Terörün her çeşidine lânet olsun!

Bir dinin peygamberine olmayacak hakaretlerle saldıran, o dini ve dinin müstesiplerini terörist olarak  gösteren aşağılık bir filim yine sahnede. İslâm düşmanı

Köşe Yazıları 23 Eylül 2012
Terörün her çeşidine lânet olsun!

Bir dinin peygamberine olmayacak hakaretlerle saldıran, o dini ve dinin müstesiplerini terörist olarak  gösteren aşağılık bir filim yine sahnede. İslâm düşmanı siyonist Yahudi ve Hıristiyanlardan oluşan bir grup, İslâm Dünyası’nı kışkıştmak için elinden geleni ardına koymamış.

İki kararmış ruhun, bir Hıristiyan ve bir Yahudi siyonistin Peygamber Efendimize ve onun şahsında İslâm’ın kutsallarına hakaret ve küfürler savuran aşağılık filmin yankıları sürüyor.

Belli ki, malûm çevreler ortalığı yine karıştırmak isiyor. Dünyayı kendi emellerine göre tanzim etmek isteyenler, belli ki dünya gündemini kışkırtıcı haberlerle işgal ederek kamuoyunu meşgul etmek istiyor. İnsanlar bununla oyalanırken bir taşla iki kuş vurmak isteyenler emellerine kavuşmayı umuyor.

Yine aynı senaryo ve aynı film. Biz bu filmlere alıştık artık. Dünya alıştı ve gereğini de yapmak için kolları sıvadı. İnsanlar uyanıyor ve olan bitenleri okuyarak tedbirini ona göre alıyor. Bir gün gelecek bu zalim düzen, efendilerinin başına yıkılacaktır. Zira zulüm ile bir yere varılmaz. Zulmün sonu felâkettir. Bu olan bitenler de bunun habercisidir. İslâm’ın güneşi yalnızlıktan üşüyen insanlığı ısıtmaya başladığı için, bazı iki ayaklı şeytanlar çılgınca ve kontrolsüz işlere tevessül ediyorlar. Hakaret ve çirkefçe saldırmak, çâresizliğin ve insanlıktan çıkışın göstergeleridir.

Müslümanları tahrik ediyorlar. Hem de tam anlamıyla tahrik... En kutsal olanına, İslam’a ve canından çok sevdiği Peygamberine ağır hakaretler savurarak tahrik ediyorlar. Gazetelerde, dergilerde, TV’lerde ve sinemalarda... Bütün teknolojik imkânlar ve enstrümanlar kullanarak sövüyorlar, küfrediyorlar, ağızlarından pislik saçarak etrafı kirletiyorlar. Neden? Müslümanları kışkırtarak galeyana getirmek, sokağa çekmek, mümkünse provoke etmek ve çıkan gürültüden yararlanarak canlara mal olmak ve “Müslümanlar teröristtir” yaftasını daha büyük harflerle ve üst perdeden dünyaya salık vermek.
Müslümanı önce karala, terörist ilân et. Ardından yaşadığı topraklarını da terörist topraklar olarak adlandır ve uygun zemini hazırladıktan sonra git oraları terörizimden kurtar ve demokrasiyi yerleştir. İşte bütün oyun bundan ibaret.

Batı bu bencil ve vahşi kapitalist/emperyalist medeniyet havariliğinden kurtulmadıkça dünyaya huzur gelmeyecektir. Dünyanın geri kalanına islâha veya itlâfa muhtaç hayvan sürüsü muamelesi yapan bu karardıkça kararan Neocon (Siyonist) Yahudi-Hıristiyan Batı Zihniyeti bu sakat düşünce ve emelinden vazgeçmedikçe ve yerine bütün insanlığı adalet çemberine almaya çalışan bir anlayış getirmedikçe iflâh olmayacaktır.

Müslümanların da kendilerine çekidüzen vermesi gerekiyor. En ufak kışkırtıcı hareket karşısında galeyana gelmemeyi öğrenmelidir. Tepkimizi tabii ki ortaya koyacağız. Ama onu İslâm’ın koyduğu ilkeler çerçevesinde tepki göstermemiz gerekiyor. Aksi halde bizleri terörist ilan edenlerin ekmeğine yağ sürmüş oluruz. Birileri İslâm’a hakaret edince, bizler gidip bu konuyla alakası olmayan Hıristiyan veya Yahudi birilerinin canına kastedersek, o canilerden ne farkımız kalır?

Tabii ki bu saldırıların arkasını da iyi araştırmak lâzım. İslâm adına karşı saldırılarda bulunanların gerçekten Müslüman olup olmadığını sıhhatli bilgilerle ortaya koymak gerekir. Yoksa önyargılı yayınlar yapan Batılı medya organlarının haberleriyle hareket edilmeyeceği ortadadır. Bence kışkırtanlar ile öldürenler aynı.

