ABD seçimleri dünyada yankı uyandırdı: Liderlerden farklı mesajlar
Demokratların Senato ve Temsilciler Meclisi’nde çoğunluğu elde etmesi, uluslararası siyasette geniş yankı buldu.
Demokratların Senato ve Temsilciler Meclisi’nde çoğunluğu elde etmesi, uluslararası siyasette geniş yankı buldu. Avrupa’da sonuçları siyasi değişim fırsatı olarak değerlendirenler öne çıkarken, bazı ülkeler Washington ile ilişkilerde devamlılık mesajı verdi. Ukrayna, NATO, ticaret ve dış politika açıklamaların odağında yer aldı.
Avrupa’dan farklı değerlendirmeler
ABD’de düzenlenen ara seçimlerde Demokratların hem Senato hem de Temsilciler Meclisi’nde kontrolü ele geçirmesi, dünya liderlerinden farklı tepkiler aldı. Başkan Donald Trump ve Cumhuriyetçi Parti açısından önemli bir siyasi yenilgi olarak değerlendirilen sonuçlar, Washington’un iç ve dış politikasına olası etkileri bakımından uluslararası gündemin öne çıkan başlıklarından biri oldu.
Almanya Savunma Bakanı Boris Pistorius, Demokratların zaferini tarihi olarak nitelendirerek tebrik etti. Ancak Avrupa’nın kendi güvenliği konusunda daha fazla sorumluluk üstlenmesi gerektiğini vurgulayan Pistorius, NATO’nun transatlantik niteliğini koruyabilmesi için daha Avrupalı bir yapıya kavuşmasının önemine dikkat çekti.
Almanya için Alternatif (AfD) Partisi Eş Başkanı Alice Weidel ise Cumhuriyetçilerin seçim kaybında Trump’ın dış politikasının etkili olduğunu savundu. Weidel, Trump’ın müdahaleci dış politikadan uzak durma vaadini yerine getirmemesinin seçmen tepkisine yol açtığını ileri sürdü.
İspanya Dışişleri Bakanı Jose Manuel Albares, Demokratların elde ettiği başarıyı memnuniyetle karşılarken, Başbakan Pedro Sanchez sonuçları Trump’ın politikalarına ve uluslararası aşırı sağa yönelik bir tepki olarak değerlendirdi. Sanchez, ABD seçmeninin yoksullaştırıcı politikaları, nefreti, cinsiyetçiliği, iklim değişikliğinin inkârını ve siyasi-ekonomik elitlerin ayrıcalıklarını reddettiğini söyledi.
Fransa Ekonomi ve Maliye Bakanı Roland Lescure, Demokratların seçim başarısını tartışmasız olarak nitelendirdi. Bununla birlikte Trump’ın dış politika üzerindeki yetkilerinin devam ettiğini belirten Lescure, ABD Başkanı’nın seçim sonuçlarından ders çıkarıp politikalarını değiştirip değiştirmeyeceğinin önümüzdeki günlerde yakından izlenmesi gerektiğini ifade etti.
Roma ve Londra’dan ilişkilerde devamlılık mesajı
İtalya Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Antonio Tajani, seçim sonuçlarının Roma-Washington ilişkilerini değiştirmeyeceğini söyledi. İtalya’nın Amerikan halkının demokratik tercihine her zaman saygı duyduğunu belirten Tajani, ülkesinin hem Demokrat hem de Cumhuriyetçi yönetimlerle çalıştığını ve ABD ile stratejik ortaklığını sürdüreceğini kaydetti.
İngiltere Sağlık Bakanı James Frith ise sonuçları ABD iç siyasetinde büyük bir değişim olarak değerlendirdi ancak Londra ile Washington arasındaki köklü ilişkilerin bundan etkilenmeyeceğini söyledi.
Polonya ve Çekya’dan farklı mesajlar
Polonya Başbakanı Donald Tusk, Demokratların zaferini Amerikan demokrasisi açısından olumlu bir gelişme olarak değerlendirdi.
“Bugün Amerika’da demokrasi kazandı. Demokrasiyi seviyorum, çok güzel bir şey” diyen Tusk, seçim sonuçlarının Polonya’nın bulunduğu bölgede de istikrara katkı sağlamasını umduğunu belirtti. Tusk ayrıca Trump’a veto yetkisini yönetim aracı olarak kullanmaması tavsiyesinde bulundu.
Çekya Başbakanı Andrej Babis ise Demokratların zaferini beklenen ancak son derece büyük bir sonuç olarak nitelendirdi. Babis, yeni siyasi dengelerin Trump’ın başkanlığının geri kalanında Washington’da siyasi tıkanıklığa yol açabileceği uyarısında bulundu. Buna rağmen Trump’ın Ukrayna’daki savaşı sona erdirme ve Hürmüz Boğazı çevresindeki krizi çözme çabalarını sürdürmesini umduğunu söyledi.
NATO ve Ukrayna Avrupa’nın öncelikleri arasında
Norveç Başbakanı Jonas Gahr Store, seçim sonuçlarının Amerikan seçmeninin politika değişikliği istediğine ilişkin güçlü bir mesaj taşıdığını belirtti. Store, iklim değişikliği, çevrenin korunması, dış politika ve kalkınma yardımları gibi konularda Norveç’in yaklaşımına daha yakın siyasi seslerin ABD’de güç kazandığını ifade etti.
Belçika Savunma Bakanı Theo Francken ise ABD’deki siyasi kutuplaşmanın ülkenin yönetilmesini zorlaştırabileceğini söyledi. Francken, Avrupa açısından özellikle ABD’nin ticaret politikası, Ukrayna’ya desteği ve NATO’ya yaklaşımının yakından takip edilmesi gerektiğini vurguladı.
