NEFRET SÖYLEMİNE KARŞI ADI BARIŞ OLAN İSLÂM

Siyonist İsrail, ABD’nin emperyalist neo-con ve İngiliz Küresel Oligarşi’nin ortak bir projesi olan IŞİD terörünün maskaralıkları ortaya çıkalı Yunan medyasının

Köşe Yazıları 1 Temmuz 2014
NEFRET SÖYLEMİNE KARŞI ADI BARIŞ OLAN İSLÂM

Siyonist İsrail, ABD’nin emperyalist neo-con ve İngiliz Küresel Oligarşi’nin ortak bir projesi olan IŞİD terörünün maskaralıkları ortaya çıkalı Yunan medyasının ve sosyal paylaşım ortamlarının son günlerde İslâm’a ve Müslümanlara karşı geliştirdikleri nefret söylemi de çoğalıyor.

Dikkatimi çeken husus, bu nefret söylemlerinin ülkemizin önde gelen Kilise mensuplarından da çıkmasıdır. Halbuki bunun tam tersi olmalıydı. Hangi dinden olursa olsun, bütün din görevlileri ve mensupları nefrete ve teröre karşı sevgi, birlik ve kardeşlik vurgusu yapmaya özen göstermeli ve teşvik etmelidirler.

Ama bizim ülkede ne yazık ki özellikle önde gelen bazı Sen Sinot üyelerinde bu hassasiyeti göremiyoruz. Örneğin geçenlerde Selânik Mitropoliti Anthimos’un Atina’daki cami, ülkedeki ve Avrupa’daki Müslüman nüfusun büyümesi ve Selânik Aristotelyo Üniversitesi’nde kurulması düşünülen İslâm Kürsüsü ile ilgili konuşmalarını dinleyince Allah’a sığındım.

Aman Allah’ım! Bu nasıl bir nefret, nasıl bir sevgizlik ve hoşgörüsüzlüktür! Söz konusu şahıs konuşmalarında, Avrupa için en büyük tehdidin İslâm olduğu söylüyor. Sayısı her geçen gün artan Müslüman nüfus ve cami talepleri Avrupa’nın ve doğal olarak Yunanistan’ın Hıristiyan karakteri için bir tehlikeymiş... Nefret söylemi o kadar ileri gidiyor ki, “Selanik’te Üniversite’de İslâm Kürsüsü kurulursa, kan dökülür” sözünün kamouyunda yankılanmasına kadar varıyor. 

Bu Papaz çizgisinde daha birçok emekli general, akademisyen ve siyasetçi ülkenin önde gelen medya organlarında günlerdir bu IŞİD belasını fırsat bilerek ülkedeki Müslümanları hedef gösteriyorlar. Yetmedi, tehdit ediyorlar.

Neticede yukarıda zikredilen nefret söylemli bu kin ve haset fıçılarının yaymak istedikleri asıl mesaj, son zamanlarda Ortadoğu’da cereyan eden İslâm görünümü verilmiş terörün bu gidişle Avrupa’yı da tehdit etmeye başlayacağıdır. İşin Yunanistan’a yansıması ve yaratılmak istenen Yunan kamuoyu algısı şu: “DEB Türkçü-İslâmcı bir terör örgütüdür. Azınlık Haklarını savunan her türlü oluşum, dernek ve faaliyet potansiyel terör örgütüdür. Buna göre İskeçe Türk Birliği bir terör örgütüdür ve bu yüzden asla yasal statü verilemez. Yunanistan’da cami, mescit, Kuran Kursu isteyen Müslümanlar mümkünse ‘karantina’ altına alınmalıdır. Hepsi gözetim altında olmalı ve sıkı bir şekilde takip edilmelidir. Bir nevi İsrail’in Filistin’deki gibi bir güvenlik kuşağı oluşturulmalıdır.”

Bu örnekler çoğaltılabilir, ama sanırım ne demek istediğim anlaşılmıştır. Yunanistan’da mevcut yönetimin alt yapısına, beyin kadrosuna baktığımızda da ne yazık ki aşırı sağcı ve hatta fanatik eğilimleri olan kesimlerin hakim olduğunu görebiliyoruz. Okumasını bilenler için, son seçimlerde bölgemizdeki sonuçlar bunu açıkça ortaya koymuştur. Hangi zihniyetin iktidara ve yönetim kadrosuna geldiğini ve icraatlarını, özellikle de Azınlığa yönelik tutumlarını ilerleyen dönemde göreceğiz. Ulusal medyada yer alan nefret içerikli siyasi makalelerin daha çok bu hükümet bağlantılı aşırı kesimlere ait olduğunu görüyoruz.

Geçen haftanın devamı mahiyetindeki bu yazıyla nereye varmak istediğime gelince... Yani, bütün bu anlattıklarımla memlekette Müslüman bir Azınlık olarak ne beklemeliyiz veya küçük bir örnek olarak ne olabilir?

Ben geçmişte İskeçe’de Batı Trakya Azınlığı Yüksek Tahsilliler Derneği’nin çatısı altında faaliyet gösteren çocuk kulüplerini kapattıran bir zihniyetin yeniden hortlamasıyla birlikte, yakın gelecekte Rodop bölgesinde de benzer uygulamaya gidileceğinden endişeliyim. İnşallah yanılırım! 

------

Nefret söylemine karşılık biz adı “BARIŞ” olan “İSLÂM”ın en büyük ve son peygamberi Hz. Muhammed’in insan kardeşiliğini, barış ve huzuru en basit bir şekilde bizlere kavratmak için, “Komşusu aç iken, kendisi tok yatan bizden değildir” demesini şimdi daha iyi anlamak ve anlatmak için gayret zamanıdır. Nemelâzımcı ve kindar anlayışın, insanlığın en büyük düşmanı olduğunu daha iyi anlamak için dur durak bilmeden çabalamamız gerekir.

Cennetlik olmanın şartını sevgiye bağlayan insanların en güzelinin şu muhteşem sözüne de kulak verelim: “İman etmedikçe Cennete giremezsiniz. Birbirinizi sevmedikçe de iman etmiş sayılmazsınız.”

Son söz: Elinizden geldiği kadar sevilmeye lâyık olan her şeyi sevin ve iyilik yapın ki, yeryüzündeki kötülükler azalıp ülkemize ve dünyamıza barış ve huzur gelsin...

Millet gazetesi logo
© 2026 Millet Media
KÜNYE
MİLLET MEDİA Kollektif Şirketi
Genel Yayın Yönetmeni: Cengiz ÖMER
Yayın Koordinatörü: Bilal BUDUR
Adres: Miaouli 7-9, Xanthi 67100, GREECE
Tel: +30 25410 77968
E-posta: info@milletgazetesi.gr
ΤΑΥΤΟΤΗΤΑ
MİLLET MEDİA O.E.
Υπεύθυνος - Διευθυντής: ΟΜΕΡ ΖΕΝΓΚΙΣ
Συντονιστής: ΜΠΟΥΝΤΟΥΡ ΜΠΙΛΑΛ
Διεύθυνση: ΜΙΑΟΥΛΗ 7-9, ΞΑΝΘΗ 67100
Τηλ: +30 25410 77968
Ηλ. Διεύθυνση: info@milletgazetesi.gr