Nasıl(sın)ız?

Uzun zamandır yazı yazmadım. Yakın dost ve okurlarımdan “neden yazmıyorsun?” tenkit ve sorularına karşılık verebilecek birçok cevabım olmasına rağmen, görev yoğ

Köşe Yazıları 17 Ocak 2012
Nasıl(sın)ız?

Uzun zamandır yazı yazmadım. Yakın dost ve okurlarımdan “neden yazmıyorsun?” tenkit ve sorularına karşılık verebilecek birçok cevabım olmasına rağmen, görev yoğunluğu diyerek geçiştirmeye çalıştım. Bu bir itiraftır. Fakat maalesef hayat bizi bazen bu duruma düşürüyor. Bazen hayatınızda hep aynı şeyleri yaşadığınızı ve tekrarının size bıkkınlık verdiğini hissedersiniz. O zaman pasif bir tutum sergilersiniz. Ve pasifliğe kendinizi kaptırdığınız anda miskinleşirsiniz. Allah bu durumdan hepimizi korusun.

Yanlış hatırlamıyorsam Edison ampulü icat etmişti. Adam iki binin üzerinde denemeler yapmış. “Yahu Edison, bu kadar denedin bak olmuyor!” diyenlere verdiği cevap: “Ben iki bin değişik yoldan ampulün olmayacağını buldum şimdi olabilecek yolu deniyorum” demiştir.

Tecrübeler böyle ortaya çıkar. Kayıt altına alındığında ise bilgi olarak da birçok insana aktarılır. Bu tecrübeleri, bilgileri uyguladığımızda zaman kaybına uğramayız. Yenileri için çalışırız. Var olan bilgiyi tekrar tecrübe etmek için uğraştığımızda ise Amerika’yı tekrar keşfetmek gibi bir durum olur.

1821 tarihinin yaşadığımız memleket itibariyle ne anlam ifade ettiğini birçok insan bilse de bir o kadarı da bilmiyor. Yunanistan’ın Osmanlı’mızdan kurtuluş mücadelesiyle ayrılıp kurulduğu tarihtir. Bu şanlı tarihleri, yunan tarih kitaplarında kurtuluş mücadelesini veren kahramanlar “Kleftes ke Armatoli” yani “hırsızlar ve silah kuşananlar” diye adlandırırlar. Kuruluştan günümüze yaklaşık iki asırlık bir zaman geçmiştir. Ülkemiz Yunanistan kuruluşundan bir asır sonra Ankara’ya gidecek kadar cesaretlendirilip Osmanlı’ya karşı savaşmıştır. Sonuç nerdeyse eski mora adasına sıkışmaktan son anda kurtulmuştur. Diyeceğim şu ki; kuruluşundan bu güne hep dış mihraklı yönlendirmelerle ve hayali vaatlerle hep kandırılmış ve aldatılmıştır. Cezasını da hep Yunan halkı ödemiştir. Nasıl mı? O eski tarihlere gitmenize gerek yok. Bu güne bakın öz itibariyle durum aynı. Sadece isimler farklı.

Avrupa Birliğine girdiğimiz tarihten itibariyle alınan yardımlarla (krediler-borçlar) ülkemizde sanayileşme ve üretim konusunda ne kadar yatırım yapıldı. Veya yapılmış olan yatırımların ne kadarı üretime yönelik. Son zamanda var olan birkaç fabrika da kapatılarak durum daha da vahim olmuştur. Hep vatandaşın dışa bağımlı olabilecek şekilde planlanıp Avrupa Yunanistan’ın içini oymuştur. Para verdi olimpiyatlar olsun, oldu. Kimler inşa etti tesisleri Avrupalılar. Para verdi yollar yapılsın, kimler yaptı Avrupalılar. Kimler müsaade etti tüm bunların olmasına, devleti yöneten idareciler. Peki bu idarecilerin safkan gerçek yunanlılık dereceleri ne durumda? Yetiştikleri ve yetiştirildikleri mekânlar nerelerdir? Bu şekilde yetişmiş bir insanın vatanseverliği ne kadar olur?

“Ev alma komşu al”, “Dost kara günde belli olur” derler. Anavatan Türkiye tarihteki ihanetlere rağmen her şeyi bir kenara bırakarak komşusuna elini uzatmış bu atasözlerin geçerliliğini ve gereklerini yapmasına rağmen ülkemiz Yunanistan ise maalesef kırmızı çizgilerini bir milim geçememiştir. Bu krizden ne zaman ve nasıl kurtulacağız. Hepimizin sorunu. Basit bir örnek:

Anavatandan Yunanistan’a sadece bir yemek yiyebilmek için gelmek isteyen bir çok kişiyi biliyorum. Bu kişi 24 saatliğine gelecek olsa; 4€ otoban, + en az 50€ yemek, + 40-50€ + yakıt, çay-kahve en az 5€ + yatıya kalırsa Otel en az 40€ bunu akşam yemeyi çayı kahvesi tatlısı olmaz mı? Kısacası 250€ rahat rahat harcar. 250€’nun % 23’ü 57,50€ dur. Bunu devlet kesin alacak. Peki ya var olan esnaf ve işsizlik durumu bundan istifade etmeyecek mi? Devlet kiradan, sigortadan, DEİ’den nasibini almayacak mı? Vatandaşı ezmek, vergi üzerine vergi bindirmek yerine, bunları düşünüp daha da cazip hale nasıl getirebilirim diye kırmızı çizgiyi atlamış bir yunanlı devlet yöneticisi çıkar mı acaba!

Maalesef, kırmızı çizgileri çizdiren zihniyet tarihte oyununu oynadığı gibi, bu gün de aynen devam ediyor. Bu oyunlara kanan yunan vatandaşı da ezilmeye devam ediyor. Belki bir gün; tecrübeden doğan bilgiyi en doğru bir şekilde gelecek nesillere aktarır. Yeni nesil de o bilgiyi kullanır yeni tecrübeler dener.

Diğer sayılarda görüşmek üzere saygılarımla.

Millet gazetesi logo
© 2021 Millet
KÜNYE
MİLLET MEDİA O.E.
BİLAL BUDUR & CENGİZ ÖMER KOLLEKTİF ŞİRKETİ
Genel Yayın Yönetmeni: Cengiz ÖMER
Yayın Koordinatörü: Bilal BUDUR
Adres: Miaouli 7-9, Xanthi 67100, GREECE
Tel: +30 25410 77968
E-posta: info@milletgazetesi.gr
ΤΑΥΤΟΤΗΤΑ
MİLLET MEDİA O.E.
ΜΠΟΥΝΤΟΥΡ ΜΠΙΛΑΛ & ΟΜΕΡ ΖΕΝΓΚΙΣ Ο.Ε.
Υπεύθυνος - Διευθυντής: ΟΜΕΡ ΖΕΝΓΚΙΣ
Συντονιστής: ΜΠΟΥΝΤΟΥΡ ΜΠΙΛΑΛ
Διεύθυνση: ΜΙΑΟΥΛΗ 7-9, ΞΑΝΘΗ 67100
Τηλ: +30 25410 77968
Ηλ. Διεύθυνση: info@milletgazetesi.gr