Amerika, dolar ve yeni dünya

Son günlerde Dolar temelli yaşanan gelişmeler bütün dünyanın dikkatini çekmiş durumda. Özellikle Dolar’ın Türkiye’ye olan etkisi hem Türkiye içinde hem de Türki

Köşe Yazıları 31 Ağustos 2018
Amerika, dolar ve yeni dünya

Son günlerde Dolar temelli yaşanan gelişmeler bütün dünyanın dikkatini çekmiş durumda. Özellikle Dolar’ın Türkiye’ye olan etkisi hem Türkiye içinde hem de Türkiye dışında hayretlerle karşılanmaktadır. Bu konuyla ilgili önümüzdeki günlerde yaşanacak gelişmeler bize gelecekten haber getiren mahiyette olacaktır. Konuya girmeden önce belirtmeliyim ki, yazımın amacı bir tarafı savunmak veya yadırgamak değil küresel sistem ve onun geleceği konusundaki bilgilerin anlaşılmasını sağlamaktır.

Küresel sistem demişken bununla neoliberal sitemi kastettiğimi anlamışsınızdır. Küresel sisteme ‘küresel’ denilmesinin sebebi ise bütün dünyayı kapsayan bir sistem olmasından ziyade bütün dünyaya hegemonik olarak hükmeden bir sistem olmasıdır. Bu konunun daha iyi anlaşılması için sosyal bilim literatüründe sıkça kullanılan ‘merkez’ ve ‘çevre’ kavramlarına göz atmakta yarar olacaktır. Bu kavramlar bize merkezin ne kadar güçlü olursa çevresini de o kadar kendine çekeceğini söylemektedir. Buradaki merkez de hiç kuşku yok ki küresel sistem yani ABD’dir. American Dream (Amerikan Rüyası) gibi insanı (çevreyi) kendisine (merkeze) çeken birtakım sloganlara da sahip olan bu sistem uzun yıllar ihtişamını korumuş ve ihtişamıyla da bütün dünyayı cezbetmiştir.

Özellikle Sovyetler’in çöküşünden sonra iki kutuplu dünya (Kapitalist-Komünist) tek kutuplu dünyaya (sadece kapitalist) evrilmiş, bu da Amerika’nın ihtişamını iyice arttırmış, tek başına kalması ise komünizme karşı bir zafer şeklinde yorumlanarak kendisini yegane güç olarak kabul ettirmiştir. Liberal ekonominin zaferini ilan ettiği o yıllarda Japon asıllı Amerikalı siyaset bilimci Francis Fukuyama çok ses getiren  ‘Tarihin Sonu ve Son İnsan’ isimli eserini yazmıştı. Burada tarihin sonundan kasıt artık tarihin değişmeyeceği, sabit kalacağı bundan sonra liberalizm veya kapitalizm adına ne derseniz deyin dünyaya hükmedeceğinin mesajı verilmekteydi.

O dönemde bu konuyla ilgili bir sürü eser yazıldı ama Immanuel Wallerstein’ın 1999 yılında yazdığı ‘Bildiğimiz Dünya’nın sonu’ isimli eser ve bu konudaki diğer çalışmaları Fukuyama ve takipçilerini rahatsız eden cinstendi. Az önce merkez ve çevre konusunda söylediklerimizi tekrar hatırlayalım. Merkez’de bulunan ülke ne kadar güçlüyse çevresindekileri de o kadar kendine çekmekte, başka bir deyişle bağımlı kılmaktadır. Bizim deminden beri dünya sistemi deyip durduğumuz şeye Wallerstein “Dur!” demektedir. Çünkü Wallerstein’a göre dünya sistemi değil, dünya sistemleri vardır. Yani sadece çevre merkeze bağımlı değil çünkü dünyada bilinenin aksine tek bir merkez değil merkezler vardır ve bu merkezler de birbirlerine bağımlıdır.

Bu durumda wallerstein’ın bize anlatmak istediği Amerika’nın artık başka devletlere de bağımlı olduğu için kapitalist düzenin gerilemeye başlayacağıdır. Wallerstein bu şekilde Asya başta olmak üzere dünyanın birçok yerinde yeni merkezlerin oluştuğunu ve artık Amerika’nın da bu merkezlere bağımlı hale geldiğini ifade etmektedir.

Son zamanlarda yaşanan gelişmeler bize tam da bu konuyla ilgili bazı mesajlar vermektedir. Acaba Wallerstein haklı mıydı yoksa haksız mıydı? Amerika bu kadar ülkeye bağımlı olup düzenini devam ettirebilmek için mi yaptırım uyguluyor yoksa  egemen güç olup cezalandırma amaçlı mı yaptırım uyguluyor? İşte bu soruların cevaplarını önümüzdeki günlerde Amerika’nın karşısında saf tutan ülkelerin tutumlarında bulacağız.

Millet gazetesi logo
© 2026 Millet Media
KÜNYE
MİLLET MEDİA Kollektif Şirketi
Genel Yayın Yönetmeni: Cengiz ÖMER
Yayın Koordinatörü: Bilal BUDUR
Adres: Miaouli 7-9, Xanthi 67100, GREECE
Tel: +30 25410 77968
E-posta: info@milletgazetesi.gr
ΤΑΥΤΟΤΗΤΑ
MİLLET MEDİA O.E.
Υπεύθυνος - Διευθυντής: ΟΜΕΡ ΖΕΝΓΚΙΣ
Συντονιστής: ΜΠΟΥΝΤΟΥΡ ΜΠΙΛΑΛ
Διεύθυνση: ΜΙΑΟΥΛΗ 7-9, ΞΑΝΘΗ 67100
Τηλ: +30 25410 77968
Ηλ. Διεύθυνση: info@milletgazetesi.gr