Abdülhamid’in Gümülcine’deki İzleri-3
Sultan II. Abdülhamid Han iktidarı sırasında (1876-1909) sağlık sektörüne oldukça özen göstermiştir. 19. yüzyılda Osmanlı İmparatorluğu birçok muharebeye iştira
Sultan II. Abdülhamid Han iktidarı sırasında (1876-1909) sağlık sektörüne oldukça özen göstermiştir. 19. yüzyılda Osmanlı İmparatorluğu birçok muharebeye iştirak ettiği için sıhhiyelere (sağlık uzmanları) ihtiyaç duymuştur. Dolayısıyla Osmanlı ordusunda özel sıhhiye taburu kurulmuştur.
20. yüzyıla gelindiğinde Balkanlarda cirit atan Bulgar komitacılarının halka ettikleri zulümlerden dolayı doktorların önemi daha da artmıştır. Zira komitacıların baskınları sebebiyle Balkan coğrafyasında yaşamlarını sürdüren Müslüman Türkler meşakkatli ve külfetli günler geçirmişlerdir.
Nitekim Balkanlarda istikrarsızlığın hâkim olması sebebiyle birçok Türk Batı Trakya’ya göç etmek zorunda kalmıştır. Batı Trakya’ya henüz yeni göç etmiş olan halk kırsal bölgelere yerleşmişlerdir. Fakat bu bölgelerde veba hastalığının baş göstermesi Batı Trakya’ya bir hastane inşası ihtiyacını ortaya çıkarmıştır.
Batı Trakya’ya hastane inşa etme konusu yerel basında yazılmaya başlanmıştır. Gazete ve jurnaller sayesinde olaydan haberdar olan Sultan II. Abdülhamid Han bölgeye yeni bir hastane kurulması emri vermiştir. Hastanenin şehrin merkezine kurulması kararı alınmıştır.
1903-1904 yılları arasında Gümülcine merkezine bir askeri hastane kurulmuştur. Yeni kurulan hastanede ırk, millet ve din ayırt edilmeksizin Türkler, Ermeniler, Museviler ve Rumlar ücretsiz olarak sağlık hizmetlerinden yararlanmaktaydılar. Sivillerin yanı sıra yeni kurulan hastanede askerler de tedavi edilmekteydiler. Malum kışlaya yeni gelen askerler aşı olmaktaydılar.
Bunların dışında Hastane tüm Gümülcine genelinde faaliyet göstermeye başlamıştır. Askeri hastanede görev yapan doktorlar Gümülcine’nin hemen hemen her köyünü ziyaret ederek köy halkını muayene etmekteydiler. Osmanlı Askeri Hastanesi (binası) günümüzde itfaiye teşkilatı olarak halka hizmet vermektedir.