Batı Trakya’da müftülük dayatması: Atina bildiğini okuyor, İskeçe ve Gümülcine için atama süreci başladı
Batı Trakya Türk Azınlığın seçme talebine rağmen Yunanistan, Dimetoka'dan sonra İskeçe ve Gümülcine müftülükleri için de 5 yıllık atama sürecini başlattı.
Batı Trakya Türk Azınlığı’nın yıllardır kendi dini liderlerini özgür iradesiyle seçme talebine rağmen Yunanistan hükümeti, İskeçe (Xanthi) ve Gümülcine (Komotini) müftülükleri için yeni bir atama sürecini resmen başlattı.
Resmi Gazete’de yayımlanan ilanlarla her iki müftülük için beş yıllık görev süresiyle yeni müftülerin belirleneceği, bu sürenin bir kez daha uzatılabileceği duyuruldu. İlânlarda adayların Yunan vatandaşı olması, “Trakya Müslüman Azınlığı”na mensup bulunması, Meriç (Evros), Rodop (Rodopi) veya İskeçe (Xanthi) illerinden birinde daimi ikamet etmesi ve başvuru süresinin bitiminde 62 yaşını doldurmamış olması şartı yer aldı. Ayrıca Selanik Aristoteles Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Müslüman Çalışmaları Giriş Programı mezunu olmak ya da yurt dışında tanınmış bir yüksek ilahiyat fakültesinden İslami ilimler diplomasına sahip bulunmak da kriterler arasında sayıldı. Adayların en az beş yıl devletin Din Görevlileri Siciline kayıtlı imam veya din öğreticisi olarak görev yapmış olması ya da bölgedeki medreselerden mezun olup en az 10 yıl imamlık veya din öğreticiliği yapmış olmaları gerekiyor. Başvurular yalnızca elektronik ortamda alınacak ve ilanın yayımlanmasını izleyen günden itibaren 10 iş günü içinde tamamlanacak.
TÜRK AZINLIKTAN TEPKİ
Batı Trakya Türk Azınlığı temsilcileri, sürecin “müftü seçimi” olarak sunulmasına rağmen gerçekte devlet eliyle yapılacak bir atama olduğunu vurguluyor. Adayların devlet tarafından belirlenen kriterlere göre başvurduğunu ve nihai kararın yine devlet makamlarınca verileceğini hatırlatan temsilciler, bu modelin demokratik bir seçim değil, doğrudan bir dayatma anlamına geldiğini dile getiriyor. Toplumun kendi dini liderini belirleme iradesinin yok sayıldığını belirten Azınlık yetkilileri, Atina yönetimini “oldu bitti” yöntemiyle hareket etmekle eleştiriyor.
"DEVLETİN DAYATMACI TUTUMU"
Dimetoka’daki tartışmalı atamanın ardından şimdi de İskeçe ve Gümülcine’de aynı sürecin başlatılması, Türk Azınlığın itirazlarına rağmen devletin dayatmacı tutumunu sürdürdüğü şeklinde yorumlanıyor. Azınlık temsilcileri, dini makamların devlet müdahalesinden uzak, toplumsal meşruiyete dayalı bir yöntemle belirlenmesi gerektiğini bir kez daha vurguluyor.