Tarih Öncesi: Prehistory-Προϊστορία

Tarih öncesi (Prehistory-Προϊστορία) tarihi kavramı ilk defa 19. yüzyılın ilk çeyreğinde yani 1836 yılında Avrupa’da İngilizler tarafından keşfedilmiştir.

Köşe Yazıları 17 Mart 2021
Tarih Öncesi: Prehistory-Προϊστορία

Tarih öncesi (Prehistory-Προϊστορία) tarihi kavramı ilk defa 19. yüzyılın ilk çeyreğinde yani 1836 yılında Avrupa’da İngilizler tarafından keşfedilmiştir. Prohistoria, Arkeoloji bilimi tarafından incelenmiş ve yazı öncesi dönemi araştırmayı misyon edinmiştir.

Tarih öncesi çağlar

1.     Paleolitik Çağ ( MÖ 2.000.000-MÖ 10.000)

2.     Mezolitik Çağ (MÖ 10.000-MÖ 8000)

3.     Neolitik Çağ (MÖ 8000-MÖ 5500)

4.     Kalkolitik Çağ (Taş-Bakır Çağı MÖ 5500-MÖ 3000)

5.     Maden Çağları (MÖ 3000-MÖ 1200)

Hunların baskısıyla 375 tarihinde kavimlerin göçünün başlamasıyla birlikte Cermen Kavimleri olan Gotlar (Almanya), Vizigotlar (İspanya), Ostrogotlar (İtalya), Anglo-Saksonlar (İngiltere ve İrlanda), Franklar (Fransa), Gepitler (Avusturya, Slovakya, Çek Cumhuriyeti ve Polonya’nın bir kısmı), Lombardlar (Kuzey İtalya), Burguntlar (İsviçre, Lüksemburg, Belçika, Kuzey Fransa, Kuzey İtalya ve Polonya), Vandallar (Kuzey Afrika), Normanlar (Hollanda) ve Cermen kavminden olmayan 4. yüzyıl’a kadar herhangi bir medeniyet kurmamış olan Kuzey ve Orta Avrupa ve Cermen kavminden olmayan Slavlar (Rusya, Beyaz Rusya, Ukrayna, Polonya, Slovakya Çek Cumhuriyeti, Sırbistan, Karadağ, Kuzey Makedonya, Slovenya, Hırvatistan, Bosna Hersek, Bulgarlar) Avrupa’ya iskân ederek günümüz Avrupa kıtasını şekillendirmişlerdir.

Cermen ve Slav Kavimler göçü (375) öncesinde değişik kültürlere mensup olup herhangi bir medeniyet inşa etmemiş olmaları nedeniyle Romalılar tarafından Barbar olarak nitelendirilmişler ve 476 yılında Cermen kavimlerin Roma’yı işgal etmesiyle Cermen kavimleri bir taraftan devlet mekanizması oluşturup diğer taraftan da medeniyet teşekkül etmeye başlamışlardır. Roma İmparatorluğu tarafından Barbar olarak adlandırılan Avrupalılar 19. yüzyılda atalarının kim olduklarını araştırmak maksadıyla 1836 tarihinde ütermiş oldukları Prehistory-Tarih kavramını arkeolojik kazılar destekleyerek atalarının nereden geldikleri ispatlamaya çalışmışlar nitekim aradan 200 yıl geçmesine rağmen herhangi bir kanıta rastlayamamışlardır. Bunun sebebi Batılı tarihçi ve aydınların Peygamber tarihini tarih biliminin dışında tutuklarından kaynaklanmıştır. Avrupalı entelektüeller bu olaya çözüm bulmak için peygamberler tarihi tarih bilimine dâhil ettikleri vakit atalarının H.z Hud aleyhisselam’ın peygamber olarak gönderildiği kavim olan Ad kavminin olduğunu keşfedeceklerdir. 