Müslümanların, İslâm dinine hakareti “ibadet” sayan önyargılı, kışkırtıcı Hıristiyan ve Yahudilerden en önemli ayırıcı özelliği, başka dinlere ve onların peygamberlerine hakareti küfür bildikleri için onlara hakaret edilmesine de tepki göstermeleri ve bütün dinlere saygı göstermeleridir.

Müslümanların en büyük kusuru bence Batının ve şeytanın oyunlarına gelerek aşırı derecede parçalanmış olmalarıdır. Müslümanlar ocu, şucu ve bucu şeklinde bölünmeye devam ettikçe, grup ve cemaat taassubundan kurtulmadıkça, asla iflah olmayacaklardır. Hangi konuda olursa olsun ifrat ve tefrit İslâm’ın tasvip etmediği şeylerdir.

Muhammed ümmetinde, bir kimsenin bir kimseye ne kadar alim olursa olsun intisabı, her konuda ona uyması ve onu örnek alması mecburiyeti diye bir şey yoktur. Örnek alınacak yegâne kişi Kur’an’a göre Peygamberimizdir. Ömer Nasuhi Bilmen o emek mahsulü güzel eserinde yazmış:
“Muayyen bir müçtehide ittibaın vücubu için bir delil yoktur.” (Hukuk-ı İslamiyye, I, 17)

----------

Geride bıraktığımız Salı gününün akşamında, terör estiren Altın Şafak taraftarlarından oluşan bir grup bir soydaşımıza saldırarak sopalarla darp ettiği öğrenildi.

Mülâzım Cemali isimli kardeşimiz kendisiyle yaptığımız görüşmede sopalı, tekmeli, yumruklu bir şekilde dövüldükten sonra polis merkezine giderek şikâyette bulunduğunu, sağlık durumunun şimdilik iyi olduğunu ifade etti.

Cemali, ırkçılık ve faşizm karşıtı Sol Hareket ANTARSİA’dan seçim dönemlerinde milletvekili adayı olan bir soydaşımızdır. Salı akşamı hareketin üç üyelesiyle birlikte İskeçe Otobüs Terminali yakınlarında bir afiş asarken ırkçı neonazi Altın Şafak Örgütü üyelerinden oluşan kalabalık motorlu bir grup tarafından teröristçe bir saldırıya maruz kaldı. Kendisiyle birlikte iki yunanlı hemşehrimizin de tartaklandığı saldırıda asıl dayağı yiyen soydaşımız oldu. Sopalarla yumruklarla ve tekmelerle kendisine fiziki saldırıda bulunulmuştur.

Umut ediyoruz ki, bu menfur olay bir ilk değil, bir son olsun.  İstenmeyen gelişmelerin başlangıcı değil de yangına dönüşmeyen bir kıvılcım olarak kalsın. Bu konuda haftaya çok şey yazacağım. Yazmam lâzım. Zira bu gidiş, gidiş değildir. Emniyet güçlerine, bölgemizden ve Azınlık’tan sorumlu birimlerin özellikle Dışişlerinin yetkili birimleri, asayişimizi daha sıkı tedbirlerle artırmalıdır. En önemlisi Azınlığı hedef alan kışkırtıcı söylemlerden kaçınmalıdır. Kilise’ye de bu anlamda büyük görevler düşmektedir. Kilise kışkırtıcı, provakatör din adamlarını susturmalıdır. Ortamı gerip durmasınlar.

Son söz: İnsanları hedef alan bütün terörist eylemleri kınıyor, anavatanımızın huzurunu bozan PKK terörü başta olmak üzere ülkemizin barışını da tehdit eden her türlü terörü lânetliyor, köklerinin kuruması için Allah’a yalvarıyorum...

Millet gazetesi logo
© 2026 Millet Media
KÜNYE
MİLLET MEDİA Kollektif Şirketi
Genel Yayın Yönetmeni: Cengiz ÖMER
Yayın Koordinatörü: Bilal BUDUR
Adres: Miaouli 7-9, Xanthi 67100, GREECE
Tel: +30 25410 77968
E-posta: info@milletgazetesi.gr
ΤΑΥΤΟΤΗΤΑ
MİLLET MEDİA O.E.
Υπεύθυνος - Διευθυντής: ΟΜΕΡ ΖΕΝΓΚΙΣ
Συντονιστής: ΜΠΟΥΝΤΟΥΡ ΜΠΙΛΑΛ
Διεύθυνση: ΜΙΑΟΥΛΗ 7-9, ΞΑΝΘΗ 67100
Τηλ: +30 25410 77968
Ηλ. Διεύθυνση: info@milletgazetesi.gr