Anlamak isteyenler için aşk ile şevk ile bir daha
Ne demiş büyüklerimiz? Et-tekaru ahsen, velev kânü yüz seksen. Yani, 180 defa da olsa tekrar iyidir. O zaman faydalı bilgileri tekrarlayalım: ''Yeşil Bulgarista
Ne demiş büyüklerimiz? Et-tekaru ahsen, velev kânü yüz seksen. Yani, 180 defa da olsa tekrar iyidir. O zaman faydalı bilgileri tekrarlayalım:
''Yeşil Bulgaristan'' partisi lideri tarihçi-yazar Stoyan Dinkov, ''Osmanlı-Roma İmparatorluğu, Bulgarlar ve Türkler'' adlı kitabında Atilla döneminden günümüze kadar genel Bulgaristan ve Türkiye tarihini ele alıyor. Osmanlı'nın Bulgarları yok olmaktan kurtardığını belirten Bulgar tarihçi Stoyan Dinkov, “Biz kim olduğumuzu bilmiyoruz, Slav diye aldatıldık”, “Tarihi gerçeklerimiz bizim Türk olduğumuzu gösteriyor”, “Bizler en büyük Türk devletinin mirasçılarıyız” diyerek, ezberletilen tarihi kalıpları temelden sarsan çarpıcı açıklamalarda bulunuyor.
Ders alabilenlere ne mutlu!
İşin garip tarafı da nedir biliyor musunuz? Stoyan Dinkov gibi Bulgar tarihçiler Türk olduklarını öğrenip bunu tüm dünyaya ilân ederken, bizim bazı kiralık beyinli ve ahmaklıkta yarışanlarımız, Rodop Dağlarında yaşayan Kuman-Peçenek-Hun torunu kardeşlerimizi Slavlaştırma propangandasına alet oluyor. Bunların dikkat çeken bariz özellikleri, Türk ve İslâm karşıtı söylemleridir. Bir diğer özellikleri de, Slavcılıkla iştigal ettikleri halde çoğunun Slav olmamasıdır.
Batı Trakya’da Azınlığın dinî ve millî kimliğinin savunucusu ve Slav/Yunan asimilâsyon çalışmalarına karşı direnişin sembolü haline gelen Millet gazetesi olarak, mücâdelemizin ne pahasına olursa olsun devam edeceğini belirtmek isterim. Dost düşman bunu böyle bilsin.
Yunan/Slav propagandası, ne pahasına olursa olsun Batı Trakya’da yer bulamayacaktır. Hassaten Batı Trakya Türklerinin kahır ekseriyetini ve Türk Azınlık Davasının temel dinamiğini oluşturan Balkan kolu Türkleri var güçleriyle direnecek, bu propagandaya asla ve kat’a geçit vermeyecektir. Halkımızın dik duruşu, kararlılığı ve gazetemize verdiği destekten aldığımız güçle bunu büyük bir özgüven ve gönül rahatlığıyla söyleyebiliyorum.
Batı Trakya’da varlığımıza tahammül edemeyenler bilsin ki, Batı Trakya’daki dağlık bölgesi Balkan kolu Türkleri, “Pers/Yunan/Slav asıllı millet” propagandasına karşı dik durmaya devam ettikçe, Balkanları Slavlaştırmaya çalışan mekanizma amacına ulaşamayacaktır. Bundan dolayıdır ki, gayrı İslâmi Slav propagandası ısrarla Batı Trakya üzerinden ve özellikle de Türk kimlik davasının merkezi olarak nam salmış Batı Trakya’nın dağlık bölgesindeki Şahin, Ketenlik ve Gökçepınar gibi Türk (Kuman/Peçenek) köylerimiz üzerinden yürütülmek isteniyor.
Ancak Balkan kolu Türklerini Slavlaştırmayı/başkalaştırmayı amaçlayan karanlık güçler, bütün uğraşlarına rağmen Batı Trakya’da başarılı olamadıkları için çalışmalarını artık Türkiye ve Bulgaristan üzerinden yürütmektedirler. Ne yapacaklarını zamanla göreceğiz. İddiam odur ki, Batı Trakya düşmedikçe, bu modern asimilâsyon taktikleri hiçbir yerde başarılı olamayacaktır.
Anlayana (anlamak isteyene) sivri sinek saz, anlamayana (anlamak istemeyene) davul zurna az, diyen büyüklerimizi hayırla yad ederek bu haftaki yazıma son veriyorum.
Allah yar ve yardımcımız olsun!