ilahi kitapta görebiliriz.

Kur’an’ın Kur’an, Furkan, Zikir ve el-Kitab olmak üzere dört tane ismi olduğu gibi, onun aynı zamanda çok önemli iki sıfatı da bulunmaktadır. Mesela Kuranda "Kuranen arabiyyen" (Arapça Kuran) ve "hukmen arabiyyen" (Arapça hüküm) ifadeleri geçmektedir. Bunlar bize gösteriyor ki, Kur’an’ın Kur’an olabilmesi için onun kıraatinin Arapça olması ve onun manasından çıkarılacak hükmün de yine Arapça aslına ait olup oradan çıkarılması gerekir.

Bu yazımda benim asıl söylemek istediğim şudur: Batılılar kâinat kitabını sayfa sayfa, cümle cümle, harf harf nasıl okudular ve okuyorlarsa Müslümanlar da önce Kur’an’ı bir bütün olarak, sonra da sure sure, ayet ayet, kelime kelime ve hatta harf harf okurlar, hem de yeni bir okuyuşlar okurlar, yani bilimsel bir okuyuş ve duyuşla okurlar ve bunların karşılıklarını tabiatta bulmaya çalışırlarsa işte o zaman Kur’an dünyasının kapısını aralamış olurlar. Evet, bize göre Kur’an, kâinat kitabının bir dili ve kelimelerini açıklayan bir sözlüğüdür.

Fakat ne acıdır ki, onu bir dua kitabı haline sokanlar, ısmarlama cüzler dağıtırlar ve ısmarlama hatim okuturlar. Okuyun dostlar, okuyun, ama şunu da bilin, "yuharrifune'l kelime an mevadııhi" diyerek şikâyet ediyor Rabbin... Sen ise koca bir Kur’an’ı değiştirmişsin, amel kitabını dua kitabı yapmışsın... Bu konuda Serahsi, İbn Mes’udun şöyle bir sözünü nakletmektedir: "Kur’an kendisiyle amel edilsin için indirilmiştir. Fakat insanlar, onu okumayı amel edindiler." Diğer taraftan Elmalılı merhum da Kur’an okumanın bir ibadet olmadığı hakkında aynen şöyle diyor: "Kur’an okumak... hem kurbet ve hem itaattir, ibadet değildir."

Bize göre Kur’an’ı anlamak için 5 şart vardır. Yalnız buradaki anlamaktan maksat, geleceği kuracak olan, bunun projesini çizebilecek mühendislerin ve belki başmühendisin anlayış seviyesidir. Yoksa Kur’an ilahi olmakla herkese ve herkese ve her düzeydeki insana hitap eder ve herkes de ondan bir şeyler anlar.

1- Kur’an’a Kur’an’ca inanmak; Kur’an’a kâinat gözüyle bakıp bu Allah’ın sözüdür diye kabul edip inanmak...

2- Kur’anı’n dili olan, Klasik Arapçayı bilmek, yani sarf, nahiv,belağat (maani, bedi ve beyan ) ve usul-ü fıkhı bilmek ve bu ilimlerin kurallarını Kur’an metni üzerinde uygulayıp böylece hüküm çıkarmak,

3- Fen ve sosyal bilimlerin özetlerini, matematik ve geometri gibi, eşyanın tabiatına ait olana ölçüleri bilmek ve bunları birleştirerek hep beraber düşünmek,

4- Bu bilgileri beyinde topladıktan sonra kalpte de ben, önce kendimi, sonra milletimi sonra İslam âlemini ve sonra da tüm insanlığı düşmüş olduğu bu fosseptik çukurundan evvel Allah Kur’an sayesinde birlikte çıkaracağız duygusu, düşüncesi ve aşkının bulunması gerekir. Bu aşk, yanardağ gibidir, öndeki bütün engelleri eritir ve yok eder.

5- Bu dört elaman birleşir de bu birliğe hasret duyan Allah'ın yardımı, inayeti ve ilham ve hidayeti yetişmez mi, elbette yetişir...

İşte Kur’anı anlamak için Allah'ın ihamı, inayet ve hidayetinin de bulunması gerekir.

Netice olarak biz Kuranı elimize alıp kelime kelime ve harf harf anlamlandırıp ayet ayet hükümler çıkarıp insan, hayvan, bitki ve cansız varlıklar gibi 4 çeşit unsurun yerini Kuranda tespit etmedikçe Kur’an’la düşünmüş olmayız, diye düşünüyorum.
Ey Kur’an’a inanan kardeşlerim, Kur’an’ı hidayet kaynağı diye okuyalım, adı Kur’an aslında canlı Muhammed aleyhisselam diye okuyup konuşalım Kur’an’la, soralım her şeyi ve her şeyi ona, çünkü Kur’an bize her şeyi açıklamıştır ya doğrudan ya da dolaylı bir yolla...

Kur’an işçilerini ve ilahi kelam emekçilerini kutluyorum. Keşke ben de sizler gibi olabilseydim diyorum.

Millet gazetesi logo
© 2026 Millet Media
KÜNYE
MİLLET MEDİA Kollektif Şirketi
Genel Yayın Yönetmeni: Cengiz ÖMER
Yayın Koordinatörü: Bilal BUDUR
Adres: Miaouli 7-9, Xanthi 67100, GREECE
Tel: +30 25410 77968
E-posta: info@milletgazetesi.gr
ΤΑΥΤΟΤΗΤΑ
MİLLET MEDİA O.E.
Υπεύθυνος - Διευθυντής: ΟΜΕΡ ΖΕΝΓΚΙΣ
Συντονιστής: ΜΠΟΥΝΤΟΥΡ ΜΠΙΛΑΛ
Διεύθυνση: ΜΙΑΟΥΛΗ 7-9, ΞΑΝΘΗ 67100
Τηλ: +30 25410 77968
Ηλ. Διεύθυνση: info@milletgazetesi.gr