Yazıklar Olsun Size, İnsanlığın Yüz Karaları!

Batı Trakya Müslüman Türk Azınlık insanı şu günlerde bir kez daha insanlığının büyüklüğünü gösterdiği için seviniyor ve kendisiyle kıvanç duyuyoruz. Böyle kadir

Köşe Yazıları 28 Mart 2016
Yazıklar Olsun Size, İnsanlığın Yüz Karaları!

Batı Trakya Müslüman Türk Azınlık insanı şu günlerde bir kez daha insanlığının büyüklüğünü gösterdiği için seviniyor ve kendisiyle kıvanç duyuyoruz.

Böyle kadirşinaz, fedakâr ve yardımsever bir toplumun fertleri olduğumuza şahit olunca kıvanç duymamak, duygulanmamak mümkün mü? Batı Trakya’nın her bölgesinden Müslüman Türk Azınlık fertleri vargüçleriyle seferber olmuş, Suriye’de küresel güçlerin vahşetinden kaçan Suriyeli mağdurların yardımına koşuyor. Belediyeler, dernekler, müftülükler  topyekün bir yardım ve dayanışma seferberliği başlattılar. Öyle ki, mevcut duruma bakıldığında haftalardır kesintisiz süren bu seferberliğe her geçen gün halkın katılımı daha da artıyor ve uzun müddet daha böyle süreceğe benziyor.  

Batı Trakya Türkleri, gerek Batı Trakya içindeki ve gerekse yurt dışındaki birçok yardıma muhtaç insan ve topluluklar için her zaman büyük dayanışma örnekleri sergilemişlerdir. Özellikle savaş döneminde Bosna’ya, büyük depremlerde Pakistan’a ve anavatanı Türkiye’ye çok büyük bir katılımla yardım kampanyaları düzenlemiş ve can-ı gönülden yardımlarda bulunarak emsal dayanışma örnekleri sergilemiştir. 

İşte katliamlardan kaçan mağdur ve savunmasız Suriyeli kardeşleri de şimdi Yunanistan’da ve Batı Trakya’ya kadar dayanmışken buna da kayıtsız kalmadılar. İnsanlarımız ellerinden gelen bütün imkanlarıyla bu kardeşlerine Sahabe dönemindeki Ensar-Muhacirin Dayanışması misali tarihi bir dayanışma ve yardımlaşma faaliyeti başlattılar. Tarihi diyorum çünkü gerçekten çok büyük bir katılım söz konusudur ve kesintisiz bir şekilde devam ediyor. Böylesi şimdiye kadar pek görülmemişti.

Peki, nedir bu büyük katılımın sebebi? Azınlık neden Suriyeli mağdur kardeşlerine canla başla yardım için kolları sıvadı?

Cevabını araştırdım ve buldum. Çünkü Suriyeliler hem kardeş, hem de mağdur... Onlar hem insan ve din kardeşimiz, hem de zulümden kaçan ezilen mağdur kardeşlerimiz... Batı Trakya Türkleri, belki savaş mağduru bir Azınlık değil, zaten bir o kaldı, ama yıllardır zalim yönetimin haksız uygulamaları altında ezilen mazlum bir halktır ve mağdur olmanın, ezilmenin ve haksızlığa uğramanın ne olduğunu çok iyi biliyor. Bu yüzden empati yapmakta zorlanmıyor ve karşısındakilerin durumunu rahatlıkla anlayabiliyor.

Azınlık olarak bırakıldığı günden beri yönetimlerin baskıcı politikaları altında yaşayan ve zaman zaman ağır asimilasyon uygulamalarına ve dahi şiddete maruz kalan Batı Trakya Müslüman Türk Azınlığı'nın savaş mağduru Suriyeli kardeşlerine yönelik bu hassasiyetleri bu yüzdendir ve yardımları kesilmiyor. 

Şunu da söyleyeyim ki, azınlığımız, kim olsa yine en insani duygularla düşünmeden yardıma koşar, geçmişte ve bugün olduğu gibi. Birkaç hafta önce Yunanistan’ın sağlık kurumu EKAB ambülans yetersizliği nedeniyle seçilmiş müftülüklerimizden yardım talebinde bulunduğunda müftülerimiz hemen camilerde yardım kampanyası ilan ettiler ve Azınlığımız da buna iştirak etti.