Avrupa Parlamentosu Başkan Yardımcısı Christel Schaldemose, Demokratların başarısının Ukrayna, yeşil dönüşüm ve uluslararası iş birliği açısından olumlu sonuçlar doğurabileceğini belirtti. Ancak Avrupa Birliği’nin kendi stratejik özerkliğini güçlendirmeyi sürdürmesi gerektiğini kaydetti.
Atina: ABD ile stratejik ortaklık sürecek
Yunanistan hükümet sözcüsü Pavlos Marinakis, seçim sonuçlarının Atina ile Washington arasındaki stratejik ortaklığı etkilemeyeceğini açıkladı.
Yunanistan-ABD ilişkilerinin güçlü kalacağını belirten Marinakis, iki ülke arasındaki önemli projelerin ve anlaşmaların seçim sonuçlarından bağımsız olarak devam edeceğini söyledi. Marinakis ayrıca Yunan hükümetinin iyi ilişkilere sahip olduğu bazı isimlerin ABD Kongresi’nin önemli komitelerinde görev almasının beklendiğini ifade etti.
İran ve Rusya’dan Washington’a mesajlar
İran Meclis Başkanı ve Başmüzakereci Muhammed Bakır Kalibaf, seçim sonuçlarının Amerikan halkının savaşa karşı olduğunu gösterdiğini savundu. Bu tutumun ahlaki kaygılardan veya artan yaşam maliyetlerinden kaynaklanabileceğini belirten Kalibaf, Washington’un halkın askeri çatışmaya karşı mesajını dikkate almaması halinde ciddi sonuçlarla karşılaşabileceği uyarısında bulundu.
İran Meclis Başkan Yardımcısı Ali Nikzad ise Cumhuriyetçilerin seçim kaybını, Washington’un yaptırımlar ve diğer kısıtlayıcı önlemler yoluyla Tahran’a baskı kurma girişimlerinin başarısızlığına bağladı.
Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, seçim sonuçlarına rağmen Trump’ın diplomatik çözüm arayışlarını sürdürmesini umduklarını söyledi. Peskov, yakın gelecekte üçlü müzakerelerin yeni bir turunun beklendiğini belirtirken, Kongre’deki değişimin diplomatik girişimleri etkileyip etkilemeyeceği konusunda yorum yapmadı.
Rusya Dışişleri Bakan Yardımcısı Sergey Ryabkov ise kesin sonuçlar açıklanmadan değerlendirme yapılmaması gerektiğini söyledi. Demokrat Parti yönetiminin geleneksel olarak Rusya’ya olumsuz yaklaştığını belirten Ryabkov, Moskova’nın Ukrayna savaşına ilişkin tutumunun başka ülkelerdeki siyasi gelişmelerden etkilenmeyeceğini ifade etti.
Çin ve Asya’dan temkinli açıklamalar
Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mao Ning, seçimleri ABD’nin iç meselesi olarak değerlendirdi. Pekin’in Washington ile yapıcı ilişkileri sürdürmeye hazır olduğunu belirten Mao, iki ülke liderleri arasında varılan mutabakatların uygulanması, diplomatik iletişimin güçlendirilmesi ve anlaşmazlıkların karşılıklı saygı temelinde yönetilmesi gerektiğini söyledi.
Tayvan Dışişleri Bakanlığı ise ABD’deki seçim sürecini yakından takip ettiklerini açıkladı. Washington’un Tayvan’a desteğinin iki partili bir mutabakata dayandığını vurgulayan bakanlık, güvenlik, ticaret, teknoloji ve eğitim alanlarında iş birliğini geliştirme kararlılığını yineledi.
Pakistan Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Sajjad Haider Khan ise Cumhuriyetçilerin seçim kaybına ilişkin değerlendirme yapmaktan kaçınarak sonucun Amerikan halkının ve siyasi sisteminin meselesi olduğunu belirtti.
Afrika ve Latin Amerika’dan değerlendirmeler
Güney Afrika Cumhurbaşkanı Cyril Ramaphosa, Demokratların Kongre’nin iki kanadında elde ettiği zaferi memnuniyetle karşıladı. Sonuçların Amerikan seçmeninin tercihini açık biçimde ortaya koyduğunu belirten Ramaphosa, bunun uluslararası ilişkilerde bir dönüm noktası olabileceğini ve Washington ile Pretoria arasında daha fazla karşılıklı anlayış geliştirilmesini umduğunu söyledi.
Meksika Cumhurbaşkanı Claudia Sheinbaum ise seçim sonuçlarının ABD’deki kamuoyu eğilimlerini yansıttığını belirterek, ikili ilişkiler üzerindeki olası etkileri konusunda temkinli bir tutum sergiledi. Sheinbaum, Washington ile ilişkiler açısından sonuçları değerlendirmek için süreci takip edeceklerini ifade etti.
Sheinbaum ayrıca Kaliforniya’da Xavier Becerra ve Teksas’ta Gina Hinojosa’nın valilik seçimlerindeki başarılarından memnuniyet duyduğunu dile getirdi.
Dünya genelinden gelen açıklamalar, Demokratların seçim zaferinin yalnızca ABD iç siyasetinde değil, NATO’dan Ukrayna’ya, ticaret politikalarından iklim değişikliğiyle mücadeleye kadar birçok uluslararası başlıkta yakından takip edildiğini ortaya koydu. Bazı ülkeler siyasi değişim beklentisini dile getirirken, diğerleri Washington ile mevcut stratejik ilişkilerin korunacağı mesajını verdi.