Ad Kavmi ile Avrupakavimler arasında ortak özellikler mevcut olup bu özellikler her iki kavimde dik başlı, asi ve medeniyet kuramama başlıca özelliklerde sahip olması olmuştur. Dolayısıyla asi ve dik başlı olan Cermen ve Slav kavimlerinin öncüsü sayılan Ad kavmi günümüzde Hz. Hud (as) döneminde kurulmuş Yemen -Umman arasında bulunan Ad kavmine başkentlik yapmış İrem şehrinde kurulan medeniyet ile bütünleşemedikleri gerekçesiyle medeniyetin olmadığı Kuzey ve Kuzeydoğu Avrupa’ya iskân etmek zorunda kalmışlardır. Arkeolog Nicholas Clapp 1990'lı yılların başında Yemen’de Ubar adı verilen şehrin İrem (Kur'an'da Ahkâf adıyla anılan, Fecr suresinin 6 ve 8. ayetlerinde geçen Yemen ile Umman arasında bulunan, katlı evleri, muhteşem sarayları ve meşhur İrem bağlarıyla anılan bir şehirdir) şehri olduğuna dair çıkarsamada bulunmuştur. Günümüzde Avrupalı milletler dışlanmışlık sendromuna kapıldıkları ve Avrupa’da aidiyet sorunu yaşamakta oldukları için bu problemi saldırganlık sendromu ile çözmeye çalışmaktadırlar.

İbn-i Haldun, Mukaddime isimli eserinde İrem hakkında şöyle söylemektedir:

"İrem Kenti, İrem oğlu Avsoğlu Ad'ındı. Şedid ve Şeddad diye iki oğlu vardı. Şeddad kendinden sonra hükümdar olduydu. Şedid ölünce hükümdarlık Şeddad'a kalmıştı. Ve tüm hükümdarlar boyun eğmişti ona. Şeddad Aden sahrasında İrem kentini yaptırdı. 300 yılda yaptırdı bu kenti. Kendisi de 900 yıl yaşadı. İrem, çok büyük bir kentti. Sarayları altından, sütunları zeberceden ve yakuttandı. Kentte türlü ve birbiriyle uyumlu ağaçlar ve ırmaklar vardı."

Not: Arkeolog Nicholas Clapp 1990'lı yılların başında Yemen’de Ubar adı verilen şehrin İrem (Kur'an'da Ahkâf adıyla anılan, Fecr suresinin 6. ve 8. ayetlerinde geçen Yemen ile Umman arasında bulunan, katlı evleri, muhteşem sarayları ve meşhur İrem bağlarıyla anılan bir şehirdir) şehri olduğuna dair çıkarsamada bulunmuştur.

 

 

 

Benzer Haberler
Osmanlı Devleti'nin Batı Trakyalı Sadrazamı
Köşe Yazıları

Osmanlı Devleti'nin Batı Trakyalı Sadrazamı

8 Mayıs 2020
Fransız idaresinde Batı Trakya (1919-1920)
Köşe Yazıları

Fransız idaresinde Batı Trakya (1919-1920)

12 Şubat 2020
Şark'ın En Sevgili Sultanı
Köşe Yazıları

Şark'ın En Sevgili Sultanı

24 Ocak 2016
Taşöz adasını fetheden Sultan
Köşe Yazıları

Taşöz adasını fetheden Sultan

11 Aralık 2015
İslâm'ın Kayıp Medeniyeti Macaristan
Köşe Yazıları

İslâm'ın Kayıp Medeniyeti Macaristan

21 Kasım 2015
Mısır'ı görmeyen İslâm'ı tanıyamaz
Köşe Yazıları

Mısır'ı görmeyen İslâm'ı tanıyamaz

12 Kasım 2015
Tarih Nedir?
Köşe Yazıları

Tarih Nedir?

23 Ekim 2015
Millet gazetesi logo
© 2021 Millet
KÜNYE
MİLLET MEDİA O.E.
BİLAL BUDUR & CENGİZ ÖMER KOLLEKTİF ŞİRKETİ
Genel Yayın Yönetmeni: Cengiz ÖMER
Yayın Koordinatörü: Bilal BUDUR
Adres: Miaouli 7-9, Xanthi 67100, GREECE
Tel: +30 25410 77968
E-posta: info@milletgazetesi.gr
ΤΑΥΤΟΤΗΤΑ
MİLLET MEDİA O.E.
ΜΠΟΥΝΤΟΥΡ ΜΠΙΛΑΛ & ΟΜΕΡ ΖΕΝΓΚΙΣ Ο.Ε.
Υπεύθυνος - Διευθυντής: ΟΜΕΡ ΖΕΝΓΚΙΣ
Συντονιστής: ΜΠΟΥΝΤΟΥΡ ΜΠΙΛΑΛ
Διεύθυνση: ΜΑΟΥΛΗ 7-9, ΞΑΝΘΗ 67100
Τηλ: +30 25410 77968
Ηλ. Διεύθυνση: info@milletgazetesi.gr