AZINLIĞIN SEÇİM BEKLENTİSİ NASIL OLMALI?

Erken genel seçimlerin yapılacağı tarih olan 25 Ocak Pazar günü yaklaştıkça, ülkedeki siyasi tansiyon da giderek yükseliyor. Partilerin karşılıklı açıklamaları,

Köşe Yazıları 21 Ocak 2015
AZINLIĞIN SEÇİM BEKLENTİSİ NASIL OLMALI?

Erken genel seçimlerin yapılacağı tarih olan 25 Ocak Pazar günü yaklaştıkça, ülkedeki siyasi tansiyon da giderek yükseliyor. Partilerin karşılıklı açıklamaları, birbirini ülkeyi felâkete sürüklemekle suçlamaları, Avrupa’dan gelen felâket senaryoları ve buna bağlı uyarı açıklamaları, halkın umutlarının boşa çıkmasına neden oluyor.

Konuya ilişkin önceki yazımda altını çizmiştim: Ülkenin en büyük sorunu, küresel bir sorun olan belirsizliktir. Yunanistan, istikrarsızlık sendromundan bir türlü çıkamıyor ve bu da belirsizliğin hızla kaosa doğru sürüklenmesine neden olmaktadır. Ülke seçimlerden istikrarla çıkamazsa, neler olacağını kimse tam olarak kestiremiyor. Bu da, işin ürkütücü yanı, yani neler olacağını hesap edememenin ve ona göre önlem alamamanın kahredici çaresizliği.

Ülkede, bir yanda Euro Bölgesi kuşağını katı bir şekilde savunan bir Avrupa yanlısı “ilerici” pakt, diğer yanda ise kapitalist ve sömürgeci Avrupa’yı reddeden, daha adil ve halkçı bir solun değerleriyle “yeniden doğma”yı savunan radikal sol bir ittifak giderek kutuplaşmaktadır. Ülke, kısaca Avrupa yanlılarıyla Avrupa karşıtları olarak ayrışmaktadır, diyebiliriz. Bu ayrışma, bana Ukrayna’yı savaşa sürükleyen toplumsal bölünmeyi çağrıştırıyor. Tabi orada etnik tabanlı ve daha büyük küresel çıkarların da çatışması söz konusu, ama genel manada Batı (Bloku) değerleriyle Doğu (Bloku) değerlerinin çekişmesini/çatışmasını, bir başka ifadeyle Soğuk Savaş’ın yeni bir şeklini Avrupa’daki siyasi kriz alanlarında da görüyoruz. Bu krizin küresel çapının önümüzdeki yıllarda giderek büyüğeceği ve dünyadaki çatışma ve savaşları körükleyeceği, siyasi analistlerin ve düşünce merkezlerinin ortak görüşüdür.

Dolayısıyla, Yunanistan’daki krizin de küresel kriz faktörlerine bağlı olarak bir gidişata tabi olduğunu ve buradan doğacak güç dengelerine göre şekillenmeye açık olduğunu görmeliyiz. Küreselleşen dünyamız, yeni teknolojiyle birlikte iletişim açısından küçüldü ve herkesin her yerde olmak istediği, özellikle küresel siyasi aktörlerin farklı ittifaklarla, çok karmaşık ve ince hesaplarla menfaatlerine göre her yere hakim olmak istediği bir alana dönüştü. Dünyanın bir ucunda olan bitenler karşısında artık hiçbir ülke, hatta insan bile “bana ne, beni ilgilendirmez” diyerek kayıtsız kalamaz. Kalan, “oyun”un dışında kalır.

İşte bu yüzden sadece ülkeler değil, aynı zamanda toplum ve fertler de dünyadaki gelişmeleri çok yakından takip etmeli ve fotoğrafın bütününe bakarak değerlendirme yapma kabiliyetini geliştirmelidir. Aksi halde, gelişmelerin hızla aktığı dünyada sadece izleyici, figüran ve saksı olarak kalmaya mahkûm olur.

Böyle bir dünyada, kriz canavarının ağzında olan bir coğrafyada ve çizilen felâket senaryolarının sahnelerinden biri yapılmak istenen bir ülkede yaşayan Yunanistan vatandaşları ve Azınlık bireyleri olarak bilinçli olmak ve ona göre beklentiler içerisinde olmak durumundayız. Uyutulmak istenen, uyutuldukça da eritilmek istenen bir toplum olarak uyanmalıyız. Fotoğrafın bütününü görüp ona göre davranmalıyız. Bunun için bir an önce aklımızı başımıza toplayıp kendimize gelmeliyiz. Yunanistan’da, farklı kültüre sahip bir Azınlık toplumu olarak kendi değerlerimizi yitirmeden, asimile olmadan varlığımızı sürdürmenin sağlam temellerini atmanın yollarını açmalıyız. Bu yollardan biri, bilinçli örgütlenmek ve kaderimizi çizecek önemli meselelerde birlikte hareket edebilmektir.

25 Ocak’taki seçimler toplumsal sorumluluğumuzun ortaya konmasını gerektiren bir süreçtir. Akıllı, uyanık, dünya ve ülkedeki gelişmelerden haberdar ve her şeyin farkında olan bir toplum olma yolunda bizleri yönledirecek, önümüzü açacak, dertlerimizle dertlenecek insanlara oy vermek bu sorumluluğun bir gereğidir.

İnsana değer veren, farklılığa tahammül eden, ötekileştirmeyen, ırkçı olmayan, adalet ve gelecek vaat eden, bu anlamda geçmişte hayal kırıklığı yaşatmayan ve yaşatmayacak partilere yönelmek toplumsal sorumluluğumuzun öncelikli amacını oluşturmaktadır. Bu partilerden aday olan milli ve manevi değerlerimize bağlı, donanımlı, tecrübeli, çalışkan ve dürüst Azınlık fertlerini vekil seçmek de bunun tamamlayıcısı olacaktır.

Hayırlı olsun!

Millet gazetesi logo
© 2026 Millet Media
KÜNYE
MİLLET MEDİA Kollektif Şirketi
Genel Yayın Yönetmeni: Cengiz ÖMER
Yayın Koordinatörü: Bilal BUDUR
Adres: Miaouli 7-9, Xanthi 67100, GREECE
Tel: +30 25410 77968
E-posta: info@milletgazetesi.gr
ΤΑΥΤΟΤΗΤΑ
MİLLET MEDİA O.E.
Υπεύθυνος - Διευθυντής: ΟΜΕΡ ΖΕΝΓΚΙΣ
Συντονιστής: ΜΠΟΥΝΤΟΥΡ ΜΠΙΛΑΛ
Διεύθυνση: ΜΙΑΟΥΛΗ 7-9, ΞΑΝΘΗ 67100
Τηλ: +30 25410 77968
Ηλ. Διεύθυνση: info@milletgazetesi.gr