Devletimiz başta olmak üzere kim olursa olsun, din, dil, ırk fark etmeksizin yardıma koşan bir yapıya sahiptir bizim Azınlığımız. Çünkü insanımız vicdan sahibidir ve yüksek bir insani duyarlılığa sahiptir.

Azınlık olarak Suriyelilerin de yardımına koştuk doğal olarak, çünkü en başta insanlık bunu gerektirir. İnsan olanlar, insanlıktan nasibini alanlar böyle durumlarda düşünmeden yardıma koşarlar.

İnsanlık bunu gerektirir, ama Avrupa’da ve Ege’de yaşananlara baktığımızda, buraların insanlıktan pek nasibini alamamış bölgeler olduğunu görüyoruz.

--- -- ---

Suriye’deki durum dünyanın malumudur. Her yer ateş içinde, ölüm kol geziyor. İran, Rusya, Esed, ABD, Fransa, Belçika, İtalya, IŞİT, YPG/PKK ve daha ne kadar terörist varsa hepsi barış söylemi adı altında sivilleri bombalıyor, masum insanları, çocukları katlediyor.

Ölümden kaçan insanlar çaresizce var güçleriyle çevre ülkelere, özellikle Türkiye ve Türkiye ile Yunanistan üzerinden gelişmiş Avrupa ülkelerine sığınmaya çalışıyorlar. Başka ne yapsın bu insanlar.

Peki, Avrupa ülkeleri ne yapıyor? Zulümden kaçarak kendilerine sığınan bu çaresiz insanlara hayvan muamelesi bile yapmıyor. Çünkü hayvanlara çok daha fazla itibar ediyorlar. En lüks bir şekilde evlerinde besliyorlar...

Ancak ölümden kaçarak kendi kapılarını çalan insanlara kapılarını kapatıyorlar.  Kapılardan sızanları yakalayarak geri çeviriyorlar. Çaresiz insanları ölüme terkediyorlar. Ne haliniz varsa görün, hatta canlarınız cehenneme, der gibi insanlara sırtlarını çeviriyorlar.

Bu nasıl bir ilerici medeniyet anlayışıdır? Böyle medeniyet mi olur? Bu mu medenilik, bu mu ilericilik? Sizlere sığınan insanları aşağılamak, kovmak, dövmek, denizdeki botlarını delerek batırmak ve ölüme terk etmek midir Avrupa’nın ilericiliği?

Buna tek şey denir: Yazıklar olsun size, insanlığın yüz karaları!

--- -- ---

Suriye’nin acı çeken ve sürekli bombalanan halkıyla röportaj yapan bir muhabir halka soruyor:

-Neden siz de kaçmıyorsunuz?

Cevaplar geliyor:

-Dışarıda aşağılanırım, ama burda onurum var ve bu şekilde şehit olurum.

-Evimizi kolluyoruz. Buraları terk edip düşmana mı bırakalım!

 Muhabir soruyor:

-Bu durumun sorumlusu kim?

Bir insan evlâdı cevap veriyor:

-Burada bu insanlık dramı yaşanırken umursamayan insanlar ve büyük devletler...

Millet gazetesi logo
© 2021 Millet
KÜNYE
MİLLET MEDİA O.E.
BİLAL BUDUR & CENGİZ ÖMER KOLLEKTİF ŞİRKETİ
Genel Yayın Yönetmeni: Cengiz ÖMER
Yayın Koordinatörü: Bilal BUDUR
Adres: Miaouli 7-9, Xanthi 67100, GREECE
Tel: +30 25410 77968
E-posta: info@milletgazetesi.gr
ΤΑΥΤΟΤΗΤΑ
MİLLET MEDİA O.E.
ΜΠΟΥΝΤΟΥΡ ΜΠΙΛΑΛ & ΟΜΕΡ ΖΕΝΓΚΙΣ Ο.Ε.
Υπεύθυνος - Διευθυντής: ΟΜΕΡ ΖΕΝΓΚΙΣ
Συντονιστής: ΜΠΟΥΝΤΟΥΡ ΜΠΙΛΑΛ
Διεύθυνση: ΜΑΟΥΛΗ 7-9, ΞΑΝΘΗ 67100
Τηλ: +30 25410 77968
Ηλ. Διεύθυνση: info@milletgazetesi.gr